5337/02
WyrokETPCz2008-04-08ECLI:CE:ECHR:2008:0408JUD000533702
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy 9-dniowe zatrzymanie bez kontroli sądowej oraz brak skutecznych środków prawnych do kwestionowania legalności zatrzymania i uzyskania odszkodowania naruszyły art. 5 ust. 3, 4 i 5 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, w szczególności sprawę Brogan i inni przeciwko Zjednoczonemu Królestwu, gdzie zatrzymanie trwające cztery dni i sześć godzin bez kontroli sądowej zostało uznane za przekraczające granice czasowe przewidziane w art. 5 ust. 3. W niniejszej sprawie, pomimo powagi zarzucanych czynów, Trybunał uznał, że 9-dniowe zatrzymanie skarżącego bez kontroli sądowej było nieuzasadnione. Ponadto, Trybunał potwierdził swoje wcześniejsze ustalenia dotyczące braku skutecznych środków prawnych w prawie tureckim, które pozwalałyby na kwestionowanie legalności zatrzymania i uzyskanie odszkodowania za naruszenia art. 5. W konsekwencji, Trybunał stwierdził naruszenie art. 5 ust. 3, 4 i 5 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Bilen, urodzony w 1960 roku, mieszka w Diyarbakır. Został zatrzymany 9 kwietnia 2001 roku. Jego zatrzymanie było dwukrotnie przedłużane przez prokuratora i sąd, łącznie do 9 dni. 18 kwietnia 2001 roku został zwolniony. Przeciwko niemu toczy się sprawa karna o przynależność do nielegalnej organizacji.Rozstrzygnięcie
Trybunał stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3, 4 i 5 Konwencji. Zasądza na rzecz skarżącego 3500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe. Odrzuca roszczenia o odszkodowanie majątkowe i zwrot kosztów postępowania.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
A V R U P A
OF E U R O P E
KONSEYİ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ÜÇÜNCÜ DAĐRE
MEHMET BĐLEN – TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 5337/02)
KARAR
STRAZBURG Nisan 2008
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 5337/02 no’lu davanın nedeni, T.C.
vatandaꢀı Mehmet Bilen’in (baꢀvuran), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 18 Ekim 2001
tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları
Sözleꢀmesi’nin (“AĐHS”) 34. Maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Diyarbakır Barosu
avukatlarından S. Çınar tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢁULLARI
Baꢀvuran 1960 doğumludur ve Diyarbakır’da ikamet etmektedir.
Baꢀvuran, 9 Nisan 2001 tarihinde yakalanmıꢀ ve gözaltına alınmıꢀtır. Nisan 2001 tarihinde, baꢀvuranın gözaltı süresi Diyarbakır Devlet Güvenlik
Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından iki gün uzatılmıꢀtır. Nisan 2001 tarihinde, baꢀvuranın gözaltı süresi Diyarbakır Devlet Güvenlik
Mahkemesi tarafından altı gün uzatılmıꢀtır.
Altı günlük ek süre sona ermeden önce, 18 Nisan 2001 tarihinde, baꢀvuran Diyarbakır
Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı huzuruna çıkartılmıꢀ ve serbest
bırakılmıꢀtır.
Yasadıꢀı bir örgüte üye olduğu gerekçesiyle baꢀvuran aleyhine açılan ceza davası
Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürmektedir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 5. MADDESĐNĐN 3., 4. ve 5. FIKRALARININ ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ
ĐDDĐASI
Baꢀvuran,
gözaltı
süresinin
uzunluğu,
bu
tutukluluğun
meꢀruluğunu
sorgulayabilmesini sağlayacak etkili bir iç hukuk yolunun bulunmaması ve ihlal edildiği iddia
edilen AĐHS’nin 5. maddesi için tazminat elde etmesini sağlayacak bir iç hukuk yolunun
bulunmaması konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu ꢀikayetini AĐHS’nin 5. maddesinin 3., 4. ve 5.
fıkralarına dayandırmıꢀtır.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin
Hükümet, baꢀvuranın AĐHS’nin 35/1 maddesinde öngörülen iç hukuk yollarının
tüketilmesi ꢀartına uymadığı gerekçesiyle, AĐHM’den baꢀvuruyu reddetmesini talep etmiꢀtir.
Hükümet, bu bakımdan, baꢀvuranın Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128/4. maddesi
uyarınca gözaltında tutulmasına itiraz edebileceğini ve kanun dıꢀı yakalanan veya tutuklanan
kimselere tazminat verilmesi hakkındaki 466 sayılı Kanun uyarınca da tazminat talebinde
bulunabileceğini iddia etmiꢀtir.
Baꢀvuran, iddialarını yinelemiꢀtir.
AĐHM, önceki davalarda, iç hukuk yollarının tüketilmediğine iliꢀkin iddialarla ilgili
olarak Hükümet’in benzer itirazlarını inceleyip reddettiğini hatırlatmaktadır (bkz, Ayaz ve
Diğerleri / Türkiye, no. 11804/02; ꢁevk / Türkiye, no. 4528/02; Hacı Özen / Türkiye, no.
46286/99; Keklik ve Diğerleri / Türkiye, no. 77388/01 ve Ferhat Berk / Türkiye, no.
77366/01). AĐHM, sözkonusu davada, yukarıda adı geçen baꢀvurularda vermiꢀ olduğu
kararlardan ayrılması için hiçbir özel koꢀul bulunmadığı görüꢀündedir. Bu nedenle, AĐHM,
Hükümet’in bu baꢀlık altında yapmıꢀ olduğu itirazı reddeder.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
1. Tarafların ifadeleri
Hükümet, ilk olarak, baꢀvuranın gözaltı süresinin olayın gerçekleꢀtiği sırada
yürürlükte olan iç hukuk kurallarıyla mutlak bir uyum içinde olduğunu ileri sürmüꢀtür.
Ancak, Hükümet, AĐHM içtihadına uygun olarak, Türk hukukunda belirlenen gözaltı
sürelerinin sonradan değiꢀtirildiğini belirtmiꢀtir. Hükümet, ikinci olarak, Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunu’nun 128. maddesinin gözaltının meꢀruluğunun sorgulanması için etkili bir
hukuk yolu sunduğunu ifade etmiꢀtir. Hükümet, son olarak, baꢀvuranın kanun dıꢀı yakalanan
veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesi hakkındaki 466 sayılı Kanun uyarınca
mahkemenin vermiꢀ olduğu nihai kararın ardından üç ay içerisinde tazminat talebinde
bulunabileceğini hatırlatmıꢀtır.
Baꢀvuran, iddialarını yinelemiꢀtir.
2. AĐHM’nin değerlendirmesi
a) AĐHS’nin 5/3 maddesi
AĐHM, baꢀvuranın dokuz gün süreyle gözaltında bulunduğunu gözlemlemektedir.
AĐHM, Brogan ve Diğerleri / Đngiltere (A Serisi no. 145 B) davasında, adli denetim
olmaksızın dört gün altı saat süren gözaltı sürecinin, toplumu terörizme karꢀı koruma amacı
gütse de, AĐHS’nin 5/3 maddesinde öngörülen zaman sınırlamalarının dıꢀına çıktığı sonucuna
varmıꢀtır (Keklik ve Diğerleri, yukarıda kaydedilen).
AĐHM, Brogan davasında bildirilen ilkelerin ıꢀığında, baꢀvuranın itham edildiği
eylemlerin ciddi boyutta olmasına rağmen, baꢀvuranı adli denetim olmaksızın dokuz gün
boyunca alıkoymanın gerekli olduğunu kabul edemeyecektir.
Buna göre, AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
b) AĐHS’nin 5. maddesinin 4. ve 5. fıkraları
AĐHM, daha önce buna benzer davalar incelemiꢀ ve Türk hukukunda baꢀvuranın
gözaltı sürecinin meꢀruluğunu sorgulamasını ve bu bağlamda tazminat elde etmesini
sağlayabilecek etkili bir hukuk yolu bulunmaması nedeniyle AĐHS’nin 5. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarının ihlallerini saptamıꢀtır (bkz, Bazancir ve Diğerleri / Türkiye, no. 56002/00;
Mehmet Mübarek Küçük / Türkiye, no. 7035/02; Uçar / Türkiye, no. 52392/99; Keklik ve
Diğerleri, yukarıda kaydedilen ve Ferhat Berk, yukarıda kaydedilen). AĐHM, sözkonusu
davada, varmıꢀ olduğu sonuçtan ayrılmasını gerektirecek herhangi bir gerekçe
görmemektedir.
Buna göre, AĐHS’nin 5. maddesinin 4. ve 5. fıkraları ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal
edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen
telafi edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın
adil tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuran, maddi tazminat olarak 200 Euro, manevi tazminat olarak ise 7000 Euro
talep etmiꢀtir.
Hükümet, bu miktarlara itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, baꢀvuranın maddi tazminat talebinin dayanaktan yoksun olduğunu tespit etmiꢀ
ve bu talebi reddetmiꢀtir. Öte yandan, AĐHM, yalnızca ihlal tespiti ile yeterince tazmin
edilemeyecek bir durum olarak baꢀvuranın dokuz gün boyunca gözaltında tutulması ve bunun
meꢀruluğunu sorgulama imkanından yoksun olması sonucu manevi zarar görmüꢀ
olabileceğini kabul etmektedir. AĐHM, içtihadına ve hakkaniyete uygun temellere dayanarak,
manevi tazminat olarak için baꢀvurana 3,500 Euro ödenmesine karar verir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran, ayrıca, AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama masraf ve giderleri için
1,645 Euro talep etmiꢀtir. Baꢀvuran, dayanak olarak Türkiye Barolar Birliği tarafından
önerilen ücret cetvelini göstermiꢀtir. Ancak, baꢀvuran herhangi bir makbuz veya ilgili diğer
belgeleri sunmamıꢀtır.
Hükümet, bu miktara itiraz etmiꢀtir.
Baꢀvuran, AĐHM Đçtüzüğü’nün 60. maddesine uygun olarak yargılama masraf ve
giderleri için herhangi bir dayanak sunmadığı için, AĐHM, bu baꢀlık altında herhangi bir
ödeme yapılmamasına karar verir.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Baꢀvurunun geri kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 5. maddesinin 3., 4. ve 5. fıkralarının ihlal edildiğine;
3. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet
tarafından baꢀvurana manevi tazminat olarak 3,500 Euro (üç bin beꢀ yüz Euro)
ödenmesine;
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin
yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal
kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77/2. ve 3. maddeleri
gereğince 8 Nisan 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło