6016/03

WyrokETPCz2009-06-16ECLI:CE:ECHR:2009:0616JUD000601603

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego przeciwko skarżącemu naruszyła jego prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że okres postępowania, który trwał około dziesięciu lat i jedenastu miesięcy w dwóch instancjach i nadal był w toku, był nadmierny. Powołując się na swoje ugruntowane orzecznictwo dotyczące kryteriów oceny 'rozsądnego terminu', Trybunał stwierdził, że w niniejszej sprawie nie ma podstaw do odmiennego wniosku niż naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał odrzucił zarzuty rządu dotyczące niewyczerpania krajowych środków odwoławczych i niezachowania zasady sześciu miesięcy, uznając, że skarga dotyczy trwającego postępowania.
Stan faktyczny
Skarżący, Cem Alptekin, adwokat z Stambułu, był przedmiotem postępowania karnego. W 1998 r. Ministerstwo Sprawiedliwości zezwoliło na wszczęcie śledztwa i oskarżenia w związku z zarzutami nielegalnego pozyskania dokumentów służb specjalnych (MIT) i użycia obraźliwych wyrażeń. Po uniewinnieniu przez Sąd Karny w Stambule w 2000 r., Sąd Najwyższy uchylił wyrok w 2001 r., przekazując część sprawy do Państwowego Sądu Bezpieczeństwa, który uniewinnił skarżącego w 2002 r. Kolejne uniewinnienie przez Sąd Karny w Stambule w 2002 r. zostało zaskarżone przez prokuraturę i sprawa nadal toczyła się przed Sądem Najwyższym w momencie wydania wyroku ETPCz.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Zasądził na rzecz skarżącego 7 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową oraz 150 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. 4. Odrzucił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   ALPTEKĐN -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:6016/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (6016/03) no’lu davanın nedeni 1955 doğumlu   olan ve Đstanbul’da ikamet eden (T.C. vatandaꢀı) Cem Alptekin’in (baꢀvuran) Avrupa Đnsan   Hakları Mahkemesi’ne 28 Kasım 2002 tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin   Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi   uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Đstanbul Barosu avukatlarından A. Kaya Alptekin tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Haziran 1998 tarihinde, Adalet Bakanlığı, MĐT’e ait belgeleri yasa dıꢀı bir biçimde ele   geçirdiği, mahkemeye kanıt olarak sunduğu, belgelerin içeriğini açıkladığı, MĐT’i hedef alan   onur kırıcı ve aꢀağılayıcı ifadeler kullandığı gerekçesi ile avukat olan baꢀvuran hakkında   soruꢀturma açılmasına izin vermiꢀtir.   Eylül 1998 tarihinde, Bakanlık, baꢀvuran hakkında kovuꢀturma baꢀlatılmasına izin vermiꢀ   ve soruꢀturma dosyasını Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığına göndermiꢀtir. Savcılık 24 Eylül   tarihli iddianame ile baꢀvuran hakkında dava açmıꢀtır.   Ekim 2000 tarihli bir kararla, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi baꢀvuranın beraatına karar   vermiꢀtir. Buna karꢀın 15 Mart 2001 tarihinde Yargıtay, 3713 sayılı Kanunun 6. maddesi   uyarınca suçlamaların bir kısmının Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin yetki alanına girdiği   gerekçesi ile sözkonusu kararı bozmuꢀtur. Bu durumda davanın sözkonusu kısmı Đstanbul   Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne havale edilmiꢀtir. 1 Mayıs 2002 tarihinde Đstanbul Devlet   Güvenlik Mahkemesi baꢀvuranın beraatına karar vermiꢀtir. Temyiz baꢀvurusu   yapılmadığından 9 Mayıs 2002 tarihinde sözkonusu karar nihai hale gelmiꢀtir.   Mayıs 2002 tarihinde, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, suçlamaların geri kalan kısmı ile   ilgili olarak baꢀvuran hakkında beraat kararı vermiꢀtir. Savcılık sözkonusu karar hakkında   temyiz baꢀvurusunda bulunmuꢀtur. Dosya unsurlarına göre, iꢀbu kararın kabul edildiği tarihte   dava halen Yargıtay önünde derdesttir.   HUKUK   AĐHS’nin 6/1 maddesine atıfta bulunarak, baꢀvuran, dava süresinin uzunluğundan   ꢀikayetçidir.   Hükümet, altı ay kuralına riayet edilmediğini belirtmektedir. Hükümet, mevcut davada son iç   hukuk kararının 1 Mayıs 2002 tarihli Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararı olduğunu   savunmaktadır. Baꢀvuranın yargılama süresine iliꢀkin ꢀikayetini ulusal mahkemeler önünde   sunmadığına dikkat çeken Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğini belirtmektedir.   Baꢀvuran, sözkonusu argümanlara itiraz etmektedir.   AĐHM, baꢀvurunun, Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 1 Mayıs 2002 tarihli kararla   sonlanan yargılama süresi ile ilgili olmayıp Yargıtay önünde halen derdest olan yargılama   süresi ile ilgili olduğunu gözlemlemektedir. Dolayısıyla AĐHM, Hükümet’in birinci   kabuledilemezlik itirazını reddetmektedir. Bir hakimin bireysel sorumluluğunun, baꢀvuranın   yargılama süresinin uzunluğu kapsamında yapmıꢀ olduğu ꢀikayetin telafisi olarak   düꢀünülemeyeceğine kanaat getiren AĐHM, Hükümet’in ikinci itirazını reddetmektedir.   AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin hiçbir kabuledilemezlik unsuru içermediğini belirtmektedir.   Dolayısıyla baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   Esasa iliꢀkin olarak ise, AĐHM, dikkate alınacak dönemin, ön soruꢀturma izin tarihi olan 19   Haziran 1998 tarihinde baꢀladığını ve dosya unsurlarına göre halen devam ettiğini   belirtmektedir.   Dolayısıyla yargılama iki dereceli yargıda yaklaꢀık on yıl on bir ay sürmüꢀtür. AĐHM,   müteaddit defalar mevut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları incelemiꢀ ve   konuya iliꢀkin yerleꢀik içtihadından doğan kriterleri göz önüne alarak “makul süre”   gerekliliğinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (Pélissier ve Sassi-Fransa, baꢀvuru no: 25444/94).   Đꢀbu davada farklı bir sonuca ulaꢀmak için hiçbir neden göremeyen AĐHM, aynı gerekçelerle   AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunmak gerektiği kanaatindedir.   AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanmasına iliꢀkin olarak ise baꢀvuran, 420.000 Amerikan   Doları (yaklaꢀık 316.000 Euro) maddi tazminat, 500.000 Amerikan Doları (yaklaꢀık 376.000   Euro) manevi tazminat talep etmektedir. AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu çeviri masrafları için   Türk Lirası (yaklaꢀık 150 Euro) talep etmekte ve çeviri masrafları ile ilgili olarak iki   fatura sunmaktadır.   Hükümet, AĐHM’ye sözkonusu talepleri reddetme çağrısında bulunmaktadır.   AĐHM, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı görememekte ve   sözkonusu talebi reddetmektedir. Buna karꢀın AĐHM, baꢀvurana 7.000 Euro manevi tazminat   ve talep edilen yargılama masraf ve giderlerinin tamamının ödenmesine hükmetmektedir.   Sözkonusu miktarlara, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uygulanan üç   puanlık artıꢀ eklenerek belirlenen gecikme faizi uygulanacaktır.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde   ulusal para birimine çevrilmek üzere Savunmacı Devlet tarafından baꢀvurana   aꢀağıdaki miktarların ödenmesine:   (i)   manevi tazminat olarak her türlü vergiden muaf tutularak 7.000 Euro (yedi   bin Euro)   (ii)   yargılama masraf ve giderleri olarak her türlü vergiden muaf tutularak 150   Euro (yüz elli Euro)   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 16 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło