48983/99
WyrokETPCz2006-09-26ECLI:CE:ECHR:2006:0926JUD004898399
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczoną ziemię, skutkujące utratą wartości z powodu inflacji, narusza prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji, a długość postępowania sądowego narusza prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczoną ziemię, które było przypisane władzom wywłaszczającym, spowodowało dodatkową stratę dla skarżących. W połączeniu z ogólną długością postępowania krajowego, to opóźnienie naruszyło „sprawiedliwą równowagę” między interesem publicznym a ochroną prawa własności, nakładając na skarżących indywidualne i nadmierne obciążenie. W konsekwencji, doszło do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1. W odniesieniu do art. 6 ust. 1, Trybunał uznał, że nie ma potrzeby odrębnego badania tej skargi w świetle stwierdzenia naruszenia art. 1 Protokołu nr 1.Stan faktyczny
Pięciu tureckich obywateli wniosło pozew przeciwko Państwowym Zakładom Wodnym o odszkodowanie za nielegalne wywłaszczenie ich ziemi pod budowę tamy. Po długotrwałym postępowaniu krajowym, które trwało od 1993 do 1998 roku i obejmowało wielokrotne orzeczenia sądów pierwszej instancji i Sądu Kasacyjnego, skarżący otrzymali odszkodowanie w grudniu 1998 roku. Skarżący twierdzili, że z powodu wysokiej inflacji w Turcji i nieadekwatnych stóp procentowych, otrzymane odszkodowanie straciło na wartości.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargi z art. 6 ust. 1 Konwencji i art. 1 Protokołu nr 1 za dopuszczalne, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji. 3. Stwierdził, że nie ma potrzeby odrębnego badania zasadności skargi z art. 6 ust. 1 Konwencji. 4. Zasądził odszkodowanie materialne w łącznej wysokości 1762 EUR oraz koszty i wydatki w wysokości 500 EUR, wraz z odsetkami za zwłokę.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
A V R U P A
OF E U R O P E
KONSEYİ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
MÜRVET FĐDAN VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE
(Baꢀvuru no. 48983/99)
KARAR
STRAZBURG Eylül 2006
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen ꢀartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak,
üzerinde ꢀekle iliꢀkin değiꢀiklik yapılabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Dava, Mürvet Fidan, Murat Fidan, Hikmet Fidan, Zehra Fidan ve Elif Özbilge
(“baꢀvuranlar”) isimli beꢀ Türk vatandaꢀının, 26 Eylül 2002 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel
Hürriyetlerin Korunması Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34. maddesine dayanarak Türkiye
Cumhuriyeti aleyhine AĐHM’ye yaptığı baꢀvurudan (no. 48983/99) kaynaklanmaktadır.
OLAYLAR
I.DAVA OLAYLARI
Baꢀvuranların tümü Baskil’de ikamet etmektedir. 19 Temmuz 1993 tarihinde,
baꢀvuranların her biri Devlet Su Đꢀleri aleyhine Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava
açmıꢀtır. Baꢀvuranlar, arsalarına idare tarafından hiçbir ödeme yapılmaksızın bir baraj yapımı
için kanunsuz olarak el konulduğu iddiasıyla tazminat talep etmiꢀlerdir. 18 Kasım 1993
tarihinde, mahkeme, davaların kanunsuz el koyma iddialarından ziyade de facto
kamulaꢀtırmadan kaynaklanan tazminat talepleri olarak değerlendirilmeleri gerektiğine
hükmetmiꢀtir. Mahkeme, bir bilirkiꢀi komitesinin kamulaꢀtırılmıꢀ arazide daha önceden
değerlendirme yaptığını ve yetkililerin, yerel tapu sicilinde kayıtlı olan maliklere elde edilen
meblağları ödediğini belirlemiꢀtir. Mahkeme, idarenin, baꢀvuranlara artırma bedeli ile birlikte,
arazinin baraj suları altında kaldığı 1986 yılından baꢀlamak üzere yasal faiz ödemesine karar
vermiꢀtir. 6 Ekim 1994 tarihinde, Yargıtay, davaların kamulaꢀtırmadan kaynaklanan tazminat
talepleri olarak nitelendirilemeyeceğine hükmederek bu kararları bozmuꢀtur. Ancak,
baꢀvuranların talebi üzerine Yargıtay, kararını değiꢀtirerek, 10 Mart 1995 tarihinde, davaların
aslında kamulaꢀtırmadan kaynaklanan tazminat talepleri olarak nitelendirilebileceğine karar
vermiꢀtir. Đlk derece mahkemesinin kararlarının, yalnızca yasal faiz oranın iꢀlemeye baꢀladığı
tarihle ilgili olan kısmını bozmuꢀtur. 21 Aralık 1995 ve 25 Ocak 1986 tarihli kararlarla, Baskil
Asliye Hukuk Mahkemesi, idarenin, baꢀvuranlara, belirli bir tazminat bedeli ile birlikte,
Yargıtay’ın faizin hesaplanacağı baꢀlangıç tarihiyle ilgili olarak verdiği önceki hükme
rağmen, 1986’dan baꢀlayan faiz oranını ödemesine karar vermiꢀtir. 20 Kasım 1996 tarihinde,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarını bozmuꢀ ve
baꢀvuranların 2 Mayıs 1997 tarihli düzeltme taleplerini reddetmiꢀtir. 9 Ekim 1997 tarihinde,
Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi, idarenin baꢀvuranlara, sırasıyla, 315.650.000, 297.439.800,
265.571.250, 404.680.000 ve 708.190.000 TL ve arazinin Devlet Su Đꢀleri’ne geçtiği 19
Ağustos 1993 tarihinden itibaren iꢀlemek üzere yasal faiz oranı ödemesine karar vermiꢀtir. 17
Mart 1998 tarihinde Yargıtay bu kararları onamıꢀtır. 2 Nisan 1998 tarihinde Yargıtay kararları
baꢀvuranlara tebliğ edilmiꢀtir. 9 Aralık 1998 tarihinde, idare, Mürvet Fidan’a 934.027.000 TL,
Murat Fidan’a 884.579.000 TL, Hikmet Fidan’a 790.746.000 TL, Zehra Fidan’a
1.190.092.000 TL ve Elif Özbilge’ye 2.041.230.000 TL ödemiꢀtir.
HUKUK
I.1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuranlar, yetkililerden ancak Aralık 1998’de alabildikleri artırma bedelinin, yasal
faiz oranının Türkiye’deki yüksek enflasyonla paralel seyretmemesinden dolayı değerini
kaybettiğini ileri sürerek ꢀikayetçi olmuꢀtur.1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine atıfta
bulunmuꢀlardır:
“Her gerçek ve tüzel kiꢀinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme
hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen
koꢀullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun
bırakılabilir.”
A.Kabuledilebilirlik
Hükümet, bu ꢀikâyetle ilgili olarak ilk itiraz ileri sürmemiꢀtir.
AĐHM, içtihadında yerleꢀtirmiꢀ olduğu ilkeler ve elindeki tüm kanıtlar ıꢀığında, bu
ꢀikâyetin, esaslarının incelenmesini gerekli kıldığını ve kabuledilemez olduğunun ilanı için
hiçbir gerekçe bulunmadığını not eder.
B.Esaslar
AĐHM, bu davadakine benzer konular ortaya koyan birkaç davada 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir.
Hükümet tarafından sunulmuꢀ olan kanıt ve argümanları inceleyerek AĐHM, geçmiꢀ
davalardaki tespitlerinden sapmayı gerektirecek hiçbir husus olmadığı kanısındadır. Yerel
mahkemelerin ödenmesine hükmettiği artırma bedellerinin ödenmesindeki gecikmenin
kamulaꢀtırma merciine ait olduğunu ve maliklere kamulaꢀtırılmıꢀ araziye ek olarak baꢀka bir
kayıp daha getirdiğini tespit etmiꢀtir. Bu gecikmenin ve genel olarak yargılamanın
uzunluğunun bir sonucu olarak, AĐHM, baꢀvuranların kamu yararı ve mülkiyet hakkından
faydalanmanın korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil dengeyi bozan bireysel ve
aꢀırı bir külfete katlanmak zorunda kaldıklarını tespit etmiꢀtir.
Sonuç olarak, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II.AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuranlar, ayrıca, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi kapsamında mahkeme iꢀlemlerinin
uzunluğundan ꢀikâyetçi olmuꢀlardır.
A.Kabuledilebilirlik
Hükümet, baꢀvuranların, AĐHS’nin 35 § 1. maddesinin gerektirdiği ꢀekilde iç hukuk
yollarını tüketmediklerini zira yargılamanın hiçbir safhasında yargılama süresinin “makul
süre” ꢀartını aꢀtığını iddia etmediklerini öne sürmüꢀtür.
AĐHM, baꢀvuranlar yerel mahkemeler huzurunda yargılamanın uzunluğu hakkında
ꢀikâyetçi olmuꢀ olsalardı dahi, bu mağduriyetleri için yeterli tazmin elde edemeyeceklerini
not etmiꢀtir. Dolayısıyla, Hükümet’in ön itirazını reddeder.
AĐHM, bu ꢀikâyetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi kapsamında temelsiz olmadığını not
eder. Ayrıca, baꢀka herhangi bir gerekçeden ötürü kabuledilemez olmadığını da not eder.
B.Esaslar
Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki tespitleri ıꢀığında, AĐHM, 6 § 1.
madde bağlamında davanın esaslarının ayrıca incelenmesinin gerekli olmadığı kanısındadır.
III. AĐHS’NĐN 14. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Son olarak, baꢀvuranlar, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ile birlikte ele alındığında
14. madde bağlamında sözkonusu tarihte Devlet’e ödenecek borçların faiz oranı ile Devlet’in
ödeyeceği borçların faiz oranı arasındaki farkı ve Devlet’in ödeyeceği borçların icra usulüne
tabi bulunmamasını ileri sürerek ꢀikâyetçi olmuꢀlardır.
Kabuledilebilirlik
AĐHM, 14. maddenin, mukayese edilebilir durumlarda bulunan bireyleri ve birey
gruplarını, AĐHS ve Protokollerde yer alan hak ve özgürlüklerden faydalanmada her türlü
ayrımcılıktan korumak amacıyla düzenlendiğini hatırlatır (bkz. Belçika Polis Ulusal Birliği –
Belçika, 27 Ekim 1975 kararı, § 44). Diğer bir deyiꢀle, bu madde, “benzer durumlarda
bulunan kiꢀiler arasında” ayrımcılık yapılmasına karꢀı koruma sağlamaktadır (Fredin – Đsveç, ꢁubat 1991, § 60).
Baꢀvuranların ꢀikâyeti, borçlar bağlamında Devlet’e ve bireylere muameledeki bir
farklılıkla ilintilidir. Ancak, Devlet ve bireyler, “benzer durumda bulunan kiꢀiler” olarak
değerlendirilmez. Ayrıca, baꢀvuranlar, Devlet’in, kendilerine, baꢀka bireyler karꢀısında
ayrımcılık yaptığını iddia etmemiꢀlerdir. Dolayısıyla bu ꢀikâyet, 14. madde kapsamına
girmemektedir ve 35 §§ 3. ve 4. madde uyarınca AĐHS hükümleriyle ratione materiae uygun
olmadığından reddedilmesi gereklidir.
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili
Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme,
gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A.Tazminat
Baꢀvuranlar, yalnızca maddi tazminat talep etmiꢀtir. Ancak, miktarı AĐHM’nin
takdirine bırakmıꢀlardır.
Hükümet bu husus hakkında görüꢀ bildirmemiꢀtir.
Akkuꢀ kararındaki hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri dikkate
alarak, AĐHM, baꢀvuranlara izleyen ꢀekilde toplam 1.762 Euro maddi tazminat ödenmesine
karar vermiꢀtir:
-
-
-
-
-
Mürvet Fidan’a 255 Euro,
Murat Fidan’a 209 Euro,
Hikmet Fidan’a 196 Euro,
Zehra Fidan’a 349 Euro,
Elif Özbilge’ye 753 Euro.
B.Mahkeme masrafları
Baꢀvuranlar, ayrıca, AĐHM’de yapılmıꢀ olan masrafları da talep etmiꢀ ve miktarı
AĐHM’nin takdirine bırakmıꢀlardır.
Hükümet bu husus hakkında görüꢀ bildirmemiꢀtir.
Elindeki bilgi temelinde hesaplama yaparak, AĐHM, baꢀvuranlara bu baꢀlık altında
toplam 500 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.
C.Gecikme faizi
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere
uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar
vermiꢀtir.
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ve 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki ꢀikayetlerin
kabuledilebilir, baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilmez olduğuna;
2. AĐHS’nin 1 no’lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 6 § 1. maddesi kapsamındaki ꢀikayetin esaslarını ayrıca incelemenin gerekli
olmadığına;
4. (a) Sorumlu Devlet’in, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten
itibaren üç ay içinde, baꢀvurana, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk
Lirası’na çevrilmek üzere;
(i) maddi tazminat olarak;
-
-
-
-
-
Mürvet Fidan’a 255 Euro (iki yüz elli beꢀ Euro),
Murat Fidan’a 209 Euro (iki yüz dokuz Euro),
Hikmet Fidan’a 196 Euro (yüz doksan altı Euro),
Zehra Fidan’a 349 Euro (üç yüz kırk dokuz Euro),
Elif Özbilge’ye 753 Euro (yedi yüz elli üç Euro),
(ii) mahkeme masrafları için baꢀvuranlara toplam 500 Euro (beꢀ yüz Euro)
(iii) ve yukarıdaki meblağlara uygulanabilecek her türlü vergiyi ödemesine;
(b) yukarıda anılan üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa
Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đngilizce hazırlanmıꢀ, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 26
Eylül 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
S. NAISMITH
J.-P.COSTA
Yazı Đꢀleri Müdür Yardımcısı
Baꢀkan
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło