5346/03
WyrokETPCz2008-05-20ECLI:CE:ECHR:2008:0520JUD000534603
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy długość tymczasowego aresztowania skarżącej naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie lub do zwolnienia na czas postępowania z art. 5 ust. 3 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że długość tymczasowego aresztowania skarżącej, trwającego osiem lat, była nadmierna i naruszała art. 5 ust. 3 Konwencji. Trybunał odrzucił argumenty rządu tureckiego dotyczące powagi przestępstwa, ryzyka ucieczki czy popełnienia przestępstwa, uznając, że nie przedstawiono przekonujących dowodów uzasadniających tak długie pozbawienie wolności. Podkreślono, że sądy krajowe często stosowały stereotypowe uzasadnienia dla przedłużania aresztu, co osłabiało skuteczność krajowych środków odwoławczych.Stan faktyczny
Skarżąca, Münire Demirel, urodzona w 1967 r., została zatrzymana 4 lutego 1995 r. i aresztowana 16 lutego 1995 r. pod zarzutem członkostwa w nielegalnej organizacji Dev-Sol. Postawiono jej zarzuty z art. 168/1 i 146 Tureckiego Kodeksu Karnego. Jej tymczasowe aresztowanie trwało osiem lat, do 18 lutego 2003 r. Wnioski o zwolnienie były wielokrotnie odrzucane przez sądy krajowe. Sprawa karna skarżącej nadal toczy się przed Sądem Karnym w Stambule po zniesieniu Państwowych Sądów Bezpieczeństwa.Rozstrzygnięcie
Trybunał stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. Zasądza na rzecz skarżącej 6,000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1,000 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. Odrzuca pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
OF EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ÜÇÜNCÜ DAĐRE
MÜNĐRE DEMĐREL – TÜRKĐYE DAVASI
(B a ꢀvuru no. 5346/03)
KARAR
STRAZBURG Mayıs 2008
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde
kesinleꢀecektir. ꢁekli düzeltmelere tâbi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
MÜNĐRE DEMĐREL – TÜRKĐYE KARARI
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 5346/03 no’lu davanın nedeni T.C. vatandaꢀı olan
Münire Demirel’in (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 12 Kasım 2002
tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ
olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından M. A. Kırdök ve M. Kırdök
tarafından temsil edilmiꢀtir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢁULLARI
Baꢀvuran 1967 doğumludur ve Đstanbul’da yaꢀamaktadır. AĐHM’ye baꢀvuru yaptığı
tarihte Kartal Özel Tip Cezaevinde hapis cezasını çekmekteydi.
Baꢀvuran 4 ꢁubat 1995 tarihinde yasadıꢀı Dev-Sol örgütü üyesi olduğu ꢀüphesiyle
gözaltına alınmıꢀ, 16 ꢁubat 1995 tarihinde tutuklanmıꢀtır. ꢁubat 1995 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısı baꢀvuranı
TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca yasadıꢀı örgüt üyeliği ile suçlayan bir iddianame
sunmuꢀtur. Nisan 1995 tarihinde Đstanbul DGM 2. Dairesi davanın ilk duruꢀmasını yapmıꢀtır
(dava no. 1995/76). 31 Ekim 1995 tarihinde mahkeme baꢀvuranın tutuksuz yargılanmasına
karar vermiꢀtir. Ancak Đstanbul DGM savcısının 9 Ekim 1995 tarihinde baꢀvuran hakkında
yeni bir iddianame sunmuꢀ ve sonuç olarak Đstanbul DGM 1. Daire’de ikinci bir dava (no.
1995/348) açılmıꢀ olması nedeniyle baꢀvuran serbest bırakılmamıꢀtır. Baꢀvuran, TCK’nın
146. maddesi uyarınca Anayasal düzeni bozmaya teꢀebbüs etmekle suçlanmıꢀtır. Eylül 1996 tarihinde sözkonusu iki dava dosyası birleꢀtirilmiꢀ, dava Đstanbul DGM 1.
Daire’de görülmeye devam etmiꢀtir.
Baꢀvuran, çeꢀitli defalar tutuksuz yargılanma talebinde bulunmuꢀ ancak mahkemeler ya
sebep göstermeksizin ya da suçun niteliği, dava dosyası ve delillerin durumunu dikkate alarak
bu talepleri reddetmiꢀtir. Ekim 2002 tarihinde Đstanbul DGM 1. Daire baꢀvuranın tutuksuz yargılanma talebini
bir kez daha reddetmiꢀ, baꢀvuran sözkonusu karara 4 Kasım 2002 tarihinde itirazda
bulunmuꢀtur. Đstanbul DGM 2. Daire baꢀvuranın itirazını aynı tarihte reddetmiꢀtir. ꢁubat 2003 tarihinde birinci derece mahkemesi baꢀvuranın tutuksuz yargılanmasına
karar vermiꢀtir. Haziran 2004 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 5190 sayılı Yasa ile devlet
güvenlik mahkemeleri kaldırılmıꢀtır. Bu nedenle baꢀvuran hakkında açılan dava dosyası
Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiꢀtir. Tarafların en son beyanlarına dayanan dava
dosyası bilgilerine göre dava halen Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmektedir.
MÜNĐRE DEMĐREL – TÜRKĐYE KARARI
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 5/3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, tutuklu yargılanma süresinin AĐHS’nin 5/3. maddesinde belirtilen “makul
süre” ꢀartını aꢀmasından ꢀikâyetçi olmuꢀtur.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, baꢀvuranın AĐHS’nin 35/1. maddesinde belirtilen iç hukuk yollarını
tüketmemiꢀ olması gerekçesiyle baꢀvurunun reddini Mahkemeden talep etmiꢀtir. AĐHM’nin
Köse – Türkiye (no. 50177/99) kararına atıfta bulunarak baꢀvuranın eski CMUK’un 298.
maddesi uyarınca Ekim 2002’ye kadar devam eden tutukluluk haline itiraz etmediğini
savunmuꢀlardır.
Baꢀvuran, etkisiz olduğunu düꢀündüğü için bu yola daha erken bir tarihte
baꢀvurmadığını ifade etmiꢀtir.
Mahkeme, daha önce benzer davalarda Hükümetçe yapılan itirazları inceleyip reddetmiꢀ
olduğunu kaydeder (bkz. özellikle Koꢀti vd. – Türkiye, no. 74321/01, Mehmet ꢁah Çelik –
Türkiye, no. 48545/99 ve Tamamboğa ve Gül – Türkiye, no. 1636/02). Mahkeme özellikle
Koꢀti vd. (yukarıda anılan) davasında, AĐHS’nin 35/1 maddesi bağlamında sadece mevcut ve
yeterli hukuk yollarına baꢀvurma zorunluluğu bulunduğu ve bir yolun ilgili dönemde teori ve
uygulamada mevcut ve etkili olduğu; yani eriꢀilebilir ve baꢀvuranların ꢀikâyetleri bağlamında
telafi sağlayabilmekte olduğu ve makul bir baꢀarı umudu vaat ettiği konusunda Mahkemeyi
ikna etme yükümlülüğünün itiraz sahibi Hükümete ait olduğuna hükmetmiꢀtir (bkz. Cennet
Ayhan ve Mehmet Salih Ayhan – Türkiye, no. 41964/98). Bu bağlamda Mahkeme, diğer
hususlar yanında, devlet güvenlik mahkemelerinin somut baꢀvuruda olduğu gibi, her davadaki
özel ilgisini açıklamadan, baꢀvuranların tutukluluğunun devamı için aynı resmi gerekçeleri
göstermesine dayanarak AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlalinin tespit edildiği, Türkiye aleyhine
açılmıꢀ belli davalara iꢀaret etmiꢀtir (bkz. diğer birçok karar yanında Hasan Ceylan – Türkiye,
no. 58398/00, Pakkan – Türkiye ve Acunbay - Türkiye). Buna göre Mahkeme, bu tür
basmakalıp gerekçelere karꢀı yapılacak bir itirazın baꢀka bir yargı derecesinde baꢀarı
umudunun zayıf olacağını değerlendirmiꢀtir. Ayrıca sözkonusu temyiz yargılaması çekiꢀmeli
usule göre yapılmamıꢀ, sözlü duruꢀma yapılmadan karar verilmiꢀtir (bkz. TCK 302/1. madde).
Bu nedenle temyiz yargılaması, bahse konu özgürlükten mahrum bırakmaya iliꢀkin
güvenceleri içermemiꢀtir (bkz. Koꢀti vd., yukarıda anılan).
Yukarıda belirtilen görüꢀler dikkate alındığında Mahkeme bu davada, Koꢀti ve Diğerleri
davasındaki bulgularından ayrılmasını gerektiren özel koꢀullar tespit etmemektedir.
Mahkeme ayrıca AĐHS’nin 35/1 maddesinde yer alan iç hukuk yollarının tüketilmesi
ꢀartıyla özgürlüklerin keyfi olarak kısıtlanmasına karꢀı güvence sağlamayı amaçlayan 5/3
maddenin gerekleri arasında fark bulunduğunu hatırlatır. Ne var ki, tutarlı bir içtihadın bu tür
bir güvencenin faydasız ya da eksik olduğunu gösterdiği durumlarda baꢀvurandan yetersiz
güvenceleri tüketmesinin istenmesi AĐHS’nin ilkelerine aykırı olacak ve 35/1. maddenin aꢀırı
ꢀekilcilikle uygulanmasına yol açacaktır (bkz. Estrikh – Letonya, no. 73819/01).
Yukarıdakiler ıꢀığında Mahkeme, Hükümetin itirazını reddeder.
MÜNĐRE DEMĐREL – TÜRKĐYE KARARI
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
Hükümet baꢀvuranın tutukluluk süresinin makul ve iç hukuka uygun olduğunu
savunmuꢀtur. Özellikle suçun ciddiyeti, kaçıꢀ veya suç iꢀlenmesi tehlikesi ve davanın özel
koꢀullarının devamlı tutukluluk halini haklı çıkardığını ifade etmiꢀlerdir. Ayrıca yetkililerin
baꢀvuranın devam eden tutukluluk halini titizlikle değerlendirdiklerini belirtmiꢀlerdir.
Baꢀvuran iddialarında ısrarcı olmuꢀ ve Hükümetin görüꢀlerine itiraz etmiꢀtir.
Mahkeme somut davada baꢀvuranın tutukluluğunun, gözaltına alındığı 4 ꢁubat 1995
tarihinde baꢀlayıp birinci derece mahkemesi kararıyla serbest bırakıldığı 18 ꢁubat 2003
tarihinde sona erdiğini gözlemler. Buna göre süre sekiz yıldır.
Mahkeme, somut davadakine benzer hususlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz, örneğin Dereci – Türkiye, no.
77845/01; Taciroğlu – Türkiye, no. 25324/02 ve Çarkçı – Türkiye, no. 7940/05).
Kendisine sunulan tüm delilleri inceleyen Mahkeme, bu davada farklı bir sonuca
ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığını
değerlendirir. Konu hakkındaki içtihadını dikkate alan Mahkeme, somut davada baꢀvuranın
tutukluluk süresinin fazla ve AĐHS’nin 5/3 maddesine aykırı olduğu kanaatindedir.
Bu nedenle AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,
hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuran 12,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuꢀtur.
Hükümet, hiçbir tazminata hükmedilmemesini Mahkemeden talep etmiꢀtir.
Mahkeme baꢀvuranın sadece ihlal tespiti ile yeterli olarak tazmin edilemeyecek manevi
zarara uğradığını kabul etmektedir. Dava koꢀullarını dikkate alarak baꢀvurana 6,000 Euro
manevi tazminat ödenmesine hükmeder.
MÜNĐRE DEMĐREL – TÜRKĐYE KARARI
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran ayrıca AĐHM önündeki adli masraflar için 4,600 YTL (yaklaꢀık 2,695 Euro)
ve kırtasiye, fotokopi ve posta gibi giderler için 210 YTL (yaklaꢀık 123 Euro) talep etmiꢀtir.
Baꢀvuran 4,600 YTL’lik adli masrafları avukatı ile yaptığı ücret anlaꢀmasına göre
belgelendirmiꢀtir. Ancak diğer masraflarla ilgili olarak avukatları tarafından hazırlanan bir
harcama raporu sunmuꢀ, herhangi bir fatura ibraz etmemiꢀtir.
Hükümet iddialara itiraz etmiꢀtir.
AĐHM’nin içtihadına göre bir baꢀvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için
yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıꢀ ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır.
Sözkonusu davada AĐHM, elindeki bilgileri göz önünde bulundurarak ve hakkaniyete uygun
olarak bu baꢀlık altında 1,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.
C. Gecikme faizi
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine
uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar
vermiꢀtir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Sorumlu Devlet’in baꢀvurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk
Lirası’na çevrilerek:
(i) 6,000 Euro (altı bin Euro) manevi tazminat;
(ii) 1,000 Euro (bin Euro) yargılama masraf ve giderleri;
(iii) bu miktarlara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa
Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragrafları uyarınca 20 Mayıs 2008 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
Stanley NAISMITH
Kâtip Yardımcısı
Josep CASADEVALL
Baꢀkan
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło