50037/99

WyrokETPCz2005-11-10ECLI:CE:ECHR:2005:1110JUD005003799

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, zasądzonego przez sądy krajowe, oraz zbyt niskie odsetki naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania, które zostało zasądzone przez sądy krajowe, było przypisane władzom odpowiedzialnym za wywłaszczenie. To opóźnienie spowodowało, że właściciel nieruchomości poniósł dodatkową stratę. Trybunał stwierdził, że ogólna długość postępowania i wynikające z niej opóźnienie naruszyły delikatną równowagę, która musi być zachowana między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa do poszanowania mienia. W konsekwencji, skarżący został obciążony indywidualnym i nadmiernym ciężarem, co doprowadziło do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
Skarżący, Talattin Akkoç, jest obywatelem Turcji. 14 grudnia 1995 r. jego działka została wywłaszczona, a wartość nieruchomości została wypłacona 22 listopada 1996 r. 22 października 1996 r. skarżący wniósł pozew o dodatkowe odszkodowanie. Sąd pierwszej instancji zasądził dodatkowe odszkodowanie z odsetkami 20 lutego 1998 r., a wyrok został potwierdzony przez Sąd Kasacyjny 22 września 1998 r. Ostateczna kwota wraz z odsetkami została wypłacona skarżącemu 29 lipca 1999 r.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Postanawia nie przyznawać odszkodowania na podstawie art. 41 Konwencji.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ÜÇÜNCÜ DAĐRE   TALATTĐN AKKOÇ/TÜRKĐYE   (B a ꢀvuru no. 50037/99)   KARAR   STRAZBURG   Kasım 2005   Sözkonusu karar AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,ꢀekle iliꢀkin   değiꢀiklik yapılabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Talattin Akkoç/Türkiye davasında,   Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü Daire),   Sn. B.M. ZUPANČIČ, Baꢀkan,   Sn. J. HEDIGAN,   Sn. R. TÜRMEN,   Sn. M. TSATSA-NIKOLOVSKA,   Sn. V. ZAGREBELSKY,   Sn. E. MYJER,   Sn. DAVID THÓR BJÖRGVINSSON, yargıçlar,   Ve Bölüm Sekreteri Sn. V. BERGER’in katılımı ile Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi   Heyeti olarak toplanmıꢀ,   Ekim 2005 tarihindeki gizli görüꢀme sonucunda,   Yukarıda anılan tarihte benimsenmiꢀ olan aꢀağıdaki karara varmıꢀtır:   USULĐ ĐꢀLEMLER   1.Davanın nedeni, Türk vatandaꢀı Talattin Akkoç’un (“baꢀvuran”), 14 Haziran 1999   tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleꢀme’nin (“Sözleꢀme”)   34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı   baꢀvurudur (baꢀvuru no. 50037/99).   2. Baꢀvuranı, görevini Đstanbul’da ifa etmekte olan avukat N. Baylav temsil etmiꢀtir.   Türk Hükümeti (“Hükümet”), AĐHM huzurundaki davalar için bir Ajan tayin etmemiꢀtir.   3. 28 Ocak 2004 tarihinde AĐHM, baꢀvuruyu Hükümet’e bildirmeye karar vermiꢀtir.   AĐHS’nin 29   § 3. maddesinin hükümleri uyarınca baꢀvurunun esaslarını ve   kabuledilebilirliğini birlikte incelemeye karar vermiꢀtir.   4. 1 Kasım 2004 tarihinde AĐHM, Dairelerinde değiꢀiklik yapmıꢀtır (Đç Tüzüğün 25 §   1. maddesi). Sözkonusu dava ile ilgili olarak yeni oluꢀturulmuꢀ Üçüncü Daire   görevlendirilmiꢀtir.   OLAYLAR   I. DAVA OLAYLARI   5. Baꢀvuran 1957 doğumludur ve Kocaeli’de yaꢀamaktadır.   6. 14 Aralık 1995 tarihinde Kocaeli Đl Özel Đdare Müdürlüğü, baꢀvurana ait bir parsel   toprağı kamulaꢀtırmıꢀtır. Bilirkiꢀi komitesi, sözkonusu toprağın değerini tayin etmiꢀ ve ilgili   miktar, 22 Kasım 1996 tarihinde baꢀvurana ödenmiꢀtir.   7. 22 Ekim 1996 tarihinde baꢀvuran, Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi’ne tazminat   davası açmıꢀtır.   8. 20 ꢁubat 1998 tarihinde ilk derece Mahkemesi, idarenin baꢀvurana, toprak   sahipliğinin idareye havale edildiği 22 Kasım 1996 tarihinden baꢀlamak üzere kanuni oran   üzerinden uygulanacak faizle birlikte 4,619,997,360 Türk Lirası (TRL) ödemesine karar   vermiꢀtir.   9. 22 Eylül 1998 tarihinde Yargıtay, ilk derece Mahkemesi’nin kararını onamıꢀtır.   10. 15 Aralık 1998 tarihinde Yargıtay, baꢀvuranın kararın düzeltilmesine iliꢀkin   talebini reddetmiꢀtir.   11. 29 Temmuz 1999 tarihinde Kocaeli Đl Özel Đdare Müdürlüğü, baꢀvurana faizi ile   birlikte ilgili miktarı ödemiꢀtir.   II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMASI   12. Đlgili iç hukuk ve uygulaması, 23 Eylül 1998 tarihli Aka/Türkiye kararında   belirtilmiꢀtir (Hüküm ve Karar Raporları 1998-VI, sayfa 2674-76, § 17-25) ve 9 Temmuz   tarihli Akkuꢀ/Türkiye kararı (Raporlar 1997-IV, §§ 13-16).   HUKUK   I. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   13. Baꢀvuran, kamulaꢀtırma için alacağı ek tazminat ile ödenecek gecikme faizi   oranının, çok düꢀük olduğuna ve kamulaꢀtırma hususunda yetkili makamların, ilgili miktarları   belirlemede geciktiğine dair ꢀikayette bulunmuꢀtur. ꢁikayetini, 1 No.lu Protokol’ün aꢀağıda   kaydedilen 1. maddesine dayandırmıꢀtır:   “Her gerçek ve tüzel kiꢀinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.   Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koꢀullara ve uluslararası hukukun genel   ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.   Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek   veya vergilerin ya da baꢀka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları   uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”   A. Kabuledilebilirlik   14. Hükümet, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca kendisine tanınan iç hukuk   yolunu uygun ꢀekilde kullanmadığı için baꢀvuranın, AĐHS’nin 35. maddesince öngörülen iç   hukuk yollarını tüketmemiꢀ olduğunu belirtmiꢀtir.   15. AĐHM, Aka davasında benzer bir itirazı reddetmiꢀ olduğunu gözlemler (sayfa   2678-79, §§ 34-37). Sözkonusu davada farklı bir karara varmak için gerekçe görmemektedir   ve bu nedenle, Hükümet’in itirazını reddetmektedir.   16. Đçtihadında belirlenen ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında, Aka ve Akkuꢀ) ve   sunulan tüm deliller ıꢀığında AĐHM, baꢀvurunun esaslara iliꢀkin inceleme gerektirdiği ve   baꢀvurunun kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için gerekçe olmadığı kanısındadır.   B. Esaslar   17. AĐHM, sözkonusu davada günıꢀığına çıkan konulara benzer konuların ortaya   çıktığı birçok davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiꢀ olduğu sonucuna   varmıꢀtır (bkz. Akkuꢀ, sayfa 1317, § 31, ve Aka, sayfa 2682, §§ 50-51).   18. Hükümet tarafından sunulan delil ve iddiaları inceleyen AĐHM, daha önceki   davalarda varmıꢀ olduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir.   Yerel Mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin,   kamulaꢀtırmadan sorumlu makamlara atfedilebileceği ve toprak sahibinin, kamulaꢀtırılan   toprak yanında ek kayba uğramasına yol açtığı kanısındadır. Genel olarak dava iꢀlemlerinin   uzunluğu ve sözkonusu gecikme sonucu AĐHM, umumi menfaat talepleri ve mal ve mülk   dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında korunması   gereken hassas dengenin bozulmasına yol açan kiꢀisel ve haddinden fazla bir yüke maruz   bırakıldığı kanısındadır.   19. Sonuç olarak, 1 no.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   20. AĐHS’nin 41. maddesi aꢀağıda kaydedilmiꢀtir:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci   Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun   bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   21. AĐHM, AĐHM Đç Tüzüğünün 60. maddesi uyarınca, adil tazmin talebinin,   “sunulmaması halinde Heyet’in talebi kısmen ya da tamamen reddedebileceği” destekleyici   nitelikte uygun belgeler veya makbuzlarla birlikte yazılı olarak belirtilmesi ve sunulması   gerektiğini belirtir.   22. Sözkonusu davada, 22 Haziran 2004 tarihinde, Hükümet’in baꢀvurunun   kabuledilebilirliği ve esaslarına iliꢀkin görüꢀlerinin alınması ardından baꢀvuran, adil tazmin   taleplerini sunmaya davet edilmiꢀ ancak, gereken zaman içerisinde sunmamıꢀtır. Dolayısıyla   AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca tazminat ödenmemesine karar vermiꢀtir.   YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna,   2. 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiꢀ olduğuna karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3.   maddeleri uyarınca 10 Kasım 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Vincent BERGER   Sekreter   Boštjan M. ZUPANČIČ   Baꢀkan   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło