4930/05

WyrokETPCz2010-04-06ECLI:CE:ECHR:2010:0406JUD000493005

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy odmowa przyznania pomocy prawnej i wysokie opłaty sądowe, uniemożliwiające skarżącemu dochodzenie roszczeń, stanowiły naruszenie prawa dostępu do sądu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że prawo dostępu do sądu, choć nie jest absolutne i może podlegać ograniczeniom, musi być praktyczne i skuteczne. W niniejszej sprawie opłaty sądowe w wysokości około 1280 euro, stanowiące równowartość ponad siedmiu miesięcznych płac minimalnych, były nadmierne dla skarżącego, który nie posiadał żadnych dochodów ani majątku. Odmowa przyznania pomocy prawnej, pomimo przedstawienia zaświadczenia o ubóstwie, w połączeniu z wysokimi opłatami, uniemożliwiła skarżącemu skuteczne dochodzenie roszczeń przed sądem krajowym, co stanowiło nieproporcjonalne ograniczenie jego prawa dostępu do sądu.
Stan faktyczny
Skarżący, Fatih Yürük, obywatel Turcji, złożył pozew przeciwko Ministerstwu Obrony Narodowej o odszkodowanie za chorobę (WZW B) nabytą podczas służby wojskowej. Jednocześnie złożył wniosek o pomoc prawną, który został dwukrotnie odrzucony przez Wojskowy Sąd Administracyjny, pomimo przedstawienia zaświadczenia o ubóstwie. W konsekwencji, z powodu nieuiszczenia opłat sądowych w wysokości około 1280 euro, jego sprawa została uznana za niezłożoną, co uniemożliwiło mu dochodzenie roszczeń.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę w części dotyczącej prawa dostępu do sądu za dopuszczalną, a pozostałą część za niedopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Zasądził na rzecz skarżącego 3000 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 500 euro tytułem zwrotu kosztów i wydatków. 4. Oddalił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   FATĐH YÜRÜK -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:4930/05)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Nisan 2010   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (4930/05) no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı   Fatih Yürük’ün (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 06 Ocak 2005 tarihinde   Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan   Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Van Barosu avukatlarından C. Demir tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran 1983 doğumludur ve Van’da ikamet etmektedir.   Temmuz 2004 tarihinde, baꢀvuran, askerlik hizmeti süresince yakalandığını iddia ettiği bir   hastalık nedeniyle (Hepatit B) tazminat elde etmek amacıyla Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi   önünde adli yardımdan yararlanma talebinin kabul edilmesi talebiyle Milli Savunma   Bakanlığı hakkında dava açmıꢀtır. Hastalık askerlik hizmeti sırasında ortaya çıkmıꢀ ve   baꢀvuranın askerlik hizmetine devam edemeyeceği ilan edilmiꢀtir.   Ağustos 2004 tarihinde, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, baꢀvuranın davasının   yerindeliğini gösteren yeterli unsurların bulunmadığı gerekçesi ile ve baꢀvuran tarafından   sunulan fakirlik belgesinin, ihtiyar heyetinin iki üyesinin imzasının da olması gerekirken   yalnızca muhtar tarafından imzalanması gerekçesi ile adli yardımdan yararlanmasının kabulü   talebini reddetmiꢀtir.   Ağustos 2004 tarihli bir mektupla, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi Genel Sekreterliği,   mahkeme harcını yatırmak için baꢀvuranın otuz günlük süresi olduğu ve tanınan sürede   ödemenin yapılmaması durumunda, davanın açılmamıꢀ ilan edileceği hususunda baꢀvuranı   bilgilendirmiꢀtir.   Ağustos 2004 tarihinde, baꢀvuran, bu kez Van Valiliği Đl Đdare Kurulu tarafından verilen   fakirlik belgesi ile yeni bir adli yardım talebinde bulunmuꢀtur. 13 Temmuz 2004 tarihli   sözkonusu belge, valilik birimlerince yürütülen çalıꢀmanın sonunda, baꢀvuranın hiçbir   malının olmadığını, gelir ve diğer kaynaklardan yoksun olduğunu ve sonuç olarak yoksul   olduğunu göstermekteydi.   Eylül 2004 tarihli bir kararla, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, yasal koꢀulların bir araya   gelmediği gerekçesi ile baꢀvuranın talebini yeniden reddetmiꢀ ve 2.445.300.000 TL   tutarındaki (yaklaꢀık 1.280 Euro) mahkeme harcını ödenmek için baꢀvurana yeniden otuz   günlük süre verilmesine karar vermiꢀtir.   Ödeme yapılmadığından, 22 Aralık 2004 tarihinde, Yüksek Đdare Mahkemesi, baꢀvuranın   davasını açılmamıꢀ sayıldığını ilan etmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   AĐHS’nin 1, 6 ve 13. maddelerine atıfta bulunarak, baꢀvuran, adli yardım talebinin   reddedilmesinin, mahkemeye eriꢀim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmektedir.   Ayrıca baꢀvuran, üyelerinin atanma ꢀekli nedeniyle, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin,   AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ileri   sürmektedir.   A. Mahkemeye eriꢀim kapsamında yapılan ꢀikayet   Baꢀvuran, maddi imkansızlığı göz önüne alındığında, mahkeme harcının yüksek olmasından   ve Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin adli yardım talebini reddetmesinden dolayısıyla   mahkemeye eriꢀim hakkının ihlal edilmesinden ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran, özellikle,   AĐHS’nin 1 ve 13. maddeleri ile 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.   Hükümet, baꢀvuranın iddialarına itiraz etmektedir. Hükümet, hakimlerin her talep edildiğinde   adli yardımı kabul etme zorunluluğu olmadığını hatırlatmaktadır. Hakimler kararlarını   bağımsız olarak, sunulan kanıt unsurları temelinde vermektedirler.   Ayrıca Hükümet, baꢀvuranın bir avukat tarafından temsil edildiğini gözlemlemektedir ve dava   sırasında ücret almadan bir kiꢀiyi temsil eden her avukatın baroya haber vermesi gerektiğini   ancak mevcut davada böyle bir durumun sözkonusu olmadığını belirtmektedir. Hükümet,   baꢀvuranın avukatını tutmak için yeterli geliri olduğu dolayısıyla da mahkeme harcını   ödeyebileceği sonucuna ulaꢀmaktadır.   AĐHM, baꢀvuranın ꢀikayetinin sadece AĐHS’nin 6/1 maddesi kapsamında inceleneceği   kanaatindedir.   AĐHM, baꢀvuranın ödeme gücü dahil bir davanın özel koꢀulları ıꢀığında değerlendirilen   masrafların tutarının ve sözkonusu sınırlamayı gerektiren yargılama safhasının, ilgilinin   mahkemeye eriꢀim hakkından yararlanıp yararlanmadığının belirlenmesinde dikkate alınacak   etkenler olduğunu hatırlatmaktadır(bkz, sözü edilen Bakan).   Mevcut davada baꢀvuranın ödemesi gereken mahkeme harcı yaklaꢀık 1.280 Euro idi.   Sözkonusu miktar, olayların meydana geldiği dönemde yedi aylık asgari maaꢀtan fazlasına   tekabül etmekte ve böylece hiçbir geliri olmayan baꢀvuran için önemli bir miktar teꢀkil   etmekteydi.   AĐHM, müteaddit defalar iꢀbu davadakine benzer koꢀulları olan davaları incelediğini   gözlemlemektedir (bkz, diğerleri arasından, sözü edilen Bakan, Mehmet ve Suna Yiğit veya   Mehmet Hüsni Tunç- Türkiye, baꢀvuru no: 20400/03, 21 ꢁubat 2008).   Mevcut davada, AĐHM, önceki sonuçlardan sapmayı gerektirecek nitelikte hiçbir tespit ve   argüman görememektedir. Dolayısıyla AĐHM, ꢀikayeti kabuledilebilir ilan etmekte ve bu   bağlamda AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmaktadır.   B. Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin bağımsızlığı kapsamında yapılan ꢀikayet   AĐHM, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin bağımsızlığı sorununa iliꢀkin ꢀikayetlere benzer   ꢀikayetleri daha önce incelediğini ve kabuledilemez ilan ettiğini hatırlatmaktadır (bkz, Yavuz-   Türkiye, baꢀvuru no: 29870/96, 25 Mayıs 2000).   Önceki sonuçlarından sapmayı haklı kılan hiçbir koꢀul bulunmadığından, AĐHM, AĐHS’nin   35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca dayanaktan yoksun olduğu için ꢀikayeti   kabuledilemez ilan etmektedir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuran, maruz kaldığı maddi ve manevi zarar için 180.000 TL (yaklaꢀık 82.000 Euro) talep   etmektedir. Sözkonusu miktar baꢀvuranın ulusal mahkemeler önünde talep ettiği miktara   tekabül etmektedir.   Hükümet, sözkonusu miktara itiraz etmektedir.   AĐHM, tazminat davasının sonunda, baꢀvuranın davasının açılmamıꢀ sayılması   değerlendirilmesinde bulunulmasaydı ne olabileceği hususunda yorum yapamayacaktır.   Bununla birlikte AĐHM, tazminat davasının yerindeliğine iliꢀkin bir karar çıkma olasılığının   reddedildiğini gözlemlemektedir.   Hakkaniyete uygun olarak, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca AĐHM, baꢀvurana 3.000 Euro   manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.   Ayrıca AĐHM, tespit edilen ihlalin giderilmesi için prensip olarak en uygun yolun ilgilinin   isteği üzerine yargılamanın yeniden açılması olacağı kanaatindedir (sözü edilen Mehmet Suna   Yiğit, Mehmet Hüsni Tunç).   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran, ulusal mahkemeler önünde yapmıꢀ olduğu yargılama masraf ve giderleri için 26 TL   (yaklaꢀık 13 Euro) ve avukat atama baꢀlığı altında AĐHM tarafından ödenen tutarın yüzde   yirmisini talep etmektedir. Baꢀvuran, iç hukuktaki yargılama sırasında yapmıꢀ olduğu   masraflara iliꢀkin belgeler ile avukatlık ücret sözleꢀmesini sunmaktadır.   Hükümet, aꢀırı ve mesnetten yoksun olduğuna hükmettiği baꢀvuranın iddialarına karꢀı   çıkmaktadır. Hükümete göre, sözkonusu miktarlar gerçeği yansıtmamaktadır.   AĐHM içtihadına göre bir baꢀvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak   gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yapısı ortaya konduğu sürece elde edebilir.   Mevcut davada sahip olduğu belgeleri ve yukarıda sözü edilen kriterleri göz önüne alan   AĐHM, baꢀvurana 500 Euro ödenmesinin makul olacağı kanaatindedir.   C. Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun mahkemeye eriꢀim hakkı kapsamında yapılan ꢀikayet iliꢀkin kısmının   kabuledilebilir geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet   tarafından baꢀvurana miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak 3.000 Euro   (üç bin Euro) manevi tazminat ve 500 Euro (beꢀ yüz Euro) yargılama masraf ve gideri   ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 06 Nisan 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło