54479/00

WyrokETPCz2006-04-04ECLI:CE:ECHR:2006:0404JUD005447900

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy skład Sądu Bezpieczeństwa Państwa, obejmujący sędziego wojskowego, naruszał prawo do bezstronnego i niezawisłego sądu zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym obecność sędziego wojskowego w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa (DGM) w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego budzi uzasadnione obawy co do bezstronności i niezawisłości sądu. Skarżący, oskarżony o przestępstwa związane z „bezpieczeństwem narodowym”, miał uzasadnione obawy, że skład sądu, w tym sędzia wojskowy, mógł być kierowany przez nieodpowiednie względy. W konsekwencji, Trybunał uznał, że DGM, który skazał skarżącego, nie spełniał wymogów bezstronności i niezawisłości przewidzianych w art. 6 ust. 1 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Hasan Celal Güzel, były minister i poseł, a w czasie zdarzeń przewodniczący partii, wygłosił publiczne przemówienie w Kayseri we wrześniu 1997 roku. W marcu 1998 roku prokurator oskarżył go o podżeganie do nienawiści i wrogości na tle religijnym, na podstawie art. 312 starego Tureckiego Kodeksu Karnego. Sąd Bezpieczeństwa Państwa (DGM) w Ankarze, składający się z sędziego wojskowego i dwóch sędziów cywilnych, skazał skarżącego w lutym 1999 roku na rok więzienia i grzywnę. Wyrok został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny w czerwcu 1999 roku, a wniosek o jego korektę został odrzucony w lipcu 1999 roku.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji w związku z brakiem bezstronności i niezawisłości Sądu Bezpieczeństwa Państwa w Ankarze. Uznaje, że nie ma potrzeby rozpatrywania innych zarzutów na podstawie art. 6 Konwencji. Stwierdza, że samo niniejsze orzeczenie stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Zasądza na rzecz skarżącego 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. Odrzuca pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   GÜZEL - TÜRKĐYE DAVASI (No:1)   (Baꢀvuru no:54479/00)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   NĐSAN 2006   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecek olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 54479/00 baꢀvuru no’lu davanın nedeni, Türk   vatandaꢀı Hasan Celal Güzel’in (Baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 18   Aralık 1999 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleꢀmesi’nin (AĐHS)   34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran, Ankara Barosu avukatlarından   H.A. Özhan tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   doğumlu baꢀvuran, Ankara’da ikamet etmektedir.   Olayların meydana geldiği dönemde, eski Bakan ve milletvekili olan baꢀvuran   Yeniden Doğuꢀ Partisi Baꢀkanıydı.   Baꢀvuran, 3 Eylül 1997 tarihinde Kayseri’de düzenlenen bir konferansta halka açık bir   konuꢀma yapmıꢀtır.   Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Baꢀsavcısı, 10 Mart 1998   tarihinde, baꢀvuranı eski Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesi tarafından öngörülen, bir dine   ait olma ayrımcılığına dayanan kin ve düꢀmanlığa teꢀvik etme suçuyla itham etmiꢀtir.   Bir askeri hakim ve iki hukuk hakiminden oluꢀan DGM, 23 ꢁubat 1999 tarihinde,   baꢀvuranı üzerine atılı olaylardan suçlu bulmuꢀ ve bir yıl hapis ve 860.000 Türk Lirası para   cezasına çarptırmıꢀtır.   Yargıtay 24 Haziran 1999 tarihinde, ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.   Yargıtay 19 Temmuz 1999 tarihinde kararın düzeltilmesi talebini reddetmiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 6§1 VE 3 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden DGM’nin, bünyesinde bir askeri   hakim bulunması nedeniyle kendisine adil yargılanmayı garanti edecek “tarafsız ve bağımsız   bir mahkeme” olmadığını iddia etmektedir. Ayrıca baꢀvuran, haberi olmadan yapılan video   kaydının aleyhinde delil olarak kabul edilmesinden ve içeriğinin doğruluğuna itiraz etmek   amacıyla lehine tanıklık edecek kiꢀileri sorgulama olanağının bulunmamasından ꢀikayetçi   olmaktadır. Baꢀvuran son olarak, Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı tebliğnamesinin kendisine   tebliğ edilmediğini belirtmektedir. Baꢀvuran, AĐHS’nin 6§1 ve 3 maddesinin ihlal edildiğini   ileri sürmektedir.   A. DGM’nin Tarafsızlığı ve Bağımsızlığı Hakkında   AĐHM, bu durumda ortaya çıkan sorunlara benzer sorunları birçok kez irdelemiꢀ   AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (Bkz. Özel, §§33-34 ve 6 ꢁubat 2003   tarihli Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§35-36).   AĐHM mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in, sözkonusu durumda farklı bir sonuca   ulaꢀtırabilecek ne bir olay ne de bir argüman sunduğuna kanaat getirmektedir. “Milli   güvenlik”’e iliꢀkin suçlar hakkında DGM’ye çıkarılan baꢀvuran, aralarında askeri hakimin de   bulunduğu mahkeme heyeti önüne çıkmaktan çekinmesinin anlayıꢀla karꢀılanacağını   belirtmektedir. Bu nedenden dolayı, baꢀvuran, DGM’nin bu türden davalara ters düꢀen   değerlendirmelerle haksız yere yönlendirilmelerine izin vermesinden haklı olarak   çekinmektedir. Böylece, bu mahkemenin tarafsızlığı ve bağımsızlığı hakkında baꢀvuran   tarafından duyulan ꢀüpheler objektif olarak kanıtlanmaktadır. (Incal-Türkiye, 9 Haziran 1998   tarihli karar, 1998- IV, S.1573, §72 in fine).   AĐHM, baꢀvuranı yargıladığı ve mahkum ettiği sırada DGM’nin AĐHS’nin 6§1   maddesi uyarınca tarafsız ve bağımsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.   Dolayısıyla bu hüküm ihlal edilmiꢀtir.   B. Cezai Yargılamanın Adil Olması Hakkında: Delillerin Kabul Edilebilirliği ve   Cumhuriyet Baꢀsavcısı Tebliğnamesinin Tebliğ Edilmemesi   AĐHM, benzer davalarda daha önce, tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olduğu   ortaya konulan bir mahkemenin yargısına tabi kiꢀilere adil yargılama sağlayamayacağına   karar verdiğini hatırlatmaktadır.   AĐHM, davanın tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından görülmediğinden dolayı,   baꢀvuranın hakkının ihlal edildiği tespitinde bulunduğunu gözönüne alarak, mevcut   ꢀikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına kanaat getirmektedir (Bkz. diğerleri arasında,   Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, 1998-VII, s. 3074, § 44-45).   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuran 200.000 Euro tutarında maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.   Đddia edilen maddi zarara iliꢀkin olarak AĐHM, AĐHS’ye aykırılık mevcut   olmadığında, DGM önünde sonuçlanan yargılama usulünün sonucu üzerinde değerlendirmeye   gitmez. Sonuç olarak baꢀvurana bu bağlamda tazminat verilmesine gerek yoktur (Bkz.   Findlay-Đngiltere, 25 ꢁubat 1997 tarihli karar, 1997-I, s.284, § 85).   Đddia edilen manevi zarara gelince AĐHM, dava ꢀartlarında, tespit edilen ihlalin   hakkaniyetli bir tatmin oluꢀturduğuna dikkati çekmektedir (Çıraklar, s. 3074, §49).   Ancak AĐHM için, bu davada olduğu gibi bir kimse AĐHS’nin gerektirdiği tarafsızlık   ve bağımsızlık koꢀullarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkum edildiğinde,   sözkonusu kiꢀinin isteği üzerine yeni bir yargılama veya yeniden dava açılması, tespit edilen   ihlalin telafi edilmesi için prensip olarak en uygun yoldur (Bkz.Öcalan-Türkiye, no:   46221/99, § 210 in fine, AĐHM 2005-...).   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuran AĐHM ve ulusal mahkemeler önünde yaptığı masraf ve harcamalar için   40.000 Euro istemektedir. Baꢀvuran kanıt olarak ücret makbuzunu sunmaktadır.   Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.   AĐHM, konu hakkında elinde bulunan unsurlar ve içtihadını gözönünde bulundurarak,   1.000 Euro tutarının baꢀvurana ödenmesinin uygun olacağına kanaat getirmektedir.   C. Gecikme Faizi   Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Ankara DGM’nin tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olmasına iliꢀkin ꢀikayet hakkında   AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;   2. AĐHS’nin 6. maddesine göre yapılan diğer ꢀikayetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına;   3. Mevcut kararın tek baꢀına manevi tazminat için yeterli adil tazmin oluꢀturduğuna;   4. a) Bu kararın, AĐHS’nin 44§2 maddesine göre kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet’in,   miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak baꢀvurana masraf ve harcamalar   için 1.000 (bin ) Euro ödemesine;   b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda   belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası’nın kredi faiz oranına üç puan eklemek suretiyle   gecikme faizi uygulanmasına;   5. Hakkaniyete uygun tazminata iliꢀkin diğer taleplerin reddine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve 4 Nisan 2006 tarihinde, Đçtüzüğün 77.   maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło