50913/99

WyrokETPCz2005-04-26ECLI:CE:ECHR:2005:0426JUD005091399

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania sądowego o odszkodowanie za śmierć krewnego, trwającego ponad sześć lat na poziomie krajowym, naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie krajowe, trwające ponad sześć lat na dwóch instancjach sądowych po wstępnym postępowaniu administracyjnym, było nadmiernie długie i nie spełniało wymogu 'rozsądnego terminu' z art. 6 ust. 1 Konwencji. ETPCz podkreślił, że w sprawach dotyczących utraty bliskich i wynikającej z tego utraty wsparcia materialnego, skarżący mają szczególny interes w szybkim rozstrzygnięciu. Dodatkowo, znacząca różnica między stopą inflacji a ustawowymi odsetkami pogłębiała negatywne skutki przewlekłości dla skarżących.
Stan faktyczny
Skarżący to Mehmet Özel, Güllü Özel, Medine Özel i Emine Özel, których syn i brat, V.Ö., zginął 28 października 1994 r. w wyniku ran postrzałowych odniesionych w starciu między PKK a siłami bezpieczeństwa. 9 października 1995 r. skarżący złożyli wniosek do Ministerstwa Spraw Wewnętrznych o odszkodowanie materialne i niematerialne. Po kilku etapach postępowania krajowego, w tym decyzji sądu z 13 maja 1999 r. o przyznaniu odszkodowania, oraz odrzuceniu odwołania przez Radę Stanu 1 października 2001 r., postępowanie o sprostowanie decyzji Rady Stanu wciąż trwało w lutym 2005 r.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie stwierdził naruszenie art. 6 § 1 Konwencji. Stwierdził, że państwo pozwane ma zapłacić skarżącym 3 000 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1 500 euro tytułem kosztów i wydatków, wraz z odsetkami. Trybunał jednogłośnie odrzucił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   MEHMET ÖZEL ve diğerleri - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no: 50913/99)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRASBOURG   Nisan 2005   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (50913/99) başvuru no’lu davanın nedeni   Mehmet Özel, Güllü Özel, Medine Özel ve Emine Özel’in (başvuranlar) Avrupa İnsan   Hakları Mahkemesine 14 Mayıs 1999 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Temel   İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvur-   anlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından F.   Karakoyunlu tarafından temsil edilmektedirler.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOŞULLARI   Başvuranlar sırasıyla 1954, 1962, 1986 ve 1984 doğumlu olup Hani’de (Diyarbakır) ikamet   etmektedirler.   Ekim 1994’te başvuranların oğlu ve kardeşi V.Ö., Hani (Diyarbakır) ilçesi Çardaklı   köyünde PKK ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada yaralanmıştır.   V.Ö. 28 Ekim 1994 tarihinde Diyarbakır Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetmiştir.   Ekim 1994’te hazırlanan otopsi raporunda adı geçenin aldığı kurşun yaraları sonucunda   öldüğü rapor edilmiştir.   Ekim 1995 tarihinde başvuranlar yakınlarının ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi zararın   tazmini için İçişleri Bakanlığı’na başvurmuşlardır. Talep ettikleri rakam sırasıyla 473.075.000   T.L., yaklaşık 9.518 Amerikan doları ve o tarihteki döviz kuru karşılığı 500.000.000 TL.’dir   (yaklaşık 8.148 USD).   Şubat 1996’da Bakanlık görüşünü sunmuş, başvuranlar buna 8 Mart 1996 tarihinde yanıt   vermişlerdir.   Nisan 1999 tarihinde başvuranlar yazılı başvuruda bulunarak Mahkemeden Bakanlığın   bilirkişi tarafından belirlenen miktarı ödemesi yönünde bir karar almasını talep etmişlerdir.   Mayıs 1999 tarihinde Mahkeme, başvuranların ilk başvurularına istinaden, Bakanlığın   V.Ö.’nün ailesine 473.075.173 T.L. maddi tazminat ödemesine, bu miktara 12 Ekim 1995   tarihinden itibaren yasal faizin eklenmesine karar vermiştir. Mahkeme ayrıca yasal faiz   eklenmeksizin 500.000.000 T.L. (o tarihteki döviz kuruna göre 1.267 USD) manevi tazminat   ödenmesini kararlaştırmıştır.   Nisan 2000 tarihinde Devlet, başvuranlara 1.912.670.000 T.L. (o tarihteki döviz kuruna   göre 3.237 USD) ödemiştir.   Ekim 2001’de Danıştay başvuranlar tarafından yapılan başvuruyu reddetmiştir.   Aralık 2001’de başvuranlar kararın tashihi talebinde bulunmuşlardır.   Şubat 2005’te bu süreç halen devam etmekte idi.   HUKUK AÇISINDAN   I. AİHS’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE İLİŞKİN   Başvuranlar yargı sürecinin uzunluğu ile AİHS’nin 6 § 1 maddesinde yer alan «makul süre»   ilkesinin tanınmadığını iddia etmektedirler.   Enflasyon oranı ile yasal faiz oranı arasındaki ciddi farkı hatırlatan başvuranlar yargı   sürecinin makul olmayan uzunluğu nedeniyle gelir kaybına uğradıklarından yakınmaktadırlar.   Başvuranlar kararın tashihi yönünde yapmış oldukları başvurunun ardından Danıştay’daki   sürecin halen devam ettiğini belirtmektedirler.   Hükümet bu tespite karşı çıkmakta ve gecikmenin temel olarak tarafların bilirkişi raporunu   beklerken istemiş oldukları ek süreden kaynaklandığını ifade etmektedir. Dikkate alınacak   dönem 9 Ekim 1995 tarihinde başvuranların İçişleri Bakanlığı’na yapmış oldukları başvuru ile   başlayıp Danıştay’ın 1 Ekim 2001 tarihli kararı ile sona ermektedir. Bu süre bir ön idari   sürecin ardından iki dereceli yargılama için yaklaşık altı yıldır. AİHM, tashih başvurusunun   olağandışı bir başvuru yolu olması ölçüsünde bu tarihten sonra geçen süreyi dikkate   almamaktadır. Gerçekten de özel koşullar bulunmadığında (Bkz. a contrario, Wiot-Fransa   kararı, no: 43722/98, 7 Ocak 2003) AİHS’nin 6 § 1 maddesi gereğince dava dinlenip, nihai   karar alındığında (özellikle, bu durumda olduğu gibi, miktarlar ödendiğinde) aynı hükümler   uyarınca makul sürenin hesaplanmasında olağandışı bir başvuru yolu dikkate alınmamaktadır.   AİHM, yargılama sürecinin makul uzunluğunun olayların koşullarını müteakip ve mahkeme   yerleşik içtihadları ışığında değerlendirildiğini hatırlatmakta ve özellikle davanın karmaşık   yapısının, başvuranların ve davada ilgili yetkili mercilerin tutumlarının dikkate alındığını   eklemektedir (Bkz. diğerleri arasında, Frydlender-Fransa kararı no: 30979/96, § 43, AİHM   2000-VII).   AİHM, mevcut durumdaki benzer sorunların birçok defa dile getirildiğini ve AİHS’nin 6 § 1   maddesinin ihlali ile sonuçlandığını ifade etmektedir (Bkz. sözü edilen Frydlender kararı).   Mahkemeye sunulan deliller ışığında AİHM, Hükümetin mevcut davanın seyrini değiştirecek   hiçbir delili veya argümanı sunmadığına itibar etmekte ve mahkemenin bu yöndeki yerleşik   içtihadı ışığında sözkonusu yargı sürecinin aşırı olduğuna ve «makul süre» zorunluluğuna   yanıt vermediğine kanaat getirmektedir.   Ayrıca AİHM, mezkur davanın ilgili için dikkate alınacak bazı hususlar olduğunu daha önce   ifade etmiştir (Bkz. diğerleri arasında, Zimmermann ve Steiner-İsviçre kararı, 13 Temmuz   1983, seri: A no: 66, § 24, ve Allenet de Ribemont-Fransa kararı, 10 Şubat 1995, seri: A no:   308, § 47). AİHM, başvuranların yakınlarının ölümünün ardından temel maddi destek   olanağından yoksun kaldıkları tespitinde bulunmaktadır. Başvuranlara bu yönde bir tazminatı   öngörecek yargı kararının bir an önce verilmesinde kişisel menfaatleri bulunmakta idi (Bkz.   diğerleri arasında, mutatis mutandis, Obermeier-Avusturya kararı, 28 Haziran 1990, seri: A   no: 179, § 72, Caleffi-İtalya kararı, 24 Mayıs 1991, seri: A no: 206-B, § 17, ve Karakaya-   Fransa kararı, 26 Ağustos 1994, seri: A no: 289-B, § 30), üstelik enflasyon oranı ile yasal faiz   oranı arasındaki fark kayda değerdir.   Bu nedenle AİHS’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.   II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI   AİHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar   A. Tazminat   Başvuranlar manevi tazminat olarak 25.000 Euro, aynı zamanda ek bedel oranı ile enflasyon   oranı arasındaki kayda değer fark nedeniyle 20.000 Euro talep etmektedirler.   Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.   AİHM, sözkonusu yargı sürecinin uzunluğu nedeniyle Sözleşmenin 6 § 1 maddesinin ihlali ile   sonuçlandığını hatırlatmaktadır. Sadece bu ihlalden kaynaklanan zararlar tazmin edilebilir.   AİHM, yargılama sürecinin «makul sürenin» ötesinde uzaması başvuranlara bir tazminat   ödenmesine yol açmaktadır.   Hakkaniyete uygun olarak, AİHS’nin 41. maddesi uyarınca Mahkeme, başvuranlara 3.000   Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.   B. Masraf ve harcamalar   Başvuranlar temsil edilmelerine ve posta, vergi, bilirkişi ve çeviri masraflarına ilişkin 3.800   Euro talep etmektedirler. Başvuranlar kanıtlayıcı belge olarak posta ve vergi makbuzlarını ve   avukatları ile yapmış oldukları sözleşmeyi sunmaktadırlar.   Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.   Mahkeme, sunulan deliller ve bu yöndeki yerleşik içtihadına göre masraf ve harcamalar   başlığı altında başvuranlara 1.500 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.   C. Gecikme Faizi   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı % 3 'lük bir faiz   oranının uygulanacağını belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME,   1. Oybirliğiyle AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;   2. Bire karşı altı oyla;   a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,   miktara yansıtılabilecek KDV, pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru   üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvuranlara :   i.   manevi tazminat için 3.000 (üç bin) Euro;   ii.   masraf ve harcamalara dair 1.500 (bin beş yüz) Euro ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin,   Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit   faizi uygulamasına;   3. Oybirliğiyle, adil tazmine ilişkin taleplerin reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3 maddelerine   uygun olarak 26 Nisan 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło