6058/02;18074/03

WyrokETPCz2009-02-17ECLI:CE:ECHR:2009:0217JUD000605802

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy odmowa dostępu do adwokata w trakcie zatrzymania i wykorzystanie zeznań uzyskanych w tych warunkach naruszyła prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 w związku z art. 6 ust. 3 lit. c Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał, że ocena rzetelności postępowania karnego musi uwzględniać całokształt procesu. Stwierdził, że w niniejszej sprawie, podobnie jak w sprawie Salduz przeciwko Turcji, ograniczenie dostępu do adwokata w trakcie zatrzymania było systematyczne i dotyczyło wszystkich osób zatrzymanych w związku z przestępstwami podlegającymi jurysdykcji sądów bezpieczeństwa państwa. Brak dostępu do adwokata w początkowej fazie postępowania karnego, w połączeniu z wykorzystaniem zeznań uzyskanych w tych warunkach do skazania, narusza prawo do rzetelnego procesu.
Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Şirin Ek i Hüseyin Şıktaş, obywatele tureccy, zostali zatrzymani w różnych terminach i miejscach. Podczas zatrzymania byli przesłuchiwani przez policję, prokuratora i sędziego śledczego bez obecności adwokata. Zeznania uzyskane w tych warunkach zostały następnie wykorzystane przez sądy pierwszej instancji jako podstawa ich skazania.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Postanowił połączyć skargi. 2. Uznał skargi za dopuszczalne. 3. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 w związku z art. 6 ust. 3 lit. c Konwencji z powodu braku dostępu skarżących do adwokata w trakcie zatrzymania. 4. Uznał, że nie ma potrzeby badania pozostałych skarg skarżących na podstawie art. 6 Konwencji. 5. Zasądził drugiemu skarżącemu (Hüseyinowi Şıktaşowi) 1500 EUR tytułem szkody niemajątkowej oraz 1000 EUR tytułem kosztów i wydatków. 6. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   EK VE ŞIKTAŞ – TÜRKĐYE   (Başvuru no. 6058/02 ve 18074/03)   KARAR   STRAZBURG   Şubat 2009   Đşbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   T.C. vatandaşları Mehmet Şirin Ek ve Hüseyin Şıktaş (“başvuranlar”) tarafından   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, sırasıyla 16 Kasım 2001 ve 14 Mayıs 2003 tarihlerinde, Đnsan   Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (Avrupa Đnsan Hakları   Sözleşmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 6058/02 ve 18074/03 numaralı başvurular   sonucu bu dava görülmektedir.   Başvuranlar, Đzmir ve Đstanbul Barosu avukatlarından O.K. Cengiz ve M. Kırdök   tarafından temsil edilmişlerdir.   OLAYLAR   Başvuranlar sırasıyla 1975 ve 1978 doğumludurlar. Bu davalar açısından ortak olan   husus başvuranların farklı zamanlarda ve yerlerde yakalanmış ve gözaltına alınmış   olmalarıdır. Gözaltı sürelerince, yanlarında avukat bulunmaksızın sırasıyla polis, cumhuriyet   savcısı ve tetkik hakimi tarafından sorgulanmışlardır. Söz konusu ifadeler, müteakiben, ilk   derece mahkemesi tarafından mahkumiyetleri yönünde kullanılmıştır.   Başvurulara ilişkin detaylar aşağıdaki tabloda sunulmuştur:   Cumhuriyet   Polis   tarafından   yapılan   sorgulama   tarihleri   Savcısı ve   tetkik hakimi   tarafından   yapılan   sorgulama   tarihleri   Başvuru   numarası ve adı   Gözaltı   tarihleri   Yargıtay’ın nihai karar tarihi   6058/02   Ek – Türkiye   29/2/2000   - 5/3/2000   4/3/2000   5/3/2000   16/5/2001   18074/03   Şıktaş - Türkiye   25/1/1996   - 31/1/1996   27/1/1996   30/1/1996   31/1/1996   23/12/2002   HUKUK   AĐHM, başvuruların benzerlikleri karşısında birleştirilmelerini uygun bulmuştur.   Başvuranlar, AĐHS’nin 6/3 (c) maddesine dayanarak, ilk olarak, gözaltı sürelerinde   avukat yardımından yararlanma haklarının reddedildiği ve bu süre içinde sözde baskı altında   alınan ifadelerinin mahkumiyetleri yönünde kullanıldığı konusunda şikayetçi olmuşlardır.   Ayrıca, 6/3 (d) maddesi uyarınca, bazı tanıkları sorgulama ve onlarla yüzleşme imkanlarının   olmadığını belirtmişlerdir. Son olarak, yine AĐHS’nin 6. maddesine dayanarak, ikinci   başvuran, gözaltı süresince aile üyeleri ile iletişim kuramadığı konusunda şikayetçi olmuştur.   AĐHM’nin bilhassa önem verdiği ve somut başvurularda ortak olan şikayet,   başvuranların gözaltı sürelerinde avukat yardımından yararlanamamalarıdır. Dolayısıyla,   AĐHM, incelemesini bu konuyla sınırlı tutmayı uygun değerlendirmiştir.   Hükümet, 18074/03 numaralı başvuruya ilişkin olarak, söz konusu başvurunun altı ay   süresi dışında yapıldığını; zira, ilk derece mahkemesinin kararını 31 Ekim 2001 tarihinde   verdiğini; öte yandan başvurunun 14 Mayıs 2003 tarihinde yapıldığını ifade etmiştir. AĐHM,   bir davanın hakkaniyete uygun olarak görülüp görülmediğini değerlendirirken yargılamanın   bütününün göz önünde tutulması gerektiğini hatırlatmıştır (bkz., John Murray – Đngiltere, 8   Şubat 1996). Somut davada, başvuran, AĐHM başvurusunu, Yargıtay tarafından verilen nihai   karar tarihinden itibaren altı ay içinde sunmuştur. Dolayısıyla, başvurusunu, AĐHS’nin 35/1   maddesinin gerektirdiği gibi altı ay süresi içinde yapmıştır. Sonuç olarak, Hükümet’in itirazı   onanamaz.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bu şikayetlerin dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, başvuruların başka açılardan bakıldığında da   kabuledilemezlik unsuru taşımadığını tespit etmiştir. Bu nedenle başvurular kabuledilebilir   niteliktedir.   Esas hususunda, AĐHM, aynı şikayetleri Salduz – Türkiye başvurusunda incelemiş ve   AĐHS’nin 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3 (c) maddesinin ihlalini tespit etmiş olduğunu   gözlemlemiştir ([BD], no. 36391/02, 27 Kasım 2008). AĐHM, bahsi geçen kararda, avukat   yardımından yararlanma hakkına getirilen kısıtlamanın sistematik olduğu ve ilgili dönemde   devlet güvenlik mahkemeleri yetki alanına giren suçlarla bağlantılı olarak gözaltında tutulan   her kişiye yaşa bakmaksızın uygulandığı tespitinde bulunmuştur.   AĐHM somut davayı incelemiş ve yukarıda belirtilen Salduz kararından sapmasını   gerektirecek özel bir durum görmemiştir.   Dolayısıyla, somut davada AĐHS’nin 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3 (c) maddesi   ihlal edilmiştir.   AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca adil tatmin hususunda, birinci başvuran Mehmet Şirin   Ek herhangi bir talepte bulunmamıştır. Đkinci başvuran Hüseyin Şıktaş 15.000 Euro manevi   tazminat talebinde bulunmuştur. Ayrıca, avukat masraflarına karşılık avukatlık ücreti   sözleşmesine dayanarak 8.000 Yeni Türk Lirası (yaklaşık 3.900 Euro) ve yargılama masraf ve   giderlerine karşılık 210 YTL (yaklaşık 100 Euro) talep etmiştir. Hükümet bu taleplere karşı   çıkmıştır.   AĐHM, hakkaniyet temelinde karar vererek, ikinci başvurana 1.500 Euro manevi   tazminat ödenmesine karar vermiştir.   AĐHM, ayrıca, en uygun telafi şeklinin, talep etmeleri halinde, başvuranların AĐHS’nin   6/1 maddesi gereklerine uygun olarak yeniden yargılanmaları olduğunu belirtir (bkz., üzerine   gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra, Gençel – Türkiye, no. 53431/99, 23 Ekim 2003;   yukarıda anılan Salduz).   AĐHM, konuyla ilgili içtihadına göre, ayrıca, ikinci başvurana yargılama masraf ve   giderlerine karşılık olarak 1.000 Euro ödenmesini uygun olarak değerlendirmiştir.   AĐHM’ye göre, gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi   kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. Başvuruların birleştirilmesine;   2. Başvuruların kabuledilebilir olduğuna;   3. Gözaltı süresinde başvuranların avukat yardımından yararlanamadıkları gerekçesiyle   AĐHS’nin 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3 (c) maddesinin ihlal edildiğine;   4. Başvuranların AĐHS’nin 6. maddesi uyarınca olan diğer şikayetlerinin incelenmesinin   gerekli olmadığına;   5. a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç   ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere   Savunmacı Hükümet tarafından ikinci başvurana aşağıdaki miktarların ödenmesine;   (i) Manevi tazminat olarak 1.500 Euro (bin beş yüz Euro) ile birlikte bu miktara   tabi olabilecek her türlü vergi;   (ii) Yargılama masraf ve giderleri olarak 1.000 Euro (bin Euro) ile birlikte bu   miktara tabi olabilecek her türlü vergi;   b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa   Merkez Bankası’nın o dönem marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranının üç   puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;   6. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine   KARAR VERMĐŞTĐR.   Đşbu karar Đngilizce olarak hazırlanmış ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve   3. paragrafları gereğince 17 Şubat 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.   Sally Dollé   Zabıt Katibi   Françoise Tulkens   Başkan   3

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło