49707/99

WyrokETPCz2005-01-18ECLI:CE:ECHR:2005:0118JUD004970799

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy skład sądu krajowego, w którym zasiadał sędzia wojskowy, naruszył prawo do niezawisłego i bezstronnego sądu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoje ugruntowane orzecznictwo, zgodnie z którym tureckie Sądy Bezpieczeństwa Państwa (DGM), w których składzie zasiadał sędzia wojskowy, nie spełniały wymogów niezawisłego i bezstronnego sądu w rozumieniu art. 6 ust. 1 Konwencji. Obecność sędziego wojskowego w takim składzie budziła uzasadnione wątpliwości co do bezstronności i niezawisłości sądu, zwłaszcza w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego. W konsekwencji, skazanie skarżącego przez taki sąd stanowiło naruszenie jego prawa do rzetelnego procesu.
Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Reşat Özdoğan, obywatel turecki, został aresztowany 14 października 1996 r. pod zarzutem przynależności i pomagania nielegalnej organizacji PKK. 5 czerwca 1997 r. został skazany przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa (DGM), w którego skład wchodziło dwóch sędziów cywilnych i jeden wojskowy, na karę trzech lat i dziewięciu miesięcy pozbawienia wolności oraz trzyletni zakaz pełnienia funkcji publicznych. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny 22 października 1997 r. Skarżący został zwolniony z pracy 2 września 1998 r., a jego wniosek o przywrócenie do pracy został odrzucony.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał pozostałą część skargi za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 § 1 Konwencji z powodu braku bezstronności i niezawisłości Malatya DGM. 3. Uznał, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 4. Odrzucił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   Mehmet Reşat ÖZDOĞAN-TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no: 49707/99)   Nihai Kararın Özet Çevirisi   Ocak 2005   OLAYLAR   Davanın Koşulları   Başvuran, Mehmet Reşat Özdoğan, Türk vatandaşı olup 1968 yılında   doğmuş ve Afşin’de ikamet etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi   (AİHM) önünde, İstanbul Barosu avukatlarından K. Keleşoğlu tarafından   temsil edilmektedir.   Ekim 1996 tarihinde, başvuran, yasadışı örgüt olan PKK’nın   mensubu olmaktan ve yardım ve yataklık yakmaktan emniyet güçleri   tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştır.   Kasım 1996 tarihinde,   Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM)   Cumhuriyet Savcısı, başvuran ve diğer iki sanık hakkında yasadışı bir   örgüte üye olmaktan ve yardım ve yataklık yapmaktan itham etmiş ve   sayılı Terörle Mücadele Yasası’nın 5 maddesi ve Türk Ceza   Kanunu’nun 169 maddesi uyarınca mahkumiyetlerini istemiştir   Haziran 1997 tarihinde, iki sivil ve bir askeri hakimden oluşan DGM   başvuranın itham edildiği suçlardan suçlu bulmuş ve üç yıl dokuz ay   hapis cezasına ve üç yıl memuriyetten men cezasına mahkum etmiştir.   Ekim 1997 tarihinde okunan 20 Ekim 1997 tarihli karar ile   Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.   Ardından, başvuran kararın yeniden ele alınması amacıyla Yargıtay   Cumhuriyet Başsavcısı’na müracaat etmiştir.   Kasım 1997 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı söz konusu   talebi reddetmiştir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Eylül 1998 tarihinde, başvuran, İstanbul Devlet Hastanesi’ndeki   görevinden azledilmiştir.   Eylül 1999 tarihinde, başvuran, şartlı salıvermeden yararlanması   üzerine tekrardan göreve başlama talebinde bulunmuştur.   Ekim 1999 tarihinde, başvuranın söz konusu talebi reddedilmiştir.   Belirtilmeyen bir tarihte, başvuran sözü edilen ret kararına karşın   Ankara İdari Mahkemesi’ne başvurmuştur.   Mayıs 2000 tarihinde, adıgeçen idari mahkeme mezkur   başvuruyu reddetmiştir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AİHS’NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE İLİŞKİN   Başvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden DGM’nin bünyesinde   askeri hakimi bulundurması nedeniyle «tarafsız ve bağımsız» bir   mahkeme olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmiştir. Bu konuda,   AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.   A. Kabuledilebilirliğe ilişkin   AİHM, mahkemenin bu yöndeki içtihatları (Bkz. özellikle Çıraklar-   Türkiye kararı, 28 Ekim 1998, 1998-VII) ve mahkemeye sunulan unsurlar   ışığında başvurunun esas bakımından incelenmesi gerektiğine itibar   etmekte ve başvuruyu kabul edilemez bulmak için bir gerekçe   bulunmadığını ifade etmektedir.   B. Esasa ilişkin   Mahkeme daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetlerin   dile getirildiğini ve bunların AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiği   yönünde sonuçlandırıldığını ortaya koymaktadır. (Bkz. söz edilen Özel   kararı, §§ 33-34, ve Özdemir kararı, §§ 35-36).   AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde   sonuçlandıracak bir tespitte bulunmadığını ve hiçbir delili sunmadığını   incelemektedir. Başvuranın «ulusal güvenliğe» yönelik işlenen suçlardan   yargılanmasının anlaşılabilir olduğu, bunun yanı sıra başvuranın   aralarında askeri bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik   Mahkemesi’nin TCK’ya dayalı olarak yapmış olduğu yargılama   hususunda endişe duymasının yerinde olduğu kanısındadır. Üstelik,   başvuran, DGM'nin bu türden davalara ters düşen değerlendirmelerle   haksız yere yönlendirilmelerine izin vermesinden haklı olarak   çekinmektedir Bu nedenle başvuranın bu yargı makamının tarafsız ve   bağımsız   olmadığı   yönündeki   şüphelerinin   dikkate   alınması   gerekmektedir (Bkz. Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998, 1998-IV s.   1573, § 72 ).   AİHM, başvuranı yargılayıp mahkum eden İzmir Devlet Güvenlik   Mahkemesi’nin AİHS’nin 6 § 1 maddesinde yer alan bağımsız ve tarafsız   bir mahkeme niteliğini taşımadığı neticesine varmaktadır.   II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA   Sözleşmenin 41. maddesi gereğince,   A. Maddi ve Manevi Tazminat   Başvuran, miktarını belirtmediği maddi ve manevi zarara uğradığını   iddia etmiştir.   Hükümet bu iddiaları reddetmiştir.   İddia edilen maddi zarara ilişkin olarak AİHM, AİHS’ye aykırılık   mevcut olmadığında, DGM önünde sonuçlanan yargılama usulünün   sonucu üzerinde değerlendirmeye gitmemiştir. Sonuç olarak başvurana   bu bağlamda zararın tazminini kabul etmemiştir (Bkz. Findlay-İngiltere,   Şubat 1997, 1997-I, s.284, § 85).   İddia edilen manevi zarara gelince, AİHM, dava şartlarında, tespit   edilen ihlalin hakkaniyetli bir tatmin oluşturduğuna dikkati çekmektedir   (sözü edilen Çıraklar kararı, S. 3074, §49).   AİHM, bir başvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6§1 maddesine   göre tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği   sonucuna vardığında, prensip olarak en uygun tazminin, zamanında,   tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından başvuranı yeniden   yargılamanın olacağı kanaatine varmıştır (Bkz. sözü edilen Gençel kararı,   § 27).   B. Masraf ve Harcamalar   Başvuran, yerel makamlar ve AİHM’deki işlemlere ilişkin masraf ve   harcamalar için her hangi bir tazminat talebinde bulunmamıştır ve   dolaysıyla re’sen bir incelemenin yapılmasına gerek yoktur (Bkz, 19   Şubat 1991 tarihli Colacioppo-İtalya kararı, serie A no: 197-D, s 52, § 16).   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE;   1. Başvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;   2. Malatya DGM’nin tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olması   nedeniyle AİHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. Mevcut kararın tek başına manevi tazminat için yeterli olduğuna;   4.Hakkaniyete uygun tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine;   karar vermiştir.   İşbu karar Fransızca olarak verilmiş ve 18 Ocak 2005 tarihinde,   İçtüzüğün 77.maddesinin 2.ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ   edilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło