53796/00

WyrokETPCz2006-01-10ECLI:CE:ECHR:2006:0110JUD005379600

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy znaczne opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, w kontekście wysokiej inflacji, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, zasądzonego przez sądy krajowe, spowodowało dla skarżących dodatkową szkodę, wykraczającą poza samo wywłaszczenie. To opóźnienie, w połączeniu z wysoką inflacją, doprowadziło do utraty wartości odszkodowania i nałożyło na skarżących „niezwykłe i nieproporcjonalne obciążenie”. W konsekwencji, naruszona została „sprawiedliwa równowaga” między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa do poszanowania mienia, co stanowi naruszenie art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
W 1996 roku władze tureckie wywłaszczyły grunty należące do skarżących. Skarżący, niezadowoleni z wysokości pierwotnego odszkodowania, zaskarżyli je do sądów krajowych, które zasądziły dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami za zwłokę. Pomimo prawomocnego orzeczenia, wypłata dodatkowego odszkodowania nastąpiła dopiero 19 kwietnia 1999 r., a odsetek 19 lipca 1999 r. Skarżący twierdzili, że opóźnienie to, w połączeniu z wysoką inflacją w Turcji, spowodowało znaczną utratę wartości należnego im odszkodowania.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: stwierdza dopuszczalność skargi; stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1; stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową; zasądza odszkodowanie majątkowe oraz zwrot kosztów i wydatków; oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   ACAR VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no:53796/00)   NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRAZBURG   OCAK 2006   İşbu karar AİHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı   şekli düzeltmelere tabi olabilir.   _____________________________________________________________________________________________   © T.C. Dıꢀiꢀleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları Genel   Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmı olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak   belirtilmi olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması ko ulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi   ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 53796/00 başvuru no’lu davanın nedeni, Türk   vatandaşı Hatice Acar, Hatice Yüksel Türk, Birsen Ciritoğlu (Sarıoğlu), Hanım Ciritoğlu, Dudu   Selma Akyol, Saadet Güler Tezcan ve Rasim Acar, Mehmet Baki Ünal, Turan Şevki Türk ve   Veli Atilla Ciritoğlu’nun (Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 26   Kasım 1999 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi’nin (AİHS) 34.   maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur. Başvuranlar, Afyon Barosu avukatlarından   Halil Kılınç tarafından temsil edilmektedirler.   OLAYLAR   yılında İdare Dinar’da (Afyon) başvuranlara ait arsayı kamulaştırmıştır. İdare’nin   belirlediği kamulaştırma bedelleri arsanın mülkiyet hakkının İdare’ye devredilmesi sırasında   başvuranlara ödenmiştir.   Başvuranlar, ödenen miktarlara itiraz ederek, Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde   kamulaştırma bedellerinin artırılması için dava açmışlardır.   Asliye Hukuk Mahkemesi başvuranları haklı bulmuş ve İdare’yi arsanın devredildiği   tarihten ya da duruma göre sözkonusu davanın açıldığı tarihten itibaren işlemek üzere yıllık   %30 oranında gecikme faizi ile birlikte ek tazminat bedellerini ödemeye mahkum etmiştir. Bu   kararlar Yargıtay tarafından onaylanmış ve nihai kararı oluşturmuştur.   İdare, 19 Nisan 1999 tarihinde sözkonusu ek kamulaştırma bedellerini başvuranlara   ödemiştir. Daha sonra İdare, 19 Temmuz 1999 tarihinde gecikme faizi bedellerini de ödemiştir.   Ayrıntılar aşağıdaki tabloda yer almaktadır:   BAŞVURANLARIN EK   GECİKME   FAİZİ   YARGITAY   KARAR   ÖDEME   TARİHİ   ÖDEME TUTARI   (TL)   İSİMLERİ   TAZMİNAT   TUTARI   (eski TL)   HESABININ   BAŞLANGIÇ   TARİHİ   TARİHİ   Hatice Acar   Rasim Acar   M.Baki Ünal   5.838.181.365   1.406.400.000   5.480.500.000   5.076.653.500   28.10.1996   15.09.1997   22.10.1997   22.10.1997   22.10.1997   19.04.1999   ve   19.07.1999   19.04.1999   ve   19.07.1999   19.04.1999   ve   19.07.1999   19.04.1999   ve   5.721.417.738   ve   6.086.304.073   1.378.272.000   ve   929.396.000   5.370.890.000   ve   4.781.736.250   4.975.120.430   ve   18.12.1996   01.04.1997   Turan Şevki Türk   Hatice Yüksel Türk   VeliAtilla Ciritoğlu   Hanım Ciritoğlu   01.04.1997   ve   19.04.1997   19.07.1999   4.365.922.010   Dudu Selma Akyol   Saadet Güler Tezcan   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   HAKKINDA   Başvuranlar, İdare’nin ek kamulaştırma bedelini ödemede gecikmesi ve Türkiye’deki   yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle, ek tazminatın değer   kaybettiğinden şikayetçi olmaktadırlar. Ayrıca başvuranlar bu davada Savunmacı Devlet’in,   sadece kendisine faydası olan bir mevzuatla, kamulaştırma bedellerinin belirlendiği tarihten ek   tazminat bedellerinin ödenmesine kadar, usul işlemleri süresince kötü niyetle hareket ettiğini   savunmaktadırlar. Başvuranlar bu bağlamda, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesini ileri   sürmektedirler.   A. Kabul edilebilirlik Hakkında   Hükümet AİHM’yi, ilk olarak AİHS’nin 35. maddesi uyarınca altı ay kuralının yerine   getirilmediği gerekçesiyle başvuruyu reddetmeye davet etmektedir. Sözkonusu sürenin ilk   günü, kamulaştırma ek tazminatlarının başvuranlara ödendiği tarih olan 19 Nisan 1999 tarihidir.   Oysa başvuranlar AİHM’ye 26 Kasım 1999 tarihinde, yani tazminat tutarlarının ödendiği   tarihten altı ay sonra başvurmuşlardır.   Başvuranlar görüş bildirmemişlerdir.   Bu davada, AİHM, altı ay süresinin ilk günü olarak kamulaştırmayı yapan İdare’nin   ödemesi gereken tutarın tümünü ödediği tarih olan 19 Temmuz 1999 tarihinin gözönüne   alınmasına kanaat getirmektedir. Buradan başvuranların 26 Kasım 1999 tarihinde AİHM’ye   başvurarak, AİHS’nin 35. maddesinin gerekliliğini yerine getirdiği sonucu çıkmaktadır.   Dolayısıyla Hükümet’in itirazını reddetmek uygun olacaktır.   Hükümet ikinci olarak, başvuranları Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinin sunduğu   başvuru yolunu tüketmemekle itham etmiştir. Bu hüküm gereğince, gecikme faizinin karşıladığı   miktarın üstünde bir zararın bulunduğunun ortaya konulması koşuluyla, ek tazminatın   ödenmesinden kaynaklanan gelir kaybının telafisi mümkün olmaktadır.   AİHM, daha önce Aka-Türkiye (s. 2678-2679, § 34-37) davasında buna benzer bir itirazı   reddettiğini hatırlatmaktadır. AİHM daha önce vardığı sonuca aykırı bir karar almak için hiçbir   gerekçe görmemekte ve Hükümet’in itirazını reddetmektedir.   AİHM, içtihat kararlarından çıkan kriterler ışığında (Bkz. özellikle Akkuş) ve elinde   bulunan unsurları gözönünde bulundurarak, bu şikayetin esasının da incelenmesi gerektiğine   kanaat getirmektedir. AİHM sonuç olarak, başvurunun hiçbir kabul edilemezlik gerekçesiyle   ters düşmediğine kanaat getirmektedir.   B. Esas Hakkında   AİHM, daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da   incelemiş ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz.,   Akkuş, adıgeçen karar, s. 1317, §31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).   AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak   hiçbir tespit ve delil sunmadığına kanaat getirmektedir. Ulusal mahkemelerin kararına göre   kamulaştırmayı yapan İdare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın   ödenmesindeki gecikme, başvuranları, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara   daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AİHM’yi,   başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması   arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke   katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.   Sonuç olarak, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat ile masraf ve harcamalar   Başvuranlar, uğradıkları maddi zarar için, yaklaşık 37.395 Euro’ya denk gelen toplam   73.139 Alman Markı istemektedirler.   Başvuranlar, manevi tazminat ile masraf ve harcamalar adı altında bir talepte   bulunmamışlardır.   Buna karşın başvuranlar, başvuru formunda 6.000 Alman Markı tutarındaki manevi   zararlarının telafi edilmesini ve rakam belirtmeksizin AİHM önünde yapılan masraf ve   harcamalarının karşılanmasını istemişlerdir.   Hükümet, talebin açık olmadığına ve delillerle desteklenmediğine kanidir. Ayrıca   Hükümet AİHM’den, herhangi bir tazminat verilmesi gerektiğini düşünüyor ise, tazminatın adil   olmasına ve hiç bir surette nedensiz zenginleşme kaynağı oluşturmaması gerektiğine kanaat   getirmesini rica etmektedir.   AİHM, maddi tazminat konusunda Akkuş kararında (s. 1311, § 35-36 ve 39) uyguladığı   hesap yönteminden yola çıkarak ve ekonomik veriler ışığında, başvuranlara;   - Hatice Acar’a 11.501 Euro   - Rasim Acar’a 3.462 Euro   - Mehmet Baki Ünal’a 6.755 Euro ve   - Hatice Yüksel Türk, Birsen Ciritoğlu (Sarıoğlu), Hanım Ciritoğlu, Dudu Selma Akyol,   Saadet Güler Tezcan ve Turan Şevki Türk ve Veli Atilla Ciritoğlu’na toplam 6.449 Euro   ödenmesine karar vermiştir.   AİHM, manevi tazminat konusunda, ihlal kararının yeterli adil tazmin oluşturduğuna   kanaat getirmektedir.   AİHM, masraf ve harcamalar için, AİHS’nin 41. maddesi uyarınca, sadece gerçekten ve   gerekli olduğu için yapılan ve makul oranda olan masrafların ödendiğini hatırlatmaktadır (Bkz.   diğer birçok karar arasında, Nikolova-Bulgaristan, no: 31195/96, § 79, AİHM 1999-II).   Başvuranların, masraflara ilişkin herhangi bir rakam belirtmemiş olmalarına ve belge   sunmamalarına rağmen, AİHM önünde temsil edilmeleri amacıyla birtakım masraf yapmaları   kabul edilebilir bir durumdur.   Dolayısıyla AİHM, İçtüzüğü’nün 60. maddesi hükümleri gereğince, yapılan masraflar   için başvuranlara ortaklaşa toplam 1.000 Euro ödenmesinin uygun olacağına kanaat   getirmektedir.   C. Gecikme Faizi   Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE   1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;   2. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. İhlal kararının manevi tazminat için yeterli adil tazmin oluşturduğuna;   4. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere, miktara yansıtılabilecek her   türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet’in;   i. maddi tazminat için;   - Hatice Acar’a 11.501 (on bir bin beş yüz bir) Euro   - Rasim Acar’a 3.462 (üç bin dört yüz altmış iki) Euro   - Mehmet Baki Ünal’a 6.755 (altı bin yedi yüz elli beş) Euro ve   - Hatice Yüksel Türk, Birsen Ciritoğlu (Sarıoğlu), Hanım Ciritoğlu, Dudu Selma Akyol,   Saadet Güler Tezcan ve Turan Şevki Türk ve Veli Atilla Ciritoğlu’na toplam 6.449 (altı bin   dört yüz kırk dokuz) Euro;   ii. masraf ve harcamalar için başvuranlara ortaklaşa toplam 1.000 (bin) Euro ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet’in,   Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit   faizi uygulamasına;   5. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi   gereğince 10 Ocak 2006 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło