57647/00

WyrokETPCz2006-06-13ECLI:CE:ECHR:2006:0613JUD005764700

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, w kontekście wysokiej inflacji, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji? Czy przewlekłość postępowania krajowego w sprawie odszkodowania za wywłaszczenie naruszyła prawo do rzetelnego procesu w rozsądnym terminie z art. 6 § 1 Konwencji?
Ratio decidendi
ETPCz uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, ustalone przez sądy krajowe, stanowiło nadmierne i nieproporcjonalne obciążenie dla skarżących. Trybunał stwierdził, że to opóźnienie, dodane do całkowitego czasu trwania postępowania, zakłóciło „sprawiedliwą równowagę”, która powinna istnieć między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa do poszanowania mienia. W konsekwencji, doszło do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1. Wobec stwierdzenia naruszenia art. 1 Protokołu nr 1, Trybunał uznał, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi dotyczącej przewlekłości postępowania na podstawie art. 6 § 1 Konwencji.
Stan faktyczny
W 1993 roku Generalna Dyrekcja Autostrad wywłaszczyła nieruchomość należącą do skarżących w İskenderun w celu budowy autostrady. W związku z niezgodą co do wysokości wypłaconej kwoty, skarżący złożyli wniosek do Sądu Cywilnego Pierwszej Instancji w İskenderun o podwyższenie odszkodowania za wywłaszczenie. W 1997 roku Sąd Cywilny Pierwszej Instancji w İskenderun przyznał skarżącym rację, orzekając, że administracja ma zapłacić dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami za zwłokę w wysokości 30% rocznie, liczone od daty przekazania nieruchomości. Sąd Kasacyjny zatwierdził te orzeczenia w 1998 roku. Administracja wypłaciła dodatkowe odszkodowanie skarżącym w 1999 roku.
Rozstrzygnięcie
Uznaje za dopuszczalne skargi dotyczące naruszenia art. 1 Protokołu nr 1 w związku z opóźnieniem w wypłacie dodatkowego odszkodowania oraz art. 6 § 1 Konwencji. Uznaje pozostałą część skargi za niedopuszczalną. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Uznaje, że nie ma potrzeby badania skargi dotyczącej art. 6 § 1 Konwencji. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia jest wystarczające jako zadośćuczynienie niemajątkowe. Zasądza od Rządu pozwanego na rzecz skarżących odszkodowanie materialne w wysokości: Şevket Çağlar 4 332 Euro, Ahmet Şimşek 2 946 Euro, Dudu Aslan 20 984 Euro, Duran Kekeç 7 302 Euro, Mustafa Karaman 1 208 Euro. Zasądza od Rządu pozwanego na rzecz skarżących łącznie 1 000 Euro na pokrycie kosztów i wydatków. Nakazuje naliczanie odsetek za zwłokę od niezapłaconych kwot w wysokości stopy procentowej Europejskiego Banku Centralnego plus trzy punkty procentowe. Oddala pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   ÇAĞLAR VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no: 57647/00)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRAZBURG   Haziran 2006   İşbu karar AİHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli   bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 57647/00 başvuru no’lu davanın nedeni bu   ülke vatandaşı olan Şevket Çağlar, Ahmet Şimşek, Dudu Aslan, Duran Kekeç ve Mustafa   Karaman’ın (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 19 Nisan 2000   tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34.   maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.   Başvuran, AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından Tekin Akıllıoğlu ve Adil   Aktay tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVA KOŞULLARI   Karayolları Genel Müdürlüğü, İskenderun’da otoyol yapımı için 1993 tarihinde   başvuranlara ait olan taşınmazı kamulaştırmıştır.   Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğması üzerine başvuranlar, İskenderun Asliye   Hukuk Mahkemesi’ne kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuştur.   yılında, İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranları haklı bularak İdare   tarafından başvuranlara, mülkün devir tarihinden itibaren işlemek üzere yıllık % 30 oranında   gecikme faiziyle birlikte ek tazminat ödenmesine karar vermiştir.   Yargıtay, 1998 yılında verilen bu kararları onamıştır.   İdare, 1999 yılında ek tazminat bedellerini başvuranlara ödemiştir. Ödeme bilgileri   aşağıdaki tabloda yer almaktadır.   Başvuranların   isimleri   Karar   tarihi   Ek   Yargıtay   karar   tarihi   Ödeme   tarihi   Gecikme   faiziyle birlikte   ek   kamulaştırma   bedeli   kamulaştırma   bedeli (T.L.   olarak-faizler   ve avukat   masrafları dahil   değildir)   Şevket Çağlar   Ahmet Şimşek   Dudu Aslan   29.12.1997 3.873.081.000   29.12.1997 2.524.202.000   02.12.1997 19.656.000.000 06.07.1998 11.11.1999 47.448.601.000   29.06.1998 11.11.1999 9.519.635.000   15.06.1998 11.11.1999 6.021.367.000   Duran Kekeç   Mustafa Karaman 29.12.1997 900.620.000   29.12.1997 7.162.204.000   29.06.1998 11.11.1999 17.113.119.000   15.06.1998 11.11.1999 2.147.037.000   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ   İDDİASI HAKKINDA   Başvuranlar iki nedenden dolayı 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini   iddia etmektedirler. Başvuranlar öncelikle, 1993 yılında saptanan ilk tazminatların, taşınmazın   kesin olarak İdare’ye devredildiği tarihten sonra, 1996 yılında kendilerine ödendiğini   belirtmektedirler. Başvuranlar ayrıca daha sonra yapılan yargılama sonucunda belirlenen ek   kamulaştırma bedelinin kendilerine geç ödendiğini ileri sürmektedirler. Bu konu ile ilgili   olarak, ilk bedelin ödenmesinin gecikmesi nedeniyle herhangi bir gecikme faizinin   ödenmediğini, ikinci ile ilgili olarak ise Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında   yetkililerin ödediği ek bedelin yetersiz olduğunu belirtmektedirler.   A. Kabul edilebilirliğe ilişkin   Birinci şikayet ile ilgili olarak AİHM başvuranların, kamulaştırma kararının tapu   siciline kaydının yapılması sonrasındaki ilk üç sene boyunca orantısız bir zarara uğradıklarını   ispatlayamadıklarını not etmektedir. Her ne olursa olsun şikayetin bu kısmı iç hukuk   yollarının tüketilmesi ilkesi ile ters düşmektedir, başvuranlar bununla ilgili olarak herhangi bir   girişimde bulunmamışlardır. Sonuç olarak, AİHM davayı yalnızca ek kamulaştırma bedelinin   ödenmesinin gecikmesi konusunda yapılan şikayet kapsamında inceleyecektir.   Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediğini belirtmektedir. Başvuranlar ne yerel   mahkemeler nezdinde bu iddialarını dile getirmiş ne de Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile   tanınan başvuru yolunu kullanmışlardır.   Başvuranlar bu iddialara karşı çıkmaktadır.   AİHM başvuranların dile getirdiğine benzer şikayetler sözkonusu olduğunda, teoride   uygun olan tek başvuru yolunun Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile öngörülen başvuru   yolu olduğunu kabul etmektedir. Bununla birlikte, sözkonusu başvuru yolunun etkisiz olduğu   yönünde karar alınmasına neden olan gerekçeler nedeniyle (Aka kararı) bu konuda yapılan   itiraz reddedilmelidir.   AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle, Akkuş kararı) ve   elindeki mevcut unsurların tümü gözönüne alındığında başvurunun esastan incelenmesi   gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile   karşılaşılmadığını tespit etmiştir.   B. Esas Hakkında   AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1   No’lu Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. Akkuş kararı   ve Aka kararı).   AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak   hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre   kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın   ödenmesindeki gecikme, başvuranları, mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara   daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AİHM’yi,   başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması   arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke   katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.   Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar   vermiştir.   II. AİHS’NİN 6. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA   Başvuranlar kamulaştırma kararının tapu sicil kayıtlarında yer almasıyla 1993   tarihinde başlayan ve 1999 yılının Haziran ayında ek kamulaştırma bedelinin ödenmesi ile son   bulan kamulaştırmaya ilişkin yargılama sürecinin, AİHS’nin 6 § 1. maddesini ihlal ettiğinden   şikayetçi olmaktadırlar.   AİHM sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35 § 3. maddesine göre açıkça dayanaktan   yoksun ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi   bulunmamaktadır. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate   alındığında, AİHM şikayetin ayrıca Sözleşme’nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek   olmadığına karar vermiştir.   III. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI HAKKINDA   AİHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.   A. Tazminat, Masraf ve Harcamalar   Başvuranlar, 9 Aralık 2003 ve 14 Kasım 2005 tarihli yazılı görüşlerinde başvurusunda   dile getirdikleri iddiaları yinelemişlerdir. Başvuranlar, sırasıyla 5.533, 3.763, 26.802, 9.327 ve   1.544 Amerikan Doları tutarında maddi zarara uğradıklarını iddia etmektedirler.   Buna karşın başvuranlar, başvuru dilekçelerinde, rakam belirtmeksizin manevi   tazminat talebinde bulunmuş, AİHM ve yerel mahkemeler nezdinde yapmış oldukları masraf   ve harcamaların ödenmesini talep etmişlerdir.   Başvuranlar, kendilerine tanınan süre içerisinde adil tazmin talebinde   bulunmamışlardır. Hükümet, AİHM’den yerleşik içtihadına uygun olarak sözkonusu talepleri   reddetmesini istemektedir.   AİHM, Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak ve   ilgili ekonomik veriler ışığında, sırasıyla 5.533, 3.763, 26.802, 9.327 ve 1.544 Amerikan   Doları’na tekabül eden aşağıdaki tutarların, maddi tazminat olarak başvuranlara ödenmesine   karar vermiştir:   -Şevket Çağlar’a 4.332 Euro,   -Ahmet Şimşek’e 2.946 Euro,   -Dudu Aslan’a 20.984 Euro,   -Duran Kekeç’e 7.302 Euro ve   -Mustafa Karaman’a 1.208 Euro.   Manevi tazminat konusunda ise, AİHM davanın mevcut koşulları ışığında ihlal   kararının başlı başına bir tazmin olacağını ifade etmektedir.   AİHM masraf ve harcamalar konusunda, AİHS’nin 41. maddesi alanında, gerçekliği,   zorunluluğu ortaya konulan ve makul miktarlarda olan masraf ve harcamaların geri   ödenebileceğini hatırlatmaktadır (Bkz.,diğerleri arasında, Nikolava-Bulgaristan no:31195/96).   Mevcut davada her ne kadar talebi belgelendirilmemiş olsa da, AİHM iç tüzüğünün   60. maddesi uyarınca tüm masraflarla birlikte başvuranlara toplu olarak 1.000 Euro   ödenmesinin uygun olacağına karar vermiştir.   B. Gecikme Faizi   Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,   1. Ek kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi konusunda 1 No’lu Ek Protokol’ün 1.   maddesine ilişkin şikayetin ve aynı zamanda AİHS’nin 6 § 1. maddesine ilişkin şikayetin   kabuledilebilir olduğuna;   2. Başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   3. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   4. AİHS’nin 6 § 1. maddesine yönelik yapılan şikayetin esası hakkında inceleme   yapılmasının gerekli olmadığına;   5. İhlal kararının tespitinin manevi tazmin için yeterli olduğuna;   6. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay   içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere, Savunmacı Hükümet tarafından   başvuranlara:   i. maddi tazminat olarak Şevket Çağlar’a 4.332 Euro (dört bin üç yüz otuz iki),   Ahmet Şimşek’e 2.946 Euro (iki bin dokuz yüz kırk altı) , Dudu Aslan’a   20.984 Euro (yirmi bin dokuz yüz seksen dört), Duran Kekeç’e 7.302 Euro   (yedi bin üç yüz iki), ve Mustafa Karaman’a 1.208 Euro (bin iki yüz sekiz)   ödenmesine;   ii.masraf ve harcamalar için başvuranlara toplu olarak 1.000 Euro (bin)   ödenmesine;   iii. yukarıdaki miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;   7. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   karar vermiştir.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 13 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   6

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło