56004/00

WyrokETPCz2006-03-02ECLI:CE:ECHR:2006:0302JUD005600400

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy skazanie skarżącego za propagandę separatystyczną, dokonane przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa z udziałem sędziego wojskowego i bez powiadomienia o opinii prokuratora, naruszyło jego prawo do wolności wyrażania opinii oraz prawo do rzetelnego procesu?
Ratio decidendi
Trybunał przyjął do wiadomości ugodę polubowną zawartą przez strony i uznał, że jest ona zgodna z zasadą poszanowania praw człowieka określonych w Konwencji i jej Protokołach (art. 37 ust. 1 in fine Konwencji). W konsekwencji, zgodnie z art. 29 ust. 3 Konwencji, sprawa powinna zostać skreślona z listy.
Stan faktyczny
Skarżący, Yalçın Küçük, urodzony w 1938 roku i zamieszkały w Ankarze, wziął udział w dyskusji panelowej na temat „Ludzie i wolności” 25 września 1993 roku, gdzie wygłosił przemówienie. 23 października 1996 roku prokurator Sądu Bezpieczeństwa Państwa w Ankarze wszczął przeciwko niemu postępowanie karne na podstawie art. 8 § 1 ustawy nr 3713 o zwalczaniu terroryzmu, zarzucając mu propagandę separatystyczną przeciwko niepodzielnej integralności państwa. 22 marca 1999 roku Sąd Bezpieczeństwa Państwa, w składzie trzech sędziów, w tym sędziego wojskowego, skazał skarżącego na trzy lata i dziewięć miesięcy pozbawienia wolności na podstawie art. 169 tureckiego kodeksu karnego. Sąd Kasacyjny podtrzymał tę decyzję 9 września 1999 roku, bez powiadomienia skarżącego o opinii Prokuratora Generalnego.
Rozstrzygnięcie
1. Postanowił skreślić sprawę z listy; 2. Przyjął do wiadomości zobowiązanie stron do nieprzekazywania sprawy do Wielkiej Izby.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   Yalçın KÜÇÜK - TÜRKĐYE DAVASI (No:2)   (Baꢀvuru no: 56004 / 00)   Kararın Özeti   (Dostane Çözüm)   Mart 2006   Đꢀbu karar nihai olup, ꢀekli değiꢀikliklere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (56004/00) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀı Yalçın Küçük’ün (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 7 Mart 2000   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesinin 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu   baꢀvurudur. Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul Barosu   avukatlarından G.Çaylıgil ve F.Đlkiz tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   doğumlu baꢀvuran, Ankara’da ikamet etmektedir.   Baꢀvuran 25 Eylül 1993 tarihinde «Halklar ve özgürlükler» konulu bir yuvarlak masa   toplantısına katılmıꢀ ve burada bir konuꢀma yapmıꢀtır.   Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı 23 Ekim 1996 tarihinde   sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 8 § 1. maddesine dayalı olarak baꢀvuran hakkında   ceza davası açmıꢀ, baꢀvuranı Devletin bölünmez bütünlüğüne karꢀı bölücülük propagandası   yapma suçu ile itham etmiꢀtir.   Aralarında askeri bir hakimin de yer aldığı üç kiꢀilik DGM heyeti, 22 Mart 1999 tarihli bir   kararla TCK’nın 169. maddesine dayalı olarak baꢀvuranı üç yıl dokuz ay hapis cezasına   çarptırmıꢀtır.   Temyiz aꢀamasında, Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın tebliğnamesi baꢀvurana tebliğ   edilmemiꢀtir.   Yargıtay, 9 Eylül 1999 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın görüꢀüne de dayalı   olarak DGM kararını onamıꢀtır.   DGM, 14 Aralık 1999 tarihinde baꢀvuranın basın yoluyla iꢀlenen suçların ertelenmesini   öngören 4454 sayılı Kanun’un 1. maddesine dayanarak yapmıꢀ olduğu baꢀvuruyu reddetmiꢀ   ve bu yasadan yararlanabilmek için suçun basın yoluyla iꢀlenmemesi gerektiğini ifade   etmiꢀtir.   HUKUKA DAĐR   AĐHM, 2 Eylül 2005 tarihinde Hükümetin aꢀağıdaki beyanını almıꢀtır:   “Türk Hükümeti, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan baꢀvurunun dostane   çözüme kavuꢀturulması bakımından baꢀvuran Yalçın Küçük’e karꢀılıksız olarak 6.450 (altı bin   dört yüz elli) Euro tutarında ödeme yapmayı önermektedir.   Bu miktar her türlü vergiden muaf, maddi ve manevi her türlü zarar ile masrafı kapsamakta   olup, Mahkeme’nin Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın   bildirilmesini müteakip üç ay içerisinde baꢀvuranın veya temsilcisinin belirteceği banka   hesabına Euro olarak ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması   durumunda, Hükümet sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar   geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit   oranda basit faizi ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu ödeme davanın nihai kararını oluꢀturacaktır.   Son olarak Hükümet, AĐHM’nin verdiği kararın ardından AĐHS’nin 43 § 1. maddesi uyarınca   davanın Büyük Daireye götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt etmektedir.   ” AĐHM, 14 Aralık 2005 tarihinde baꢀvuranın temsilcilerinin beyanını almıꢀtır:   “Türk Hükümeti’nin, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan baꢀvuruyu dostane   çözüme kavuꢀturmak üzere baꢀvuran Yalçın Küçük’e karꢀılıksız olarak 6.450 (altı bin dört yüz   elli) Euro tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini not ederim.   Bu tutar maddi, manevi her türlü zarar ile masrafı kapsayarak her türlü vergiden muaf,   Mahkemenin Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın   bildirmesini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde   yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına   kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz ödenecektir.   Baꢀvuran yapılan teklifi kabul etmekte ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki baꢀvuruyla ilgili   tüm ꢀikayetlerinden vazgeçmektedir. Baꢀvuran, davanın nihai sonuca ulaꢀtığını beyan eder.   Son olarak baꢀvuran, AĐHM’nin verdiği kararın ardından, AĐHS’nin 43 § 1. maddesi uyarınca   davanın Büyük Daireye götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt etmektedir.   ” Mahkeme, tarafların üzerinde uzlaꢀtıkları dostane çözüm antlaꢀmasını dikkate almakta ve bu   antlaꢀmanın, Sözleꢀme ve eki Protokollerde tanımlanan Đnsan Haklarına saygı ilkesine uygun   olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleꢀmenin 37 § 1 in fin maddesi).   Sonuç olarak, AĐHS’nin 29 § 3. maddesi uyarınca davanın kayıtlardan düꢀürülmesi   gerekmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Davanın, kayıtlardan düꢀürülmesine karar vermiꢀ;   2. Tarafların davayı Büyük Daire’ye götürmeyeceklerine dair taahhütlerini dikkate almıꢀtır.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 2 Mart 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   3

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło