50967/99

WyrokETPCz2004-10-28ECLI:CE:ECHR:2004:1028JUD005096799

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczenie nieruchomości, połączone z wysoką inflacją, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, które było przypisane organowi wywłaszczającemu, oraz wysoka inflacja, doprowadziły do utraty wartości odszkodowania. Stwierdzono, że to opóźnienie i długotrwałe postępowanie naruszyły 'sprawiedliwą równowagę' między interesem publicznym a prawem skarżących do poszanowania mienia, nakładając na nich nadmierne i indywidualne obciążenie. Trybunał odwołał się do swojego wcześniejszego orzecznictwa w podobnych sprawach.
Stan faktyczny
W 1995 roku Generalna Dyrekcja Dróg (KGM) wywłaszczyła niektóre nieruchomości należące do skarżących. Skarżący zakwestionowali wysokość odszkodowania, co doprowadziło do długotrwałego postępowania sądowego, w którym sądy krajowe kilkakrotnie zmieniały swoje decyzje i odsyłały sprawę do ponownego rozpatrzenia, powołując się na błędne wyceny i raporty biegłych. Ostateczne odszkodowanie zostało wypłacone przez KGM w lipcu 1999 roku, z opóźnieniem, co w warunkach wysokiej inflacji w Turcji doprowadziło do znacznej utraty jego wartości.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną w zakresie art. 1 Protokołu nr 1 i niedopuszczalną w zakresie pozostałych zarzutów. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Stwierdził, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkody niemajątkowe. 4. Zasądził od Państwa pozwanego, w terminie trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, następujące kwoty, przeliczone na liry tureckie według kursu z dnia płatności, wraz z wszelkimi podatkami: a) 99 000 euro tytułem odszkodowania materialnego. b) 500 euro tytułem kosztów i wydatków. 5. Ustalił, że odsetki za zwłokę będą naliczane według stopy procentowej Europejskiego Banku Centralnego powiększonej o trzy punkty procentowe. 6. Oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   3. DAĐRE   ÇĐLOĞLU VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 50967/99)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ekim 2004   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek   olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2004. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   ÇĐLOĞLU VE DĐĞERLERĐ v. TÜRKĐYE   (Mülkiyet Hakkı Đhlali Đddiası)   Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi 3. Daire Kararı   Baꢀkan: G. Ress, Üyeler: L. Caflisch, R. Türmen, B. Zupančič, H.S. Greve,   K. Traja ve A. Gyulumyan   Baꢀvuru No: 50967/99   Karar Tarihi: 28 Ekim 2004   Karayolları Genel Müdürlüğü, baꢀvuru sahiplerine ait olan bazı arazileri   kamulaꢀtırmıꢀtır. Baꢀvuru sahipleri ise, kamulaꢀtırma bedellerinin yetersiz   olduğu iddiasıyla mahkemeye baꢀvurmuꢀlardır. Karayolları Genel Müdürlüğü,   yerel mahkemece tespit edilen ve Yargıtay tarafından onaylanan ek tazminat   bedellerini geç ödemiꢀtir. Baꢀvuru sahipleri de geç ödeme ve yüksek enflasyon   sebepleri ile mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek Mahkeme’ye   baꢀvurmuꢀlardır.   Mahkeme ise, oybirliğiyle;   1. 1. No.lu Protokolün 1. maddesi bağlamında ileri sürülen ön itirazla ilgili   olarak baꢀvurunun kabul edilebilir olduğuna ve diğer ꢀikâyetlerin kabul edilemez   olduğuna;   2. 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Bir ihlal tespitinin manevi zarar için yeterli bir tazmin biçimi olduğuna;   4.   a) Sözleꢀme’nin 44/2. maddesi uyarınca, sorumlu Devlet’in, kararın   kesinleꢀmesinden sonra üç ay içerisinde, tüm vergiler dâhil olmak ve   ödeme tarihinde Türk Lirasına çevrilmek üzere baꢀvuru sahiplerine   maddi tazminat olarak aꢀağıdaki miktarları ödemesine;   i) 99.000 Euro;   ii) Harcama ve masraflar için ise 500 Euro;   b) Gecikme faizi oranının, Avrupa Merkez Bankası’nın uygulamıꢀ   olduğu faiz oranın % 3 fazlası olarak hesaplanmasına;   5. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiꢀtir.   DAVADA ATIF YAPILAN DĐĞER KARARLAR   1. Aka v. Türkiye, 23 Eylül 1998.   2. Akkuꢀ v. Türkiye, 9 Temmuz 1997.   3. Garcia Ruiz v. Đspanya, no. 30544/96.   4. Mantovanelli v. Fransa, 18 Mart 1997.   PROSEDÜR   1. Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đliꢀkin   Sözleꢀme’nin (Sözleꢀme) eski 25. maddesi uyarınca, Türk vatandaꢀları olan Ali   Đhsan Çiloğlu, Mustafa Çiloğlu ve Mehmet Üzel tarafından (baꢀvuru sahipleri) 2   Ağustos 1999 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa Đnsan Hakları   Komisyonu’na (Komisyon), sunulan 5096799 sayılı bir baꢀvurudan   kaynaklanmaktadır.   2. Baꢀvuru sahiplerini, Ankara Barosu avukatlarından S. Ulus temsil etmektedir.   Türk Hükümeti (Hükümet) herhangi bir görevli atamamıꢀtır.   OLAYLAR   I. OLAYI MEYDANA GETĐREN ꢀARTLAR   4. Baꢀvuru sahipleri sırasıyla 1940, 1947 ve 1937 doğumludurlar ve Afyon’da   ikamet etmektedirler.   5. 13 Eylül 1995 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), baꢀvuru   sahiplerinin bazı gayrimenkullerini kamulaꢀtırmıꢀtır.   6. KGM tarafından belirlenen kamulaꢀtırma bedelini kabul etmeyen baꢀvuru   sahipleri, bu bedelin arttırılması için mahkemeye baꢀvurmuꢀlardır.   7. 22 Mayıs 1997 tarihli kararında mahkeme, baꢀvuru sahiplerini haklı bularak,   kamulaꢀtırma bedelini 19.923.726.400 Türk Lirası olarak belirlemiꢀ ve bu   bedellere yasal faizin uygulanmasına karar vermiꢀtir. Mahkeme, kararını 23   Aralık 1996 ve 10 Mayıs 1997 tarihli bilirkiꢀi raporlarına dayanarak vermiꢀtir.   8. 20 Ekim 1997 tarihli kararında Yargıtay, ilk derece mahkemesinin vermiꢀ   olduğu kararı, tartıꢀma konusu araziler üzerinde hazırlanan bilirkiꢀi raporlarının   ilk derece mahkemesi tarafından incelenmediği gerekçesiyle bozmuꢀtur. Aynı   zamanda bilirkiꢀilerin devalüasyon oranlarını hatalı olarak ele aldıklarını   belirtmiꢀtir.   9. 22 Ocak 1998 tarihli kararında, yeni bir bilirkiꢀi raporuna dayanarak ilk derece   mahkemesi, ihtilaflı arazinin özelliklerini de inceleyerek daha önceki kararını   tekrarlamıꢀtır.   10. 20 Mayıs 1998 tarihli kararı ile Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını,   Yargıtay’ın daha önce vermiꢀ olduğu bozma kararındaki gerekçelerin dikkate   alınmaması sebebi ile tekrar bozmuꢀtur.   11. 20 ve 23 Kasım 1998 tarihinde ek tazminat miktarları konusunda birbirine   yakın sonuçlar içeren farklı komitelerden oluꢀan iki bilirkiꢀi raporu   hazırlanmıꢀtır.   12. 26 Kasım 1998 tarihli kararında mahkeme, bu raporlara dayanarak, ek   tazminat miktarını 10.759.109.640 Türk Lirası olarak belirlemiꢀtir.   13. 8 ꢁubat 1999 tarihinde Yargıtay bu kararı onamıꢀtır.   14. 29 Temmuz 1999’da KGM kamulaꢀtırma bedellerini ödemiꢀtir.   II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMASI   15. Bu bölüm Akkuꢀ v. Türkiye (9 Temmuz 1997, par. 13-16) ve Aka v. Türkiye   (23 Eylül 1998, par. 17-25) kararlarında verilmiꢀtir.   HUKUKĐ BOYUT   I. 1 NO.LU PROTOKOLÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLALĐ ĐDDĐALARI   16. Baꢀvuru sahipleri, KGM’nün kamulaꢀtırma bedellerinin gecikmeli olarak   ödemesi ve Türkiye’deki yüksek enflasyon oranları sebebiyle kendilerine ödenen   miktarın değer kaybettiğinden ꢀikâyet etmekte ve 1 No.lu Protokolün 1.   maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler:   “Her gerçek ve tüzel kiꢀinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı   gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı   sebebiyle ve yasada öngörülen koꢀullara ve uluslararası hukukun genel   ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.   Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak   kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da baꢀka katkıların veya para   cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama   konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”   A. Kabul Edilebilirlik Hakkında   17. Hükümet, baꢀvuru sahiplerinin Sözleꢀme’nin 35. maddesi gereğince iç hukuk   yollarını tüketmeden Mahkeme’ye baꢀvurduklarını belirtmiꢀtir. Bununla beraber   yerel mahkemelerde süreç hala devam etmektedir.   18. Baꢀvuru sahipleri, Hükümetin bu iddiasını kabul etmemiꢀlerdir.   19. Mahkeme, yerel mahkemeler arasındaki yasal oranlar arasındaki ihtilafa   dikkat çekmiꢀ ve bu aꢀamada yapılacak herhangi bir baꢀvurunun bu durumu   düzeltmesinin mümkün olmadığını belirtmiꢀtir.   20. Hükümetin, ikinci itirazı ile ilgili olarak Mahkeme, son yerel kararın   Yargıtay’ın 8 ꢁubat 1999 tarihli kararı olduğunu ve mevcut baꢀvurunun da 2   Ağustos 1999 tarihinde yapıldığını hatırlatmıꢀtır.   21. Bu sebeplerle, Mahkeme, Hükümet’in ön itirazlarını reddetmiꢀtir.   22. Mahkeme, içtihatlarında tespit edilen prensipler (Akkuꢀ v. Türkiye, 9   Temmuz 1997) ve elindeki deliller ıꢀığında, mevcut ꢀikayetlerin esastan   incelenmesine engel olan ve ꢀikayetlerin kabul edilemez bulunması için herhangi   bir gerekçenin olmadığına karar vermiꢀtir.   B. Esas Hakkında   23. Mahkeme, mevcut davadaki sorunlara benzer birçok kararda 1. No.lu   Protokolün 1. maddesinin ihlali olduğuna karar vermiꢀtir (yukarda bahsedilen   Akkuꢀ kararı, par. 31 ve Aka kararı, par. 50-51).   24. Hükümet tarafından ileri sürülen iddia ve savunmaları inceledikten sonra   Mahkeme, daha önceki kararlardaki tespitlerinden ayrılmak için herhangi bir   sebep tespit edememiꢀtir. Yerel mahkemelerin tespit ettiği ek tazminatların   ödenmesindeki gecikmenin, kamulaꢀtırmayı yapan kurumdan kaynaklandığına   ve bunun da baꢀvuru sahiplerinin, arazilerinin kamulaꢀtırılmasında yaꢀadıkları   zararların artmasına sebep olduğuna karar vermiꢀtir. Genel olarak, ödemedeki   gecikme ve uzun süren iꢀlemler sebebi ile Mahkeme, kamu yararı gereklilikleri   ile kiꢀisel mülkiyet hakkından faydalanma arasında korunması gereken adil   dengeyi bozacak ꢀekilde, baꢀvuru sahiplerinin kiꢀisel ve aꢀırı bir sorumluluk   üstlenmek zorunda kaldıklarına karar vermiꢀtir.   25. Sonuç olarak, 1. No.lu Protokolün 1. maddesinin bir ihlali söz konusudur.   II. SÖZLEꢀME’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLALĐ ĐDDĐASI   26. Baꢀvuru sahipleri, Yargıtay’ın, kararını bilirkiꢀilerin kararlarına göre   değiꢀtirdiğinden ꢀikayet etmiꢀtir. Mahkeme, bu ꢀikayeti Sözleꢀme’nin 6/1.   maddesi bağlamında ele alacaktır:   “Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai   alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla   kurulmuꢀ bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir   süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına   sahiptir.”   27. Yerel mahkemelerin olaylar ve deliller konusunda yaptığı değerlendirmeleri   kendi değerlendirmeleri ile değiꢀtirmek Mahkeme’nin görev kapsamına   girmemektedir. Mahkeme’nin görevi, delillerin adil bir yargılanma sağlayacak   ꢀekilde toplanıp toplanmadığıdır (Mantovanelli v. Fransa, 18 Mart 1997, par.   34). Buna ek olarak, Sözleꢀme’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma   hakkını düzenlemesi, delillerin kabul edilebilirliği veya bu delillerin nasıl   değerlendirileceği konusunda kurallar koyamaz. Bu nedenle bu görevler ulusal   mahkemelerin ve ulusal hukukun bir sorunudur (Garcia Ruiz v. Đspanya, no.   30544/96, par. 28).   28. Mahkeme, dosyanın incelenmesinin akabinde bu madde altında düzenlenen   hakkın ihlal edildiğini gösteren bir sebep tespit edememiꢀtir.   29. Bununla birlikte Mahkeme, bu ꢀikayetin açıkça dayanaksız olduğuna ve bu   sebeple Sözleꢀme’nin 35/3 ve 4. maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğine   karar vermiꢀtir.   III. SÖZLEꢀME’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   30. Sözleꢀme’nin 41. maddesi aꢀağıdaki hükmü içermektedir:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve   ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi   edebiliyorsa, Mahkeme gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette   zarar gören tarafın tazminine hükmeder.   ” A. Maddi ve Manevi Zararlar   31. Baꢀvuru sahipleri, toplam 165.000 Euro maddi tazminat ve 5.000 Euro da   manevi tazminat talep etmiꢀlerdir.   32. Hükümet bu talepleri kabul etmemiꢀtir.   33. Akkuꢀ kararındaki hesaplama modelini ve ekonomik ꢀartları göz önünde   bulundurarak Mahkeme, maddi tazminat olarak toplam 99.000 Euro ödenmesine   karar vermiꢀtir. Manevi tazminat ile ilgili olarak ise Mahkeme, bir ihlal kararının   tespit edilmesinin hakkaniyete uygun bir tazmin oluꢀturduğuna karar vermiꢀtir.   B. Masraflar ve Harcamalar   34. Baꢀvuru sahipleri aynı zamanda Komisyon ve Mahkeme önündeki masraf ve   harcamalar için 5.750 Euro talep etmiꢀlerdir.   35. Hükümet bu talebi kabul etmemiꢀtir.   36. Mevcut bilgiler ve konu ile ilgili içtihadı ıꢀığında Mahkeme, baꢀvuru   sahiplerine, Komisyon ve Mahkeme önündeki iꢀlemler için toplam 500 Euro   ödenmesinin uygun olacağına karar vermiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   37. Mahkeme, gecikme faizi oranının, Avrupa Merkez Bankası’nın uygulamıꢀ   olduğu faiz oranın % 3 fazlası olarak hesaplanmasına karar vermiꢀtir.   TÜM BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE;   1. 1. No.lu Protokolün 1. maddesi bağlamında ileri sürülen ön itirazla ilgili   olarak baꢀvurunun kabul edilebilir olduğuna ve diğer ꢀikâyetlerin kabul edilemez   olduğuna;   2. 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Bir ihlal tespitinin manevi zarar için yeterli bir tazmin biçimi olduğuna;   4.   a) Sözleꢀme’nin 44/2. maddesi uyarınca, sorumlu Devlet’in, kararın   kesinleꢀmesinden sonra üç ay içerisinde, tüm vergiler dâhil olmak ve   ödeme tarihinde Türk Lirasına çevrilmek üzere baꢀvuru sahiplerine   maddi tazminat olarak aꢀağıdaki miktarları ödemesine;   i) 99.000 Euro;   ii) Harcamalar ve masraflar için ise 500 Euro;   b) Gecikme faizi oranının, Avrupa Merkez Bankası’nın uygulamıꢀ   olduğu faiz oranın % 3 fazlası olarak hesaplanmasına;   5. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiꢀtir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło