52782/99

WyrokETPCz2006-04-11ECLI:CE:ECHR:2006:0411JUD005278299

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy skład Sądu Bezpieczeństwa Państwa, obejmujący sędziego wojskowego, naruszył prawo skarżących do rozpoznania sprawy przez niezależny i bezstronny sąd zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał, odwołując się do ugruntowanego orzecznictwa, uznał, że obecność sędziego wojskowego w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa, który orzekał w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego, budzi obiektywnie uzasadnione wątpliwości co do niezależności i bezstronności sądu. Skarżący mogli obawiać się, że sąd mógł być pod wpływem czynników niezwiązanych z charakterem sprawy. W konsekwencji, sąd krajowy nie spełniał wymogów niezależnego i bezstronnego trybunału.
Stan faktyczny
Pięciu tureckich obywateli, będących lokalnymi działaczami Partii Pracy, zostało oskarżonych o podżeganie do nienawiści i wrogości poprzez rozpowszechnianie broszury. Zostali skazani przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Izmirze na kary pozbawienia wolności i grzywny. Wyrok został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny. Skarżący zarzucali, że sąd krajowy nie był niezależny ani bezstronny ze względu na obecność sędziego wojskowego w jego składzie.
Rozstrzygnięcie
Skarga uznana za dopuszczalną. Stwierdzenie naruszenia art. 6 § 1 Konwencji w odniesieniu do niezależności i bezstronności Sądu Bezpieczeństwa Państwa w Izmirze. Uznanie za niecelowe rozpatrywanie pozostałych zarzutów skarżących na podstawie art. 6 Konwencji. Stwierdzenie, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za wszelkie szkody niemajątkowe. Zasądzenie od państwa pozwanego na rzecz skarżących kwoty 1000 euro na pokrycie kosztów i wydatków. Oddalenie pozostałej części roszczeń skarżących o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYİ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   DÖRDÜNCÜ DAĐRE   ERÇIKDI VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE   (Baꢀvuru no. 52782/99)   KARAR   STRAZBURG   Nisan 2006   Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen ꢀartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak,   üzerinde ꢀekle iliꢀkin değiꢀiklik yapılabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Dava, Mustafa Erçıkdı, Gülꢀen Çamoğlu, Ali Kazan, Bülent Çamoğlu ve Mehmet   Kaya (“baꢀvuranlar”) isimli beꢀ Türk vatandaꢀının, 30 Temmuz 1999 tarihinde, Đnsan Hakları   ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34. maddesine dayanarak   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AĐHM’ye yaptığı baꢀvurudan (no. 52782/99)   kaynaklanmaktadır.   OLAYLAR   I.DAVA OLAYLARI   Baꢀvuranlar, sırasıyla 1959, 1965, 1972, 1959 ve 1972 doğumludur ve Aydın’da   ikamet etmektedir. Baꢀvuranlar, olayların meydana geldiği tarihte Emeğin Partisi’nin Nazilli   ilçe yöneticileri idi. 31 Temmuz 1997 tarihinde, Đzmir Sulh Ceza Mahkemesi, bir broꢀüre el   konulması talimatını vermiꢀtir. 1 Eylül 1997 tarihinde, bu broꢀür, Emeğin Partisi’nin Nazilli   Đlçe Merkezi tarafından dağıtılmıꢀtır. 1 Ekim 1997 tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik   Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, baꢀvuranları, ırk ve bölge ayrımı yapmak suretiyle kin ve   düꢀmanlığa teꢀvikle suçlayan bir iddianame hazırlamıꢀ ve Türk Ceza Kanunu’nun 312 §§ 2.   ve 3. maddeleri uyarınca yargılanarak mahkûm edilmelerini talep etmiꢀtir. 17 Mart 1998   tarihinde, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, baꢀvuranları mahkûm etmiꢀtir. Bülent   Çamoğlu, bir yıl dokuz ay on altı gün hapis ve 1.576.566 TL para cezasına mahkûm   edilmiꢀtir. Diğer baꢀvuranlar, bir yıl sekiz ay hapis ve 1.433.333 TL para cezasına   çarptırılmıꢀlardır. Gülꢀen Çamoğlu ve Ali Kazan’ın cezaları, sabıka kayıtları olmadığından   ertelenmiꢀtir. 6 Nisan 1999 tarihinde, Yargıtay, birinci derece mahkemesinin kararını   onamıꢀtır.   HUKUK   I.AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar, kendilerini yargılayarak mahkûm eden Đzmir Devlet Güvenlik   Mahkemesi heyetinde askeri yargıç bulunduğundan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme   tarafından yargılanmadıklarını ileri sürerek ꢀikâyetçi olmuꢀtur. Ayrıca, Yargıtay Cumhuriyet   Baꢀsavcısı’nın yazılı görüꢀünün kendilerine tebliğ edilmediğini, dolayısıyla bunun,   kendilerinin karꢀı argümanlar ortaya koymalarına imkan vermediğini öne sürmüꢀlerdir.   AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunmuꢀlardır, bu maddenin ilgili bölümlerine göre:   “Herkes, … cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan,   yasayla kurulmuꢀ bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının …, hakkaniyete   uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.”   A.Kabuledilebilirlik   Hükümet, AĐHS’nin 35. maddesi çerçevesinde, baꢀvuranların Đzmir Devlet Güvenlik   Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına iliꢀkin ꢀikâyetlerinin iç hukuk yollarının   tüketilmemesinden ve altı ay kuralına uyulmamasından dolayı reddedilmesi gerektiğini   belirtmiꢀtir. Bu bağlamda, baꢀvuranların bu ꢀikâyetlerini yerel mahkemelere götürmediklerini   ifade etmiꢀtir. Ayrıca, baꢀvuranların baꢀvurularını AĐHM’ye Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin   kararını verdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapmıꢀ olmaları gerektiğini belirtmiꢀtir.   AĐHM, Hükümet’in benzer ön itirazlarını halihazırda inceleyerek reddettiğini tekrarlar   (bkz. Vural – Türkiye, no. 56007/00, § 22, 21 Aralık 2004, Çolak – Türkiye (no. 1), no.   52898(99, §§ 24-27, 15 Temmuz 2004, ve Özdemir – Türkiye, no. 59659/00, § 26, 6 ꢁubat   2003). AĐHM bu davada, yukarıda anılan davalardaki tespitlerinden sapmayı gerektirecek   hiçbir özel durum görmemektedir. Yukarıda anlatılanlar bağlamında, AĐHM, Hükümet’in bu   baꢀlık altındaki ön itirazını reddeder.   Yerleꢀik içtihadı ıꢀığında (diğerlerinin yanı sıra, bkz. Çıraklar – Türkiye, 28 Ekim   tarihli karar, Reports of Judgments and Decisions 1998-VII) ve kendisine sunulan   belgeleri dikkate alarak, AĐHM, baꢀvuranların ꢀikâyetlerinin, belirlenmesi, esasların   incelenmesine bağlı olan, AĐHS kapsamında karmaꢀık hukuki ve olgusal hususlar ortaya   koyduğu kanısındadır. Dolayısıyla, AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesi kapsamında baꢀvurunun bu   kısmının temelsiz olmadığı sonucuna varmıꢀtır. Kabuledilmez olduğunun ilanı için baꢀka   hiçbir sebep belirlenmemiꢀtir.   B.Esaslar   I.Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı   AĐHM, bu davadakine benzer konular ortaya koyan pek çok dava incelemiꢀ ve   AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. Özel, §§ 33-34 ve Özdemir,   §§ 35-36).   Bu davayla ilgili olarak, AĐHM, Hükümet’in farklı bir sonuca varılmasına sebep   olacak herhangi bir kanıt ya da argüman sunmadığı kanısındadır. “Milli güvenlik”le ilgili   suçlara iliꢀkin olarak Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan baꢀvuranların, bünyesinde   askeri hakim bulunan bir heyet tarafından yargılanmaya iliꢀkin olarak endiꢀeli olmuꢀ   olmalarının anlaꢀılabilir olduğu kanısındadır. Bu bağlamda, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,   davanın niteliğiyle ilgili olmayan mülahazalardan gereksiz bir biçimde etkilenmiꢀ   olabileceğinden endiꢀe etmiꢀ olabilirlerdi. Sonuç olarak, baꢀvuranların mahkemenin   bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili ꢀüpheleri objektif olarak haklı görülebilir (bkz. Đncal –   Türkiye, 9 Haziran 1998 kararı, Reports 1998-IV, s. 1568, § 72, in fine).   Sonuç olarak, AĐHM, baꢀvuranları yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik   Mahkemesi’nin, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi bağlamında bağımsız ve tarafsız bir mahkeme   olmadığı kanısındadır. Buna göre, sözkonusu madde ihlal edilmiꢀtir.   2.Yargılamanın adilliği   Baꢀvuranların bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkının ihlal   edilmesine iliꢀkin tespitini dikkate alarak, AĐHM, yerel mahkemelerdeki yargılamanın   adilliğine iliꢀkin AĐHS’nin 6. maddesi kapsamında yapılan diğer ꢀikâyetleri incelemenin   gerekli olmadığı kanındadır (bkz. diğerlerinin yanı sıra, yukarıda anılan Đncal, § 74 ve Ükünç   ve Güneꢀ – Türkiye, no. 42775/98, § 26, 18 Aralık 2003).   II.AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği   takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A.Tazminat   Mustafa Erçıkdı, Bülent Çamoğlu ve Mehmet Kaya toplam 46.000 Euro maddi   tazminat talep etmiꢀtir. Baꢀvuranlar, toplam 25.000 Euro manevi tazminat talep etmiꢀlerdir.   Hükümet, baꢀvuranların taleplerine iliꢀkin görüꢀ bildirmemiꢀtir.   Mustafa Erçıkdı, Bülent Çamoğlu ve Mehmet Kaya’nın maruz kaldığı iddia edilen   maddi zarara iliꢀkin olarak, AĐHM, baꢀvuranların iddialarını destekleyici herhangi bir belge   veya makbuz ortaya koymadıklarını not eder. Dolayısıyla, AĐHM, bu talebi reddeder.   AĐHM, 6. maddenin ihlal edildiği tespitinin, bu bağlamda baꢀvuranların maruz kaldığı   manevi zarar için tek baꢀına yeterli tazmin teꢀkil ettiği kanısındadır (bkz. yukarıda anılan   Đncal, s. 1575, § 82 ve yukarıda anılan Çıraklar, § 45).   B. Mahkeme masrafları   Baꢀvuranlar, AĐHM’deki masraflar için 3.000 Euro talep etmiꢀtir. Taleplerini   desteklemek için herhangi bir makbuz veya belge sunmamıꢀlardır.   Hükümet herhangi bir görüꢀ bildirmemiꢀtir.   AĐHM içtihadına göre, bir baꢀvuran, gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktar   açısından makul olduğu ortaya konduğu sürece masrafların ödenmesine hak kazanır. Bu   davada, elindeki bilgi ve yukarıdaki ölçütleri dikkate alarak, AĐHM, AĐHM’deki yargılama   masrafları için 1.000 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   C.Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere   uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiꢀtir.   YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE   1.Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna,   2.Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına iliꢀkin ꢀikayetle ilgili   olarak AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine,   3.Baꢀvuranın, AĐHS’nin 6. maddesi kapsamındaki diğer ꢀikayetini incelemenin gerekli   olmadığına,   4.Bir ihlal tespitinin, baꢀvuranların maruz kaldığı her türlü manevi zarar için tek baꢀına adil   tazmin teꢀkil ettiğine,   5.(a)Sorumlu Devlet’in baꢀvuranlara AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği   tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden yeni Türk Lirası’na   çevrilerek mahkeme masrafları için 1.000 (bin Euro) ve uygulanabilecek her türlü vergiyi   ödemesine,   (b) yukarıda anılan üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa   Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle   elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   4. Baꢀvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đngilizce hazırlanmıꢀ, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 11   Nisan 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Michael O’BOYLE   Nicolas BRATZA   Yazı Đꢀleri Müdürü   Baꢀkan   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło