49240/99
WyrokETPCz2007-05-03ECLI:CE:ECHR:2007:0503JUD004924099
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy Państwowy Sąd Bezpieczeństwa w Turcji, w skład którego wchodził sędzia wojskowy, stanowił „niezależny i bezstronny” trybunał w rozumieniu art. 6 ust. 1 Konwencji, rozpatrując sprawę cywila oskarżonego o przestępstwa związane z bezpieczeństwem narodowym?Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoje ugruntowane orzecznictwo, zgodnie z którym obecność sędziego wojskowego w składzie Państwowego Sądu Bezpieczeństwa, orzekającego w sprawach cywilów oskarżonych o przestępstwa związane z bezpieczeństwem narodowym, budzi uzasadnione wątpliwości co do niezależności i bezstronności sądu. Rząd nie przedstawił żadnych nowych faktów ani argumentów, które mogłyby uzasadnić odstępstwo od tej zasady. W konsekwencji, DGM, który skazał skarżącego, nie był niezależnym i bezstronnym trybunałem w rozumieniu art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Halil Gündoğan, został aresztowany 27 października 1997 r. w ramach operacji przeciwko nielegalnej organizacji MLKP. Został oskarżony o przynależność do tej organizacji. Izmirski Państwowy Sąd Bezpieczeństwa (DGM), składający się z dwóch sędziów cywilnych i jednego wojskowego, skazał go 2 kwietnia 1998 r. na osiem miesięcy i cztery dni pozbawienia wolności. Sąd Kasacyjny podtrzymał ten wyrok 8 lutego 1999 r.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna.
2. Stwierdza naruszenie art. 6 § 1 Konwencji w związku ze skargą dotyczącą braku niezależności i bezstronności Izmirskiego Państwowego Sądu Bezpieczeństwa.
3. Stwierdza, że nie ma potrzeby rozpatrywania pozostałych skarg na podstawie art. 6 Konwencji.
4. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za doznaną szkodę niemajątkową.
5. Zasądza na rzecz skarżącego 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków, po odjęciu 630 EUR otrzymanych w ramach pomocy prawnej, płatne w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku.
6. Oddala pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
GÜNDOĞDU - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 49240/99)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Mayıs 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup,
ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (49240/99) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke
vatandaꢀı Halil Gündoğan’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 5 Mayıs 1999
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin Temel Đnsan Haklarını güvence altına alan 34.
maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi
(AĐHM) önünde Đzmir barosu avukatlarından Nedim Değirmenci tarafından temsil
edilmektedir.
OLAYLAR
Baꢀvuran 27 Ekim 1997 tarihinde –reꢀit olmadığı halde- Đzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle
Mücadele ꢁubesi ekipleri tarafından 10 Ocak 1997 tarihinden bu yana yasadıꢀı örgüt MLKP
çerçevesinde düzenlenen operasyon kapsamında yakalanarak gözaltına alınmıꢀtır.
Terörle mücadele ꢀubesi 31 Ekim 1997 tarihinde Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM)
Cumhuriyet Savcısı’na baꢀvuranın MLKP bünyesinde sürdürdüğü eylemlere iliꢀkin itirafları
içeren soruꢀturma sonucunu ve bunlara değin delil unsurlarını iletmiꢀtir.
Baꢀvuran aynı gün DGM yetkili hakimi karꢀısına çıkarılmıꢀ, tutuklu yargılanmak üzere
Bergama Cezaevine konulmuꢀtur.
Cumhuriyet Savcısı 3 Kasım 1997 tarihili iddianame ile baꢀvuranı yasadıꢀı bir örgütün
mensubu olmakla itham etmiꢀ ve TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasını istemiꢀtir.
Đki sivil ve bir askeri hakimden oluꢀan DGM heyeti 2 Nisan 1998 tarihli bir kararla baꢀvuranı
hakkında yapılan ithamlardan suçlu bulmuꢀ ve adı geçeni sekiz ay dört ay hapis cezasına
çarptırmıꢀtır.
Baꢀvuranın avukatı temyize gitmiꢀtir.
Yargıtay 8 ꢁubat 1999 tarihinde temyizine gidilen kararı onamıꢀtır.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran bünyesinde askeri bir hakimin yer alması nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesinin
«bağımsız ve tarafsız» bir mahkeme niteliğini taꢀımadığını ileri sürmektedir. Baꢀvuran
özellikle sorgulanması sırasında avukat bulundurma olanağından yararlanamadığından adil
yargılanma hakkından yoksun kaldığından ꢀikayetçi olmaktadır. Ayrıca hakimlerin hakkında
verdikleri mahkumiyet kararını yeterince gerekçelendirememelerinin hakkaniyete uygun bir
yargı hakkının ihlaline yol açtığını öne sürmektedir. Bununla birlikte, yargının suçluluğuna
dayanak oluꢀturmak için yakalanmasından önce düzenlenen gizli fiꢀleme yöntemini dikkate
almasının 6. maddenin ikinci paragrafında yer alan masumiyet karinesinin ihlaline neden
olduğunu ileri süren baꢀvuran bu doğrultuda AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
Hükümet AĐHS’nin 35. maddesinde öngörülen altı ay kuralına riayet edilmediğinden
AĐHM’den DGM’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkındaki ꢀikayeti reddetmesi talebinde
bulunmakta, bu ꢀikayete iliꢀkin nihai kararın yine aynı mahkeme tarafından alındığını
savunmaktadır. Hükümet bu bağlamda olayların meydana geldiği dönemde iç hukukta
Yargıtay’ın Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yapısı hakkındaki ꢀikayete görüꢀ bildirme
yetkisinin olmadığını ifade etmektedir. Baꢀvuranın iç hukuk yollarının etkisiz olduğuna
kanaat getirdiği 2 Nisan 1998 tarihinden itibaren yani DGM kararından itibaren altı ay içinde
baꢀvurması gerekirdi. Oysa baꢀvuru 5 Mayıs 1999 tarihinde yapılmıꢀtır.
AĐHM, daha önce Özdemir-Türkiye kararında buna benzer bir ꢀikayetin dile getirildiğini ve
bunun reddedildiğini hatırlatmaktadır (no: 59659/00, 6 ꢁubat 2003). Bu sonuçtan ayrı
tutulacak hiçbir gerekçe yer almamakta, dolayısıyla Hükümetin itirazı reddedilmektedir.
AĐHM, yerleꢀik içtihadından doğan kıstaslar (Bkz. Incal-Türkiye kararı 9 Haziran 1998 ve
Çıraklar-Türkiye kararı 28 Ekim 1998) ve sunulan delillerin bütünü ıꢀığında baꢀvuranın
ꢀikayetinin esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir. Ayrıca kabuledilemezliğe iliꢀkin
hiçbir gerekçe yer almamaktadır.
B. Esas hakkında
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı üzerine
AĐHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir (Bkz. Özel kararı ve
Özdemir-Türkiye kararı no: 59659/00 6 ꢁubat 2003).
AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer
aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karꢀısında baꢀvuranın «ulusal güvenliğe» dayalı suçlardan
yargılanması konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır.
Baꢀvuran, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını yabancı
gerekçelere dayandırdığı yönünde bir ꢀüphe duyabilir. Bu nedenle baꢀvuranın bu yargı
makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki ꢀüphelerinin dikkate alınması gerekir.
(Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998).
AĐHM baꢀvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 6 § 1. madde
uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.
2. Yargı sürecinin adilliği ve masumiyet karinesi
Hükümet bir ihlalin varlığına karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, benzer davalarda da dile getirildiği üzere tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir
mahkemenin her halükârda adil ve hakkaniyete uygun bir yargılama sürecini garanti altına
alamayacağını hatırlatmaktadır.
Baꢀvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespiti
ıꢀığında Mahkeme mevcut ꢀikayeti incelemeye gerek duymamaktadır (Bkz. diğerleri arasında
sözü edilen Çıraklar kararı, s. 3074, §§ 44-45).
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
A. Tazminat
Baꢀvuran 25.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu miktara karꢀı çıkmıꢀtır.
AĐHM, 6 § 1. maddenin ihlalinin tespitinin öne sürülen manevi zarar için adil bir tazmini
oluꢀturduğuna itibar etmektedir. Sözleꢀme tarafından öngörülen bağımsızlık ve tarafsızlık
koꢀullarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında,
ilgilinin talebi doğrultusunda yeni bir sürecin ya da yargılamanın baꢀlatılması ilke olarak
tespit edilen ihlalin giderilmesi bakımından uygun bir yöntemi oluꢀturur (Bkz. Öcalan kararı).
B. Masraf ve harcamalar
Baꢀvuran iç hukukta ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu harcamalar için 8.300 Euro talep
etmektedir.
Hükümet bu miktarı aꢀırı olarak nitelendirmektedir.
AĐHM, Avrupa Konseyi tarafından adli yardım baꢀlığı altında verilen 630 Euro’luk miktarın
düꢀülerek baꢀvurana bu doğrultuda 1.000 Euro ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.
C. Gecikme Faizi
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı
faiz oranına 3 puanlık bir artıꢀ eklenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun olduğu
ꢀikayetiyle ilgili olarak AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 6. maddesi hakkındaki diğer ꢀikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına;
4. Baꢀvuranın maruz kaldığı manevi zarar için mevcut kararın baꢀlı baꢀına bir adil tazmini
oluꢀturduğuna;
5. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf
tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin baꢀvurana yargı giderleri için Avrupa Konseyi
tarafından adli yardım baꢀlığı altında verilen 630 (altı yüz otuz) Euro’luk miktarın 1.000 (bin)
Euro’dan düꢀülerek kalan kısmın ödemesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faizin
uygulanmasına;
6. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.
maddelerine uygun olarak 3 Mayıs 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło