57919/00

WyrokETPCz2005-09-20ECLI:CE:ECHR:2005:0920JUD005791900

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy obecność sędziego wojskowego w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa narusza prawo do niezależnego i bezstronnego sądu, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że obecność sędziego wojskowego w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa (DGM), orzekającego w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego, budzi uzasadnione wątpliwości co do niezależności i bezstronności tego sądu. Skarżący miał prawo obawiać się, że decyzje sądu mogą być oparte na pozaprawnych przesłankach, co podważało zaufanie do wymiaru sprawiedliwości. W konsekwencji, sąd, który nie spełnia warunków niezależności i bezstronności, nie może zapewnić sprawiedliwego procesu w rozumieniu art. 6 ust. 1 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Ali Şahmo, urodzony w 1961 roku, został aresztowany 25 grudnia 1995 roku i oskarżony o organizowanie i uzbrajanie bojowników skrajnie lewicowej organizacji terrorystycznej w Adanie. Był przetrzymywany i przesłuchiwany w Dyrekcji Bezpieczeństwa Adana do 8 stycznia 1996 roku, gdzie, jak twierdził, został zmuszony do podpisania fałszywych zeznań. Został skazany przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Adanie na 17 lat i 6 miesięcy więzienia, a wyrok ten został podtrzymany przez Sąd Kasacyjny.
Rozstrzygnięcie
Trybunał, jednomyślnie: 1. Uznaje pozostałą część skargi za dopuszczalną. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu braku niezależności i bezstronności Sądu Bezpieczeństwa Państwa w Izmirze (zgodnie z tekstem orzeczenia, mimo przypisu o możliwej pomyłce). 3. Uznaje, że nie ma potrzeby rozpatrywania innych zarzutów dotyczących art. 6 Konwencji.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ꢀAHMO - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no: 57919/00)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Eylül 2005   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup,   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (57919/00) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu   ülke vatandaꢀı Ali ꢁahmo’nun (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 11 Nisan   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin Temel Đnsan Haklarını güvence altına   alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul barosu avukatlarından H. Karakuꢀ tarafından temsil   edilmektedir.   OLAYLAR   doğumlu baꢀvuran Ali ꢁahmo, baꢀvurunun yapıldığı sırada Ceyhan Cezaevi’nde tutuklu   bulunmaktaydı.   Aralık 1995 tarihinde yakalanan baꢀvuran Adana Emniyet Müdürlüğü Yerel ꢁubesi’nde   gözaltına alınmıꢀ, aꢀırı sol bir örgütün düzenlediği silahlı eylemler çerçevesinde yürütülen bir   soruꢀturma kapsamında sanık olarak sorgulanmıꢀtır. Baꢀvuran bu örgütün Adana ilindeki   militanlarını örgütlemek ve onları silahlandırmak ile itham edilmiꢀtir.   Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ꢁubesi’nde 8 Ocak 1996 tarihine dek devam   eden sorgulamaların akabinde baꢀvuran Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM)   Cumhuriyet Savcısı karꢀısına çıkarılmıꢀtır. Baꢀvuran Cumhuriyet Savcısı önünde polislerin   uydurma itirafları içeren belgenin altına sahte imza attıklarını beyan etmiꢀtir.   Ocak 1996 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi yetkili hakimi karꢀısına çıkarılan   baꢀvuran, hakkında yapılan suçlamaları reddetmiꢀtir.   Konya DGM Cumhuriyet Savcısı 16 Ocak 1996 tarihli iddianamesi ile baꢀvuranı anayasal   düzeni yıkmayı hedef alan yasadıꢀı silahlı bir örgütün üyesi olma suçu ile itham etmiꢀ,   TCK’nın 168. ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca baꢀvuranın   mahkumiyetini talep etmiꢀtir.   Kasım 1998 tarihli kararı ile Adana DGM, baꢀvuranı hakkında yapılan ithamlardan suçlu   bulmuꢀ ve 17 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıꢀtır. DGM, hafifletici sebeplerin bulunmaması   ve baꢀvuranın duruꢀma sırasındaki disiplinsiz davranıꢀları nedeniyle TCK’nın 59. maddesi   gereğince verilen cezada bir indirimin yapılmasını gerekli görmemiꢀtir.   Baꢀvuranın temyiz baꢀvurusu üzerine Yargıtay, 27 Ekim 1999 tarihinde Đlk derece   mahkemesinin kararını onamıꢀtır.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLMESĐNE ĐLĐꢀKĐN   Baꢀvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bünyesinde   askeri hakim bulundurması nedeniyle «tarafsız ve bağımsız» bir mahkeme olmadığını ileri   sürmektedir.   Baꢀvuran, özellikle gözaltındaki sorgulamalar sırasında avukat bulundurma hakkından   yararlanmaması, Devlet Güvenlik Mahkemesi önüne tanık çağırma imkânının olmaması,   gözaltında görevli polisler tarafından hazırlanan tutanakların farazi olması, Yargıtay   Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın tebliğnamesinin kendisine zamanında tebliğ edilmemesi nedeniyle   hakkaniyete uygun olarak yargılanmadığından ꢀikayetçi olmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik hakkında   Hükümet ilk olarak, AĐHS’nin 35. maddesinde öngörüldüğü gibi iç hukuk yollarının   tüketilmemesine itirazda bulunmaktadır. Bu bağlamda, baꢀvuranın iç hukuk mercileri   karꢀısındaki yargı sürecinin hiçbir aꢀamasında Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin   bağımsızlığına ve tarafsızlığına dair ꢀikayetini dile getirmediğini savunmaktadır.   AĐHM, Özel-Türkiye kararında benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. Bu sonucu   farklı kılacak hiçbir gerekçe bulunmadığını ifade ederek Hükümetin itirazını reddetmiꢀtir.   Đkincil olarak, Hükümet altı ay kuralına riayet edilmediği gerekçesiyle AĐHS’nin 35. maddesi   uyarınca baꢀvuranın DGM’nin yapısıyla ilgili itirazının Mahkemece reddedilmesi gerektiğini   savunmuꢀ, iç hukukta bu ꢀikayetle ilgili nihai kararın yine bu mahkeme tarafından verildiğini   eklemiꢀtir. Hükümet bu doğrultuda olayların meydana geldiği dönemdeki iç hukuka göre   Yargıtay’ın Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin yapısına dair görüꢀ bildirme yetkisine sahip   olmadığını belirtmekte, baꢀvuranın iç hukuk yollarının yetersiz olduğuna kanaat getirdiği   andan itibaren altı ay içerisinde yani DGM’nin 19 Kasım 1999 tarihinde aldığı kararından   itibaren baꢀvuruda bulunması gerektiğinin altını çizmektedir. Oysa baꢀvuru 8 Mart 2000   tarihinde yapılmıꢀtır. Hükümet bu yönde Mahkemenin yerleꢀik içtihadına göndermede   bulunmaktadır (Bkz.Kalan-Türkiye kararı no: 73561/01, 2 Ekim 2001).   AĐHM, benzer ꢀikayetlerin Özdemir-Türkiye davasında da dile getirildiğini hatırlatmıꢀ,   (no:59659/00 § 26, 6 ꢁubat 2003) bu neticeyi değiꢀtirecek hiçbir unsurun bulunmadığı   sonucuna varmıꢀtır. Dolayısıyla Hükümetin yapmıꢀ olduğu itiraz reddedilmektedir.   AĐHM, mahkemenin bu yöndeki içtihatları (Bkz. Incal-Türkiye kararı 9 Haziran 1998, 1998-   IV ve Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim 1998, 1998-VII) ve mahkemeye sunulan unsurlar   ıꢀığında baꢀvurunun esas bakımından incelenmesi gerektiğine itibar etmekte ve baꢀvuruyu   kabuledilemez bulmak için bir gerekçe bulunmadığını eklemektedir.   B. Esasa iliꢁkin   1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığına ve tarafsızlığına iliꢀkin   Mahkeme daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve   bunların AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir. (Bkz. söz edilen   Özel kararı, §§ 33-34, ve Özdemir kararı, §§ 35-36).   AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer   aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karꢀısında baꢀvuranın «ulusal güvenliğe» dayalı suçlardan   yargılanması konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır.   Baꢀvuran, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını yabancı   gerekçelere dayandırdığı yönünde bir ꢀüphe duyabilir. Bu nedenle baꢀvuranın bu yargı   makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki ꢀüphelerinin dikkate alınması   gerekmektedir. (sözü edilen Incal kararı s. 1573, § 72 ).   2. Yargı Sürecinin adilliği hakkında   Hükümet bir ihlalin olduğu iddiasına karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, benzer kararlarda verdiği hükümleri hatırlatarak bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan   yoksun bir mahkemenin her halükarda kendi yargısına tabi kiꢀilere adil bir yargılama   sunamayacağı kanısına varmaktadır.   Baꢀvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlalinin tespiti ıꢀığında   AĐHM, mevcut ꢀikayetin incelenmesini gerekli görmemektedir (Bkz. diğerleri arasında,   Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998, 1998-VII, §§ 44-45, Iꢀık-Türkiye no: 50102/99, §§ 38-39, 5   Haziran 2003; Akkaꢀ-Türkiye, no: 28340/95, §§ 78-79, 21 Aralık 2000; Serdar Özcan-   Türkiye, no: 55427/00, 8 Nisan 2004, ve Ünal-Türkiye kararları, no: 48616/99, 10 Kasım   2004).   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   A. Tazminat   AĐHM’den baꢀvurana gönderilen 29 Temmuz 2002 tarihli yazıda, 41. madde uyarınca her   türlü adil tazmin talebinin esasa iliꢀkin yazılı görüꢀlerde sunulması gerektiğini öngören AĐHM   Đçtüzüğü’nün 60. maddesine dikkat çekilmesine karꢀın, baꢀvuran hiçbir adil tazmin talebinde   bulunmamıꢀtır. Baꢀvuran öne sürdüğü iddialarına iliꢀkin esasa dayalı görüꢀlerini kendisine   bildirilen tarihte sunmadığından, AĐHM bu yönde bir ödeme yapılmasını gerekli   görmemektedir (Bkz. Willekens-Belçika no: 50859/99, § 27, 24 Nisan 2003 ve Roobaert-   Belçika kararları, no: 52231/99, § 24, 29 Temmuz 2004).   Sözleꢀme tarafından öngörülen bağımsızlık ve tarafsızlık koꢀullarını yerine getirmeyen bir   mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında, ilgilinin talebi doğrultusunda yeni bir   sürecin ya da yargılamanın baꢀlatılması ilke olarak tespit edilen ihlalin giderilmesi   bakımından uygun bir yöntemi oluꢀturur (Bkz. Öcalan-Türkiye Büyük Daire kararı, no:   46221/99, AĐHM 2005-...).   B. Masraf ve harcamalar   Baꢀvuran masraf ve harcamalar için hiçbir talepte bulunmamıꢀtır. Bu durumda AĐHM   baꢀvurana bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;   2. Đzmir* Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun olması   nedeniyle AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AĐHS’nin 6. maddesine yönelik diğer ꢀikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına;   * Ç.N. AĐHM, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi olarak yazmıꢀtır.   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 20 Eylül 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło