60580/00

WyrokETPCz2007-05-10ECLI:CE:ECHR:2007:0510JUD006058000

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie pełnego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, w połączeniu z niskimi stopami procentowymi w warunkach inflacji i długotrwałością postępowania, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że państwo pozwane naruszyło art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji, ponieważ władze krajowe nie wypłaciły skarżącemu pełnej kwoty odszkodowania za wywłaszczenie, a także zastosowały zbyt niskie stopy procentowe w kontekście wysokiej inflacji i długotrwałości całego postępowania. Takie okoliczności spowodowały, że skarżący poniósł indywidualne i nadmierne obciążenie, naruszając tym samym sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu ogólnego a ochroną prawa własności. Trybunał odwołał się do swojego wcześniejszego orzecznictwa w podobnych sprawach.
Stan faktyczny
Skarżący, Cevdet Taşatan, był właścicielem działki wywłaszczonej w 1983 roku przez Generalną Dyrekcję Dróg. Otrzymał początkowe odszkodowanie, ale domagał się wyższego. Sądy krajowe przyznały mu dodatkowe odszkodowanie z odsetkami, jednak proces ten był długotrwały, a ostateczna kwota została wypłacona z opóźnieniem w 1998 roku. Pomimo tego, władze krajowe nadal nie uregulowały całej należności, a skarżący poniósł straty z powodu inflacji i niskich odsetek.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza, że skarga dotycząca niewypłacenia pełnej kwoty odszkodowania i szkód wynikających z opóźnienia w płatności jest dopuszczalna, a pozostała część skargi jest niedopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za wszelkie szkody niemajątkowe. Zasądza na rzecz skarżącego 4 330 EUR tytułem szkody majątkowej. Zasądza na rzecz skarżącego 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. Odrzuca pozostałą część roszczeń skarżącego o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

C O U N C I L O F   E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   TAꢀATAN - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no: 60580/00)   KARAR   STRAZBURG   Mayıs 2007   Bu karar, AĐHS’nin 44 § 2 Maddesi’nde belirtilen ꢀartlarla kesinlik kazanacaktır, ancak ꢀekle   iliꢀkin değiꢀiklik yapılabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USULĐ ĐꢀLEMLER   Davanın nedeni, Türk vatandaꢁı olan Cevdet Taꢁatan’ın (“baꢁvuran”), Đnsan Haklarını   ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleꢁme’nin (“Sözleꢁme”) 34. Maddesi uyarınca, 2   Haziran 2000 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne   yaptığı baꢁvurudur (baꢁvuru no: 60580/00).   OLAYLAR   DAVA OLAYLARI   Baꢁvuran, 1945 doğumlu olup Đstanbul’da ikamet etmektedir.   Ağustos 1983 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, baꢁvurana ait bir arsayı   kamulaꢁtırmıꢁtır. Bir bilirkiꢁi kurulu, kamulaꢁtırılan arsanın değerini takdir etmiꢁ ve bu miktar   kamulaꢁtırma olduğu sırada baꢁvurana ödenmiꢁtir.   Baꢁvuranın artan tazminat talebinin ardından, 5 Kasım 1993’te, Küçükçekmece Đlk   Derece Hukuk Mahkemesi, baꢁvurana kamulaꢁtırma tarihinde uygulanan oranda faizle birlikte   ek tazminat ödenmesine karar vermiꢁtir.   Yargıtay, 5 Kasım 1993’te, faizin hesaplanmaya baꢁladığı tarihle ilgili olarak ilk   derece mahkemesinin kararını bozmuꢁtur.   Temmuz 1994’te, Küçükçekmece Đlk Derece Hukuk Mahkemesi, önceki kararını   onaylamıꢁtır.   Ekim 1994’te, Yargıtay, yukarıda bahsedilen kararı onaylamıꢁtır.   Bu arada, baꢁvuran, ilk derece mahkemesi tarafından ödenmesine karar verilen   tazminatın ödenmesinin yürürlüğe konması için, Đstanbul Đcra Dairesi aracılığıyla Karayolları   Genel Müdürlüğü aleyhinde icra takibi baꢁlatmıꢁtır.   Ocak 1998’de, baꢁvurana 6,846,778,000 Türk Lirası (TRL) ödenmiꢁtir.   Baꢁvuran, 19 Temmuz 1999’da, Ankara Đlk Derece Hukuk Mahkemesi’ne bir dava   açmıꢁ ve Borçlar Kanunu’nun 105. Maddesi uyarınca geç ödeme ve enflasyon sonucu   uğramıꢁ olduğu zararın tazmini talebinde bulunmuꢁtur.   Aralık 1999’da, Ankara Đlk Derece Ceza Mahkemesi, baꢁvuranın talebini   reddetmiꢁtir. 12 Mayıs 2000’de, Yargıtay, yukarıda bahsedilen kararı onaylamıꢁtır.   Đstanbul Đcra Dairesi’nin 5 Nisan 2004 tarihli mektubuna göre, Karayolları Genel   Müdürlüğü’nün baꢁvurana hala 625,000,000 TRL (384 Euro) borcu bulunmaktadır.   Hükümet, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 27 Temmuz 2005 tarihli mektubuna   atıfta bulunarak, ödenmesi gereken toplam miktarı ödediklerini ve Đcra Dairesi’nin icra   takibiyle ilgili davayı kayıttan düꢁürdüğünü ileri sürmüꢁtür.   Ancak, 14 Ekim 2005 tarihli bir mektupta, Đcra Dairesi, Karayolları Genel   Müdürlüğü’nün baꢁvurana hala 652 Yeni Türk Lirası borcu olduğunu ifade etmiꢁtir.   HUKUK   I. 1 NO.LU PROTOKOL’UN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢁvuran, yerel mahkeme tarafından belirlenen ek tazminatın çok az olduğundan   ꢁikayetçi olmuꢁtur. Baꢁvuran, ayrıca, makamların, kamulaꢁtırma için öngörülen tazminatın   ödemesini geciktirdiklerini ve Türkiye’deki yıllık enflasyon oranının çok yüksek olduğu bir   zamanda kendisine yetersiz miktarda faiz ödendiğini ileri sürmüꢁtür. Baꢁvuran, ayrıca, yerel   makamların kendisine ödemesi gereken miktarın tamamını hala ödemediklerini iddia etmiꢁtir.   Baꢁvuran, 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi’ni ileri sürmüꢁtür.   A. Kabuledilebilirlik   Hükümet, AĐHM’den, AĐHS’nin 35 § 1 Maddesi’nde öngörülen altı ay kuralına   uyulmaması nedeniyle bu ꢁikayetleri reddetmesini istemiꢁtir. Hükümet, baꢁvuranın ek   tazminatın tamamının ödendiği 6 Ocak 1998 tarihinden itibaren altı ay içerisinde baꢁvuruda   bulunmuꢁ olması gerektiğini ileri sürmüꢁtür. Ancak, baꢁvuru 2 Haziran 2000 tarihinde   yapılmıꢁtır. Hükümet, ayrıca, ek tazminat ile yerel mahkemelerce ödenmesine karar verilen   faiz dahil olmak üzere baꢁvuranın tazminat miktarının tamamını aldığını iddia etmiꢁtir.   Baꢁvuran, AĐHM’den, ulusal makamlar hala tazminat miktarının tamamını ödememiꢁ   olduğu için, Hükümet’in itirazını reddetmesini talep etmiꢁtir.   AĐHM, baꢁvuranın 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi uyarınca yapmıꢁ olduğu ꢁikayetin   iki tane olduğunu belirtmektedir. Baꢁvuran, ilk olarak, yerel mahkemelerce ödenmesi uygun   görülen ek tazminat miktarının çok düꢁük olmasından ꢁikayetçidir.   AĐHM, ek tazminata iliꢁkin takibatın Yargıtay’ın 10 Ekim 1994 tarihli kararı ile   kesinlik kazandığını, ancak baꢁvuranın bu ꢁikayeti 2 Haziran 2000 tarihinde, altı aydan daha   uzun süre sonra, ortaya attığını belirtmektedir.   AĐHM, baꢁvuranın yetersiz ek tazminata iliꢁkin ꢁikayetinin AĐHS’nin 35 § 1   Maddesi’nde öngörülen altı aylık zaman diliminin dıꢁında yapıldığını ve AĐHS’nin 35 § 4   Maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğini belirtmektedir.   ꢀikayetin ikinci kısmı, makamların tazminat miktarının tamamını ödememiꢁ olmaları   ve geç ödeme sonucu baꢁvuranın uğramıꢁ olduğu zararla ilgilidir. Đcra Dairesi’nin 14 Ekim   tarihli mektubundan, ulusal makamların tazminat miktarının tamamını ödemedikleri ve   baꢁvurana hala 652 Yeni Türk Lirası borçlu oldukları anlaꢁılmaktadır. AĐHM, ulusal   makamların tazminat miktarının tamamını baꢁvurana ödememiꢁ olmalarını gözönüne alarak,   altı ay kuralının uygulanabilir olmadığı görüꢁüne varmıꢁtır. Buna göre, Hükümet2in itirazının   bu kısmı reddedilmelidir.   AĐHM, yukarıda bahsedilenlerle içtihadında öngördüğü prensipleri (bkz, diğer   makamlar arasında, Akkuꢀ, yukarıda kaydedilen) ve elindeki bütün kanıtları gözönünde   bulundurarak, bu ꢁikayetle ilgili olarak esasların incelenmesi gerektiği ve ꢁikayetin   kabuledilmez olduğu yönünde karar vermek için hiçbir gerekçe bulunmadığı sonucuna   varmıꢁtır.   B. Esaslar   AĐHM, sözkonusu davadakine benzer sorunlar içeren birçok davada 1 No.lu   Protokol’ün 1. Maddesi’nin ihlalini saptamıꢁtır (bkz, Akkuꢀ, yukarıda kaydedilen, s. 1317, §   31).   AĐHM, Hükümet ve baꢁvuran tarafından sunulan kanıtlarla ifadeleri incelemesinin   ardından, daha önceki kararlarından ayrılmak için hiçbir gerekçe olmadığı sonucuna   varmıꢁtır. AĐHM, ulusal makamlarının hala tazminat miktarının tamamını ödememiꢁ   olmasının, düꢁük faiz oranlarının ve takibatın bütünüyle uzun sürmesinin sonucunda,   baꢁvuranın genel çıkar talepleri ile mülkiyet hakkının korunması arasında sağlanması gereken   adil dengeyi bozan bir durum olarak bireysel ve aꢁırı bir yüke katlanmak zorunda kaldığı   tespitinde bulunmuꢁtur.   Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi’nin ihlali sözkonusudur.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. Maddesi:   “Mahkeme iꢁbu Sözleꢁme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢁmeci   Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun   bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A. Tazminat   Baꢁvuran, maddi tazminat olarak 4,000,000 ABD Doları (USD) (yaklaꢁık 3,026,000   Euro), manevi tazminat olarak ise 100,000 USD (yaklaꢁık 75,673 Euro) talep etmiꢁtir.   Hükümet, bu miktarlara itiraz etmiꢁtir.   AĐHM, Akkuꢀ kararındakiyle (yukarıda kaydedilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) aynı   hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri gözönünde bulundurarak,   baꢁvurana maddi tazminat olarak 4,330 Euro ödenmesine karar vermiꢁtir.   AĐHM, 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi’nin ihlalinin saptanmasının, baꢁvuranın   uğramıꢁ olduğu herhangi bir manevi zarar için tek baꢁına yeterli adli tazmin oluꢁturduğu   görüꢁündedir.   B. Masraf ve Giderler   Baꢁvuran, AĐHM’den, AĐHM huzurunda yapmıꢁ olduğu masraf ve giderler için   kendisine tazminat ödenmesi talebinde bulunmuꢁtur. Ancak, herhangi bir miktar belirlememiꢁ   ve bunu AĐHM’nin takdirine bırakmıꢁtır.   Hükümet, bu bağlamda herhangi bir tazminat kararı verilmemesi gerektiğini   belirtmiꢁtir.   AĐHM, mevcut bilgiye dayanarak kendi değerlendirmesini yapmıꢁ ve baꢁvurana bu   bağlamda 1,000 Euro ödenmesini uygun görmüꢁtür.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına üç puan   eklemek suretiyle oluꢁacak faiz oranına göre belirlenmesini uygun bulmuꢁtur.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢁvuranın, makamların toplam tazminat miktarını hala ödememiꢁ olduklarına ve geç   ödeme yapılması sonucu baꢁvuranın uğramıꢁ olduğu zarara iliꢁkin ꢁikayetinin   kabuledilebilir, baꢁvurunun geri kalan kısmının kabuledilmez olduğuna;   2. AĐHS’nin 1 No.lu Protokol’ünün 1. Maddesi’nin ihlal edildiğine;   3. Bir ihlalin saptanmasının baꢁvuranın uğramıꢁ olduğu herhangi bir manevi zarar için   tek baꢁına yeterli adil tazmin oluꢀturduğuna;   4. (a) davalı Devlet’in, baꢁvurana, AĐHS’nin 44 § 2 maddesi uyarınca bu kararın kesinlik   kazandığı tarihten itibaren üç ay içinde, aꢁağıdaki miktarları ödemesine (bu miktar, ödeme   tarihinde uygulanan kur üzerinden Türk Lirası’na çevrilecek);   i.   ii.   Maddi tazminat olarak 4,330 Euro (dört bin üç yüz otuz Euro);   Masraf ve giderler için 1,000 Euro (bin Euro);   iii. ve bu miktarlara konulabilecek bütün vergiler;   (b) ödeme tarihine kadar yukarıda bahsedilen üç ayın dolması halinde, yukarıdaki   miktarların üzerine, Avrupa Merkez Bankası’nın gecikme döneminde uyguladığı faiz   oranına üç puan eklemek suretiyle oluꢁacak faiz oranına eꢁit miktarda basit faizin   ödenmesine karar vermiꢀtir.   5. Baꢁvuranın adil tazmin talebinin geri kalan kısmının reddine karar vermiꢀtir.   Đꢁbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢁ olup 10 Mayıs 2007 tarihinde, Đçtüzüğün 77.   Maddesi’nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢁtir.   S. DOLLÉ   A.B. BAKA   Bölüm Sekreteri   Baꢁkan   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło