56002/00;7059/02

WyrokETPCz2005-10-11ECLI:CE:ECHR:2005:1011JUD005600200

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy długotrwałe zatrzymanie bez szybkiego postawienia przed sędzią oraz brak skutecznego środka odwoławczego w celu zakwestionowania legalności zatrzymania naruszyły art. 5 ust. 3 i 4 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że zatrzymanie skarżących przez 6-7 dni bez postawienia przed sędzią naruszyło art. 5 ust. 3 Konwencji, powołując się na swój wcześniejszy wyrok w sprawie Brogan i inni przeciwko Zjednoczonemu Królestwu, gdzie już 4 dni i 6 godzin zatrzymania bez kontroli sądowej uznano za przekroczenie dopuszczalnych ram czasowych. W odniesieniu do art. 5 ust. 4 Konwencji, Trybunał powtórzył swoje ustalenia z wyroku Öcalan przeciwko Turcji, stwierdzając, że krajowy środek odwoławczy przewidziany w art. 128 § 4 Kodeksu postępowania karnego (CMUK) nie był skuteczny. Sąd krajowy, rozpatrujący taki wniosek, nie miał uprawnienia do nakazania zwolnienia zatrzymanego, a jedynie do przekazania sprawy sędziemu, który wydał nakaz aresztowania, a kontrola odbywała się wyłącznie na podstawie dokumentów, bez przesłuchania zatrzymanego.
Stan faktyczny
Sześciu skarżących (Yaşar Bazancir, Nevzat Bazancir, Ali Haydar Bazancir, Serdal Bazancir, Yılmaz Budancamanak i Abdullah Bozkurt) zostało zatrzymanych w dniach 4-5 sierpnia 1999 r. przez policję w Bingöl pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji terrorystycznej PKK lub udzielania jej pomocy. Byli oni przetrzymywani w areszcie policyjnym przez 6 do 7 dni, zanim zostali postawieni przed sędzią, który zarządził ich tymczasowe aresztowanie. Niektórzy skarżący zostali później uniewinnieni, a inni skazani na kary pozbawienia wolności za przestępstwa związane z PKK.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Odrzuca zarzut rządu. 2. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. 3. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 4 Konwencji. 4. Nie zasądza żadnego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   BAZANCĐR VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI   ( Baꢀvuru no: 56002/00 VE 7059/02 )   NĐHAĐ KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ekim 2005   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (56002/00 ve 7059/02) baꢀvuru no’lu   davaların nedeni, bu ülke vatandaꢀları Yaꢀar Bazancir, Nevzat Bazancir, Ali Haydar Bazancir,   Serdal Bazancir, Yılmaz Budancamanak ve Abdullah Bozkurt’un (baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan   Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 31 Ocak ve 15 ꢁubat 2002 tarihlerinde Avrupa Đnsan Hakları   Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar AĐHM önünde, Diyarbakır Barosu avukatlarından S. Çınar tarafından   temsil edilmektedirler.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢀULLARI   Baꢀvuranlar sırasıyla, 1981, 1978, 1980, 1976, 1977 ve 1980 doğumludur.   Baꢀvuranlar, 4 - 5 Ağustos 1999 tarihlerinde, yasadıꢀı terör örgütü PKK mensubu   olmak ve bu örgüte yardım ve yataklık etmek suçları nedeniyle Bingöl Emniyet Müdürlüğü   Terörle Mücadele ꢁubesi Ekipleri tarafından yakalanmıꢀlardır.   Bingöl Cumhuriyet Baꢀsavcısı, baꢀvuranların dört gün süreyle gözaltında   tutulmalarına karar vermiꢀtir.   Ağustos 1999 tarihinde, Bingöl Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi, Cumhuriyet   Baꢀsavcısı’nın baꢀvurusu üzerine, 8 Ağustos 1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere,   ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı baꢀvuranın gözaltı sürelerini uzatma kararı almıꢀtır.   Ağustos 1999 tarihinde, Bingöl Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi, Cumhuriyet   Baꢀsavcısı’nın baꢀvurusu üzerine, birinci ve beꢀinci baꢀvuranın da gözaltı sürelerini üç gün   uzatmıꢀtır.   Ağustos 1999 tarihinde, baꢀvuranlar Cumhuriyet Baꢀsavcısı tarafından   dinlenmiꢀtir. Aynı gün, baꢀvuranlar hakim karꢀısına çıkarılmıꢀtır. Hakim baꢀvuranların   tutuklu yargılanmalarına karar vermiꢀtir.   Ağustos 1999 tarihli iddianamesi ile Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi   Cumhuriyet Savcısı TCK’nın 168 § 2. ve 169. maddelerine ve 3713 sayılı Terörle Mücadele   Kanunu’nun 5. maddesine istinaden birinci ve ikinci baꢀvuranı PKK mensubu olma, diğer   baꢀvuranlar hakkında bu örgüte yardım ve yataklık etme suçlarından ceza davası açmıꢀtır.   Devlet Güvenlik Mahkemesi, 22 Mart 1999 tarihli kararı ile, üçüncü, dördüncü ve   altıncı baꢀvuranı delil yetersizliğinden serbest bırakmıꢀtır. Diğer baꢀvuranları suçlu bularak,   birinci ve ikinci baꢀvuranı on iki yıl altı ay, beꢀinci baꢀvuranı ise üç yıl hapis cezasına   çarptırmıꢀtır.   Ağustos 2001 tarihinde, Yargıtay bu kararı onamıꢀtır.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 5§§3 VE 4 MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   HAKKINDA   Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 5§§3 ve 4. maddelerinin ihlal edilmesinden ꢀikayetçi   olmaktadırlar.   Baꢀvuranlar, CMUK’un 128§4 maddesine dayanarak baꢀvuruda bulunmadıklarından   dolayı, Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır.   AĐHM, 24 Haziran 2004 tarihli kabuledilebilirlik kararında, Hükümet’in bu itirazının   AĐHS’nin 5§4 maddesine iliꢀkin olarak yapılan ꢀikayetle ortaya konan sorularla yakından   bağlı olan soruları gündeme getirdiği kanaatinde olup, esasa bağlamıꢀtır. AĐHM, bu itirazı   baꢀvuranlar tarafından AĐHS’nin 5§4 maddesine iliꢀkin olarak yapılan ꢀikayet çerçevesinde   inceleyecektir.   A. AĐHS’nin 5 § 3 maddesine dayanan ꢁikayet   Baꢀvuranlar, kısa zaman içinde hakim karꢀısına çıkarılmadıklarından ꢀikayetçi   olmaktadırlar.   Hükümet, baꢀvuranlara uygulanan gözaltı süresinin uzunluğunun, olayların meydana   geldiği dönemde yürürlükte olan yasalara uygun olduğunu ve iꢀlenen suçun niteliğinin bu   sürenin uzatılmasını zorunlu kıldığını belirtmektedir. Hükümet ayrıca, 3 Ekim 2001 tarihli   Anayasa değiꢀikliği ile gözaltı süresini dört gün olarak belirlemiꢀtir.   Esasında, ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı baꢀvuranın gözaltı süresi 4 Ağustos 1999   tarihinde, birinci ve beꢀinci baꢀvuranların 5 Ağustos 1999 tarihinde baꢀlamıꢀ ve 11 Ağustos   tarihinde sona ermiꢀtir. O halde ikinci, üçüncü, dördüncü ve son baꢀvuranın gözaltı   süresi yedi gün, diğer baꢀvuranların ise altı gün sürmüꢀtür.   AĐHM Brogan ve diğerleri-Birleꢀik Krallık (29 Kasım 1988, A serisi no: 145-B, s.   33, § 62) davasında, yargı denetiminden yoksun dört gün altı saatlik gözaltı süresinin,   toplumun bütününü terörizmden korumayı amaç edinse bile, AĐHS’nin 5§3. maddesinde   belirlenen zaman sınırlarını aꢀtığı yönünde hüküm getirdiğini hatırlatır.   Dolayısıyla AĐHM baꢀvuranların hakim önüne çıkarılmadan önce, altı ila yedi gün   boyunca gözaltında tutulmalarının gerekli olduğunun kabul edilemeyeceğine kanaat   getirmiꢀtir.   Sonuç olarak, AĐHS’nin 5 § 3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   B. AĐHS’nin 5 § 4 maddesine dayanan ꢁikayet   Baꢀvuranlar, gözaltı sürelerine itiraz edebilecekleri etkili bir baꢀvuru yolunun   bulunmadığından ꢀikayet etmektedirler.   Hükümet baꢀvuranların CMUK’un 128§4. maddesinde öngörülen baꢀvuru yolunu   kullanmadıklarını belirtmektedir. Sözkonusu maddede, Savcılık tarafından gözaltı süresinin   uzatılmasına iliꢀkin her türlü karara karꢀı itiraz baꢀvurusu yapılabilmesi öngörülmektedir.   Ayrıca 6 Mart 1997 tarihinden itibaren bu düzenlemenin Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ndeki   yargılamaya uygulanabileceğini eklemektedir.   AĐHM daha önceden benzer bir itirazı Öcalan-Türkiye kararında ([GC], no: 46221/99,   Mayıs 2005) reddetmiꢀ olduğunu hatırlatır. AĐMH bu kararında, CMUK’un 128§4.   maddesi gereğince ulusal yargıç tarafından gözaltının yasallığı konusunda yapılan   incelemenin, AĐHS’nin 5§4. maddesinin gerektirdiklerine uygun olmadığına hükmetmiꢀtir.   AĐHM mevcut davada, bu kararından ayrılmasını gerektirecek hiçbir neden   bulamamıꢀtır. AĐHM, kabuledilebilirlik aꢀamasında, Hükümet, AĐHS’nın 5§4 maddesi   uyarınca, CMUK’un 128§4 maddesinde öngörülen baꢀvurunun etkili olup olmadığı hakkında   ek görüꢀ sunmaya ve bu alanda adli karar örnekleri sunmaya davet edilmiꢀtir. Đncelemelerden   sonra, AĐHM Öcalan kararında ulaꢀtığı tespitlerin benzerlerine ulaꢀmıꢀtır. Bir yandan,   kararlarının hiçbirinde, ulusal yargıç, yasal sürenin sona erdiğini ya da gözaltı süresinin   devamını öngören Savcılık emrinin bulunmadığını tespit ettikten sonra bile, ilgililerin serbest   bırakılması kararını vermemiꢀ; ilgilileri yalnızca tutuklama kararı veren hakime sevk etmekle   yetinmiꢀtir. Diğer yandan, Hükümet tarafından dile getirilen adli kararların alındığı davaların   hiçbirinde, gözaltında bulunan sanık hakim karꢀısına çıkmamıꢀtır. Hakim, ilgili avukat   tarafından yapılan baꢀvuru sonrasında, denetimini yalnızca dosya üzerinden yapmıꢀtır.   Ayrıca baꢀvuranlar hakkında yapılan suçlamalar belli ölçüde ağır suçlamalar niteliği   taꢀımaktadır ve gözaltı süresi de ulusal yasalara uygundur. Bu koꢀullarda AĐHM, bu hususta   hakim önünde yapılacak bir itirazın, serbest bırakılmayla sonuçlanmaktan uzak olduğu   kanaatine varmıꢀtır (Bkz., Öcalan kararı, § 70).   Dolayısıyla AĐHM Hükümet’in itirazını reddetmiꢀ ve AĐHS’nin 5 § 4. maddesinin   ihlal edildiğine karar vermiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   AĐHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.   Avukatlarına gönderilen 28 Haziran 2004 tarihli iadeli taahhütlü mektupta, AĐHM’nin   iç tüzüğünün 60.maddesine dikkat çekilmesine rağmen, baꢀvuranlar hiçbir adil tazmin   talebinde bulunmamıꢀlardır.   Bu nedenle, AĐHM, tazminat adı altında herhangi bir ücret ödenmesine gerek   olmadığına karar vermiꢀtir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Hükümet’in itirazının reddedilmesine;   2. AĐHS’nin 5§3. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AĐHS’nin 5§4. maddesinin ihlal edildiğine;   karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve   3. fıkralarına uygun olarak 11 Ekim 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 15.07.2026. · Źródło