55427/00

WyrokETPCz2004-04-08ECLI:CE:ECHR:2004:0408JUD005542700

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy skład Sądu Bezpieczeństwa Państwa, obejmujący sędziów wojskowych, naruszał prawo skarżącego do rozpoznania sprawy przez niezawisły i bezstronny sąd, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że obecność sędziów wojskowych w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa (DGM) w sprawach cywilnych stanowiła naruszenie zasady niezawisłości i bezstronności sądu, zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał powołał się na swoje wcześniejsze orzecznictwo, w którym konsekwentnie stwierdzał, że sądy wojskowe lub sądy z udziałem sędziów wojskowych, orzekające w sprawach cywilnych, nie spełniają wymogów niezawisłości i bezstronności ze względu na ich status, dyscyplinę wojskową i powiązania z władzą wykonawczą. W konsekwencji, skarżący nie miał zapewnionego rzetelnego procesu.
Stan faktyczny
Skarżący, Serdar Özcan, został aresztowany 25 stycznia 1999 r. w Mersin wraz z rodziną i przyjaciółmi. 29 stycznia 1999 r. został przesłuchany przez prokuratora i tymczasowo aresztowany. 17 lutego 1999 r. prokurator wniósł o jego skazanie za przynależność do nielegalnej organizacji. 3 czerwca 1999 r. Sąd Bezpieczeństwa Państwa (DGM), w którego skład wchodzili sędziowie wojskowi, skazał skarżącego na 15 lat więzienia. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny 9 września 1999 r.
Rozstrzygnięcie
Trybunał: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu braku niezawisłego i bezstronnego Sądu Bezpieczeństwa Państwa. 3. Uznał, że nie ma potrzeby badania pozostałych skarg dotyczących art. 6 Konwencji. 4. Stwierdził, że samo orzeczenie o naruszeniu jest wystarczające jako zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 5. Zasądził od Rządu pozwanego na rzecz skarżącego kwotę 2000 EUR tytułem kosztów i wydatków, płatną w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami za zwłokę. 6. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

ଘG   ଘ Q G Q G † † † † † † † † † † † † † † †   C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   * * AVRUPA   KONSEYİ   jl   A VRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   Serdar ÖZCAN- TÜRKİYE DAVASİ   (Başvuru no;55427/00)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   z{yhziv|ynG   _Gušˆ•GYWW[   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2004. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (55427/00) başvuru no’lu davanın nedeni   Serdar Özcan’ın (başvuran) Avrupa İnsan Haklan Komisyonuna 2 Şubat 2000 tarihinde   Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi   uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)   önünde Mersin barosu avukatlarından M. Erdoğdu tarafından temsil edilmektedir.   vsh€shy   Başvuran 1976 doğumlu olup başvurunun yapıldığı sırada İskenderun Cezaevinde tutuklu   bulunmaktadır.   Ocak 1999’da başvuran evinde bulunan aile üyeleri ve arkadaşları ile birlikte Mersin   Emniyet Müdürlüğü polisleri tarafından göz altına alınmıştır.   Ocak 1999 tarihinde başvuran Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı   tarafından dinlenmiş, aynı gün yetkili hakim karşısına çıkarılmış burada tutuklama kararı   verilmiştir.   7 Ş u b a t 1 9 9 9 ’ d a B a ş s a v c ı a r a la r ın d a a s k e r i h a k im le r in d e y e r a ld ığ ı D e v le t G ü v e n lik   Mahkemesi heyeti karşısında başvuranı yasadışı bir örgüte üye olma suçu ile itham ederek   Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. ve TCK’nın 168 § 2 maddelerine dayanarak   mahkumiyetini talep etmiştir.   DGM önünde başvuran hakkında yapılan suçlamaları kabul ederek sözkonusu örgütün   eylemlerini sürdürmekten vazgeçmeyeceğini ifade etmiştir.   Devlet Güvenlik Mahkemesi 3 Haziran 1999 tarihli kararıyla başvuran hakkında yapılan   suçlamaları yerinde bulmuş ve başvuranı 15 yıl hapis cezasına çarptırmıştır. Mahkeme   gerekçede adı geçenin yasadışı mezkur örgüte mensup faaliyetleri sürdürdüğünün tespit   edildiğini, evinde yapılan aramalar neticesinde çeşitli kasetlerin ve yayınların bulunduğunu   kaydetmiştir.   Başvuran Yargıtay’a giderek temyiz başvurusunda bulunmuştur.   Yargıtay 9 Eylül 1999 tarihli karan ile ilk derece mahkemesinin 3 Haziran 1999 tarihli   kararını onamıştır.   o|r|rGhÍpzpukhuG   p U G   hĶoz˅uĶuG]UGthkklzĶuĶuGĶoshsGlkĶstlzĶulGĶsĶŤrĶu   Başvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bir yandan   bünyesinde askeri hakimi bulundurması nedeniyle, diğer yandan göz altında bulunduğu sırada   avukatının bulunmaması nedeniyle «tarafsız ve bağımsız» bir mahkeme olarak kabul   edilemeyeceğini iddia etmekte ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının savunma haklarına   riayet etmemesi ve Başsavcının tebliğnamesinin tebliğ edilmemesi nedeniyle AİHS’nin 6 §§   ve 3 b) ve c) maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.   A. Kabul edilebilirliğe ilişkin   AİHM, mahkemenin bıı yöndeki içtihatları (Bkz. özellikle Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim   1998, 1998-VII) ve mahkemeye sunulan unsurlar ışığında başvurunun esas bakımından   incelenmesi gerektiğine itibar etmekte ve başvuruyu kabul edilemez bulmak için bir gerekçe   bulunmadığını ifade etmektedir.   i UGl šˆ šˆ G“ť“‹ •   1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin Tarafsızlığına ve Bağımsızlığına İlişkin   Mahkeme daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetlerin dile getirildiğini ve   bunların AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiği yönünde sonuçlandırıldığını ortaya   koymaktadır. (Bkz. söz edilen Özel kararı, §§ 33-34, ve Özdemir kararı, §§ 35-36).   AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespiti ve delili sunmadığım incelemektedir. Başvuranın «ulusal güvenliğe» yönelik işlenen   suçlardan yargılanmasının anlaşılabilir olduğu, bunun yanı sıra başvuranın aralarında askeri   bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin TCK’ya dayalı olarak yapmış   olduğu yargılama hususunda endişe duymasının yerinde olduğu kanısındadır. Üstelik Devlet   Güvenlik Mahkemesinin davanın gerekçesine yabancı mülahazalar ışığında başvuran   hakkında sebepsiz bir yargı kararı aldığı sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle başvuranın bu yargı   makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki şüphelerinin dikkate alınması   gerekmektedir, (sözü edilen Incal kararı s. 1573, § 72 ).   AİHM, başvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin AİHS’nin 6 § 1   maddesinde yer alan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taşımadığı sonucuna   varmaktadır.   2. Cezai Yargılam a Sürecinin adiliiği hakkında   Hükümet bir ihlalin bulunduğu iddiasına karşı çıkmaktadır.   AİHM, benzer davalarda da dile getirildiği üzere tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir   mahkemenin her halükârda adil ve hakkaniyete uygun bir yargılama sürecini garanti altına   alamayacağını hatırlatmaktadır.   Başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespiti   ışığında Mahkeme mevcut şikayeti incelemeye gerek duymamaktadır (Bkz. diğerleri arasında   sözü edilen Çıraklar kararı, s. 3074, §§ 44-45).   ppUGhĶoz˅uĶuG[XUGthkklzĶuĶuG|€n|shuthzp   AİHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.   h UGt ˆ‹‹GŒG” ˆ•ŒG›ˆ¡” •ˆ›   Başvuran 20.000 Euro’ya denk düşen maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.   Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.   İddia edilen maddi tazminata ilişkin AİHM, Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki sürecin   Sözleşmenin ihlali ile sonuçlanmadığı haller üzerinde durmadığını kaydederek başvurana bu   yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığını ifade etmektedir, (Findiay-İngiltere kararı,   Şubat 1997, s.284, § 85),   Manevi tazminatla ilgili olarak Mahkeme, olayların koşulları dikkate alındığında ihlal   kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna karar vermiştir, (söz edilen   Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).   AİHM, bir başvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6 § 1 maddesine göre tarafsız ve   bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği kanaatinde olduğunda, prensip olarak en   uygun tazminin, zamanında, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından başvuranı yeniden   yargılamanın olacağı kanaatine varmaktadır (Bkz. sözü edilen Gençel kararı, § 27).   i UGt ˆ š ™ˆ G Œ G ˆ ™Š ˆ ” ˆ “ˆ ™   Başvuran, Mahkeme organları nezdinde yaptıkları masraf ve harcamalara ilişkin 2.000 Euro   tazminat talebinde bulunmuş fakat bu yönde kamtlayıcı hiçbir belge sunmamıştır.   Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.   Mahkeme hakkaniyete uygun olarak başvurana 2.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.   j UG{ Œ ” Œ ™™Ă ›Gm ˆ ¡   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı % 3 'lük bir faiz   oranının uygulanacağını belirtmektedir.   i | Gz l i l w s l y k l u Gk v s h € pGt h o r l t l SGv € i Ķy s ĶĤ Ķ€ s l S   1. Başvurunun kabul edilebilir olchtğıma;   . D e v l e t G ü v e n l i k M a h k e m e s i n i n b a ğ ı m s ı z v e t a r a f s ı z b i r m a h k e m e d e n y o k s u n b u l u n m a s ı   nedeniyle AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. A İH M ’nin 6. m addesine ilişkin diğer şikayetlerin incelenm esine gerek olmadığına;   . M e v c u t k a ra rın m a n e v i ta z m in iç in b a şlı b a şın a y e te rli olduğuna;   5. a) A İH S ’nin 44 § 2 m addesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,   miktara yansıtılabilecek KDV, pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru   üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvurana masraf ve harcamalar   için 2.000 (iki bin) Euro ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin,   Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit   faizi uygulamasına;   6. A d i l t a z m i n e i l i ş k i n d i ğ e r t a l e p l e r i n reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AÎHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddelerine   uygun olarak 8 Nisan 2004 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło