57642/00
WyrokETPCz2005-10-11ECLI:CE:ECHR:2005:1011JUD005764200
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, w kontekście wysokiej inflacji, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, przypisywalne władzom krajowym, spowodowało utratę dochodów przez skarżących. W kontekście wysokiej inflacji w Turcji, to opóźnienie doprowadziło do nałożenia na skarżących nadmiernego ciężaru, naruszając sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa do poszanowania mienia. Trybunał odwołał się do swojego ugruntowanego orzecznictwa w podobnych sprawach, podkreślając, że państwo ma obowiązek zapewnić terminową i efektywną rekompensatę za wywłaszczone mienie.Stan faktyczny
Skarżący, Abdullah Alataş i İsmail Kalkan, byli właścicielami gruntów w İskenderun, które zostały wywłaszczone przez tureckie władze w 1993 roku na potrzeby budowy obwodnicy. Początkowe odszkodowanie zostało wypłacone w 1996 roku. Skarżący wnieśli sprawę do sądu krajowego o dodatkowe odszkodowanie, które zostało zasądzone w 1997 roku i potwierdzone przez Sąd Kasacyjny w 1998 roku. Dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami ustawowymi zostało wypłacone dopiero w listopadzie 1999 roku, co skarżący uznali za niewystarczające w obliczu wysokiej inflacji.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznaje skargę dotyczącą opóźnienia w wypłacie pierwotnie ustalonego dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie za niedopuszczalną. 2. Uznaje pozostałą część skargi za dopuszczalną. 3. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 z powodu opóźnienia w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie. 4. Stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi na podstawie art. 6 ust. 1 Konwencji. 5. Stwierdza, że niniejszy wyrok stanowi wystarczające słuszne zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 6. Zasądza na rzecz skarżących 6 177 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków, wraz z odsetkami. 7. Odrzuca pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ALATAꢀ VE KALKAN - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢁvuru no: 57642 / 00)
Kararın Özet Çevirisi
STRAZBURG Ekim 2005
Đꢀbu karar Sözleꢀmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup
ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (57642 /00) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu
ülke vatandaꢀları Abdullah Alataꢀ ve Đsmail Kalkan’ın (Baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları
Mahkemesi’ne 19 Nisan 2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesinin Temel Đnsan
Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuranlar,
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Ankara Barosu avukatlarından Tekin
Akıllıoğlu ve Adil Aktay tarafından temsil edilmektedirler.
OLAYLAR
Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) 1993 tarihinde baꢀvuranlara ait Đskenderun’da bulunan
araziyi çevre yolu yapımı dolayısıyla istimlak etmiꢀtir.
Belirlenen kamulaꢀtırma bedeli 17 Temmuz 1996 tarihinde baꢀvuranlara ödenmiꢀtir.
Baꢀvuranlar ödenen miktarın yetersiz olduğu gerekçesiyle ek bedel istemiyle Đskenderun
Asliye Hukuk Mahkemesi’ne baꢀvurmuꢀlardır.
Asliye Hukuk Mahkemesi 29 Aralık 1997 tarihli bir kararla, KGM’nin kamulaꢀtırma tarihi
olan 17 Temmuz 1996 tarihinden itibaren hesaplanacak yıllık % 30’luk yasal faiz oranıyla
birlikte baꢀvuranlara toplam 5.954.751.000 TL. ek bedel ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.
Yargıtay, Đlk derece mahkemesinin kararını 29 Haziran 1998 tarihinde onamıꢀtır.
Yasal faiz oranıyla birlikte ek bedel baꢀvuranlara 11 Kasım 1999 tarihinde ödenmiꢀ, bu
miktar 14.344.980.000 TL.’ye yükselmiꢀtir.
HUKUKA DAĐR
I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLMESĐNE DAĐR
Baꢀvuranlar, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.
A. Tarafların görüꢀleri
Hükümet ilk olarak AĐHM’den altı ay kuralına uyulmadığı gerekçesiyle AĐHS’nin 35.
maddesine uygun olarak baꢀvuruyu reddetmesi talebinde bulunmaktadır. Bu sürenin
baꢀlangıcı dies a quo Yargıtay’ın kamulaꢀtırıcı idarenin yaptığı baꢀvuruyu reddederek Asliye
Hukuk Mahkemesi’nin kararını nihai olarak onadığı 29 Haziran 1998 tarihidir. Oysa
baꢀvuranlar iç hukuktaki nihai kararın ardından altı aydan fazla bir süre sonra 19 Nisan 2000
tarihinde AĐHM’ye baꢀvuruda bulunmuꢀtur.
Hükümet ayrıca, AĐHS’nin 35. maddesi çerçevesinde baꢀvuranların iç hukuk yollarını tam
olarak tüketmediklerini ve Borçlar Kanunu’nun 105. maddesini kullanmadıklarını
savunmaktadır.
Baꢀvuranlar, Hükümetin ilk itirazına karꢀı çıkmıꢀlar fakat ikincisi ile ilgili görüꢀ
bildirmeyerek itirazlarını iki aꢀamada yinelemiꢀlerdir.
Baꢀvuranlar öncelikli olarak, 1993 yılında belirlenen önceki kamulaꢀtırma bedelinin
kendilerine sözkonusu arazinin tam olarak Devlet adına temlik edildiği 1996 tarihinden sonra
ödendiğini ileri sürmektedirler.
Đkinci olarak, ek kamulaꢀtırma bedelinin geç ödendiğini öne sürmektedirler.
Baꢀvuranlar, ilk aꢀamadaki ödemeye iliꢀkin yasal faiz uygulanmaması ve ikinci aꢀamada ise
Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karꢀısında ödenen ek bedelin yetersiz kalması nedeniyle
bahse konu gecikmelerin giderilmediğini iddia etmektedirler.
B. AĐHM’nin değerlendirmesi
1. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin
Altı ay kuralı ile ilgili olarak AĐHM, yapılan ꢀikayetin esasını, ek kamulaꢀtırma bedelinin
Đdare tarafından geç ödenmesinin ve bunun sonucu olarak baꢀvuranların zarara uğramalarının
oluꢀturduğunu hatırlatmaktadır.
Fakat, baꢀvuranlar tarafından bu yönde yapılacak bir ꢀikayet için AĐHM’nin ꢀu ana dek makul
olarak kabul ettiği süre Yargıtay kararından itibaren üç aydır (Bkz. sözü edilen Akkuꢀ kararı,
s. 1311, § 35). Bu nedenle, ꢀikayetin her halükârda, ihlali oluꢀturan eylemi sona erdiren ve iç
hukuk mercilerinin verilmesine hükmettiği miktarın ödenmesinden itibaren altı ay içinde
AĐHS organlarına yapılması gerekirdi.
AĐHM, altı ay süresinin baꢀlangıcı olarak dies a quo Đdare tarafından ödemenin yapıldığı 11
Kasım 1999 tarihini dikkate almaktadır. Baꢀvuranlar 19 Nisan 2000 tarihinde Komisyon’a
baꢀvuruda bulunarak AĐHS’nin 35. maddesinde öngörülen gerekliliği yerine getirmiꢀlerdir.
Đç hukuk yollarının tüketilmediği hususu ile ilgili olarak AĐHM, benzer itirazın daha önce Aka
(sözü edilen karar, s. 2678-2679, §§ 34-37) kararında reddedildiğini hatırlatmaktadır.
Mevcut baꢀvuruda bu neticeyi değiꢀtirecek hiçbir gerekçe yer almamaktadır.
O halde, Hükümetin yapmıꢀ olduğu itirazlar kabul görmemektedir.
Baꢀvuranların ꢀikayetlerinin ilk bölümü ile ilgili olarak AĐHM, baꢀvuranların taꢀınmazın
kamulaꢀtırılarak tapu siciline kaydedilmesi kararının ardından süren üç yıl boyunca orantısız
zarara uğradıklarını ispat etme durumunda olmadıklarına itibar etmektedir. Bununla birlikte,
bu tescil ile baꢀvuranların reel hakları kısıtlansa da adı geçenler bu süreç boyunca
taꢀınmazdan yararlanmayı sürdürmüꢀlerdir. Bu kısıtlamanın taꢀınmazın satıꢀını engellediği ve
gelir kaybına yol açtığı farz edilse dahi, baꢀvuranların ulusal yetkililer nezdinde gelir kaybına
uğradıklarını dile getirecekleri hiçbir adımı atmamaları doğrultusunda iç hukuk yolları
tüketilmemiꢀtir.
Bu gerekçeyle ꢀikayetin bu kısmı kabuledilemez bulunmaktadır.
Ek bedelin geç ödenmesi nedeniyle gelir kaybına uğranıldığı iddiası ile ilgili olarak AĐHM,
mahkemenin bu yöndeki yerleꢀik içtihatları (Bkz. özellikle Akkuꢀ kararı) ve sunulan unsurlar
ıꢀığında, bu ꢀikayetin esastan incelenmesi gerektiğini ifade etmektedir. ꢁikayetin bu
bölümünün kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe tespit edilmemiꢀtir.
B. Esas hakkında
AĐHM, daha önceki kararlarda benzer ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu
Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuꢀ
kararı, s. 1317, §§ 30-31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).
AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir. Mahkeme, yerel merciler tarafından ek istimlak
bedelinin geç ödenmesi hususunun mülkiyet sahibinin gelir kaybına neden olan idareye
yükleneceği tespitini yapmaktadır. Bu gecikme sözkonusu sürecin etkinliğini daha da
artırmıꢀtır ki bu durumda AĐHM, kamu yararının zarureti ve mülkiyet haklarının korunması
arasındaki dengeyi bozacak ꢀekilde baꢀvuranların gereğinden fazla yük altında kaldığı
görüꢀündedir.
Sonuç olarak Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 6 § 1 MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLMESĐ HAKKINDA
Baꢀvuranlar, 1993 tarihinde tapu siciline kaydedilmesi ile baꢀlayan ve Kasım 1999 tarihinde
ek bedelin ödenmesi ile sona eren kamulaꢀtırma sürecinin uzunluğundan ꢀikayetçi olmakta ve
AĐHS’nin 6 § 1. maddesini ileri sürmektedirler.
Hükümet bu sürecin ek kamulaꢀtırma bedeli istemiyle 8 Ağustos 1996 tarihinde açılan dava
ile baꢀladığını ve 29 Haziran 1998 tarihinde Yargıtay kararı ile sona erdiğini, bu sürenin
makul olduğunu ifade etmektedir. Hükümet ayrıca bu gecikmenin ulusal mercilere
yüklenemeyeceğinin altını çizmektedir.
AĐHM, bu ꢀikayetin 35. madde uyarınca kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe
olmamasına karꢀın, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde alınan sonuç ıꢀığında
AĐHS’nin 6 § 1. maddesi çerçevesinde ayrıca incelenmesini gerekli görmemektedir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
A. Maddi zarar ve masraf ve harcamalar
Baꢀvuranlar 7.504 Amerikan Doları, yaklaꢀık 6.177 Euro’ya yükselen maddi zarara
uğradıklarını ileri sürmektedirler.
Baꢀvuranlar masraf ve harcamalara iliꢀkin görüꢀ bildirmemiꢀlerdir.
Buna karꢀın, rakam belirtmeksizin uğradıkları manevi zararın tazminini ve iç hukukta ve
AĐHM yetkili organları nezdinde yapmıꢀ oldukları yargı giderlerinin karꢀılanmasını talep
etmiꢀlerdir.
AĐHM, Akkuꢀ kararında (sözü edilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) belirlenen ilgili ekonomik
hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ıꢀığında, baꢀvuranlara birlikte
talep ettikleri miktara karꢀılık gelen 6.177 Euro’nun ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.
Manevi zararla ilgili olarak AĐHM, ihlal kararının tespitinin baꢀlı baꢀına bir adil tazmini
oluꢀturduğu kanısındadır.
AĐHM masraf ve harcamalarla ilgili olarak, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca yalnızca
gerçekliği ve gerekliliği ispat edilen makul orandaki miktarların ödendiğini hatırlatmaktadır
(Bkz. Nikolova-Bulgaristan kararı no: 31195/96, § 79, AĐHM 1999-II).
Baꢀvuranların hiçbir rakam telaffuz etmemelerine karꢀın, Ulusal yargı önünde ve Strazburg’ta
yapmıꢀ oldukları temsil giderlerinin bulunduğunu kabul etmek gerekir.
Bu nedenle, AĐHM baꢀvuranlara tüm masraf ve harcamalar için 1.000 Euro ödenmesini
kararlaꢀtırmıꢀtır.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3
puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Đlk belirlenen ek kamulaꢀtırma bedelinin ödenmesindeki gecikme ile Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği ꢀikayetinin kabuledilemez olduğuna;
2. Baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;
3. Ek kamulaꢀtırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin
ihlal edildiğine;
4. AĐHS’nin 6§1. maddesine yönelik ꢀikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
5. Mevcut kararın manevi zarar için tek baꢀına adil bir tazmini oluꢀturduğuna;
6. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin
baꢀvuranlara birlikte;
i.
ii.
iii.
maddi zarar için 6.177 (altı bin yüz yetmiꢀ yedi) Euro;
masraf ve harcamalara iliꢀkin 1.000 (bin) Euro ödemesine;
belirtilen tüm tutarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faizin
uygulanmasına;
7. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.
maddelerine uygun olarak 11 Ekim 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło