51964/99

WyrokETPCz2008-01-31ECLI:CE:ECHR:2008:0131JUD005196499

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźniona wypłata odszkodowania za wywłaszczenie oraz niewystarczające stopy odsetek ustawowych, które nie rekompensują inflacji, stanowią naruszenie prawa do poszanowania mienia zgodnie z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że znaczne opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, w połączeniu z ustawową stopą odsetek, która nie nadążała za wysoką inflacją, nałożyło na skarżącego „niezwykłe i nieproporcjonalne obciążenie”. To zachwiało „sprawiedliwą równowagą” między wymogami interesu ogólnego a ochroną prawa własności, prowadząc do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1. Trybunał podkreślił, że za opóźnienie odpowiedzialna była wyłącznie administracja wywłaszczająca.
Stan faktyczny
Władze miejskie Stambułu wywłaszczyły grunt należący do skarżącego Dursuna Uysala. Skarżący wniósł sprawę do sądów krajowych o podwyższenie odszkodowania, które zostało przyznane, ale wypłacone z opóźnieniem. W okresie od wywłaszczenia do faktycznej płatności, wysoka inflacja spowodowała znaczną utratę wartości odszkodowania, której nie zrekompensowała niewystarczająca stopa odsetek ustawowych. Skarżący zmarł w trakcie postępowania, a jego spadkobiercy kontynuowali sprawę.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza dopuszczalność pozostałej części skargi. 2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Zasądza na rzecz spadkobierców skarżącego 475 000 EUR tytułem szkody majątkowej, wraz z odsetkami. 4. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   UYSAL - TÜRKĐYE DAVASI   (Başvuru no: 51964/99)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ocak 2008   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafında belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecek olup bazı ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (51964/99) no’lu davanın nedeni (T.C.   vatandaꢀı) Dursun Uysal’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 19   Haziran 1999 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması   Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran 17 Mart 2003 tarihinde vefat etmiꢀtir. Çocukları Mümtaz Uysal, Eren Uysal, Selma   Uysal Diktaꢀ, Mücella Uysal Aslan, Mukadder Uysal ve eꢀi Adile Uysal 22 Mart 2005 tarihli   mektuplarında, mirasçı sıfatıyla baꢀvurunun devam etmesi yönündeki niyetlerini   bildirmiꢀlerdir.   Her ne kadar çocukları ve eꢀi halihazırda baꢀvuran sıfatını haiz olsa da pratik gerekçelerden   dolayı mevcut kararda Dursun Uysal ‘baꢀvuran’ olarak anılmaya devam edilecektir (bkz.,   sözgelimi, Dalban – Romanya, no: 28114/95).   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢀULLARI   Đstanbul Büyükꢀehir Belediyesi baꢀvurana ait bir araziyi istimlak etmiꢀtir. Baꢀvuran, 21   Kasım 1996 tarihinde kamulaꢀtırma bedelinin artırımı talebiyle Bakırköy Asliye Hukuk   Mahkemesine baꢀvurmuꢀtur.   Mahkeme 13 Kasım 1997 tarihinde aldığı bir kararla, baꢀvurana, yasal gecikme faizi 25   Kasım 1996 tarihinden itibaren iꢀletilmek suretiyle 131.974.000.000 TL ek kamulaꢀtırma   tazminatı ödenmesine hükmetmiꢀtir.   Belediyenin temyiz baꢀvurusu üzerine Yargıtay, dosyadaki muhtelif unsurların yeniden   incelenmesi amacıyla 13 Kasım 1996 tarihli kararı bozmuꢀtur.   Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi 3 Aralık 1998 tarihli kararında Yargıtay kararına uymak   suretiyle ek kamulaꢀtırma tazminatı tutarını aꢀağı çekerek baꢀvurana gecikme faizi 25 Kasım   tarihinden itibaren iꢀletilmek üzere 79.971.000.000 TL1 ödenmesine hükmetmiꢀtir.   Yargıtay 6 Nisan 1999 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır. Yargıtay 6   Nisan 1999 tarihli kararın düzeltilmesi talebini ise 27 Eylül 1999 tarihinde reddetmiꢀtir.   Baꢀvuranlar, belediye tarafından ödenmemesi halinde alacaklarını talep etme hakları saklı   kalmak kaydıyla belediye malları üzerindeki haciz kararının kaldırılmasını kabul etmiꢀlerdir.   Buna karꢀılık belediye ödemesi gereken tazminat tutarlarını 6 Mayıs 1999 ve 3 Haziran 1999   tarihlerinde ödemeyi taahhüt etmiꢀtir.   Đstanbul Büyükꢀehir Belediyesi 10 Haziran 1999 tarihinde 166.825.000.000 TL2 tutarında bir   ödeme yapmıꢀtır.   Yaklaꢀık 828.973 ABD Doları karꢀılığı (mahkemeye baꢀvurunun yapıldığı tarih olan 1996 yılı Kasım ayı için   geçerli döviz kuru üzerinden hesaplanmıꢀtır)   Yaklaꢀık 406.890 ABD Doları karꢀılığı (1999 yılı Haziran ayı için geçerli döviz kuru üzerinden   hesaplanmıꢀtır)   HUKUK   I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ   ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, kamulaꢀtırma bedelinin artırımı davasının açıldığı dönemden hükmedilen   meblağların efektif olarak ödendiği döneme kadar geçen süre zarfında parada meydana gelen   yüksek değer kaybının telafisi için uygulanan yasal gecikme faizi oranının yetersiz kalması ve   ek kamulaꢀtırma tazminatının geç ödenmesi sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden   ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran bu hususta 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta   bulunmaktadır.   A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin   Hükümet mevcut baꢀvurunun iç hukuktaki yargılamanın sonuçlanmasından önce yapılması   nedeniyle iç hukuk yollarının tüketilmediğine dikkat çekmektedir.   Bir baꢀvuranın AĐHM’ye baꢀvurmadan önce iç hukuktaki muhtelif baꢀvuru yollarını gereği   gibi kullanma yükümlüğü olduğu ilke olarak doğruysa da, mevcut davada olduğu gibi,   baꢀvuru sunulduktan kısa bir süre sonra, ancak kabuledilebilirliğe iliꢀkin bir hüküm   verilmesinden evvel bu baꢀvuru yollarının son aꢀamasına varılmıꢀ olmasına müsamaha   edilmesi mümkündür (E.K. – Türkiye, no: 28496/95, 28 Kasım 2000). Bu itibarla AĐHM,   Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmediği yönündeki itirazını reddeder.   Hükümet ayrıca baꢀvuranın AĐHS’nin ihlali nedeniyle mağdur olduğunu iddia edemeyeceğini   belirtmektedir. Hükümet, baꢀvuranın belediye malları üzerindeki haczin kaldırılmasına rıza   gösterdiğini kanıtlayan bir belge sunmaktadır. Hükümete göre baꢀvuranın bu talebi kendisine   ödenen meblağdan tatmin olduğunun ve mevcut ihtilafın sona erdiğinin bir beyanıdır.   AĐHM sözkonusu belgenin, baꢀvuran tarafından kendi önünde sunulan ꢀikayetlerin esasına   iliꢀkin olmadığını tespit etmektedir. Baꢀvuranın AĐHM önünde dile getirdiği ꢀikâyetler, yasal   gecikme faizi oranının enflasyon oranının oldukça altında kalmasına ve belediyenin borçlarını   geç ödemesinden kaynaklanan zarara iliꢀkindir. Ayrıca baꢀvuran, ulusal mahkemeler önünde   daha yüksek bir tazminat elde etme imkanından vazgeçtiğini belirtmediği gibi halihazırda 1   No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi yönünden AĐHM’ye yaptığı taleplere iliꢀkin olarak bir   tatmin elde ettiğine de iꢀaret etmemiꢀtir. Bu noktada mevcut dava, baꢀvuranların ihtilafa   iliꢀkin tüm iddialarından vazgeçtikleri diğer kabuledilemez davalardan ayrılmaktadır (bkz.,   diğerleri arasında, Hüseyin Sarı – Türkiye, no: 14798/03, 29 Eylül 2005).   Bu itibarla AĐHM, baꢀvuranın 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlalinin mağduru   olduğunu iddia edebileceği kanaatindedir.   Đçtihadından (bkz., bilhassa, Aka, adıgeçen) doğan kıstasların ıꢀığında elindeki unsurların   tamamını dikkate alan AĐHM ꢀikayetin esastan incelenmesi gerektiği neticesine varmaktadır.   AĐHM, bu ꢀikayetin baꢀka herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını tespit   etmektedir.   B. Esasa iliꢁkin   Mevcut davadakine benzer meseleleri gündeme getiren davaları müteaddit defalar incelemiꢀ   olan AĐHM bu davalarda 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀti   (bkz. adıgeçen Akkuꢀ, prg. 30-31, ve Aka kararı, prg. 50-51).   AĐHM, mevcut davada farklı bir sonuca varabilmesi için Hükümetin, ikna edici herhangi bir   olay ya da argüman sunmadığını kaydetmektedir. Ulusal mahkemeler tarafından hükmedilen   ek kamulaꢀtırma bedelinin geç ödenmesinden yalnızca kamulaꢀtırmayı yapan idare   sorumludur. Ek kamulaꢀtırma bedelinin geç ödenmesi baꢀvuranı, mülkünün   kamulaꢀtırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuꢀtur. Bu zarar, yasal gecikme faizi   oranının enflasyon oranı karꢀısında yetersiz kalması neticesinde ikiye katlanmıꢀtır.   Baꢀvuranın alacağının, arazisinin kamulaꢀtırıldığı dönemdeki değeriyle, efektif olarak   ödemenin yapıldığı dönemdeki değeri arasındaki fark AĐHM’yi, baꢀvuranın, genel yararın   gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında olması gereken adil dengeyi   bozan alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düꢀünmeye   sevk etmektedir.   Bu itibarla 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuran maddi tazminat olarak 656.562 Euro talep etmektedir. Manevi tazminata iliꢀkin   olarak baꢀvuran herhangi bir talepte bulunmamaktadır.   Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.   Aka davasında benimsenen hesap yöntemini göz önünde bulunduran AĐHM, ilgili ekonomik   veriler ıꢀığında, maddi tazminat olarak baꢀvurana 475.000 Euro ödenmesine hükmetmektedir.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin herhangi bir talepte bulunmadığından bu   yönde bir meblağın ödenmesine hükmetmeye gerek yoktur (Wilkeens – Belçika, no: 50859/99,   prg. 27, 24 Nisan 2003, ve Roobaert – Belçika, no: 52231/99, prg. 24, 29 Temmuz 2004).   C. Gecikme faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç   puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun geri kalanının kabuledilebilir olduğuna;   2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet   tarafından, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak baꢀvuranın   varislerine 475.000 Euro (dört yüz yetmiꢀ beꢀ bin Euro) ödenmesine ;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına ;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine ;   Karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 31 Temmuz 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło