60261/00

WyrokETPCz2006-01-17ECLI:CE:ECHR:2006:0117JUD006026100

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy konfiskata książki i skazanie dziennikarza za „separatystyczną propagandę” naruszyło prawo do wolności wyrażania opinii, a także czy postępowanie krajowe było zgodne z wymogami Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał odnotował, że strony osiągnęły ugodę polubowną, która jest zgodna z poszanowaniem praw człowieka określonych w Konwencji i jej Protokołach. Trybunał nie znalazł żadnych powodów związanych z porządkiem publicznym, które uzasadniałyby kontynuowanie rozpatrywania skargi. W konsekwencji, Trybunał uznał, że należy umorzyć skargę i skreślić ją z listy spraw, zgodnie z art. 39 Konwencji i art. 62 ust. 3 Regulaminu Trybunału.
Stan faktyczny
Skarżący, Oral Çalışlar, urodzony w 1946 roku dziennikarz i pisarz mieszkający w Stambule, opublikował we wrześniu 1993 roku książkę pt. „Öcalan ve Burkay’la Kürt Sorunu”, zawierającą wywiady z dwoma kurdyjskimi liderami. Książka została skonfiskowana w listopadzie 1993 roku, a skarżący został oskarżony o propagandę separatystyczną na podstawie ustawy antyterrorystycznej. Był kilkukrotnie skazywany i uniewinniany w postępowaniu krajowym, które trwało do 2003 roku, kiedy to ostatecznie uchylono decyzję o konfiskacie książki. Skarżący nigdy nie był aresztowany.
Rozstrzygnięcie
Umorzenie skargi w wyniku zawarcia ugody polubownej.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ORAL ÇALIꢀLAR - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no:60261/00)   KARARININ ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   (Dostane Çözüm)   STRAZBURG   OCAK 2006   Bu karar nihai olup, şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 60261/00 baꢀvuru no’lu davanın nedeni, Türk   vatandaꢀı Oral Çalıꢀlar’ın (Baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 14   Ağustos 2000 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleꢀmesi’nin (AĐHS)   34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran, Đstanbul Barosu avukatlarından F.   Đlkiz tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   doğumlu baꢀvuran, Đstanbul’da ikamet etmektedir. Baꢀvuran gazeteci-yazardır.   Baꢀvuran 1993 yılı Eylül ayında iki Kürt lideri ile yaptığı röportajlarını “Öcalan ve   Burkay’la Kürt Sorunu” adlı bir kitapta toplamıꢀtır. Önsöz, sonsöz ve kitabın dördüncü kapağı   baꢀvuran tarafından kaleme alınmıꢀtır. Yapılan görüꢀmeler 14 Haziran-6 Ağustos 1993   tarihleri arasında Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanmıꢀtır.   Kasım 1993 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) hakimi, Ceza   Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 86. maddesi uyarınca, kitabın toplatılması kararı vermiꢀtir.   DGM 16 Kasım 1993 tarihinde baꢀvuranın sözkonusu karara karꢀı itirazını   reddetmiꢀtir.   Kasım 1993 tarihinde Cumhuriyet Baꢀsavcısı, baꢀvuranı 3713 sayılı Terörle   Mücadele Kanunu’nun 8§1 maddesi uyarınca, Devlet’in bölünmez bütünlüğüne karꢀı yazar   olarak ayrımcı propaganda yapmakla suçlamıꢀ ve kitabın müsadere edilmesini istemiꢀtir.   DGM 27 Ekim 1994 tarihinde baꢀvuranı isnat edilen suçlardan suçlu bulmuꢀ ve iki yıl   hapis ve para cezasına çarptırmıꢀtır. Ayrıca DGM, Türk Ceza Kanunu’nun 36. maddesi   uyarınca sözkonusu kitabın müsadere edilmesine karar vermiꢀtir.   Yargıtay 20 Kasım 1995 tarihinde, sözkonusu kararı bozmuꢀ ve 3713 sayılı Kanun’un   ve 13. maddelerinde yapılan değiꢀiklikler bakımından yeniden incelenmesi için davayı ilk   derece mahkemesine geri göndermiꢀtir.   DGM, 23 Mayıs 1996 tarihinde, ayrımcı propaganda yapma suçunun bu durumda   oluꢀmadığını kararlaꢀtırmıꢀ ve 3713 sayılı Kanun’un 6§2 maddesi uyarınca terör örgütünün   beyanlarını yayınlama gerekçesiyle baꢀvuranı para cezasına çarptırmıꢀtır.   Yargıtay 5 Mart 1998 tarihinde, genel olarak değerlendirilen kitabın içeriğinin   Devlet’in bölünmez bütünlüğüne zarar vermeyi amaçlayan bölücü propaganda oluꢀturduğu   gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin verdiği kararı bozmuꢀtur.   DGM 18 Mayıs 1999 tarihinde, Yargıtay kararına uymuꢀtur.   Ağustos tarihinde, cezai yargılama ulusal mahkemeler huzurunda devam ederken,   basın yoluyla 23 Nisan 1999 tarihinden önce iꢀlenen suçlar için cezaların infazının ve kararın   ertelenmesini öngören 4454 sayılı Kanun çıkarılmıꢀtır.   Yargıtay 1 ꢁubat 2000 tarihinde 18 Mayıs 1999 tarihli kararı bozmuꢀ ve 4454 sayılı   Kanun hükümleri bakımından davayı yeniden incelemesi amacıyla ilk derece mahkemesine   geri göndermiꢀtir.   DGM 28 ꢁubat 2000 tarihinde kararın görülmesini ertelemiꢀtir.   DGM, 5 Mart 2003 tarihinde, 4809 sayılı Kanun tarafından değiꢀtirilen 4454 sayılı   Kanun’un 2. maddesinin, vaki olmayan bir mahkumiyeti bulunan kiꢀilerin haklarına getirilen   yasakların kaldırılmasını öngördüğünü dikkate alarak, 5 Kasım 1993 tarihli toplatma kararını   kaldırmaya karar vermiꢀtir.   Baꢀvuran sürecin hiçbir aꢀamasında, tutuklu bulundurulmamıꢀtır.   HUKUK AÇISINDAN   AĐHM, Hükümet’ten izleyen beyanı almıꢀtır:   “ 60261/00 no’lu baꢀvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti,   Oral Çalıꢀlar’a karꢀılıksız olarak 4.000 (dört bin) Euro tutarında ödeme yapmayı önermektedir.   Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her   türlü vergiden muaf tutulacak ve AĐHS’nin 39. maddesine uygun olarak AĐHM’nin verdiği kararın tebliğ   edilmesini müteakip üç ay içerisinde baꢀvuran ya da avukatı tarafından belirtilen bir banka hesabına   yatırılacaktır. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı taktirde, Hükümet, sözkonusu sürenin bittiği tarihten   itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme   kavuꢀturulmasını teꢀkil edecektir.   Ayrıca Hükümet, AĐHS’nin 43§1 maddesine uygun olarak davayı Büyük Daire’ye göndermeyeceğini   taahhüt eder.”   AĐHM, baꢀvuranın imzaladığı izleyen beyanı almıꢀtır:   “ AĐHM’de görülmekte olan, yukarıda belirtilen baꢀvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla   Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Oral Çalıꢀlar’a, karꢀılıksız olarak 4.000 (dört bin) Euro tutarını ödemeye   hazır olduğunu not ediyorum.   Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her   türlü vergiden muaf tutulacak ve AĐHS’nin 39. maddesine uygun olarak AĐHM’nin verdiği kararın tebliğ   edilmesini müteakip üç ay içerisinde baꢀvuran ya da avukatı tarafından belirtilen bir banka hesabına   yatırılacaktır. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı taktirde, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve   ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit   oranda basit faizi ödenir.   Baꢀvuran, bu öneriyi kabul etmekte ve sözkonusu baꢀvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye   Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmektedir. Davanın nihai sonuca ulaꢀtığını bildirmektedir.   Đꢀbu beyan, Hükümet ile baꢀvuranın ulaꢀmıꢀ oldukları dostane çözüm çerçevesinde kayda   geçmektedir.   Ayrıca baꢀvuran, kararın verilmesinden sonra, AĐHS’nin 43§1 maddesine uygun olarak davayı Büyük   Daire’ye göndermeyeceğini taahhüt eder.”   AĐHM, tarafların üzerinde uzlaꢀtıkları dostane çözümü kaydeder(AĐHS’nin 39.   maddesi). Bu çözümün Sözleꢀme ve Eki Protokoller’de tanımlanan insan haklarına saygı   ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, baꢀvurunun incelenmesine devam   etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine iliꢀkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AĐHS’nin in   fine 37§1 ve Đçtüzüğün 62§3 maddeleri)   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun zabıttan düꢀürülmesine karar vermiştir.   2. Tarafların davanın Büyük Daire’ye gönderilmemesi yönündeki taahhütlerini   kaydeder.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve 17 Ocak 2006 tarihinde, Đçtüzüğün 77.   maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło