53919/00
WyrokETPCz2006-01-10ECLI:CE:ECHR:2006:0110JUD005391900
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy skazanie skarżącego za wygłoszoną mowę polityczną stanowiło naruszenie jego prawa do wolności wypowiedzi gwarantowanego przez art. 10 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że ingerencja w wolność wypowiedzi skarżącego, choć przewidziana prawem i mająca na celu ochronę integralności terytorialnej, nie była "konieczna w społeczeństwie demokratycznym". Stwierdził, że skarżący, jako aktor polityczny, wyrażał swoje poglądy na temat polityki rządu, nie nawołując do przemocy ani zbrojnego oporu. Uzasadnienie sądów krajowych uznano za niewystarczające, a nałożona kara za nieproporcjonalną do zamierzonych celów, co doprowadziło do naruszenia art. 10.Stan faktyczny
Skarżący, Refik Karakoç, były członek partii politycznej DEP, został skazany przez tureckie sądy za mowę wygłoszoną na kongresie partii w 1993 roku. Mowa ta, według władz krajowych, miała na celu podważenie integralności terytorialnej państwa. Został skazany na dwa lata więzienia i grzywnę, a wyrok został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny. Później, na mocy ustawy amnestyjnej, wykonanie kary zostało zawieszone.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie stwierdził naruszenie art. 10 Konwencji. Zasądził na rzecz skarżącego 2 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową oraz 500 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. Odrzucił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
REFĐK KARAKOÇ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 53919/00)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Ocak 2006
Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek
olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (53919/00) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke
vatandaꢀı Refik Karakoç’un (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 20 Aralık 1999
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu
baꢀvurudur. Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Diyarbakır Barosu
avukatlarından S. Güzel tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR doğumlu baꢀvuran Ankara’da ikamet etmektedir.
Baꢀvuran, Anayasa Mahkemesi tarafından 1993 yılında feshedilen Demokrasi Partisi’nin
(DEP) eski Merkez Yürütme Komitesi üyesiydi.
Baꢀvuran DEP’in 26 Haziran 1993 tarihli yıllık kongresinde bir konuꢀma yapmıꢀtır.
Bu konuꢀmanın ardından belirtilmeyen bir tarihte Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi
(DGM) Cumhuriyet Savcısı 3713 sayılı Kanun’un 8 § 1. maddesine dayalı olarak baꢀvuran
hakkında ceza davası açmıꢀ, adı geçeni bölücülük yapmakla suçlamıꢀtır. DGM, sözkonusu
davayı, baꢀvuran hakkında DEP’in 1993 yılında dağıttığı broꢀürler nedeniyle açılan baꢀka bir
davayla birleꢀtirmiꢀtir.
Ankara DGM, 17 Kasım 1998 tarihinde baꢀvuranı hakkında yapılan ithamlardan suçlu bulmuꢀ
ve iki yıl hapis ve 200.000.000 TL. para cezasına çarptırmıꢀtır. DGM, sözkonusu konuꢀmanın
Devlet’in bölünmez bütünlüğünü yıkma amacını taꢀıdığını belirterek bu konuꢀmadan bazı
alıntılar yapmıꢀtır.
Yargıtay 28 Haziran 1999 tarihli bir kararla ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır. sayılı ve 22 Aralık 2000 tarihli af yasası’nın yürürlüğe girmesinin ardından, DGM, 8
Ocak 2001 tarihinde baꢀvuran hakkındaki hapis ve para cezasını ertelemiꢀtir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 10. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, mahkumiyetinin ifade, düꢀünce ve dernek kurma özgürlüklerine yönelik bir ihlali
oluꢀturduğundan ꢀikayetçi olmakta ve AĐHS’nin 10. ve 11. maddelerinin ihlal edildiğini ileri
sürmektedir. AĐHM, bu ꢀikayetlerin 10. madde çerçevesinde incelenmesi gerektiğini
değerlendirmektedir.
AĐHM, sözkonusu mahkumiyet kararının AĐHS’nin 10 § 1. maddesi ile güvence altına alınan
ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleyi oluꢀturduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilafa
yer verilmediğini not etmektedir. Yapılan müdahalenin AĐHS’nin 10 § 2. maddesi uyarınca
kanun tarafından öngörüldüğüne, toprak bütünlüğünün korunması gibi meꢀru bir amacı
izlediğine itiraz edilmemektedir (Bkz. Yağmurdereli-Türkiye kararı, no: 29590/96, 40, 4
Haziran 2002). Bu husus dikkate alınmaktadır, bununla birlikte müdahalenin «demokratik bir
toplum için zorunluluk» oluꢀturup oluꢀturmadığının incelenmesi gerekmektedir.
AĐHM, daha önceki kararlarda da benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların
AĐHS’nin 10. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir (Bkz. özellikle, Ceylan-
Türkiye kararı, no: 23556/94, § 38, AĐHM 1999-IV, Öztürk-Türkiye kararı, no: 22479/93, §
74, AĐHM 1999-VI, sözü edilen Đbrahim Aksoy kararı, Karkın-Türkiye kararı, no: 27528/95,
§ 43, 2 Ekim 2003).
AĐHM, mahkemenin yerleꢀik içtihadı ıꢀığında yapılan baꢀvuruda Hükümetin davanın seyrini
farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir tespiti ve delili sunmadığını kaydetmektedir. AĐHM
ayrıca, yapılan siyasi konuꢀmada yer alan terimlerin kullanıldığı bağlama özellikle dikkat
etmektedir. Bu çerçevede AĐHM, terörle mücadele kapsamında karꢀılaꢀılan özel güçlükleri
göz önünde bulundurmaktadır (Bkz. sözü edilen Đbrahim Aksoy-Türkiye kararı, § 60, ve
Incal-Türkiye kararı, s. 1568, 58).
Sözkonusu konuꢀmada Hükümetin sürdürdüğü politikanın bir analizi yapılmaktadır.
Baꢀvurana göre Hükümet demokrasinin çoğulcu gereklerini yerine getirememektedir ve Kürt
sorunu için sürdürdüğü siyaset Kürtlerin varlığını ve kültürel haklarını yadsımaya yöneliktir.
AĐHM, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin sözü edilen konuꢀmada yer alan terimlerin Türk
Devleti’nin toprak bütünlüğünü yıkma amacını içerdiğini değerlendirdiğini hatırlatmaktadır.
AĐHM, iç hukuk mercilerinin vermiꢀ oldukları kararlarda baꢀvuranların ifade özgürlüğüne
yönelik müdahalenin meꢀruiyeti için yeterli sayılamayan gerekçeleri incelemiꢀtir (Bkz.
mutatis mutandis, Sürek-Türkiye (no:4) kararı, no: 24762/94, § 58, 8 Temmuz 1999). AĐHM,
baꢀvuranın ne ꢀiddet kullanımını, ne silahlı direniꢀi teꢀvik eden bir konuꢀma yaptığını, Türk
siyasi hayatının bir aktörü olarak görevi doğrultusunda görüꢀlerini ifade ettiğini
gözlemlemektedir. AĐHM nezdinde dikkate alınması gereken temel unsur budur (Bkz. a
contrario, Sürek-Türkiye kararı (no:1), no: 26682/95, § 62, AĐHM 1999-IV, ve Gerger-
Türkiye kararı, no: 24919/94, § 50, 8 Temmuz 1999).
AĐHM, yapılan müdahalenin orantılılığı bakımından verilen cezanın niteliğinin ve ağırlığının
da dikkate alınması gerektiğini hatırlatmaktadır.
Bu bakımdan, baꢀvuranın mahkumiyeti öngörülen amaçlar doğrultusunda orantısızdır ve
«demokratik bir toplum için zaruret» oluꢀturmamaktadır.
Bu nedenle, AĐHS’nin 10. maddesi bu açıdan ihlal edilmiꢀtir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
A. Tazminat
Baꢀvuran maruz kaldığı manevi zararın tazmini için 25.000 Euro, ayrıca rakam belirtmeksizin
maddi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu miktarları aꢀırı olarak nitelendirmektedir.
AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak AĐHM, manevi tazminat olarak
baꢀvurana 2.000 Euro ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.
B. Masraf ve harcamalar
Baꢀvuran, AĐHM yetkili organları nezdinde yapmıꢀ olduğu masraf ve harcamalara iliꢀkin
4.690 YTL (2931) Euro talep etmektedir. Baꢀvuran herhangi bir kanıtlayıcı belge
sunmamıꢀtır.
Hükümet bu miktara karꢀı çıkmıꢀtır.
AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca masraf ve harcamalar için gerçekliği ve gerekliliği
ispat edilmiꢀ makul miktarların ödendiğini hatırlatmaktadır (Bkz. Nikolova-Bulgaristan
kararı, no: 31195/96, § 79, AĐHM 1999-II). AĐHM, hakkaniyete uygun olarak baꢀvurana 500
Euro ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.
C. Gecikme Faizi
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı
faiz oranının 3 puan fazlası uygulanacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;
2. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek suretiyle Savunmacı Hükümetin
baꢀvurana;
i. manevi tazminat için 2.000 (iki bin) Euro;
ii. masraf ve harcamalar için 500 (beꢀ yüz) Euro ödemesine;
iii. ödenecek miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faizin
uygulanmasına;
3. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.
maddelerine uygun olarak 10 Ocak 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło