51423/99
WyrokETPCz2008-04-24ECLI:CE:ECHR:2008:0424JUD005142399
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego i postępowania o odszkodowanie za niesłuszne aresztowanie naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że długość postępowania karnego, trwającego około 18-19 lat (z czego część podlegała jurysdykcji Trybunału), była nadmierna i naruszyła art. 6 ust. 1 Konwencji. Podobnie, postępowanie o odszkodowanie, trwające ponad sześć lat, również przekroczyło rozsądny termin. Trybunał zastosował swoje ugruntowane kryteria oceny rozsądnego terminu, takie jak złożoność sprawy, zachowanie skarżących i władz krajowych oraz stawka w grze. W odniesieniu do art. 1 Protokołu nr 1, Trybunał stwierdził, że opóźnienie w wypłacie odszkodowania nie spowodowało rzeczywistej utraty wartości, co wykluczyło naruszenie prawa własności.Stan faktyczny
Skarżący, Kahraman Yılmaz, Bilal Arıkan, Birol Ayten, Ali Dilli i Ahmet Cihan, obywatele tureccy, zostali zatrzymani w latach 1980-1981 pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji. Po okresie aresztu i długotrwałym postępowaniu karnym, które trwało około 18-19 lat, zostali uniewinnieni w 1999 roku. Następnie, w 1999 roku, złożyli wnioski o odszkodowanie za niesłuszne aresztowanie na podstawie ustawy nr 466. Postępowania odszkodowawcze również trwały kilka lat, a jeden ze skarżących, Ahmet Cihan, otrzymał odszkodowanie z opóźnieniem i bez odsetek.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. uznał skargi dotyczące art. 5 ust. 1 lit. c), 3, 5 i 13 za niedopuszczalne, a pozostałe za dopuszczalne; 2. stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji w odniesieniu do postępowania karnego przeciwko skarżącym; 3. stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji w odniesieniu do postępowania o odszkodowanie wszczętego przez skarżącego Ahmeta Cihana na podstawie ustawy nr 466; 4. uznał, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi dotyczącej art. 8 Konwencji; 5. stwierdził brak naruszenia art. 1 Protokołu nr 1; 6. zasądził zadośćuczynienie pieniężne na rzecz skarżących za szkody niemajątkowe oraz zwrot kosztów i wydatków; 7. oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
KAHRAMAN YILMAZ VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 51423/99 )
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Nisan 2008
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup bazı
ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan ve 51423/99 numaralı baꢀvurunun nedeni T.C.
vatandaꢀları Kahraman Yılmaz, Bilal Arıkan, Birol Ayten, Ali Dilli ve Ahmet Cihan’ın
(baꢀvuranlar) 25 Haziran 1999 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) Temel
Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin
(AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul barosu
avukatlarından M. A. Kırdök tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
1. DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuranlar Kahraman Yılmaz (K.Y.), Birol Arıkan (B.A.), Birol Ayten (B.A.Y.), Ali Dilli
(A. D.) ve Ahmet Cihan (A.C.) sırasıyla 1955, 1956, 1959, 1956 ve 1954 doğumlu olup
Đstanbul’da ikamet etmektedir.
A. Baꢁvuranlar hakkında yürütülen ceza süreci hakkında
Đstanbul polisi 26 Ağustos 1980 yılında A.D.’yi gözaltına almıꢀtır.
Đstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler sırasıyla 29 Ekim, 18 ve 24 Aralık 1980 ve 29
Ocak 1981 tarihlerinde B.A., B.A.Y., A.C., ve K.Y.’yi de gözaltına almıꢀtır. Baꢀvuranların
yasadıꢀı TKP/ML-TĐKKO örgütü (Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist, Türkiye Đꢀçi
Köylü Kalkınma Ordusu) mensubu olmalarından ꢀüphelenilmekteydi.. ila 56 gün arasında değiꢀen gözaltı süresinde baꢀvuranlar Đstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi
(Sıkıyönetim Mahkemesi) önüne çıkarılmıꢀ ve tutuklanmıꢀlardır. Haziran 1983 tarihli bir karar ile B.A.Y. serbest bırakılmıꢀtır.
Cumhuriyet savcısı 12 ꢁubat 1984 tarihli iddianame ile baꢀvuranları (ayrıca diğer 47 kiꢀiyi)
Devletin anayasal düzenini yıkma amacını güden yasadıꢀı bir örgütün mensubu olmakla
suçlamıꢀtır.
Sıkıyönetim Mahkemesi 6 Eylül 1985 tarihinde A. C.’yi serbest bırakmıꢀtır.
Baꢀvuranlar K.Y., A.D., ve B.A. sırasıyla, 8 Kasım 1985, 22 Mart ve 18 Eylül 1986
tarihlerinde serbest bırakılmıꢀlardır.
Sıkıyönetim Mahkemesi 22 Mart 1988 tarihli bir karar ile baꢀvuranları suçlu bulmuꢀ ve hapis
cezasına çarptırmıꢀtır.
Askeri Yargıtay 19 Haziran 1991 tarihinde 22 Mart 1988 tarihli kararı bozmuꢀtur.
Sıkıyönetim Mahkemesi 10 Haziran 1993 tarihinde baꢀvuranların beraatına karar vermiꢀtir.
Yargıtay 27 Aralık 1999 tarihinde bu kararı onamıꢀtır.
B. 466 sayılı Kanun’a dayalı tazminat süreci Mart 1999 tarihinde K.Y., A.D., B.A., ve B.A.Y., ve 26 Mart 1999 tarihinde A.C.
Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde (Ağır Ceza Mahkemesi) 466 sayılı Kanun’un
hükümlerine dayalı olarak tutuklulukları sonucunda uğradıkları zararın giderilmesi için [ayrı
ayrı] tazminat davaları açmıꢀlardır.
Ağır Ceza Mahkemesi 26 Aralık 2000 tarihinde aldığı kararlarla baꢀvuranlar K.Y., A.D.,
B.A., ve B.A.Y.’nin baꢀvurusunu kabul etmiꢀ ve adıgeçenlere 466 sayılı Kanun’un 1.
maddesinin 6. paragrafına uygun olarak tazminat ödenmesine karar vermiꢀtir.
Yargıtay 21 Mayıs 2001 tarihinde 26 Aralık 2000 tarihli kararların tüm hükümlerini
onamıꢀtır.
A.C.’nin tazminat talebi Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 29 Nisan 2003 tarihinde kabul
edilmiꢀtir. Bununla birlikte, Yargıtay 10 Nisan 2003 tarihinde ilk derece mahkemesinin
kararını bozmuꢀtur.
Ağır Ceza Mahkemesi 21 Kasım 2003 tarihinde temyizden dönen Yargıtay’ın kararına uygun
hareket etmiꢀ ve baꢀvuran A.C.’ye yasal faiz yansıtılmadan maddi ve manevi tazminat baꢀlığı
altında 10.000.599.962 TL. (5.743 Euro) ödenmesine karar vermiꢀtir.
Yargıtay 4 Nisan 2005 tarihinde 21 Kasım 2003 tarihli kararı onamıꢀtır. Bu karar 2 Mayıs tarihinde Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nin kaleminde tarafların bilgisine
sunulmuꢀtur.
Ocak 2006 yılında Adalet Bakanlığı, 4 Nisan 2005 tarihinde nihai hale gelen 21 Kasım 2003
tarihli kararın icrası ile ilgili olarak baꢀvuran A.C.’nin avukatına 10.800 YTL. (yaklaꢀık 6.353
Euro) tutarında ödeme yapmıꢀtır.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 5/1 c), 3., 5., VE 13. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Baꢀvuranlar AĐHS’nin 5/1 c), 3., 5., ve 13. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.
Baꢀvuranlar bu bağlamda tutuklanmalarının kanunsuz oluꢀuna ve tutukluluk süresinin
aꢀırılığına atıfta bulunmaktadır. Baꢀvuranlar ayrıca 466 sayılı Kanun’un uğramıꢀ oldukları
zararı telafi edici etkili bir baꢀvuru yolu sunmadığını öne sürmektedir.
Hükümet AĐHM’nin bu ꢀikayetleri değerlendirmede ratione temporis bakımından yetkisiz
olduğu yönünde itiraz etmektedir.
AĐHM, Türkiye’ye karꢀı yapılan baꢀvurularda ratione temporis bakımından yetkisinin
Türkiye’nin bireysel baꢀvuru hakkını kabul ettiği 28 Ocak 1987 tarihinde baꢀladığını
hatırlatmaktadır (Bkz. son olarak Yedikule Surp Pirgiç Ermeni Hastanesi Vakfı-Türkiye
kararı, no: 50147/99 ve 51207/99, 14 Haziran 2005 ve Akıllı-Türkiye kararı 11 Nisan 2006,
no: 71868/01).
Baꢀvuranların tutuklanmaları ile ilgili olarak, AĐHM, en yakın tarihlisinin 18 Eylül 1986
tarihinde sona erdiği tespitini yapmaktadır. AĐHM bu durumda AĐHS’nin 5/1 c) ve 3.
maddeleri bakımından yapılan ꢀikayetlerin incelenmesinde ratione temporis bakımından
kendisini yetkisiz ilan etmektedir.
AĐHS’nin 13. maddesiyle birlikte 5/5 maddesi hakkındaki ꢀikayete iliꢀkin ise, AĐHM daha
hususi olarak nitelendirdiği yalnızca 5/5 maddesi bakımından baꢀvuruyu inceleyeceğini ifade
etmektedir.
AĐHM bu maddenin öngördüğü tazminat hakkının varit olabilmesi için, bir ihlal yapıldığının,
daha önce ulusal merciler veya AĐHS’nin organlarından biri tarafından tespit edilmiꢀ olması
gerektiğini hatırlatır (Bkz. Bouchet-Fransa kararı no: 33591/96, 20 Mart 2001 ve N.C.-Đtalya
kararı no: 24952/94). Dava konusu olaylara iliꢀkin ulusal merciler tarafından AĐHS’nin 5.
maddesinin 1. ila 4. paragraflarının ihlal edildiği tespit edilmemiꢀtir. Ağır Ceza Mahkemesi
tarafından 466 sayılı Kanun’un uygulanarak tazminata hükmedilmesi, sözkonusu yasaya
dayanarak alınan kararın hem kabuledilebilirlik ꢀartları hem sonuçları bakımından AĐHS’nin
5. maddesinin 1. ve 3. paragraflarındaki çerçeveden farklı bir çerçevede yer alması nedeniyle,
AĐHS’nin 5. maddesinin 1. ila 4. paragraflarının ihlalinin tespiti sayılmaz. (Bkz. mutatis
mutandis Sinan Tanrıkulu vd.-Türkiye kararı no: 50086/99, 3 Mayıs 2007 ve Bauduin-Fransa
no: 28692/95, Komisyon’un 16 Ekim 1996 tarihli kararı). Öte yandan, yukarıda sözü edilen
maddeler ratione temporis bakımından AĐHM’nin inceleme kapsamına girmemektedir.
Sonuç olarak bu ꢀikayet ratione materiae açısından bağdaꢀmamaktadır ve AĐHS’nin 35.
maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak reddedilmelidir.
II. AĐHS’NĐN 6/1 VE 8. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar haklarında açılan ceza davasının uzunluğunun AĐHS’nin 6/1 maddesinde yer alan
«makul süre» ilkesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmektedirler.
Baꢀvuranlar ayrıca bu davanın özel ve aile yaꢀamlarına olumsuz etkilerinin yansıdığını
belirterek AĐHS’nin 8. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.
Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
AĐHM dava dosyasını göz önüne alarak, sözkonusu ꢀikayetleri sadece 6. maddenin 1.
paragrafı çerçevesinde esas olarak yapılan uzun yargılama ꢀikayeti inceleyecektir. AĐHS’nin
35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder.
B. Esasa dair
AĐHM dikkate alınması gereken dönemin baꢀvuranların sırasıyla yakalandıkları 26 Ağustos, Ekim, 18 ve 24 Aralık 1980 ve 29 Ocak 1981 tarihlerinde baꢀlayıp, Yargıtay’ın
baꢀvuranların beraat kararını onadığı 27 Aralık 1999 tarihinde sona erdiği saptamasını
yapmaktadır. Ceza süreci iki dereceli mahkemede iki defa ele alınan yargılama kapsamında
her bir baꢀvuran için yaklaꢀık on sekiz ila on dokuz yıl sürmüꢀtür.
Bununla birlikte AĐHM yalnızca Türkiye’nin bireysel baꢀvuru hakkını tanıyan beyanın
verildiği 28 Ocak 1987 tarihinden itibaren geçen süreyi değerlendirmeye alacaktır. Ancak,
sözkonusu beyanın yapıldığı tarihte davanın içinde bulunduğu durumu da dikkate alacaktır.
(Bkz. Mitap ve Müftüoğlu-Türkiye 25 Mart 1996, Cankoçak-Türkiye no: 25182/94 ve
26956/95, 20 ꢁubat 2001 ve ꢁahiner-Türkiye kararları no: 29279/95). Bu durumda sözkonusu
tarihte, ilk dereceli mahkemede dava baꢀvuranların her biri için yaklaꢀık altı ila yedi yıldır
sürmekteydi.
AĐHM yargılama süresinin uygunluğunun davanın ꢀartları ıꢀığında ve davanın karmaꢀıklığı,
baꢀvuran ve ilgili mercilerin tutumu ve ihtilafta yer alan baꢀvuran için neyin tehlikede olduğu
gibi, içtihadında yerleꢀmiꢀ ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (bkz.
diğerleri yanında Pélissier ve Sassi – Fransa [BD], 25444/94).
AĐHM bundan önce de bu baꢀvurudakine benzer sorunları ortaya koyan davaların ele
alındığını ve bunların 6/1 maddesinin ihlali ile sonuçlandığını kaydetmektedir. AĐHM
mahkemeye sunulan tüm delil unsurlarını incelemiꢀ ve Hükümetin Mahkemenin bu davada
farklı bir sonuca ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını
belirlemiꢀtir. Mahkemenin bu yöndeki yerleꢀik içtihadını göz önünde bulunduran AĐHM
sözkonusu yargı sürecinin uzunluğunun aꢀırı ve «makul süre» koꢀuluna aykırı olduğu
sonucuna varmıꢀtır.
Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
III. BAꢀVURAN AHMET CĐHAN TARAFINDAN ÖNE SÜRÜLEN EK 1 NO’LU
PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN VE AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ’NĐN ĐHLAL
EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran Ahmet Cihan (A.C.) tazminat sürecinin uzun sürmesinin, özellikle 466 sayılı Kanun
ile öngörülen tazminatların yetersiz kalmasının, geç ödenmesinin ve bunlara gecikme faizinin
yansıtılmamasının AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlaline
yol açtığını ileri sürmektedir.
B. Esas hakkında
Hükümet baꢀvuranın 466 sayılı Kanun’a dayalı yapmıꢀ olduğu tazminat talebinin akabinde
hükmün makul bir süre zarfında verildiğini ve ödemenin mümkün olan en kısa zaman
zarfında gerçekleꢀtirildiğini savunmaktadır.
Baꢀvuran ꢀikayetlerini yinelemektedir.
AĐHS’nin 6/1 maddesi
AĐHM dikkate alınması gereken dönemin baꢀvuranın tazminat talebiyle Ağır Ceza
Mahkemesi’ne baꢀvurduğu 26 Mart 1999 tarihinde baꢀlayıp, 2 Mayıs 2005 tarihinde tarafların
Yargıtay’ın 4 Nisan 2005 tarihli kararını Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi kaleminden
edinmeleri ile sona erdiği saptamasını yapmaktadır. Yargılama her birinde iki kez ele alınan
iki dereceli mahkeme için altı yıldan fazla sürmüꢀtür.
AĐHM tarafların mahkemeye sunmuꢀ olduğu tüm bilgileri incelemiꢀ ve sözkonusu yargı
sürecinin uzunluğunun aꢀırı ve «makul süre» koꢀuluna aykırı olduğu sonucuna varmıꢀtır.
Sonuç olarak AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi
AĐHM, 21 Kasım 2003 tarihinde alınan ve 4 Nisan 2005 tarihinde Yargıtay’ın onaması ile
kesinleꢀen karar ile Ağır Ceza Mahkemesi’nin maddi ve manevi zarar baꢀlığı altında
baꢀvurana 10.000.599.962 TL ödenmesine karar verdiğini tespit etmektedir. Baꢀvuran nihai
kararın ardından yaklaꢀık dokuz ay sonra Ocak 2006’da 10.800 YTL’lik (yaklaꢀık 6.353
Euro) tazminat almıꢀtır.
AĐHM’ye göre baꢀvuranın alacak hakkı 4 Nisan 2005’te Yargıtay’ın onama kararı ile tespit
edilmiꢀtir. Sonuç olarak alacak hakkına iliꢀkin olarak ꢀikayetin davanın uzunluğuna iliꢀkin
bölümü dayanaktan yoksundur. Tazminatın yetersiz kaldığı iddiasına iliꢀkin AĐHM, ulusal
mahkemelerin ne kadar tazminata hükmetmeleri gerektiği konusunda görüꢀ bildirme niyetinde
değildir. Buna karꢀın Đdarenin ödemeyi gerçekleꢀtirme süresinin Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.
maddesi uyarınca baꢀvuranı maddi açıdan zarara uğratıp uğratmadığının bilinmesi gerekir.
AĐHM bu bağlamda Akkuꢀ-Türkiye (9 Temmuz 1997) kararında yer alan hesaplama
yöntemine göndermede bulunarak maddi bir zararın olup olmadığını değerlendirmek
bakımından baꢀvurana yapılan ödeme ile, gecikme dönemindeki paranın değer kaybı dikkate
alınarak ödenecek miktarda düzeltme yapılarak ödeme yapılsaydı, arada doğacak farkın tespit
edilmesi gerektiğini hatırlatır. Bu hesaplama yöntemi ıꢀığında AĐHM, baꢀvuranın gerçek bir
değer kaybına uğradığı kanısında değildir.
Bu nedenle, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmemiꢀtir.
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine
karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi
edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil
tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuran Kahraman Yılmaz 33.930 YTL (yaklaꢀık 19.987 Euro) maddi ve 2.000 Euro
manevi tazminat talep etmektedir.
Bilal Arıkan 43.875 YTL (25.845 Euro) maddi ve 25.000 Euro manevi tazminat talep
etmektedir.
Ali Dilli 40.950 YTL maddi ve 25.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Birol Ayten n 16.965 YTL (9.993 Euro) maddi ve 10.000 Euro manevi tazminat talep
etmektedir.
Ahmet Cihan 33.930 YTL (19.987 Euro) maddi ve 30.000 manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet makul olmadığı gerekçesiyle bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM tespit edilen ihlal kararları ile öne sürülen maddi zararlar arasında bir illiyet bağı
kuramamakta ve bu yönde yapılan talepleri reddetmektedir. Buna karꢀın baꢀvuranların
yargılama süresinin uzunluğu nedeniyle maruz kaldıkları manevi zararın yalnızca ihlal tespiti
ile giderilmeyeceğine itibar etmektedir. AĐHM hakkaniyete uygun olarak baꢀvuranlar Birol
Arıkan, Ali Dilli ve Birol Ayten’in her birine manevi tazminat baꢀlığı altında 10.000 Euro
ödenmesini kararlaꢀtırmaktadır. AĐHM, Ahmet Cihan’a 12.000 Euro, Kahraman Yılmaz’a ise
talep ettiği 2.000 Euro’nun tamamının verilmesine karar vermiꢀtir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuranlar iç hukukta ve AĐHM nezdinde yapmıꢀ oldukları yargı giderleri için 13.310 YTL
(7.840 Euro) talep etmektedir. Bu miktarların dağılımı ꢀu ꢀekildedir: 13.000 YTL (7657 Euro)
avukatlık ücreti ve 310 YTL (183 Euro) diğer harcamalar için. Baꢀvuranlar Đstanbul
barosunun avukatlık ücret tarifesini sunmaktadırlar. Baꢀvuranlar Birol Ayten, Bilal Arıkan ve
Ahmet Cihan ayrıca avukatlık ücreti talep etmektedir.
Hükümet bu miktarlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM’nin yerleꢀik içtihadına göre bir baꢀvuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. Bu baꢀvuruda mahkemeye sunulan unsurlar ve
sözü edilen kıstaslar göz önüne alındığında AĐHM, yargı giderlerine iliꢀkin baꢀvuranlara
ortaklaꢀa 1.500 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı
faiz oranına 3 puanlık bir artıꢀ eklenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. AĐHS’nin 5/1 c), 3., 5., ve 13. maddelerine yönelik ꢀikayetlerin kabuledilemez, bunun
dıꢀında kalanların kabuledilebilir olduğuna;
2. Baꢀvuranlar hakkındaki yargı sürecine iliꢀkin AĐHS’nin 6/1 maddesi’nin ihlal edildiğine;
3. Baꢀvuran Ahmet Cihan tarafından 466 sayılı Kanun’a dayalı açılan tazminat süreci ile ilgili
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
4. AĐHS’nin 8. maddesine yönelik ꢀikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
5. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmediğine;
6. a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere
Savunmacı Hükümetin manevi tazminat olarak:
i.
Baꢀvuranlar Bilal Arıkan, Ali Dilli ve Birol Ayten’in her birine 10.000 (on bin)
Euro ödemesine;
ii.
Ahmet Cihan’a 12.000 (on iki bin) Euro ödemesine;
iii.
iv.
Kahraman Yılmaz’a 2.000 (iki bin) Euro ödemesine;
Yukarıda belirtilen miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;
b) yine belirlenen üç aylık süre içinde Savunmacı Hükümetin yargı giderleri için baꢀvuranlara
ortaklaꢀa 1.500 (bin beꢀ yüz) Euro ödemesine;
c) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının
üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına,
7. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 24 Nisan 2008 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
8
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło