52083/99
WyrokETPCz2006-05-04ECLI:CE:ECHR:2006:0504JUD005208399
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy sześciodniowe zatrzymanie skarżących bez niezwłocznego postawienia ich przed sędzią oraz brak skutecznego środka odwoławczego do zakwestionowania legalności tego zatrzymania naruszyły art. 5 ust. 3 i art. 5 ust. 4 Europejskiej Konwencji Praw Człowieka?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym zatrzymanie trwające cztery dni i sześć godzin bez kontroli sądowej przekracza granice czasowe określone w art. 5 ust. 3 Konwencji, nawet w kontekście terroryzmu. Sześciodniowe zatrzymanie skarżących bez postawienia ich przed sędzią również stanowiło naruszenie. W odniesieniu do art. 5 ust. 4, Trybunał uznał, że krajowy środek odwoławczy był nieskuteczny, ponieważ sędziowie nie wydawali decyzji o zwolnieniu, nawet gdy przekroczono ustawowe terminy, a zatrzymani nie byli stawiani przed sędzią, który jedynie analizował akta sprawy.Stan faktyczny
Emrullah Maçin i Rıza Maçin zostali aresztowani 29 września 1998 roku przez funkcjonariuszy policji z Wydziału Antyterrorystycznego w Diyarbakır pod zarzutem pomocy i podżegania do działalności PKK. Byli przetrzymywani przez około sześć dni. Rıza Maçin został zwolniony 5 października 1998 roku, natomiast Emrullah Maçin został tymczasowo aresztowany. Skarżący twierdzili, że nie zostali niezwłocznie postawieni przed sędzią i nie mieli dostępu do skutecznego środka odwoławczego w celu zakwestionowania legalności ich zatrzymania.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie odrzucił zarzut wstępny Rządu. Stwierdził naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. Stwierdził naruszenie art. 5 ust. 4 Konwencji. Zasądził każdemu ze skarżących po 1 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe. Zasądził 1 500 EUR tytułem kosztów i wydatków, pomniejszone o 685 EUR otrzymanej pomocy prawnej. Odrzucił pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
MAÇĐN- TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 52083/99)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Mayıs 2006
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
bazı düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (52083/99) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu
ülke vatandaꢀı olan Emrullah Maçin ve Rıza Maçin’in (baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları
Mahkemesi’ne (AĐHM) 15 Mart 1999 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesinin Temel
Đnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.
Adli yardımdan faydalanan baꢀvuranlar, AĐHM önünde Diyarbakır Barosu
avukatlarından Mesut Beꢀtaꢀ ve Meral Beꢀtaꢀ tarafından temsil edilmektedirler.
OLAYLAR
I. DAVA KOꢀULLARI
Baꢀvuranlar, sırasıyla 1974 ve 1962 doğumludur. Eylül 1998 tarihinde saat 17:30’a doğru R. Maçin, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü
Terörle Mücadele ꢁubesi’ne bağlı polis memurları tarafından PKK’ya yardım ve yataklıktan
yakalanıp gözaltına alınmıꢀtır.
Aynı gün saat 18:40’a doğru E. Maçin, PKK’ya karꢀı yürütülen bir operasyon
çerçevesinde Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ꢁubesi polisleri tarafından Ergani’de
yapılan yol kontrolü sonucu yakalanmıꢀ ve gözaltına alınmıꢀtır. Düzenlenen tutanakta E.
Maçin’in sahte nüfuz cüzdanı taꢀıdığından ꢀüphe edildiği kaydedilmiꢀtir. Eylül 1998 tarihinde düzenlenen ifade tutanağında E. Maçin sözkonusu örgüte üye
olduğunu ve bu örgüt içinde faaliyet gösterdiğini kabul etmiꢀtir. Ekim 1998 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü, Diyarbakır Devlet Güvenlik
Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı’ndan baꢀvuranların gözaltı sürelerinin iki gün uzatılması
talebinde bulunmuꢀ, aynı gün Savcılık, sözkonusu talebi yerine getirmiꢀtir.
Ekim 1998 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’nın talebi üzerine Devlet Güvenlik
Mahkemesi, delillerin toplanmasındaki güçlükler, sanıkların sayısı ve soruꢀturmanın henüz
sonuçlanmamıꢀ olmasını dikkate alarak baꢀvuranların gözaltı sürelerini üç gün uzatmıꢀtır. Ekim 1998 tarihinde, DGM hakimi R. Maçin’in tutuksuz yargılanmak üzere
salıverilmesine, E. Maçin’in ise tutuklu yargılanmasına karar vermiꢀtir.
Ekim 1998 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı baꢀvuranlarla birlikte diğer sekiz kiꢀiyi
PKK’ya üye olmak, örgüt içinde silahlı faaliyet yürütmek ve sözkonusu örgüte yardım ve
yataklık etmekle suçlayarak, E. Maçin’in Türk Ceza Kanunu’un 125. maddesi, R. Maçin’in
ise Türk Ceza Kanunu’un 169. ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’un 5. maddeleri
gereğince mahkum edilmelerini istemiꢀtir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 5 §§ 3. VE 4. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 5 §§ 3. ve 4. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmektedirler.
A. Ön itiraz
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazını yöneltmekte ve baꢀvuranların,
gözaltında tutulmalarının yasalara uygunluğuna itiraz edebilmeleri için hukuki yollara
baꢀvurma haklarının bulunduğunu ileri sürmektedir. Bu itibarla Hükümet, Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128 § 4. maddesi uyarınca, DGM’lerin yetki alanına giren
bir suçu iꢀlemiꢀ olmakla suçlanan kiꢀilerin, ꢀahsen veya yakınları vasıtasıyla gözaltında
tutulmalarına itiraz edebileceklerini vurgulamaktadır. Oysa baꢀvuranlar bu haklarını
kullanmamıꢀlardır. Hükümet, sözkonusu itiraz yoluna uygun olarak iç hukukta alınan ve kimi
kez sanıkların lehine olan yargı kararlarını örnek göstermektedir.
AĐHM, 5 Temmuz 2005 tarihli kabuledilebilirlik kararında, bu itirazın AĐHS’nin 5 § 4.
maddesine iliꢀkin olarak dile getirilen ꢀikayetlere yakından bağlı sorunları dile getirdiğine
kanaat getirmiꢀ ve esastan incelenmesine karar vermiꢀtir. AĐHM, aynı zamanda bu itirazı,
baꢀvuranların bu madde ile ilgili olarak ileri sürdükleri ꢀikayetin değerlendirilmesi
çerçevesinde inceleyecektir.
B. Esas hakkında
1. AĐHS’nin 5 § 3. maddesine iliꢀkin ꢀikayet
Baꢀvuranlar, yakalandıktan hemen sonra bir hakim önüne çıkarılmadıklarından
ꢀikayetçi olmaktadırlar.
Hükümet, bu iddiaya itiraz etmekte ve sözkonusu sürenin yasal süre sınırlarına uygun
olduğunu ileri sürmektedir. Hükümet ilgililerin yakalanmalarının ve gözaltına alınmalarının
nizami bir biçimde yerine getirildiğini vurgulamaktadır. Hükümet diğer yandan 6 Mart 1997
tarihli 4229 sayılı Kanun ile gözaltı sürelerine iliꢀkin yapılan iyileꢀtirmelere dikkat çekerek,
sözkonusu Kanun ile gözaltı süresinin Mahkeme’nin içtihadından doğan kriterlerle uyumlu
hale getirildiğini belirtmektedir.
Son olarak Hükümet, AĐHM’nin takdirini, davanın koꢀullarını, özellikle de bir terör
örgütü hakkında elde edilen bilgi çerçevesinde birçok kiꢀinin yakalanmasına bağlı olan
güçlükleri gözönünde bulundurarak yapması gerektiğini savunmaktadır.
AĐHM, mevcut davada, baꢀvuranların gözaltı sürelerinin, yakalandıkları 29 Eylül 1998
tarihinde baꢀladığını ve R. Maçin’in serbest bırakıldığı ve E. Maçin’in tutuklandığı 5 Ekim tarihinde son bulduğunu gözlemlemektedir. Baꢀvuranların gözaltı süreleri yaklaꢀık altı
gün sürmüꢀtür.
AĐHM Brogan ve diğerleri-Birleꢀik Krallık (29 Kasım 1988, A serisi no: 145-B, s. 33,
§ 62) davasında, yargı denetiminden yoksun dört gün altı saatlik gözaltı süresinin, toplumun
bütününü terörizmden korumayı amaç edinse bile, AĐHS’nin 5§3. maddesinde belirlenen
zaman sınırlarını aꢀtığı yönünde hüküm getirdiğini hatırlatır.
Dolayısıyla AĐHM baꢀvuranın hakim önüne çıkarılmadan önce altı gün boyunca
gözaltında tutulmasının gerekli olduğunun kabul edilemeyeceğine kanaat getirmiꢀtir.
Sonuç olarak AĐHS’nin 5§3. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
2. AĐHS’nin 5 § 4. maddesine iliꢀkin ꢀikayet
Baꢀvuranlar, derinlemesine bir inceleme yapılmamıꢀ olmasından ve hakim önüne
çıkma imkanının bulunmamasından dolayı, gözaltı süresinin ve uzatılması koꢀullarının
denetlenmesini sağlayabilecek etkili bir baꢀvuru yolunun bulunmadığından ꢀikayet
etmektedirler.
Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, Öcalan-Türkiye kararında Hükümet tarafından sunulan adli kararların
incelenmesi sonrasında, tutuklama kararının CMUK’un 128 § 4. maddesi uyarınca yasal olup
olmadığının tespit edilmesi amacıyla iç hukuk hakimi tarafından yapılan denetlemenin, iki
neden den dolayı AĐHS’nin 5 § 4. maddesinin gerekliliklerini yerine getirmediğine kanaat
getirdiğini hatırlatmaktadır. Bir yandan, iç hukuk hakimi aldığı kararların hiçbirisinde, yasal
sürenin dolduğunu ve gözaltının devamını öngören Savcılık kararının olmayıꢀını tespit
etmesine rağmen, ilgililerin serbest bırakılması kararını vermemiꢀtir. Đç hukuk hakimi,
ilgilileri gözaltından sorumlu hakim önüne çıkarmakla yetinmiꢀtir. Diğer yandan, Hükümet
tarafından dile getirilen ve adli kararların alındığı yargılamaların hiçbirisinde, gözaltında
bulunan sanık hakim önüne çıkarılmamıꢀtır. Hakim yalnızca dosya üzerinden incelemesini
yapmıꢀtır.
AĐHM, mevcut davada, bu kararından ayrılmasını gerektirecek herhangi bir neden
görmemektedir. Bununla ilgili olarak, kabuledilebilirlik aꢀamasında, bu baꢀvuru yolunun
etkili olduğunu gösterebilmek amacıyla Hükümet’in adli karar örnekleri sunduğunu
hatırlatmaktadır. Oysa ki, bu durumda kesin olan, yalnızca reꢀit olmadığı için serbest bırakılan
bir kimsenin gözaltına alınması konusudur, ki bu durum baꢀvuranların durumu ile
kıyaslanamayacak bir konudur. Her ne olursa olsun, AĐHM, kendisine sunulan örnekler
ıꢀığında, hakimin dosya üzerinde inceleme yaparak karar aldığını gözlemlemektedir ve karar
gözaltında bulunan sanık hakim karꢀısına çıkarılmadan alınmıꢀtır
Baꢀvuranlar aleyhine yapılan suçlamalar ciddi olup gözaltı süreleri ulusal yasalar
uygun bulunmaktaydı. Bu nedenle, davaya bakan hakime bu konuda yapılacak bir itiraz,
serbest bırakılma ile sonuçlanabilecek bir imkan vermekten uzaktı (Bkz. adıgeçen, Öcalan,
Bazancir ve diğerleri-Türkiye, Mehmet Mübarek Küçük-Türkiye).
Sonuç olarak AĐHM, Hükümet’in itirazını reddetmekte ve AĐHS’nin 5 § 4. maddesinin
ihlal edildiğine kanaat getirmektedir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuranlar, 20.000 Euro (yirmi bin) değerinde manevi zarar uğradıklarını iddia
etmektedirler. R. Maçin ayrıca, 5.000 Euro (beꢀ bin) değerinde maddi zarara uğradığını iddia
etmektedir.
Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, dosyadan, maddi bir zararın var olup olmadığı konusunun açıkça ortaya
çıkmadığını görüꢀündedir, bu nedenle bu ad altında herhangi bir tazminat ödenmesine gerek
olmadığına karar vermiꢀtir.
AĐHM, manevi tazminat ile ilgili olarak, baꢀvuranların her birine hakkaniyete uygun
olarak 1.000 Euro (bin) ödenmesinin makul olduğuna karar vermiꢀtir.
B. Masraf ve Harcamalar
Baꢀvuranlar, AĐHM ve yerel mahkemeler nezdinde yapmıꢀ oldukları masraf ve
harcamalar için 6.450 Euro talep etmektedirler.
Hükümet, kanıtlanmamıꢀ olduklarından dolayı bu iddialara itiraz etmektedir.
Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda AĐHM, talep
edilen 1.500 Euro’dan, Avrupa Konseyi tarafından sağlanan 685 (altıyüz seksenbeꢀ) Euro
tutarındaki adli yardım düꢀülerek, kalan miktarın baꢀvuranlara ödenmesinin makul olduğuna
karar vermiꢀtir.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Hükümet’in itirazının reddedilmesine;
2. AĐHS’nin 5 § 3. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 5 § 4. maddesinin ihlal edildiğine;
4. a) Oybirliğiyle, AĐHS’nin 44§2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek
üzere Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvuranlara:
i. manevi tazminat için baꢀvuranların her birine 1.000 Euro ödenmesine;
ii. masraf ve harcamalar için 1.500 (bin beꢀ yüz) Euro’dan, 685 (altı yüz seksen
beꢀ) Euro tutarındaki adli yardım düꢀülerek kalan miktarın ödenmesine;
iii. yukarıdaki miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar
Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz
oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;
5. Oybirliğiyle, adil tazminata iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77§§2. ve 3.
maddesine uygun olarak 4 Mayıs 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło