49523/99
WyrokETPCz2006-06-22ECLI:CE:ECHR:2006:0622JUD004952399
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy obecność sędziego wojskowego w składzie Państwowego Sądu Bezpieczeństwa (DGM) naruszyła prawo skarżącego do sprawiedliwego procesu przed niezawisłym i bezstronnym sądem, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym obecność sędziego wojskowego w składzie Państwowego Sądu Bezpieczeństwa (DGM) budzi uzasadnione obawy co do niezależności i bezstronności sądu. Stwierdził, że rząd nie przedstawił żadnych dowodów ani ustaleń, które mogłyby doprowadzić do odmiennego wniosku w niniejszej sprawie. W konsekwencji, DGM, który osądził i skazał skarżącego, nie spełniał wymogów niezawisłego i bezstronnego sądu w rozumieniu art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Ali Konuk, obywatel Turcji urodzony w 1952 roku, został aresztowany 26 lipca 1996 roku w ramach operacji przeciwko nielegalnej organizacji terrorystycznej. Podczas przesłuchania na policji podpisał zeznanie, które później częściowo odwołał przed prokuratorem i sędzią DGM, twierdząc, że był pod presją i nie mógł przeczytać dokumentu z powodu problemów ze wzrokiem. Został skazany przez Izmirski Państwowy Sąd Bezpieczeństwa (DGM), w którego składzie zasiadał sędzia wojskowy, na osiem lat i dwadzieścia dni pozbawienia wolności za przynależność do organizacji terrorystycznej i rzucenie koktajlu Mołotowa. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna.
2. Stwierdza naruszenie art. 6 § 1 Konwencji z powodu braku niezależności i bezstronności Państwowego Sądu Bezpieczeństwa.
3. Stwierdza, że nie ma potrzeby rozpatrywania innych zarzutów na podstawie art. 6 Konwencji.
4. Stwierdza, że samo niniejsze orzeczenie stanowi wystarczające słuszne zadośćuczynienie.
5. Zasądza na rzecz skarżącego kwotę 2 000 euro tytułem kosztów i wydatków, płatną w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami za zwłokę.
6. Oddala pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
KONUK - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 49523/99)
KARAR
STRAZBURG Haziran 2006
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
bazı düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (49523/99) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu
ülke vatandaꢀı olan Ali Konuk’un (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) Mayıs 1999 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesinin Temel Đnsan Haklarını güvence
altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đzmir Barosu
avukatlarından Çolakoğlu tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVA KOꢀULLARI
Türk vatandaꢀı olan baꢀvuran 1952 doğumludur. Baꢀvurusunu yaptığı sırada Bergama
Cezaevinde bulunmaktadır.
Baꢀvuran, 26 Temmuz 1996 tarihinde Đzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele
ꢁubesi polisleri tarafından, yasadıꢀı terör örgütü THKP-C aleyhinde baꢀlatılan bir operasyon
çerçevesinde evinde yakalanmıꢀtır. Baꢀvuran aynı gün gözaltına alınmıꢀtır.
Baꢀvuran gözaltında bulunduğu sırada, polisler tarafından sorgulanmıꢀ ve sözkonusu
yasadıꢀı örgüt adına yasak olan afiꢀ ve ilan dağıttığına iliꢀkin itirafın yer aldığı bir ifade
imzalamıꢀtır. Baꢀvuran ayrıca, 25 Temmuz 1996 tarihinde evinin yakınlarında bulunan bir
bankaya molotof kokteyli attığını kabul etmiꢀtir.
Baꢀvuran, 6 Ağustos 1996 tarihinde Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM)
Cumhuriyet Baꢀsavcısı tarafından dinlenmiꢀtir. Baꢀvurana burada, yalnızca yasak olan afiꢀ ve
ilanları dağıttığını kabul ettiğinden polise verdiği ifadenin yalnızca bir kısmını kabul etmiꢀtir.
Baꢀvuran aynı gün DGM yedek hakimine sevk edilmiꢀtir. DGM yedek hakimi
baꢀvuranın tutuklu yargılanmasına karar vermiꢀtir. Baꢀvuran hakim karꢀısında, yalnızca
Cumhuriyet Savcısı’na yaptığı itirafları kabul etmiꢀtir. Ekim 1996 tarihinde Cumhuriyet Savcısı, biri asker kökenli olan ve üç hakimden
oluꢀan DGM önünde baꢀvuranı itham etmiꢀtir. Cumhuriyet Savcısı, baꢀvuranı THKP-C
örgütüne üye olmakla, bu örgüte yardım ve yataklıkta bulunmakla suçlayarak, Türk Ceza
Kanunu’un 168 § 2. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’un 5. maddesi
uyarınca mahkum edilmesini talep etmiꢀtir.
Baꢀvuran, DGM önünde aleyhindeki bütün suçlamaları reddetmiꢀtir. Bu açıdan
baꢀvuran bir yandan polise baskı altında ifade verdiğini, diğer yandan da gözlerindeki
bozukluk nedeniyle imzaladığı ifadenin içeriğini okuyamadığını iddia etmektedir. Baꢀvuran
ayrıca, sözkonusu yasadıꢀı örgütün liderini tanımadığını ileri sürmektedir.
Kamuya ait alanlarda afiꢀ yapıꢀtırmak, ilan dağıtmak ve izinsiz yazılar yazmak
suçundan 3 Eylül 1997 tarihinde aleyhinde ikinci bir cezai soruꢀturma açılan baꢀvuran,
Karꢀıyaka Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen bir kararla serbest bırakılmıꢀtır.
Karꢀıyaka Sulh Hukuk Mahkemesi kararında, baꢀvuranın polise verdiği ifadeleri dikkate
almamıꢀ ve baꢀvuranın suçluluğunu ortaya koyabilecek yeterli delil bulunmadığına karar
vermiꢀtir.
DGM, 26 Mart 1998 tarihli bir kararla baꢀvuranı suçlu bularak sekiz yıl yirmi gün
hapis cezasına mahkum etmiꢀtir. DGM, kanıt unsurlarının iddianamede yer alan olayları
destekler nitelikte olduğuna kanaat getirmiꢀtir. DGM aynı zamanda, baꢀvuranın bankaya
molotof kokteyli atma eylemine karıꢀtığını tespit etmiꢀtir.
Baꢀvuran kararın temyizine gitmiꢀtir. Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı
iddianamesinde, 26 Mart 1998 tarihli kararının bozulmasını talep etmiꢀtir.
Yargıtay,18 Kasım 1998 tarihinde açıklanan, 10 Kasım 1998 tarihli bir kararla temyiz
edilen kararı onamıꢀtır.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin
bünyesinde bir askeri hakim bulunması nedeniyle “bağımsız ve tarafsız bir mahkeme”
tarafından adilce yargılanmadığı iddiasında bulunmaktadır.
Baꢀvuran aynı zamanda davasının hakkaniyete uygun olarak görülmediğini ifade
etmektedir. Bu itibarla AĐHS’nin 6 §§ 1. ve 3 b), c) ve d) maddesinin ihlal edildiğini iddia
etmektedir.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
AĐHM içtihatlarından doğan kriterler ıꢀığında (Bkz. Özellikle Çıraklar-Türkiye, 28
Ekim 1998 tarihli karar, Derleme Kararlar ve Hükümler) ve elindeki mevcut deliller göz
önüne alındığında, AĐHS’nin 6. maddesine iliꢀkin ꢀikayetlerin esastan incelenmesi gerektiğine
karar vermiꢀtir. Bunun dıꢀında baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi bulunmamaktadır.
B. Esasa iliꢁkin
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Hakkında
AĐHM daha önce buna benzer ꢀikayetlerin dile getirildiği birçok dava incelediğini ve
bunların AĐHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlali yönünde sonuçlandığını ortaya koymaktadır (Bkz.
adıgeçen Özel, ve Özdemir-Türkiye, no: 59659/00, 6 ꢁubat 2003).
AĐHM mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak
hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır. AĐHM, “milli güvenliğe” iliꢀkin suçlardan
ötürü Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan baꢀvuranın, aralarında asker kökenli bir
hakimin yer aldığı mahkeme önüne çıkma konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu
kanısındadır. Dolayısıyla baꢀvuran, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin davanın gerekçesine
yabancı mülahazalar ıꢀığında sebepsiz bir yargı kararı almasından haklı olarak kaygı
duymaktadır. Bu nedenle baꢀvuranın, bu yargı merciinin tarafsız ve bağımsız olmadığı
yönündeki ꢀüphelerinin dikkate alınması gerekmektedir (Incal –Türkiye, 9 Haziran 1998
tarihli karar, Derleme 1998-IV).
AĐHM, baꢀvuranı yargılayıp mahkum eden Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin
AĐHS’nin 6 § 1 maddesinde yer alan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taꢀımadığı
sonucuna varmıꢀtır.
2. Cezai Yargılama Sürecinin Adilliği Hakkında
Hükümet bir ihlalin varlığını kabul etmemektedir.
AĐHM, daha önceki benzer davalarda da dile getirildiği üzere, tarafsızlıktan ve
bağımsızlıktan yoksun bir mahkemenin, hiçbir surette, yargı yetkisi altındaki kiꢀilere adil ve
hakkaniyete uygun bir yargılama süreci temin edebileceğinin varsayılamayacağını hatırlatır.
Baꢀvuranın, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde görülmesi hakkının
ihlal edildiği tespiti ıꢀığında, AĐHM, mevcut ꢀikayeti incelemeye gerek olmadığı kanaatine
varmıꢀtır (Bkz., diğerleri arasında, Çıraklar).
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Maddi ve Manevi tazminat
Baꢀvuran 13.350 Euro tutarında maddi, 50.000 Euro tutarında da manevi zarara
uğradığını iddia etmektedir.
Hükümet, bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
Đddia edilen maddi zarara iliꢀkin olarak AĐHM, AĐHS’nin ihlal edilmemiꢀ olması
halinde Devlet Güvenlik Mahkemesi’ndeki davanın sonucunun ne olacağına dair spekülasyon
yapılamayacağını belirterek, baꢀvurana bu yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığına
karar vermiꢀtir (Bkz, Findlay-Birleꢀik Krallık, 25 ꢁubat 1997, Derleme).
Manevi tazminata iliꢀkin olarak ise AĐHM mevcut davada ihlal tespitinin, adil tazmin
için baꢀlı baꢀına yeterli olduğu kanaatine varmıꢀtır (Çıraklar kararı).
AĐHM, mevcut davadakine benzer olaylarda, ilgilinin talebi doğrultusunda yeni bir
sürecin ya da yargılamanın baꢀlatılması ilke olarak tespit edilen ihlalin giderilmesi
bakımından uygun bir yöntemi oluꢀturmasına rağmen (Öcalan-Türkiye, no: 46221/99),
baꢀvuranın DGM tarafından mahkum edilmiꢀ olması konusunda, ihlal kararının tespitinin
iddia edilen manevi zararın adil tazmini için baꢀlı baꢀına yeterli olduğu kanaatine varmıꢀtır
(Biyan-Türkiye, no: 56363/00, 3 ꢁubat 2005).
B. Masraf ve Harcamalar
Baꢀvuran yerel mahkemeler ve AĐHM nezdinde yaptığı masraf ve harcamalar için
2.350 Euro talep etmektedir. Baꢀvuran, bununla ilgili olarak herhangi bir belge
sunmamaktadır.
Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda AĐHM, masraf
ve harcamalar için 2.000 (iki bin) Euro ödenmesinin makul olduğuna karar vermiꢀtir.
C. Gecikme faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olması
nedeniyle AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 6. maddesine uyarınca yapılan diğer ꢀikayetlerin incelenmesine gerek
olmadığına;
4. Mevcut kararın kendisinin adil tazmin için baꢀlı baꢀına yeterli olduğuna;
5. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay
içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek
her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana masraf
ve harcamalar için 2.000 Euro (iki bin) ödenmesine;
b)Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç
puan fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;
6. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine;
karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3
maddesine uygun olarak 22 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło