50948/99

WyrokETPCz2007-06-14ECLI:CE:ECHR:2007:0614JUD005094899

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania administracyjnego dotyczącego wymiany nieruchomości, trwającego ponad osiem lat, naruszyła prawo skarżących do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że długość postępowania administracyjnego, trwającego ponad osiem lat i wciąż niezakończonego, była nadmierna i naruszyła zasadę rozsądnego terminu z art. 6 ust. 1 Konwencji. ETPCz zastosował swoje standardowe kryteria oceny, takie jak złożoność sprawy, zachowanie skarżących i władz krajowych, oraz stawkę sporu. Stwierdził, że rząd nie przedstawił żadnych argumentów uzasadniających tak długi czas trwania postępowania, a w podobnych sprawach często dochodziło do stwierdzenia naruszenia Konwencji.
Stan faktyczny
Sześciu tureckich obywateli (jeden później wycofany ze skargi) było właścicielami działki o powierzchni 330 000 m², która w 1978 roku została uznana za teren archeologiczny pierwszego stopnia, co skutkowało zakazem budowy. W 1987 roku, na mocy nowej ustawy, złożyli wniosek o wymianę swojej nieruchomości na grunty należące do Skarbu Państwa. Po początkowej odmowie i wielokrotnych ponowieniach wniosków, w 1997 roku osiągnięto porozumienie, które jednak zostało odrzucone przez Ministerstwo Finansów. W 1998 roku skarżący wszczęli postępowanie sądowo-administracyjne w sprawie odmowy wymiany, które w chwili wydania wyroku ETPCz nadal było w toku, trwając ponad osiem lat.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę dotyczącą przewlekłości postępowania za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Zasądził od pozwanego państwa, w terminie trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, łącznie dla skarżących: (i) 900 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, (ii) 500 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. 4. Oddalił pozostałe roszczenia skarżących o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF E U R O P E   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ÜÇÜNCÜ DAĐRE   MUSLUOĞLU1 VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE   (B a ꢀvuru no. 50948/99)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2007   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. Maddesi’nde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek   olup, ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   Kararın bu hali, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 81. Maddesi uyarınca 09.07.2007 tarihinde   düzeltilmiꢀtir.   Baꢀvuranın “Musluoğlu” olarak yazılan soyadı düzeltilmiꢀtir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Davanın nedeni, Jale Musluoğlu1, Hüseyin Üçpınar, Makbule Tireli, Sabih Üçpınar, Enver   Öztürk ve Enver Kemal Üçpınar adındaki altı Türk vatandaꢀının (“baꢀvuranlar”), Đnsan   Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına Đliꢀkin Sözleꢀme’nin (“AĐHS”) 34.   Maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne   (“AĐHM”) 20.07.1999 tarihinde yapmıꢀ oldukları 50948/99 no’lu baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar Đzmir Barosuna bağlı avukat H. Üçpınar tarafından temsil edilmiꢀlerdir.   AĐHM, 09.03.2006 tarihinde baꢀvurunun Enver Kemal Üçpınar ile ilgili kısmının kayıttan   düꢀürülmesine, geri kalan beꢀ baꢀvuranla ilgili baꢀvuruyu Hükümet’e bildirmeye ve AĐHS’nin   § 3. Maddesi’ni uygulayarak, baꢀvurunun kabuledilebilirliğiyle esaslarını beraber   incelemeye karar vermiꢀtir.   OLAYLAR   I. DAVANIN AYRINTILARI   Baꢀvuranlar sırasıyla 1929, 1931, 1927, 1935 ve 1940 doğumludurlar. Jale Musluoğlu   Ankara’da, Hüseyin Üçpınar, Makbule Tireli ve Sabih Üçpınar Muğla’da, Enver Öztürk ise   Denizli’de ikamet etmektedirler.   Baꢀvuranlar, Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan 1416 parsel no.lu 330.000 metrekare   yüzölçümlü taꢀınmaz malın sahibidirler.   Bölgede antik ꢀehir Bargylia’nın kalıntılarının bulunması üzerine, taꢀınmaz mal,   14.10.1978 tarihinde, Kültür Bakanlığı’na bağlı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek   Kurulu tarafından birinci derece sit alanı ilan edilmiꢀtir. Ardından, 1710 Sayılı Eski Eserler   Kanunu uyarınca, bu bölgede bina inꢀa etmek yasaklanmıꢀtır.   24.06.1987 tarihinde 3386 Sayılı Kanun, 08.02.1990 tarihinde ise 20427 Sayılı   Yönetmelik yürürlüğe girmiꢀtir. Bu Kanun ve Yönetmeliğe göre, kesin inꢀaat yasağı getirilen   korunması gerekli taꢀınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu SĐT alanlarındaki   taꢀınmaz mallar, Hazineye ait taꢀınmaz mallar ile değiꢀtirilebilirler.   Baꢀvuranlar, 17.07.1987 tarihinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na baꢀvurmuꢀlar,   taꢀınmazlarının, Muğla’da Hazine’ye ait iki parsel taꢀınmazla takas edilmesini talep   etmiꢀlerdir.   Bu talep, 02.05.1988 tarihinde, baꢀvuranların talep ettiği taꢀınmazlardan birinin takasa   elveriꢀli olmadığı gerekçesiyle reddedilmiꢀtir.   Jale Musluoğlu, 1990, 1993, 1995 ve 1997 yıllarında, 1416 parsel no.lu arsanın sahipleri   adına dilekçe verip, taꢀınmazlarının Hazine’ye ait taꢀınmazla takas edilmesi taleplerini   yinelemiꢀtir. Đlgili makamlar 1997 yılına dek bir giriꢀimde bulunmamıꢀtır.   Baꢀvuranlar, 11.11.1997 tarihinde ilgili makamlarla 1416 parsel no.lu taꢀınmazlarının   Hazine’ye ait diğer taꢀınmazlarla takas edilmesi konusunda anlaꢀmaya varmıꢀlardır. Ancak   Maliye Bakanlığı anlaꢀmayı uygun görmemiꢀtir.   Jale Musluoğlu, 10.07.1998 tarihinde, Maliye Bakanlığı’na bir dilekçe sunmuꢀ, ancak   dilekçesine herhangi bir yanıt alamamıꢀtır.   Baꢀvuranlar, 03.11.1998 tarihinde, Ankara Đdare Mahkemesi’nde dava açmıꢀlardır.   Bakanlığın 11.11.1997 tarihinde anlaꢀmayı uygun görmemesinin itiraz anlamına geldiğini öne   sürmüꢀler, bu kararın iptalini talep etmiꢀlerdir.   Baꢀvuranın “Musluoğlu” olarak yazılan soyadı 09.07.2007 tarihinde düzeltilmiꢀtir.   Ankara Đdare Mahkemesi, 08.02.1999 tarihinde, davayı incelemeye yetkisi olmadığı   gerekçesiyle dava dosyasını Aydın Đdare Mahkemesi’ne göndermiꢀtir.   Aydın Đdare Mahkemesi, 27.09.2000 tarihinde davayı reddetmiꢀtir. Mahkeme, 20427   Sayılı Yönetmelik uyarınca, Hazine’ye ait takasa konu taꢀınmazların, baꢀvuranların taꢀınmazı   ile aynı ilçe sınırlarında yer alması gerektiğini kaydetmiꢀtir. Baꢀvuranların taꢀınmazıyla takas   edilecek üç parsel taꢀınmazın Muğla ilinin baꢀka bir ilçesinde yer aldığını kaydetmiꢀ,   Bakanlığın anlaꢀmayı uygun bulmama kararının yasalara uygun olduğu kanısına varmıꢀtır.   Danıꢀtay, 25.04.2002 tarihinde idare mahkemesinin kararını bozmuꢀtur. 20427 Sayılı   Yönetmeliğin 19.02.1992 tarihinde düzenlendiğini, düzenlenen metne göre, Hazine’ye ait   takas edilecek taꢀınmazların, aynı ilçe sınırlarında yer alması gerektiğini kaydetmektedir.   Bu arada Muğla’da idare mahkemesi kurulduğu için, dava dosyası 03.10.2002 tarihinde   Muğla Đdare Mahkemesi’ne gönderilmiꢀtir.   Muğla Đdare Mahkemesi 18.07.2003 tarihinde Danıꢀtay’ın bozma kararına uyarak,   Bakanlığın kararının yasalara aykırı olduğuna karar vermiꢀtir.   Maliye Bakanlığı karara itiraz etmiꢀtir. Danıꢀtay, 24.02.2006 tarihinde idare   mahkemesinin kararını bozmuꢀtur.   Dava bir kez daha Muğla Đdare Mahkemesi’ne gönderilmiꢀtir ve halen görülmeye devam   etmektedir.   HUKUKA ĐLĐꢁKĐN   I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar, davanın süresinin, AĐHS’nin 6 § 1. Maddesi’nde belirtildiği üzere “makul   süre” kuralıyla uyuꢀmadığından ꢀikayetçi olmuꢀlardır. Bu Madde’ye göre:   “Herkes … medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar … konusunda karar verecek olan … [bir]   mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde … görülmesini istemek hakkına sahiptir.   ” Hükümet bu iddialara itiraz etmiꢀtir.   Göz önünde bulundurulacak süre 03.11.1998 tarihinde baꢀlamıꢀ ve henüz sona ermemiꢀtir.   Dolayısıyla sekiz yıldan fazla bir süre sözkonusudur.   A. Kabuledilebilirliğine iliꢀkin   AĐHM, bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35 § 3. Maddesi kapsamında dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeder. Ayrıca baꢀvurunun baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilmez olarak   değerlendirilemeyeceğine iꢀaret eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir olarak ilan edilmek   durumundadır.   B. Esaslara iliꢀkin   AĐHM, yargılama sürecinin uzunluğunun makul olup olmadığının davanın ayrıntıları   ıꢀığında ve davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranların ve ilgili makamların tutumları ile ihtilaftaki   baꢀvuranların kaybedecekleri gibi ölçütlere bağlı olarak belirlenmesi gerektiğini yineler (bkz.   diğerlerinin yanı sıra, Frydlender – Fransa [BD], 30979/96).   AĐHM, bu davadakine benzer meselelerin ele alındığı davalarda AĐHS’nin 6 § 1.   Maddesi’nin sıklıkla ihlal edildiğine karar vermiꢀtir.   AĐHM, kendisine sunulan tüm belgeler ıꢀığında, Hükümet’in, bu davada farklı bir sonuca   ulaꢀmasını sağlayacak hiçbir delil ya da savunma sunmadığı kanısındadır. Konuyla ilgili   içtihadını göz önünde bulundurarak, AĐHM, bu davada yargılamanın uzunluğunun haddinden   fazla olduğu ve “makul süre” kuralına uyulmadığı kanısındadır.   Dolayısıyla 6 § 1. Madde ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ   ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar, AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi uyarınca, yönetimin tazminat   ödemeden taꢀınmazlarına fiilen el koymasından ve yetkili makamların mülkün korunması ile   kamu yararı arasındaki adil dengeyi koruyamamalarından ꢀikayetçi olmuꢀlardır.   Hükümet gözlemlerinde iki ön itiraz sunmuꢀtur. Đlk olarak, sözkonusu taꢀınmazın 1978   yılında birinci derece sit alanı ilan edildiğini; Türkiye’nin AĐHS’nin organlarının bireysel   baꢀvuruları inceleme yetkisini 28.01.1987 tarihinde tanıması nedeniyle, AĐHM’nin zaman   bakımından yargı yetkisinin bulunmadığını öne sürmüꢀtür. Đkinci olarak, Hükümet,   AĐHM’den, altı aylık süre aꢀımına uymaması nedeniyle ꢀikayeti reddetmesini talep etmiꢀtir.   Bu bakımdan, baꢀvuranların baꢀvurularını AĐHM’ye, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın   taꢀınmazlarıyla takas taleplerini reddettiği tarih olan 02.05.1988 tarihinden sonra altı ay içinde   yapmaları gerektiğini ifade etmiꢀtir.   Bu ꢀikayet izleyen nedenlerden ötürü her halükarda kabuledilmez olarak beyan edilmesi   gerektiği için, AĐHM, Hükümet’in ön itirazlarına iliꢀkin karara varmanın gerekli olmadığı   kanısındadır.   24.06.1987 tarihli 3386 Sayılı Kanun ile 08.02.1990 tarihli 20427 Sayılı Yönetmeliğe   uygun olarak, baꢀvuranlar, ulusal makamlardan, taꢀınmazlarının Hazine’ye ait taꢀınmazla   takas edilmesini talep etmiꢀtir. AĐHM, bu anlaꢀmazlığın çözülmesine yönelik davaların halen   Muğla Đdare Mahkemesi’nde sürdüğünü kaydeder. Buna göre, baꢀvurunun bu kısmının   incelenmesi için henüz erkendir. AĐHM, davaya iliꢀkin nihai kararın verilmesinin ardından,   baꢀvuranların kendilerini halen iddia edilen ihlalin mağdurları olarak değerlendirmeleri   halinde, ꢀikayetlerini AĐHM’ye yeniden sunabileceklerini hatırlar.   Yukarıda belirtilenler ıꢀığında, bu ꢀikayet, AĐHS’nin 35 §§ 1. ve 4. Maddesi çerçevesinde,   iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmelidir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. Maddesi’ne göre:   “ Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci   Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete   uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.   ” A. Tazminat   Baꢀvuranlar, 14.005.464 Euro (EUR) maddi tazminat, 45.000 Euro manevi tazminat talep   etmiꢀlerdir.   Hükümet bu iddialara itiraz etmiꢀtir.   AĐHM, tespit edilen ihlal ile meydana geldiği iddia edilen maddi zarar arasında   nedensellik iliꢀkisi görmemektedir. Dolayısıyla bu talebi reddeder. Öte yandan, baꢀvuranların,   davaların süresi nedeniyle, yalnız ihlalin tespit edilmesiyle yeterince telafi edilemeyecek   sıkıntı ve hayal kırıklığı gibi manevi zararlara uğradıklarını kabul eder. AĐHM, içtihadını göz   önünde bulundurup, tarafsızlık esasıyla hareket ederek, bu baꢀlık altında, baꢀvuranlara   ortaklaꢀa toplam 900 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   B. Yargılama giderleri   Baꢀvuranlar ayrıca AĐHM’de meydana gelen yargılama giderleri için 11.854 Euro talep   etmiꢀtir.   Hükümet baꢀvuranların taleplerine itiraz etmiꢀtir.   AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı   ve makul bir meblağ olduğu takdirde baꢀvurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM, sahip olduğu   bilgiler ve yukarıda belirtilen ölçütler ıꢀığında, bu baꢀlık altında 500 Euro ödenmesinin makul   olduğu sonucuna varmıꢀtır.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı   marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiꢀtir.   BU NEDENLERDEN ÖTÜRÜ AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE   1. Davanın haddinden uzun sürdüğüne iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir, baꢀvurunun geri   kalanının kabuledilmez olduğuna;   2. AĐHS’nin 6 § 1. Maddesi’nin ihlal edildiğine;   3. (a) Sorumlu Devlet’in, aꢀağıdaki meblağları, AĐHS’nin 44 § 2. Maddesi’ne göre nihai   kararın verildiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden   Yeni Türk Lirası’na çevirerek, ödeyebilecekleri tüm vergilerden muaf tutarak,   baꢀvuranlara ortaklaꢀa ödemesine:   (i)   Euro (dokuz yüz Euro) manevi tazminat,   (ii)   yargılama giderleri için 500 Euro (beꢀ yüz Euro);   (b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona ermesinden, ödeme gününe kadar geçen süre   için, yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç   puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına karar vermiꢀtir.   4. Baꢀvuranların adil tazmin taleplerinin geri kalanını reddetmiꢀtir.   Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. Maddesi’nin 2. ve   3. fıkraları uyarınca 14.06.2007 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Santiago QUESADA   Zabıt Katibi   Boštjan M. ZUPANČIČ   Baꢀkan   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło