52642/99

WyrokETPCz2006-02-07ECLI:CE:ECHR:2006:0207JUD005264299

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość oraz niewystarczające odsetki naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1? Czy klasyfikacja wywłaszczonych gruntów jako rolnych przez sądy krajowe i ustalenie początkowej kwoty odszkodowania przez biegłych naruszyły prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczone nieruchomości, przypisywalne władzom odpowiedzialnym za wywłaszczenie, spowodowało, że właściciele ponieśli dodatkową stratę. Długotrwałość postępowania i ogólne opóźnienie naruszyły sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu publicznego a prawem jednostki do poszanowania mienia, nakładając na skarżących nadmierne i osobiste obciążenie, co doprowadziło do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1. Natomiast w odniesieniu do zarzutów z art. 6 ust. 1, Trybunał podkreślił, że ocena faktów i dowodów należy przede wszystkim do sądów krajowych. Stwierdził, że biegli ocenili charakter działek, biorąc pod uwagę różne elementy, a sąd krajowy rozważył opinie biegłych, nie znajdując niczego, co wskazywałoby na arbitralność oceny dowodów lub niesprawiedliwość postępowania, co skutkowało uznaniem skargi za oczywiście bezzasadną.
Stan faktyczny
W 1996 roku władze tureckie wywłaszczyły dziewiętnaście działek należących do skarżących, wypłacając im początkowe odszkodowanie. Skarżący wnieśli trzy oddzielne pozwy do Sądu Cywilnego w Gebze o dodatkowe odszkodowanie, kwestionując klasyfikację gruntów jako rolnych i wysokość odszkodowania. Sądy krajowe, po analizie opinii biegłych, podtrzymały klasyfikację gruntów jako rolnych i zasądziły dodatkowe kwoty odszkodowania w 1998 roku, które zostały zatwierdzone przez Sąd Kasacyjny w 1999 roku. Wypłata tych kwot nastąpiła w latach 2000-2001 w wyniku postępowań egzekucyjnych.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznaje skargę dotyczącą zarzutu naruszenia art. 1 Protokołu nr 1 za dopuszczalną. 2. Uznaje pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 3. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji. 4. Zasądza na rzecz skarżących, wspólnie, 523 573 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków, plus odsetki. 5. Oddala pozostałą część żądania słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYİ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   BALCI ve DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE   (Baꢀvuru no. 52642/99)   KARAR   STRAZBURG   ꢁubat 2006   Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen ꢀartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak,   üzerinde ꢀekle iliꢀkin değiꢀiklik yapılabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Balcı ve Diğerleri – Türkiye davasında   Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Đkinci Daire),   Baꢀkan J.-P. COSTA,   Yargıçlar A.B. BAKA,   R. TÜRMEN   K.JUNGWIERT,   M.UGREKHELIDZE,   D.JOCIENE   D.POPOVIC ve   Yazı Đꢀleri Müdürü S. DOLLE’nin katılımı ile kapalı oturumda 17 Ocak 2006 tarihinde   toplanmıꢀ ve anılan tarihte izleyen kararı vermiꢀtir:   USUL   1.Dava, Kemallettin Balcı, Mahmut Dal, Mahmut Ali Dal, Sabahat Çalıꢀkan, Türkan   Kurtarmaz, Cemal Balcı, Vildan Elmas, Sefer Dal ve Zeynep Çağlayan (“baꢀvuranlar”) isimli   dokuz Türk vatandaꢀının, 19 Ağustos 1999 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Hürriyetlerin   Korunması Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34. maddesine dayanarak Türkiye Cumhuriyeti   aleyhine AĐHM’ye yaptığı baꢀvurudan (no. 52642/99) kaynaklanmaktadır.   2.Baꢀvuranlar, Đstanbul Barosu’na bağlı Orhan Aksoy isimli avukat tarafından temsil   edilmiꢀtir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) AĐHM’deki yargılama için bir Ajan tayin etmemiꢀtir.   3.14 Haziran 2004 tarihinde, AĐHM, baꢀvuruyu Hükümet’e bildirmeye karar   vermiꢀtir. 17 Haziran 2004 tarihli bir yazı ile AĐHM, AĐHS’nin 29 § 3. maddesini   uygulayarak, baꢀvurunun kabuledilebilirliği ile esaslarını aynı anda incelemeye karar   vereceğini bildirmiꢀtir.   OLAYLAR   I.DAVA OLAYLARI   4.Baꢀvuranlar sırasıyla, 1937, 1921, 1963, 1929, 1945, 1926, 1943, 1948 ve 1950   doğumludur ve Gebze’de ikamet etmektedir.   5.1996 yılında, Kocaeli Đl Özel Đdare Müdürlüğü, baꢀvuranlara ait on dokuz arsayı   kamulaꢀtırmıꢀtır. Bir bilirkiꢀi komitesi, baꢀvuranlara ait arsaların değerlendirmesini yapmıꢀ ve   kamulaꢀtırma gerçekleꢀtiğinde, meblağlar kendilerine ödenmiꢀtir.   6.5 Kasım 1996 tarihinde, baꢀvuranlar, Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi’nde üç ayrı   tazminat davası açmıꢀtır.   7.Arsanın gerçek değerini belirlemek amacıyla, mahkeme, mahallinde keꢀif yapılması   ve bilirkiꢀi raporları hazırlanması talimatını vermiꢀtir. Arsaların değeri, arazilerin değerinden   yüksek olduğundan, bilirkiꢀiler, çalıꢀmalarına paftaların tasnifiyle baꢀlamıꢀlardır. Bu   bağlamda, bilirkiꢀiler, paftaların Belediye’nin ya da Bayındırlık ve Đskan Bakanlığı’nın imar   planlarında imar ve iskan sahası olarak ayrılmadığını; fiilen meskun halde olmadığını ve   turistik tesis yapılması amacıyla parsellenerek tapuya bu konuda ꢀerh verilmediğini   gözlemlemiꢀlerdir. Bunun yerine, paftalar, tapuda “tarla” olarak kayıtlıdır. Mahallinde keꢀifler   ve yaptıkları tespitlerin ardından, bilirkiꢀiler paftaların arazi olarak nitelendirilmesine karar   vermiꢀlerdir. Dolayısıyla, paftaların değerini bu temelde belirlemiꢀlerdir.   8.Yazılı görüꢀlerinde, baꢀvuranlar bilirkiꢀi raporlarına itiraz etmiꢀlerdir. Sözkonusu   yerin arsa olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna varılan, 5 Mart 1998 tarihli bir bilirkiꢀi   raporu sunmuꢀlardır.   9.Her bir dava için üç bilirkiꢀi raporunu dikkate aldıktan sonra, Gebze Asliye Hukuk   Mahkemesi, baꢀvuranların taꢀınmazın vasfına iliꢀkin itirazlarını reddetmiꢀtir.   10.15 Eylül 1998, 13 Mart 1998 ve 4 Mayıs 1998 tarihlerinde aldığı kararlarla   mahkeme   baꢀvuranlara   aꢀağıdaki   meblağların   ödenmesine   karar   vermiꢀtir:   ASLĐYE   HUKUK KARAR TARĐHLERĐ   HÜKMOLUNAN   MAHKEMESĐNDEKĐ   YARGILAMALAR   BĐRĐNCĐ YARGILAMA   MEBLAĞLAR (Türk Lirası)   15.09.1998   13.03.1998   04.05.1998   55.890.205.584 (yaklaꢀık 203.215   ABD Doları)   1.145.114.047 (yaklaꢀık 4.864   ABD Doları)   1.647.851.066 (yaklaꢀık 6.582   ABD Doları)   ĐKĐNCĐ YARGILAMA   ÜÇÜNCÜ YARGILAMA   11.2 Mart 1999 tarihinde Yargıtay bu kararları onamıꢀtır.   12.14 Mayıs 1999 tarihinde Yargıtay, baꢀvuranların karar düzeltme talebini   reddetmiꢀtir.   13.Đcra Müdürlüklerinde üç icra iꢀlemi baꢀlatılmıꢀtır.   14.Đcra iꢀlemlerinin sonunda, yukarıdaki meblağlar Kocaeli Đl Özel Đdare Müdürlüğü   tarafından, belirtilen tarihlerde baꢀvuranlara ödenmiꢀtir.   ĐCRA MÜDÜRLÜĞÜNDEKĐ   ĐCRA ĐꢁLEMLERĐ   BĐRĐNCĐ ĐCRA ĐꢁLEMLERĐ   ÖDEME TARĐHLERĐ   ÖDEME MĐKTARLARI   (Türk Lirası olarak)   49,799,396,800   40,000,000,000   70,748,281,000   2,831,543,100   4,091,759,000   26.04.2000   24.07.2000   25.01.2001   28.03.2000   28.03.2000   ĐKĐNCĐ ĐCRA ĐꢁLEMLERĐ   ÜÇÜNCÜ ĐCRA ĐꢁLEMLERĐ   II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMASI   15. Đlgili iç hukuk ve uygulaması, 23 Eylül 1998 tarihli Aka/Türkiye kararında ortaya   konmaktadır (Hüküm ve Karar Raporları 1998-VI, sayfa 2674-76, §§ 17-25).   HUKUK   I. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   16. Baꢀvuranlar, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, yetkili makamların   kendilerine ek tazminat ödemekte geciktiğini ve Türkiye’deki yıllık enflasyon oranının çok   yüksek olduğu bir tarihte, kendilerine yeterli olmayan miktarda faiz ödenmiꢀ olduğunu ileri   sürmüꢀlerdir. Bilirkiꢀi komitesince belirlenen ilk faiz oranının çok düꢀük olduğu hususunda   ꢀikayette bulunmuꢀlardır. Son olarak yerel Mahkeme’nin, kamulaꢀtırılan arazinin kırsal   nitelikte olduğu sonucuna varmakta hatalı olduğunu ileri sürmüꢀlerdir. Baꢀvuranlar   iddialarını, ilgili kısmı aꢀağıda kaydedilen 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine   dayandırmıꢀlardır:   “Her gerçek ve tüzel kiꢀinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.   Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koꢀullara ve uluslararası hukukun genel   ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”   A. Yetkili makamların baꢀvuranlara ek tazminat ödemesindeki gecikmeye iliꢀkin ꢀikayet   1. Kabuledilebilirlik   17. Hükümet, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca mevcut yollarını uygun   ꢀekilde kullanmamıꢀ olmaları nedeniyle baꢀvuranların, AĐHS’nin 35 § 1. maddesi bağlamında   iç hukuk yollarını tüketmemiꢀ olduklarını ileri sürmüꢀtür. Sözkonusu madde uyarınca,   uğradıkları kayıpların gecikme faizi miktarını aꢀmıꢀ olduğunu göstermiꢀ olsalardı, ek   tazminatın ödenmesindeki gecikme nedeniyle uğradıklarını iddia ettikleri zarar için tazminat   almaları uygun olurdu.   18. AĐHM, Aka/Türkiye kararında benzer bir ilk itirazı reddetmiꢀ olduğunu gözlemler   (sayfa 2678-79, §§ 34-37). Halihazır davada farklı bir tutum sergilemek için gerekçe   görmemektedir ve bu nedenle, Hükümet’in itirazını reddeder.   19. AĐHM içtihatında oluꢀturmuꢀ olduğu ilkeler (bkz., Aka ) ve huzurunda sunulan   deliller ıꢀığında, sözkonusu ꢀikayetin esaslara iliꢀkin incelenmeyi gerektirdiği ve baꢀvurunun   kabuledilemez olduğuna karar vermek için gerekçe olmadığı kanısındadır.   2. Esaslar   20. AĐHM, sözkonusu davada ortaya çıkan konulara benzer konuların gün ıꢀığına   çıktığı birçok davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiꢀ olduğu sonucuna   varmıꢀtır (bkz. Aka, sayfa 2682, § 50-51).   21. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları inceleyen AĐHM, daha önceki   davalarda varmıꢀ olduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir.   Yerel Mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin,   kamulaꢀtırmadan sorumlu makama atfedilebileceği ve mal sahiplerinin, kamulaꢀtırılan arazi   yanında ayrıca bir kayba maruz kalmasına neden olduğu kanısındadır. Genel olarak gecikme   ve dava iꢀlemlerinin uzunluğunun bir sonucu olarak AĐHM baꢀvuranların, kamu menfaati   talepleri ve kiꢀinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı arasında   korunması gereken adil dengeyi sarsan kiꢀisel ve haddinden fazla bir yük taꢀımaya maruz   bırakıldıkları sonucuna varır.   22. Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   B. Arsaların yerel Mahkemelerce arazi olarak sınıflandırılması yanında bilirkiꢀi   heyetince belirlenen ilk tazminat oranına iliꢀkin ꢀikayet   23. AĐHM, sözkonusu ꢀikayetlerin AĐHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca incelenmesi   gerektiği kanısındadır.   24. Hükümet, baꢀvuranların iddialarına itiraz etmiꢀ ve AĐHM’den, baꢀvuru hakkının   suistimali gerekçesiyle baꢀvuruyu kabuledilmez bulmasını talep etmiꢀtir. Hükümet, 6 § 1.   maddenin, ratione materiae, imar planının değiꢀikliğine iliꢀkin iꢀlemlere uygulanamaz   olduğunu iddia etmiꢀtir, zira, iꢀlemler, AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin anlamı dahilinde,   baꢀvuranların medeni haklarını belirlememiꢀtir.   25. AĐHM, suistimal veya uygunluk konularını incelemenin gerekli olmadığını   değerlendirir, zira, aꢀağıda yer alan sebeplerden dolayı baꢀvuru açıkça dayanaktan yoksundur:   26. AĐHM, olayların tespitinin ve delillerin değerlendirmesinin esas olarak yerel   mahkemelerin iꢀi olduğunu ve AĐHM’nin denetleme yetkisinin, baꢀvuranların AĐHS   haklarının ihlal edilmediğini güvence altına almakla sınırlı olduğunu yineler (bkz., diğer   birçoğunun yanı sıra, García Ruiz – Đspanya [BD], no. 30544/96, §§ 28-29, AĐHM 1999-I).   27. AĐHM, bilirkiꢀilerin, tapu sicili kayıtları, paftaların yerleri ve yerel imar planları   gibi birçok farklı unsuru inceleyerek paftaların vasfını değerlendirdiğini kaydeder. Gebze   Asliye Hukuk Mahkemesi, her arsa hakkında üç bilirkiꢀi raporu incelemiꢀ ve planlama   sınıflandırmalarını belirlemiꢀtir. Baꢀvuranlar tarafından sunulan deliller ve belgeleri göz   önünde tutarak, AĐHM, AĐHS’nin 6. maddesi uyarınca, delil değerlendirmesinin keyfi   olduğunu veya yargılamanın baꢀka ꢀekilde adil olmadığını gösteren hiçbir ꢀey olmadığı   kararına varır.   28. Yukarıdaki değerlendirmelerin ıꢀığında, AĐHM, 6 § 1. madde uyarınca olan   ꢀikayetlerin, açıkça dayanaktan yoksun olduğu için, AĐHS’nin 35 §§ 3 ve 4. maddesine uygun   olarak reddedilmesi kararına varır.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   29. AĐHS’nin 41. maddesi ꢀöyledir:   “ Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢀmeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,   zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder.”   A. Maddi ve manevi tazminat   30. Baꢀvuranlar 6.417.928 Amerikan Doları (yaklaꢀık 5.269.667 Euro) maddi tazminat   talep etmiꢀtir.   31. Hükümet bu talebe itiraz etmiꢀtir.   32. AĐHM, Aka kararında (yukarıda anılan, ss. 2683-84, §§ 55-56) olduğu gibi aynı   hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri gözönünde tutarak, baꢀvuranlara,   ortaklaꢀa, 523.573 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.   B. Mahkeme masrafları   33. Baꢀvuranlar, ayrıca, AĐHM’de yapılan mahkeme masraflarına karꢀılık, bir miktar   belirtmeden, tazminat talep etmiꢀtir.   34. Hükümet bu talebe de itiraz etmiꢀtir.   35. AĐHM, mevcut bilgilere istinaden kendi kararını vererek, baꢀvuranlara bu baꢀlık   altında 1.000 Euro ödenmesine karar vermeyi makul değerlendirir.   C. Gecikme faizi   36. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere   uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun   olduğuna karar verir.   BU SEBEPLERLE, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. 1 No.’lu Protokol’ün 1.maddesinin ihlal edildiği iddiasına iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir   olduğuna;   2. Baꢀvurunun kalanının kabuledilmez olduğuna;   3. AĐHS’nin 1 No.’lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   4. a) Sorumlu Devlet’in, baꢀvuranlara, ortaklaꢀa olarak, aꢀağıdaki miktarları, AĐHS’nin 44 §   2. maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki   kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na dönüꢀtürmek üzere ödemesine:   (i) 523.573 Euro (beꢀ yüz yirmi üç bin beꢀ yüz yetmiꢀ üç Euro) maddi tazminat;   (ii) 1.000 Euro (bin Euro) mahkeme masrafı;   (iii) yukarıdaki miktarlara tabi olabilecek her türlü vergi;   (b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için   yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   5. Baꢀvuranların adil tazmin talebinin kalanının reddine   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri   uyarınca 7 ꢁubat 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   S. DOLLÉ   J.-P. COSTA   Yazı Đꢀleri Müdürü   Baꢀkan   7

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło