5142/04

WyrokETPCz2005-11-10ECLI:CE:ECHR:2005:1110JUD000514204

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak dostarczenia przez skarżącego wymaganych przez Trybunał dokumentów medycznych, pomimo ostrzeżeń, uzasadnia skreślenie skargi z listy spraw, w kontekście zarzutów dotyczących nieludzkiego traktowania (art. 3 Konwencji) z powodu stanu zdrowia?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że skarżący, pomimo wielokrotnych wezwań i ostrzeżeń ze strony Sekretariatu, nie dostarczył wymaganego uzupełniającego raportu medycznego dotyczącego jego stanu neurologicznego. Trybunał nie znalazł uzasadnienia dla twierdzeń skarżącego o trudnościach administracyjnych w uzyskaniu raportu, wskazując, że mógł on zwrócić się do innej instytucji. W związku z tym, Trybunał stwierdził, że skarżący nie wykazał woli kontynuowania postępowania w sposób należyty, co uzasadniało skreślenie skargi z listy na podstawie art. 37 ust. 1 lit. c Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Hacı Aziz Hun, obywatel Turcji, urodzony w 1965 r., został skazany 2 marca 2000 r. przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Stambule na 12 lat i 6 miesięcy więzienia za przynależność do organizacji terrorystycznej. W trakcie odbywania kary cierpiał na długotrwałe strajki głodowe i zdiagnozowano u niego zespół Wernickego-Korsakowa. Początkowo uznano go za zdolnego do odbywania kary, ale późniejsze raporty medyczne zaleciły odroczenie wykonania wyroku. Skarżący złożył skargę do ETPCz, twierdząc, że ryzyko ponownego uwięzienia w jego stanie zdrowia narusza art. 3 Konwencji.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie postanowił skreślić skargę z listy spraw.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ÜÇÜNCÜ DAĐRE1   HUN - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:5142/04)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   (Kayıttan düꢀme)   STRAZBURG   KASIM 2005   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek   olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   1 Kasım 2004 tarihinden önceki yapısıyla.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 5142/04 baꢀvuru no’lu davanın nedeni, Türk vatandaꢀı   Hacı Aziz Hun’un (Baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 9 ꢁubat 2004   tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi   uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran, Đstanbul Barosu avukatlarından G. Tuncer   tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   A. Baꢀvurunun Kaynağı Olan Olaylar   Baꢀvuran 1965 doğumludur ve yasadıꢀı bir terör örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle 2 Mart   tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından on iki yıl altı ay hapis   cezasına çarptırılmıꢀtır.   Baꢀvuran 1996–2002 tarihleri arasındaki mahkumiyeti boyunca uzun süreli açlık grevi   baꢀlatmıꢀ ve birçok defa tedavi altına alınmıꢀtır.   Adli Tıp Kurumu tarafından 30 Kasım 2001 tarihinde muayene edilen baꢀvurana cezasını   çekmeye elveriꢀli olduğu beyan edilmiꢀtir.   Mart 2003 tarihinde Adli Tıp Kurumu 3 no’lu Đhtisas Dairesi’ne tekrar gönderilen   baꢀvurana Adli tabipler tarafından Wernicke-Korsakoff Sendromu (WKS) teꢀhisi konulmuꢀ   ve cezasının infazının ertelenmesinin uygun olacağı görüꢀü bildirilmiꢀtir.   Edirne Cumhuriyet Savcısı 22 Mayıs 2003 tarihinde CMUK’un 399. maddesinin   uygulanmasına istinaden baꢀvuranın cezasının infazının altı ay süreyle daha ertelenmesine   karar vermiꢀtir.   Ocak 2004 tarihinde baꢀvuranın avukatı verilen farklı raporlar arasında çeliꢀki olması   ıꢀığında Đstanbul DGM’den müvekkilinin Adli Tıp Kurumu Đhtisas Dairesi tarafından yeniden   incelenmesi ve sürenin uzatılması talebinde bulunmuꢀtur.   Ocak 2004 tarihinde bu talepler reddedilmiꢀtir.   Baꢀvuranın avukatı G. Tuncer 27 ꢁubat 2004 tarihinde Tabipler Odası’na baꢀvurarak   sözkonusu raporlara iliꢀkin görüꢀlerini istemiꢀtir. Tabipler Odası 3 Haziran 2004 tarihinde   görüꢀünü bildirmiꢀtir.   AĐHM 24 Haziran 2004 tarihinde, Đçtüzüğün 39. maddesinin uygulanmasına istinaden   baꢀvurandan bir aylık bir süre içinde kendi seçeceği bir hastanenin nöroloji kliniğinde   muayene edilmesini ve bunun sonucundan Mahkeme’nin haberdar edilmesini istemiꢀtir.   AĐHM yine aynı gün Hükümetten baꢀvuranın talebi üzerine önce 25 Temmuz 2004 olan, daha   sonra 25 Ağustos 2004 ve son olarak 8 Eylül 2004 tarihine ertelenen tutukluluk halinin   uzatılmamasını talep etmiꢀtir.   Baꢀvuranın avukatı AĐHM’ye müvekkiline tutuklanmadan önce yapılan ilk tetkiklerin   sonuçlarını iletmiꢀtir.   B. AĐHM’nin soruꢀturma ziyareti   Elli üç kiꢀilik baꢀvurunun bir bölümünü oluꢀturan mevcut baꢀvuruda AĐHM, Đçtüzüğü’nün Ek   A1 maddesi uyarınca ilgili olayların esastan incelenmesini amaçlayan bir soruꢀturma görevini   üstlenmiꢀtir.   Üç doktordan oluꢀan AĐHM bilirkiꢀi heyeti, ceza infaz kurumlarındaki fiziki koꢀulları, sağlık   olanaklarını, aralarında baꢀvuranın da yer aldığı mahkumların nöropsikiyatrik durumlarını   incelemek ve bu kiꢀilerin cezai ehliyetlerinin olup olmadığını tespit etmek amacıyla   Türkiye’de çeꢀitli ziyaretlerde bulunmuꢀtur.   Kendisine yapılan çağrıya uygun olarak gelen baꢀvuran 11 Eylül 2004 tarihinde Çapa Tıp   Fakültesi Hastanesi’nde AĐHM bilirkiꢀi heyeti tarafından muayene edilmiꢀtir.   Bilirkiꢀi heyeti tıbbi görüꢀünü bildirmeden önce baꢀvuranın nörolojik testinin yapılarak   sonucunun iletilmesini istemiꢀtir.   Baꢀvuran bu talebi yerine getirmemiꢀtir.   AĐHM Sekreteryası 15 Mart 2005 tarihli baꢀvurana gönderdiği yazıda sözkonusu raporun 21   Mart 2005 tarihine dek AĐHM’ye iletilmediği takdirde baꢀvurusunun AĐHS’nin 37.   maddesinin uygulanması ile kayıttan düꢀebileceği uyarısında bulunmuꢀtur.   Nisan 2005 tarihinde istenilen raporun ulaꢀmadığını belirtir ikinci bir yazı baꢀvurana   gönderilmiꢀtir.   Baꢀvuran yanıt vermediğinden, 24 Mayıs 2005 tarihinde AĐHM, Hükümetten alması istenilen   geçici önlemin kardırılmasına karar vermiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   Hiçbir bilimsel değeri bulunmayan bir sağlık raporuna dayalı olarak cezasının infazının   kaldırıldığını ifade eden baꢀvuran, yakalandığı Wernicke-Korsakoff hastalığı ile yeniden   hapsedilmesi olasılığının AĐHS’nin 3. maddesine aykırı bir uygulamayı ve cezayı   oluꢀturduğunu ileri sürmektedir.   AĐHM, Mahkeme Sekreteryası tarafından gönderilen birçok yazıyla AĐHM Bilirkiꢀi   Kurulu’nun tavsiye niteliğindeki tamamlayıcı sağlık raporunu elde etme ve alınan geçici   önlemlere riayet etme konusunda baꢀvuranın bilgilendirildiğini dikkate almakta, bu yazılara   baꢀvuranın temsilcisinin vermiꢀ olduğu yanıtların Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi nezdinde   yapılan giriꢀimleri teyit eder ve karꢀılaꢀılan idari güçlükler nedeniyle istenilen raporun elde   edilemediğini öne sürer nitelikte olduğunu gözlemlemektedir.   Bu noktada, yasal temsilci AĐHM’nin dikkat çektiği bu husustaki ihmalini kabul etmekte ve   davanın her aꢀamasında müvekkilinin baꢀvurusunu sürdürmek istediğini eklemektedir.   Bu nedenle, baꢀvuran ꢀu ana kadar ne sözkonusu raporu sunmuꢀ ne de ihmalkâr davrandığını   kabul etmiꢀtir.   Baꢀvuran G. Tuncer tarafından ortaya konulan ve Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi yönetimi   tarafından yaratılan güçlükler olduğu yönündeki tespit desteklenmemiꢀtir ve makul bir   gerekçesi bulunmamaktadır, üstelik ilgilinin baꢀka kuruma gitmesi için hiçbir engel de   bulunmamaktaydı.   Ağustos 2004 tarihinde meydana gelen üzücü olayla ilgili olarak AĐHM, Hükümet   tarafından yapılan açıklamalara ikna olmuꢀtur. Bununla birlikte AĐHM Sekreteryasının 19   Ağustos 2004 tarihinde Hükümet’e göndermiꢀ olduğu ve baꢀvuranın tutukluluk süresinin   uzatılmaması doğrultusunda geçici önlemlerin artırılması yazısıyla birlikte baꢀvuranın on iki   saat boyunca tutulu bulundurulması ulusal yetkililer arasındaki bir iletiꢀim eksikliğinin   sonucu gibi görünmektedir. Benzer bir tutukluluk hali AĐHS’nin 3. maddesinde yer alan   ciddiyet düzeyine ulaꢀmamaktadır (Bkz. Labita-Đtalya kararı, no: 26772/95, § 120, AĐHM   2000-IV). Ayrıca, Hükümetin ꢀu ana dek Đçtüzüğün 39. maddesinde yer alan emarelere riayet   ettiğini, soruꢀturmanın düzenlenmesi ve gidiꢀatı hakkında gerekli kolaylıkları sağladığını,   yapılan hatayı kabul ederek sözkonusu duruma en kısa sürede müdahale ettiğini dikkate   almak gerekir.   Kısaca, baꢀvuran kendisine bu konuda uyarılar yapılmasına karꢀın, baꢀvurusuyla ilintili   olayların gidiꢀatını etkilemede geçerli hiçbir mazereti ortaya koymamıꢀtır.   Sonuç olarak AĐHM, AĐHS’nin 37 § 1 c) maddesi uyarınca baꢀvurunun sürdürülmesinde bir   yarar olmadığına itibar etmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   Baꢀvurunun kayıttan düꢀürülmesine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddesine   uygun olarak 10 Kasım 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło