57171/00
WyrokETPCz2007-11-29ECLI:CE:ECHR:2007:1129JUD005717100
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy obrażenia fizyczne skarżących, stwierdzone w raportach medycznych po zatrzymaniu, stanowią złe traktowanie naruszające art. 3 Konwencji, za które odpowiedzialne jest państwo?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że w przypadku skarżących Uluk i Hazırcı, obrażenia stwierdzone w późniejszych raportach medycznych (siniaki na plecach i w okolicy udowej) nie były obecne w wcześniejszych badaniach, a rząd nie przedstawił przekonującego wyjaśnienia ich pochodzenia. Wobec braku takiego wyjaśnienia, Trybunał uznał, że obrażenia te powstały w wyniku traktowania, za które odpowiedzialny jest rząd, co stanowi naruszenie art. 3. W przypadku pozostałych skarżących, dowody (w tym brak szczegółowych zarzutów przez długi czas i okoliczności zatrzymania podczas gwałtownych zamieszek) nie były wystarczające do stwierdzenia naruszenia art. 3 poza wszelką wątpliwość.Stan faktyczny
Skarżący zostali zatrzymani 11 stycznia 1998 r. podczas gwałtownej demonstracji w Ümraniye Sarıgazi Cemevi i przewiezieni do Stambulskiej Komendy Żandarmerii. W trakcie zatrzymania i po nim byli wielokrotnie badani lekarsko, a raporty medyczne wykazały u niektórych z nich obrażenia. Skarżący zarzucili złe traktowanie, w tym tortury. Wszczęto krajowe dochodzenie, które jednak zakończyło się decyzją o nieściganiu funkcjonariuszy żandarmerii, a odwołanie skarżących zostało odrzucone.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Uznał skargę Lütfiye Uluk i Ercana Hazırcı dotyczącą złego traktowania podczas zatrzymania w Stambulskiej Komendzie Żandarmerii za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną.
2. Stwierdził naruszenie art. 3 Konwencji (w odniesieniu do Lütfiye Uluk i Ercana Hazırcı).
3. Orzekł, że Turcja ma zapłacić Lütfiye Uluk i Ercanowi Hazırcı po 5 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe.
4. Odrzucił pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ÜÇÜNCÜ DAĐRE
HAZIRCI VE DĐĞERLERĐ/TÜRKĐYE
(B a ꢀvuru no. 57171/00)
KARAR
STRAZBURG Kasım 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USULĐ ĐꢀLEMLER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 57171/00 no’lu davanın nedeni T.C.
vatandaꢀları Ercan Hazırcı, Sadık Günel, Ercan Baꢀkan, Lütfiye Uluk, Kemal Đyit, Uğur
Parlak ve Erkal Balçık’ın (“baꢀvuranlar”), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 17 ꢁubat tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleꢀmesi’nin (“AĐHS”) 34.
maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Adli yardım verilen birinci, ikinci, dördüncü ve altıncı baꢀvuran, Đstanbul Barosu
avukatlarından G. Altay, F.G. Yolcu ve H. Karakuꢀ; üçüncü, beꢀinci ve yedinci baꢀvuran yine
Đstanbul Barosu avukatlarından Z. Polat ve M. Çöpür tarafından temsil edilmiꢀtir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuranlar sırasıyla 1961, 1974, 1971, 1974, 1967, 1962 ve 1967 doğumludur. Đlk iki
baꢀvuran Đzmit’te yaꢀamaktadır. Üçüncü baꢀvuran Almanya’da yaꢀamaktadır ve diğer
baꢀvuranlar, Đstanbul’da yaꢀamaktadır.
A. Baꢁvuranların polis tarafından gözaltında tutulması Ocak 1998’de, yaklaꢀık 350-400 kiꢀi TKP-ML/TIKKO üyelerinin ölümünü
anlamak amacıyla Ümraniye Sarıgazi Cemevi’nde toplanmıꢀtır. Anma, katılımcıların bir
kısmı ile güvenlik güçleri arasında ꢀiddetli bir çatıꢀmaya dönmüꢀtür. Baꢀvuranlar da dahil
olmak üzere otuz beꢀ kiꢀi yakalanmıꢀtır. Baꢀvuranlar önce Sarıgazi Jandarma Karakolu’na
götürülmüꢀtür. Daha sonra, aynı gün Sarıgazi Jandarma Karakolu’nda yeterli yer
bulunmaması nedeniyle Đstanbul Đl Jandarma Komutanlığı’na transfer edilmiꢀlerdir. Ocak ve 14 Ocak 1998 arasındaki çeꢀitli tarihlerde Sarıgazi Jandarma
Karakolu’ndaki iki jandarma E.G. ve Ö.K., Ercan Baꢀkan hariç tüm baꢀvuranların ifadelerini
almıꢀtır. Ercan Baꢀkan ifadesini Cumhuriyet Savcısı önünde vermek istemiꢀtir. Ocak 1998’de baꢀvuranların tutuksuz yargılanmalarına karar verilmiꢀtir.
B. Baꢁvuranların sağlık raporları ve 15 Ocak 1998 tarihleri arasında baꢀvuranlar bir çok kez muayene edilmiꢀtir.
1. Ercan Hazırcı Ocak 1998’de baꢀvuran Sarıyer Devlet Hastanesi doktoru O.A. tarafından muayene
edilmiꢀtir. Ocak 1998’de baꢀvuran Dr Ç.A. tarafından muayene edilmiꢀtir. Dr Ç.A.,
adıgeçenin sağ tibiasında ve sağ femür bölgesinde ekimozlar, sırtında eski ekimozlar tespit
etmiꢀ, ayrıca, baꢀvuranın göğüs ağrısından ꢀikayet ettiğini kaydetmiꢀtir.
Aynı gün Üsküdar Adli Tıp Kurumu, doktorun raporuna dayanarak, aldığı yaraların
bir hafta boyunca baꢀvuranı çalıꢀmaktan alıkoyduğu sonucuna varmıꢀtır.
2. Kemal Yiğit Ocak 1998’de baꢀvuran, sağ diz ekleminin derisinde sıyrıklar olduğunu kaydeden
Dr O.A. tarafından muayene edilmiꢀtir. Ocak 1998’de baꢀvuran, vücudunda hiçbir kötü muamele izi bulunmadığını tespit
eden Dr Ç.A. tarafından muayene edilmiꢀtir.
Aynı gün, Adli Tıp Kurumu aldığı yaraların üç gün boyunca baꢀvuranı çalıꢀmaktan
alıkoyduğu sonucuna varmıꢀtır.
3. Erkal Balçık Ocak 1998’de baꢀvuran, ꢁiꢀli Eftal Hastanesi’nde iki doktor tarafından muayene
edilmiꢀ ve vücudunun çeꢀitli yerlerinde ekimozlar tespit edilmiꢀtir. Ocak 1998’de, vücudunda hiçbir kötü muamele izi bulunmadığını tespit eden Dr
Ç.A. tarafından muayene edilmiꢀtir.
Aynı gün, Adli Tıp Kurumu aldığı yaraların bir hafta boyunca baꢀvuranı çalıꢀmaktan
alıkoyduğu sonucuna varmıꢀtır.
4. Uğur Parlak Ocak 1998’de baꢀvuran, sol diz ekleminin derisinde sıyrıklar olduğunu kaydeden
Dr O.A. tarafından muayene edilmiꢀtir. Ocak 1998’de baꢀvuran, vücudunda hiçbir kötü muamele izi bulunmadığını tespit
eden Dr Ç.A. tarafından muayene edilmiꢀtir.
Aynı gün, Adli Tıp Kurumu aldığı yaraların üç gün boyunca baꢀvuranı çalıꢀmaktan
alıkoyduğu sonucuna varmıꢀtır.
5. Sadık Günel Ocak 1998’de baꢀvuran, gözleri etrafında ve sol bacağında acı hissettiğini
kaydeden Dr A.T. tarafından muayene edilmiꢀtir. Ocak 1998’de baꢀvuran, vücudunda hiçbir kötü muamele izi bulunmadığını tespit
eden Dr Ç.A. tarafından muayene edilmiꢀtir.
Aynı gün, Adli Tıp Kurumu aldığı yaraların üç gün boyunca baꢀvuranı çalıꢀmaktan
alıkoyduğu sonucuna varmıꢀtır.
6. Lütfiye Uluk Ocak 1998’de baꢀvuran, sağ uyluğunda ve sol kürek kemiğinde travmatik ekimoz
tespit eden Dr O.A. tarafından muayene edilmiꢀtir. Đki doktor tarafından muayene edildiği
ꢁiꢀli Eftal Hastanesi’ne gönderilmiꢀtir. Birinci doktor, baꢀvuranın boynunda ve baldır
bölgesinde acı hissettiğini belirtmiꢀtir. Đkinci doktor, uyluk bölgesinin sağ yan kısmında
ekimoz ve acı hissi tespit etmiꢀtir. Ocak 1998’de baꢀvuran, sağ kolunda ve bacaklarında hissizlikten ꢀikayetçi
olduğunu belirten Dr Ç.A. tarafından muayene edilmiꢀtir.
Aynı gün, Adli Tıp Kurumu aldığı yaraların bir hafta boyunca baꢀvuranı çalıꢀmaktan
alıkoyduğu sonucuna varmıꢀtır.
7. Ercan Baꢀkan Ocak 1998’de baꢀvuran, ꢁiꢀli Eftal Hastanesi’nde iki doktor tarafından muayene
edilmiꢀtir. Aynı gün yayımlanan iki rapora göre, baꢀvuranın burnunun sol tarafında ve sol
kaꢀında yüzeysel bir sıyrık bulunmaktadır. Sol yanağı ꢀiꢀmiꢀtir. Ocak 1998’de baꢀvuran, vücudunda hiçbir kötü muamele izi bulunmadığını tespit
eden Dr Ç.A. tarafından muayene edilmiꢀtir.
Aynı gün, Adli Tıp Kurumu aldığı yaraların bir hafta boyunca baꢀvuranı çalıꢀmaktan
alıkoyduğu sonucuna varmıꢀtır.
C. Baꢁvuranların kötü muamele iddiaları hakkında baꢁlatılan soruꢁturma Ocak 1998’de baꢀvuran Baꢀkan, aleyhinde yapılan suçlamaları reddettiği Üsküdar
Cumhuriyet Savcısı önüne çıkarılmıꢀtır. Özellikle gözaltında tutulduğu sırada kötü
muameleye maruz bırakıldığını belirtmiꢀtir. Makatına cop soktuklarını, penisine vurduklarını
ve testislerini sıkıꢀtırdıklarını ileri sürmüꢀtür.
Aynı gün, baꢀvuranlar 11 Ocak 1998 tarihinde yaꢀanan çatıꢀmaya dahil olduklarına
iliꢀkin suçlamaları reddettikleri Üsküdar Asliye Ceza Mahkemesi önüne çıkarılmıꢀtır. Hazırcı,
güvenlik güçlerince hazırlanan ifadeyi imzalamaya zorlandığını belirtmiꢀtir. Yiğit ve Baꢀkan,
güvenlik güçlerine verdikleri ifadelerin doğru olmadığını kaydetmiꢀtir. Uluk, polise verdiği
ifadeyi kendi isteği ile vermediğini, ilk ifadesini yırtıp yeniden yazdıklarını ve kendisine
imzalattırdıklarını belirtmiꢀtir. Mahkeme, serbest bırakılmalarına karar vermiꢀtir.
Aynı gün, baꢀvuranlar da dahil olmak üzere yakalanan otuz beꢀ kiꢀinin avukatları,
Üsküdar Cumhuriyet Savcılığı’na bir dilekçe sunmuꢀtur. Müvekkillerinin sorgulanmaları
sırasında kötü muameleye maruz bırakıldığını, uygun ꢀekilde muayene edilmediklerini ve
muayeneleri ardından tekrar kötü muameleye maruz bırakıldıklarını ileri sürmüꢀlerdir.
Baꢀvuranların, acil olarak muayene edilmelerini talep etmiꢀlerdir.
Üsküdar Cumhuriyet Savcısı baꢀvuranları, muayene edilmeleri için Haydarpaꢀa
Numune Hastanesi’ne göndermeye karar vermiꢀtir. 15 Ocak 1998’de Üsküdar Asliye Ceza
Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan rapora göre, davacılar savcının talebine
rağmen duruꢀma ardından mahkeme binasını terk etmiꢀler ve muayene edilmek üzere
hastaneye götürülememiꢀlerdir. Ocak 1998’de Üsküdar Cumhuriyet Savcısı, dava dosyasını ꢁiꢀli Cumhuriyet
Savcısı’na havale etmiꢀtir.
ꢁubat 1998’de ꢁiꢀli Cumhuriyet Savcısı T.O. davacıların sorgulanmasında görev
alan jandarmaların kimliklerinin tespit edilmesini istemiꢀtir. Mart 1998’de Đstanbul Đl Jandarma Komutanlığı ꢁiꢀli Cumhuriyet Savcılığı’na
davacıların sorgulanmasında görev alan jandarmaların E.G. ve Ö.K. olduklarını bildirmiꢀtir. Temmuz 1998’de E.G. ve Ö.K., bir Savcı önüne çıkarılmıꢀ ve aleyhlerindeki
suçlamaları reddetmiꢀlerdir. Ekim 1998’de ꢁiꢀli Cumhuriyet Savcılığı’nda görev yapan bir diğer Savcı T.E.,
Ö.K. ve E.G. hakkında takipsizlik kararı verildiğini kaydetmiꢀtir.
Baꢀvuranlar, karara itiraz etmiꢀtir. Haziran 1999’da Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi Birinci Dairesi, baꢀvuranların
itirazlarını reddetmiꢀtir.
D. Müteakip geliꢁmeler Ocak 1998’deki ꢀiddetli çatıꢀmalara dahil olmalarına iliꢀkin baꢀvuranlar aleyhinde
baꢀlatılan cezai takibat, beraatlerine karar verilmesi ile sona ermiꢀtir. Kasım 2003’de Türkiye Đnsan Hakları Derneği tarafından yayımlanan rapora göre
Baꢀkan, 7 Mayıs 1998’de kötü muamele iddiası için kendilerine baꢀvurmuꢀtur. 1994, 1995, ve Ocak 1998’de Đstanbul Đl Jandarma Komutanlığı’nda gözaltında tutulduğu sırada
maruz bırakıldığı kötü muameleyi tarif etmiꢀtir. Raporda baꢀvurana diꢀeti iltihabı, sinüzit ve
hemoroid teꢀhisi konulduğu ve uygun ꢀekilde tedavi edildiği belirtilmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuranlar, Đstanbul Đl Jandarma Komutanlığı’nda göz altında tutuldukları sırada
AĐHS’nin 3. maddesini ihlal edecek ꢀekilde iꢀkenceye maruz kaldıkları hususunda ꢀikayetçi
olmuꢀlardır.
A. Tarafların görüꢁleri
Hükümet AĐHS’nin 35/1. maddesi uyarınca baꢀvuranların, altı ay kuralına
uymadıklarını ileri sürmüꢀtür. Bu hususta baꢀvuranlar, Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi Birinci
Dairesi’nin 11 Haziran 1999 tarihli kararını müteakiben altı ay içerisinde AĐHM’ye
baꢀvurularını sunmalıydılar.
Esasa iliꢀkin olarak Hükümet, sağlık raporlarında kaydedilen yaralanmaların
baꢀvuranların yakalanması sırasında meydana geldiğini belirtmiꢀtir. Bu hususta baꢀvuranların,
ꢀiddet içeren bir gösteri sırasında gözaltına alındıklarını ve baꢀvuranların da doğrulamıꢀ
olduğu gibi güvenlik güçlerinin, yakalanmaları sırasında güç kullandığını belirtmiꢀtir.
Hükümet, baꢀvuranların kötü muamele iddialarının sağlık raporlarındaki fiziksel bulgularla
uyuꢀmadığını kaydetmiꢀtir. Baꢀvuranların, serbest bırakılmaları ardından iddialarını
kanıtlamak için detaylı bir sağlık muayenesine girme imkanlarının olduğunu belirtmiꢀtir.
Baꢀvuranlar, altı ay kuralına uyduklarını iddia etmiꢀtir.
Esasa iliꢀkin olarak baꢀvuranlar, 12 Eylül 2005 tarihli görüꢀlerinde, yakalandıkları
sırada ve gözaltında kaldıkları süre boyunca kötü muameleye maruz bırakıldıklarını
belirtmiꢀtir. Sağlık raporlarında kaydedilen fiziksel bulguların, kötü muamele iddiaları ile
uyuꢀtuğunu ileri sürmüꢀlerdir. Gözaltında tutuldukları sırada dövülerek, elektrik ꢀoku
verilerek, nesnelerle vurularak, cinsel yönden taciz edilerek, testisleri sıkıꢀtırılarak ve
kafalarına kese geçirilerek kötü muameleye maruz bırakıldıklarını belirtmiꢀlerdir.
Yakalanmalarının hemen ardından bir doktor tarafından muayene edilmeleri gerektiğini
belirtmiꢀler ve aynı zamanda 15 Ocak 1998’da haklarında yayımlanan sağlık raporlarının
doğruluğuna itiraz etmiꢀlerdir.
B. AĐHM’nin değerlendirmesi
1. Kabuledilebilirlik
(a) Hükümet’in ilk itirazı
AĐHM, AĐHS’nin 35/1. maddesince getirilen altı aylık zaman sınırlamasının
baꢀvuranların, iç hukuk yollarının tüketilmesi sürecinde nihai kararın verilmesinden itibaren
altı ay içerisinde baꢀvurularını sunmalarını gerektirdiğini hatırlatmaktadır.
Sözkonusu davada AĐHM, baꢀvuranların ꢀikayetlerine iliꢀkin nihai geçerli kararın,
Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi Đkinci Dairesi’nin 29 Eylül 1999 tarihli kararı olduğu
kanısındadır. Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi Đkinci Dairesi’nin 29 Eylül 1999 tarihli kararı ile
baꢀvuranların, Cumhuriyet Savcısı’nın baꢀvuranların ꢀikayetlerinin esasına iliꢀkin 15 Temmuz tarihli kararına yaptıkları itiraz reddedilmiꢀtir. Baꢀvuru, 17 ꢁubat 2000’de AĐHM’ye
sunulmuꢀtur. Yukarıda kaydedilenler ıꢀığında AĐHM, baꢀvurunun AĐHS’nin 35/1.
maddesinde öngörülen altı aylık zaman sınırı içerisinde yapıldığı kanısındadır. Bu nedenle,
Hükümet’in sözkonusu baꢀlık altındaki itirazını reddetmektedir.
(b) Kabuledilebilirliğe iliꢁkin diğer hususlar
AĐHM öncelikle tebliğ sonrası görüꢀlerinde, baꢀvuranların yakalanmaları sırasında
kötü muameleye maruz kaldıklarını ima ettiklerini kaydetmektedir. Ancak AĐHM, bunun yeni
bir ꢀikayet olduğunu farz etse dahi, 12 Eylül 2005’te AĐHM’ye sunulmasından altı aydan
fazla bir süre öncesinde meydana gelen olaylar ve verilen kararlarla ilgili olduğunu
kaydetmekte ve bu nedenle, AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca ꢀikayeti
reddetmektedir.
AĐHM, baꢀvuranlar Yiğit ve Parlak hususunda dava dosyasında 3. maddedeki eꢀiği
aꢀan ꢀiddette kötü muameleye maruz kaldıklarına iliꢀkin bir gösterge bulunmadığı
kanısındadır. AĐHM bu bağlamda gözaltında tutuldukları süre sonunda hazırlanan raporların
kötü muameleye iliꢀkin ipuçları içermediğini ve 13 Ocak 1998 tarihli sağlık raporlarında
kaydedilen sonuçların iddialarını kanıtlamak için yeterli olmadığını belirtmektedir.
Baꢀvuranların tutuksuz olarak yargılandıkları göz önüne alınırsa, AĐHM’ye dava dosyasındaki
sağlık raporlarını çürütecek deliller sunmaları mümkündü. Dolayısıyla AĐHM baꢀvuranların,
jandarmalar tarafından kötü muameleye maruz bırakıldıklarına iliꢀkin savunulabilir bir iddia
gerekçesi ortaya koymadıkları kanısındadır. Bu nedenlerle AĐHM, AĐHS’nin 35. maddesinin
3. ve 4. paragrafları bağlamında dayanaktan yoksun olması nedeniyle AĐHS’nin 3. maddesi
bağlamındaki ꢀikayetlerin kabuledilemez olduğu kanısındadır.
AĐHM, diğer baꢀvuranlara iliꢀkin olarak baꢀvurularının AĐHS’nin 35/3. maddesi
bağlamında dayanaktan yoksun olmadığını belirtmiꢀtir. Baꢀvuruların baꢀka açılardan
bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit etmektedir. Bu nedenle
baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmelidir.
2. Esas
(a) Baꢁkan, Günel, Balçık
AĐHM baꢀvuranların yakalanması ve gözaltına alınmasından bir ya da iki gün sonra
hazırlanan sağlık raporlarının bir dizi fiziksel bulgu içerdiğini gözlemlemektedir. Taraflar, bu
bulgulara itiraz etmemektedir. Ancak, nasıl meydana geldiklerine iliꢀkin farklı görüꢀler
belirtmiꢀlerdir.
AĐHM, baꢀvuranların gözaltında tutulma süreleri sonunda hazırlanan raporlarda hiçbir
kötü muamele tespiti bulunmadığını kaydetmektedir. Baꢀvuranlar, serbest bırakılmalarına
rağmen, AĐHM’ye 15 Ocak 1998 tarihli sağlık raporları ile çeliꢀen deliller sunmamıꢀtır.
AĐHM ayrıca baꢀvuranların, baꢀvuruyu sunmalarından beꢀ yıl sonrasına, 12 Eylül 2005’e
kadar kötü muamele iddiaları hususunda hiçbir detay belirtmediklerini kaydetmektedir.
Baꢀvuranlar, polisin kendilerini yakalamak için güç kullandığı bir çatıꢀma sırasında
yakalandıkları iddiasına itiraz etmedikleri için bu olaylar, Hükümet’in 13 Ocak 1998 tarihli
sağlık raporlarında kaydedilen yaralanmaların nedenine iliꢀkin iddiasına gerçeklik
katmaktadır.
Yukarıda kaydedilenler ıꢀığında baꢀvuranlar tarafından sunulan deliller, AĐHM’nin
makul ꢀüphenin ötesinde, Đstanbul Đl Jandarma Komutanlığı’nda gözaltında tutuldukları sırada
iꢀkenceye, insanlık dıꢀı ve küçük düꢀürücü muameleye maruz kaldıkları sonucuna varması
için yeterli değildir.
Sonuç olarak AĐHS’nin 3. maddesi ihlal edilmemiꢀtir.
(b) Uluk ve Hazırcı
AĐHM baꢀvuranlara iliꢀkin sırasıyla 12 ve 13 Ocak 1998 tarihli sağlık raporlarında
kaydedilen yaralanmaların, yakalanmaları sırasında meydana gelip gelmediğine karar vermeyi
gerekli görmemektedir. Bunun nedeni, gözaltında tutuldukları süre sonunda hazırlanan
raporlarda sırtlarında ve Hazırcı’nın sağ femoral bölgesinde ekimoz bulunduğuna değinilmesi
ve bu bulguların, daha önceki sağlık raporlarında yer almamasıdır. Hükümet’in yaralanma
nedenleri hususunda inandırıcı bir açıklama sunmamıꢀ olması nedeniyle AĐHM, sözkonusu
yaraların Hükümet’in sorumlu olduğu bir muamele sonucu meydana geldiği kanısındadır.
Sonuç olarak AĐHS’nin 3. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın adil tazminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuranlar maddi tazminat olarak toplam 35,000 Euro (EUR) ve manevi tazminat
olarak toplam 160,000 EUR talep etmiꢀtir.
Hükümet sözkonusu meblağa itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, baꢀvuranların uğradıkları maddi zarara iliꢀkin olarak, Uluk ve Hazırcı’nın
iddialarını destekleyecek bir yazı ya da belge sunmadıkları ve bu nedenle iddialarının
reddedildiğini belirtmektedir. Diğer yandan AĐHM, baꢀvuranların yalnızca AĐHM’nin ihlal
bulgusu ile telafi edilemeyecek bir acıya ve sıkıntıya maruz kaldıkları kanısındadır. Eꢀit
temellere dayanarak değerlendirmede bulunan AĐHM, Uluk ve Hazırcı’nın her birine 5,000
Euro tazminat ödenmesine karar vermiꢀtir.
B. Yargılama masraf ve harcamaları
Avrupa Konseyi’nden yasal yardım alan baꢀvuranlar, AĐHM önünde yaptıkları masraf
ve harcamalar için 3,950 EUR talep etmiꢀtir. Taleplerini, Đstanbul Barosu’nun tavsiye edilen
asgari ücret listesine ve avukatlarınca hazırlanan bir harcama çizelgesine dayandırmıꢀlardır.
Ancak, herhangi bir makbuz ya da belge sunmamıꢀlardır.
Hükümet sözkonusu meblağa itiraz etmiꢀtir.
Uluk ve Hazırcı’nın, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 60. maddesinin gerektirdiği gibi masraf ve
harcamaları için gerekçe göstermemesi nedeniyle AĐHM, baꢀvuranlara bu baꢀlık altında
tazminat ödenmemesine karar vermiꢀtir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Uluk ve Hazırcı’nın Đstanbul Đl Jandarma Komutanlığı’nda gözaltında tutuldukları
sırada kötü muameleye maruz kaldıklarına iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir ve
baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilemez olduğuna,
2. AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edilmiꢀ olduğuna,
3. (a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek
üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından
baꢀvuranlar Uluk ve Hazırcı’dan her birine manevi tazminat olarak 5,000 Euro (beꢀ bin Euro)
ödenmesi gerektiğine;
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa
Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda faiz
uygulanmasına,
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve
3. paragrafları gereğince 29 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
9
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło