497/02
WyrokETPCz2005-10-04ECLI:CE:ECHR:2005:1004JUD000049702
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał, że ocena rozsądnego terminu postępowania zależy od okoliczności sprawy, w tym złożoności sprawy, zachowania skarżącego i zachowania właściwych organów. Stwierdził, że postępowanie, które trwało ponad dziesięć lat, było nadmiernie długie i nie spełniało wymogu „rozsądnego terminu” przewidzianego w art. 6 ust. 1 Konwencji, powołując się na swoje wcześniejsze orzecznictwo w podobnych sprawach przeciwko Turcji.Stan faktyczny
Skarżący, Recep Çıtıkbel, obywatel Turcji urodzony w 1964 roku, został aresztowany 9 maja 1993 roku przez policję w Stambule i oskarżony na podstawie art. 146 § 1 Tureckiego Kodeksu Karnego. Postępowanie karne trwało ponad dziesięć lat, obejmując liczne rozprawy, dwukrotne orzekanie przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Stambule oraz dwukrotne rozpatrywanie sprawy przez Sąd Kasacyjny. Ostatecznie, 27 maja 2003 roku, Sąd Kasacyjny podtrzymał wyrok skazujący skarżącego na dożywocie.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Stwierdził dopuszczalność pozostałej części skargi.
2. Stwierdził naruszenie art. 6 § 1 Konwencji.
3. Zasądził na rzecz skarżącego 3 000 (trzy tysiące) euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1 000 (jeden tysiąc) euro tytułem kosztów i wydatków, płatne w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, powiększone o odsetki proste równe stopie procentowej Europejskiego Banku Centralnego dla podstawowych operacji refinansujących plus trzy punkty procentowe.
4. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ÇITIKBEL - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no:497/02)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Ekim 2005
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup
bazı ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (497/02) baꢀvuru no’lu davanın nedeni,
bu ülke vatandaꢀı Recep Çıtıkbel’in (baꢀvuran) 9 Kasım 2001 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları
Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne
(Mahkeme) yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Đstanbul Barosu avukatlarından K.T. Sürek tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR doğumlu olan baꢀvuran Tekirdağ’da ikamet etmektedir. Mayıs 1993 tarihinde Đstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ꢁubesi polis
memurları tarafından yakalanan baꢀvuran hakkında 21 Mayıs 1993 tarihinde tutuklu
yargılama kararı verilmiꢀtir. Temmuz 1993 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet
Savcısı baꢀvuranı, Türk Ceza Kanunu’nun Anayasal düzene karꢀı iꢀlenen suçları cezalandıran
146§1. maddesine dayanarak suçlu bulmuꢀtur. Eylül 1993 ve 17 Nisan 1995 tarihleri arasında yapılan onyedi duruꢀmada, sanıklar
ve sanık avukatları, üç mağdur, beꢀ ꢀikayetçi ve elliden fazla tanık dinlenmiꢀtir. Aralık 1995 tarihinde DGM Cumhuriyet Savcısı esas hakkında iddianamesini
sunmuꢀtur. Mahkeme iki sanığa savunmalarını hazırlamaları için süre tanımıꢀ ve iddianameyi
aralarında baꢀvuranın da bulunduğu o gün Mahkeme’de hazır bulunmayan sanıklara iletmiꢀtir.
Mahkeme baꢀvurana da savunması hazırlaması için çeꢀitli tarihlerde ek süreler vermiꢀtir. Mart 1997 tarihinde Mahkeme üç tanığın ifadesini dinlemiꢀ ve bir tanığın adresinin
tespit edilmesini talep etmiꢀtir. Eylül 1997 tarihinde Cumhuriyet Savcısı daha önceki iddianamelerini yinelemiꢀtir.
Baꢀvuranın ve diğer iki sanığın avukatlarına bir ek süre daha verilmiꢀtir. Mart 1998 tarihinde dava dosyasından sorumlu yeni Cumhuriyet Savcısı 8 Aralık tarihli iddianameleri yinelemiꢀtir. Temmuz 1998 tarihinde baꢀvuran savunmasını vermiꢀtir. Mahkeme yeni
Cumhuriyet Savcısı’nın iddianamesinin tutuklu bulunan iki sanığa tebliğ edilmesini
emretmiꢀtir. Eylül 1998 tarihinde sanığın 24 Aralık 1997 tarihli tebligatı aldığını öğrenen
Mahkeme, sözkonusu kiꢀinin 10 Temmuz 1998 tarihli tebligatı da alması için beklemeye
karar vermiꢀtir. Baꢀvuran savunmasını verdiğinden Mahkeme, ilgili kiꢀinin bir sonraki
duruꢀmaya katılamaması halinde gıyabında hüküm verileceğine karar vermiꢀtir. ꢁubat 1999 tarihinde dava dosyası esas hakkındaki son görüꢀlerini hazırlaması için
Cumhuriyet Savcısı’na gönderilmiꢀtir. Cumhuriyet Savcısı görüꢀlerini 12 Nisan 1999
tarihinde sunmuꢀtur. Bu duruꢀmada Mahkeme Cumhuriyet Savcısı’nın görüꢀlerinin, daha
öncekilerle aynı olduğundan tutuklu bulunan ve duruꢀmaya katılmayan sanıklara tebliğ
edilmemesine karar vermiꢀtir. Son olarak Mahkeme baꢀvuranın avukatına süre tanımıꢀtır. Haziran 1999 tarihinde baꢀvuranın savunması bir kez daha dinlenmiꢀtir. Aralık 1999 tarihinde Đstanbul DGM, baꢀvuranı, hakkında yapılan suçlamalardan
ötürü suçlu bulmuꢀ ve ölüm cezasına çarptırmıꢀtır. Bu ceza ömür boyu ağır hapis cezasına
çevrilmiꢀtir. Eylül 2000 tarihinde Yargıtay, Đstanbul DGM’de yapılan 18 Haziran 1999 tarihli
duruꢀmada, aynı gün yürürlüğe giren Anayasa değiꢀikliğine rağmen askeri hakim bulunması
nedeniyle sözkonusu kararı bozmuꢀtur. Kasım 2002 tarihinde üç sivil hakimden oluꢀan Đstanbul DGM heyeti ilk verdiği
kararı yinelemiꢀtir. Mayıs 2003 tarihinde Yargıtay bu kararı onamıꢀtır.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 6§1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran yargılama süresinin AĐHS’nin 6§1. maddesinde öngörülen “makul süre”
ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedir.
Hükümet bu sava karꢀı çıkmaktadır.
Değerlendirilmesi gereken süre 9 Mayıs 1993 tarihinde baꢀvuranın yakalanmasıyla
baꢀlamıꢀ ve 27 Mayıs 2003 tarihinde Yargıtay’ın kararı onamasıyla sona ermiꢀtir. Bu
durumda yargılama iki kere ilk derece mahkemesinde, iki kere de Yargıtay’da olmak üzere on
yıldan daha fazla sürmüꢀtür.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
AĐHM baꢀvurunun geri kalanının AĐHS’nin 35§3.maddesine göre açıkça dayanaktan
yoksun olmadığını ve baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi bulunmadığını saptamıꢀtır.
B. Esas hakkında
AĐHM bir yargılama süresinin makul olup olmadığının, davanın koꢀullarına göre ve
baꢀta davanın karmaꢀıklığı olmak üzere, AĐHM tarafından benimsenen kriterler ile baꢀvuran
ve yetkili mercilerin tutumları dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatır (bkz., diğerleri
arasında, Pélissier ve Sassi-Fransa [GC], no: 25444/94, § 67, CEDH 1999-II).
AĐHM mevcut davadakilere benzer sorunları gündeme getiren birçok dava incelediğini
ve AĐHS’nin 6§1. maddesinin ihlal edildiğinin saptandığını belirtir (Pélissier ve Sassi-Fransa
davası ve Dereci-Türkiye, no: 77845/01, 24 Mayıs 2005).
AĐHM kendisine sunulan tüm unsurları incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde
sonuçlandıracak hiçbir olgu ve delil sunmadığı sonucuna varmıꢀtır. AĐHM bu konudaki
içtihadını dikkate alarak, sözkonusu yargılama süresinin aꢀırı derecede uzun olduğuna ve
“makul süre” koꢀulunu karꢀılamadığına kanaat getirmiꢀtir.
Sonuç olarak AĐHS’nin 6§1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuran 5.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
AĐHM baꢀvuranın bir ꢀekilde manevi zarara uğradığı kanaatinde olup, hakkaniyete
uygun olarak sözkonusu kiꢀiye 3.000 (üç bin) Euro manevi tazminat verilmesine karar
vermiꢀtir.
B. Masraf ve Harcamalar
Baꢀvuran AĐHM’de yaptığı masraf ve harcamalar için 2.000 Euro talep etmektedir.
Baꢀvuran bu miktarı kanıtlayan herhangi bir belge sunmamıꢀtır.
AĐHM’nin bu konudaki içtihadına göre, baꢀvuranlar ancak yaptıkları masraf ve
harcamaların gerçekliğini, zorunluluğunu ve miktarının makul olduğunu ortaya koyduklarında
sözkonusu masraf ve harcamalar geri ödenebilir. Bu durumda AĐHM, elindeki unsurları ve
yukarıda belirtilen kriterleri gözönüne alarak, tüm masraflarla birlikte baꢀvurana 1.000 (bin)
Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmiꢀtir.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun geri kalanının kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6§1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca, kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay
içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Devlet
tarafından baꢀvurana, manevi tazminat olarak 3.000 (üç bin) Euro, masraf ve
harcamalar için ise 1.000 (bin) Euro ödenmesine;
(b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç
puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tazminata iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77§§2. ve 3.
maddesine uygun olarak 4 Ekim 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło