60608/00
WyrokETPCz2006-04-11ECLI:CE:ECHR:2006:0411JUD006060800
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy zakaz dystrybucji gazety w regionie stanu wyjątkowego, bez możliwości skutecznej kontroli sądowej, narusza wolność wyrażania opinii (art. 10 Konwencji) oraz prawo do skutecznego środka odwoławczego (art. 13 Konwencji)?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał, że art. 10 Konwencji chroni wolność wyrażania opinii dla każdej osoby, obejmując zarówno treść, jak i sposoby rozpowszechniania informacji. Stwierdził, że administracyjny zakaz dystrybucji gazety, w połączeniu z brakiem kontroli sądowej, pozbawił skarżących wystarczających gwarancji przed potencjalnymi nadużyciami, co nie było "konieczne w społeczeństwie demokratycznym". W odniesieniu do art. 13, Trybunał podkreślił, że gwarantuje on istnienie skutecznego środka odwoławczego w prawie krajowym dla "uzasadnionych skarg" konwencyjnych. Brak takiego środka odwoławczego w celu zakwestionowania decyzji gubernatora regionu stanu wyjątkowego stanowił naruszenie tego artykułu.Stan faktyczny
Skarżącymi są osoby fizyczne oraz spółka wydawnicza "Ada Basın Yayın ve Yayıncılık Sanayi Limited Şirketi", związane z gazetą "2000'de Yeni Gündem". Gazeta rozpoczęła publikację 27 maja 2000 r. 1 czerwca 2000 r. gubernator regionu stanu wyjątkowego (OHAL) wydał dekret zakazujący wjazdu, dystrybucji i sprzedaży gazety w tym regionie, powołując się na art. 11-e ustawy nr 2935 o stanie wyjątkowym. Odwołanie od tej decyzji, złożone przez dyrektora generalnego gazety, zostało odrzucone.Rozstrzygnięcie
Stwierdza naruszenie art. 10 Konwencji. Stwierdza naruszenie art. 13 Konwencji. Zasądza 7 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe. Zasądza 1 500 EUR tytułem kosztów i wydatków, pomniejszone o 685 EUR otrzymane w ramach pomocy prawnej. Odrzuca pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
MEHMET EMĐN YILDIZ VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no:60608/00)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG NĐSAN 2006
Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde
kesinleꢀecek olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 60608/00 baꢀvuru no’lu davanın nedeni, Türk
vatandaꢀı Mehmet Emin Yıldız, Ragıp Zarakolu, Erdal Taꢀ, Hüseyin Akyol, Metin Dağ,
Đsmail Göldaꢀ, Veysi Kemal Sarisözen, Đsmet Bakaç, Mevlüt Bozkur, Mehmet Burtakuçin,
Kadri Kaya, Naif Kılıç, Nevroz Kurt, Abdul Vahap Taꢀ ve Arslan Laleꢀ ve aynı zamanda Ada
Basın Yayın ve Yayıncılık Sanayi Limited ꢁirketi’nin (Baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları
Mahkemesi’ne (AĐHM) 17 Temmuz 2000 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel
Özgürlükleri Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.
Baꢀvuranlar arasında adli yardımdan faydalanan Göldaꢀ, Kılıç, Kaya, Bakaç Yildiz ve Akyol,
Đstanbul Barosu avukatlarından O. Kiliç tarafından temsil edilmektedirler.
OLAYLAR
Baꢀvuranlar, 1951 doğumlu Mehmet Emin Yıldız, 1948 doğumlu Ragıp Zarakolu, doğumlu Erdal Taꢀ, 1956 doğumlu Hüseyin Akyol, 1977 doğumlu Metin Dağ, 1950
doğumlu Đsmail Göldaꢀ, 1944 doğumlu Veysi Kemal Sarisözen, 1970 doğumlu Đsmet Bakaç, doğumlu Mevlüt Bozkur, 1975 doğumlu Mehmet Burtakuçin, 1958 doğumlu Kadri
Kaya, 1976 doğumlu Naif Kılıç, 1979 doğumlu Nevroz Kurt, 1978 doğumlu Abdul Vahap
Taꢀ ve 1978 doğumlu Arslan Laleꢀ Đstanbul’da ikamet etmektedirler.
M. Emin Yıldız, 2000’de Yeni Gündem adlı ulusal gazetenin sahibidir. Hem kendi
hem de gazete adına ve merkezi Đstanbul’da olan ve sözkonusu gazeteyi yayınlayan Ada Basın
Yayın ve Yayıncılık Sanayi Limited ꢁirketi adına baꢀvuruda bulunmuꢀtur.
Diğer baꢀvuranlar, olayların meydana geldiği dönemde sözkonusu gazetede
çalıꢀmaktaydı.
2000’de Yeni Gündem adlı gazete ilk defa 27 Mayıs 2000 tarihinde çıkmıꢀtır.
Olağanüstü Hal (OHAL) Bölge Valisi 25 Ekim 1983 tarihli ve 2935 sayılı OHAL
Kanunu’nun 11 –e maddesinde yer verilen yönergelere dayanarak, 1 Haziran 2000 tarihinde
zaman sınırı belirtmeksizin, sözkonusu gazetenin ilgili bölgeye giriꢀini, dağıtılmasını ve
satılmasını yasaklayan bir kararname çıkarmıꢀtır.
Sözkonusu bu karar, 2 Haziran 2000 tarihinde gazetenin Diyarbakır sorumlusu
Bozkur’a posta yoluyla tebliğ edilmiꢀtir.
Dava konusu gazetenin dağıtılmasından sorumlu Birleꢀik Basın Dağıtım ꢁirketi’ne de
belirtilmeyen bir tarihte sözkonusu yasaklama kararı tebliğ edilmiꢀtir.
Gazetenin Basın-Yayın Genel Müdürü Zarakolu, 3 Haziran 2000 tarihinde, dava
konusu Valilik kararına karꢀı baꢀvuruda bulunmuꢀtur. Zarakolu, bunun için, dava konusu
gazetenin yasaklanması kararının, ifade ve haber alma özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri
sürmektedir. Aynı ꢀekilde, sınır bölgelerde gazetenin giriꢀini ve dağıtılmasını engelleyerek
OHAL bölgesinin dıꢀına da yasaklamanın geniꢀletilmesine itiraz etmektedir. Baꢀvurusu kabul
edilmemiꢀtir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 10. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar, OHAL bölgesinde 2000’de Yeni Gündem adlı gazetenin giriꢀinin ve
dağıtılmasının yasaklanmasının, AĐHS’nin 10. maddesi ihlal edilerek haber ve fikir alma
özgürlüğü haklarına haksız yere müdahale oluꢀturduğunu savunmaktadırlar.
Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.
AĐHM, 10. maddenin, ne güdülen amacın niteliği ne de sözkonusu özgürlükten
faydalandığı sırada tüzel ya da gerçek kiꢀilerin oynadığı role göre ayrım yapmayarak, “her
kiꢀiye” ifade özgürlüğü sağladığını hatırlatmaktadır (Bkz. mutatis mutandis, Casado Coca-
Đspanya, 24 ꢁubat 1994 tarihli karar, A serisi no: 285, s. 16-17, § 35). 10. madde hükümleri,
haberin içeriğinin yanısıra dağıtılıꢀ ꢀekilleri ile de ilgilidir. Zira bunlara getirilecek her türlü
kısıtlama, haber alma ve verme hakkını etkilemektedir (Bkz. mutatis mutandis, Autronic AG-
Đsviçre, 22 Mayıs 1990 tarihli karar, A serisi no: 178, s. 23, § 47).
Ayrıca AĐHM, Çetin ve diğerleri-Türkiye davasında benzer olaylar hakkında karar
verme olanağının olduğunu ve bu nedenle farklı bir sonuca varmak için hiçbir neden
görmediğini vurgulamaktadır. AĐHM, böylece, yayının idari yollardan yasaklanması
konusunda adli denetim yoksunluğunun, olası kötüye kullanımları engellemek için yeterli
güvencelerden baꢀvuranları mahrum bıraktığına kanaat getirmektedir. Dolayısıyla AĐHM,
sözkonusu bu değerlendirmeler ıꢀığında, 430 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 –a ve sayılı Kanun’un 11 –e maddelerinin getirdiği müdahalenin ve bu davada
uygulanmasının, “demokratik bir toplumda gerekli” olarak değerlendirilemeyecekleri ve
aranılan meꢀru amaç gerekliliklerini aꢀtıkları sonucuna varmaktadır.
Dolayısıyla AĐHS’nin 10. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar, OHAL Valisi kararına karꢀı baꢀvuruda bulunmanın imkansızlığının,
AĐHS’nin 13. maddesi tarafından güvence altına alınan etkin baꢀvuru hakkına ters düꢀtüğünü
savunmaktadırlar.
Hükümet, baꢀvuranlarının iddialarına itiraz etmektedir.
AĐHM, AĐHS’nin 13. maddesinin Sözleꢀmede yer aldığı ꢀekliyle hak ve
özgürlüklerden faydalanmayı sağlayan, iç hukukta bir baꢀvuru yolunun bulunmasını güvence
altına aldığını hatırlatmaktadır. Bu hüküm, Sözleꢀmeye dayanan “savunulabilir ꢀikayet”’in
içeriğini incelemeye ve uygun telafi yolunu sunmaya yetkili kılan iç baꢀvuru yolunun
bulunmasını gerekli kılmaktadır (Bkz. Kudla-Polonya, no: 30210/96, § 157, AĐHM 2000-XI).
13. maddenin Sözleꢀmeci Devletlere getirdiği yükümlülüğün içeriği, baꢀvuranın ꢀikayetinin
niteliğine göre değiꢀmektedir. Ancak 13. maddenin gerekli kıldığı baꢀvuru yolu, hukukta
olduğu kadar uygulamada da “etkin” olmalıdır (Bkz. örneğin, Đlhan-Türkiye, no: 22277/93, §
97, AĐHM 2000-VII).
Dava konusu gazete aleyhinde OHAL Valisi tarafından alınan tedbire ulusal mahkeme
önünde itiraz etmek için iç hukukta baꢀvuru yolunun bulunmaması gözönüne alındığında,
AĐHM, bu davada AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine kanaat getirmektedir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Mehmet Emin Yıldız ve ADA Basın Yayın ve Yayıncılık Sanayi ortaklaꢀa dava konusu
gazetenin yayınlanmasının yasaklanmasından doğan maddi zararın karꢀılanması için 38.000
Euro ve manevi zararlarının karꢀılanması için ise 10.000 Euro istemektedirler.
Diğer baꢀvuranlar ise her birinin 2.000 Euro tutarında maddi zarara ve 3.000 Euro
tutarında manevi zarara uğradığını iddia etmektedirler.
Hükümet, bu iddialara itiraz etmekte ve baꢀvuranların iddia edilen zararları
destekleyecek hiçbir kanıt sunmadıklarını savunmaktadır.
AĐHM, elinde bulunan unsurları gözönüne alarak dava konusu gazetenin olası satıꢀları
üzerinde görüꢀ bildiremeyeceği kanaatine varmaktadır. Đddia edilen manevi zarar konusunda
ise AĐHM, hakkaniyete uygun olarak ve konuya iliꢀkin içtihadı ıꢀığında, baꢀvuranlara
ortaklaꢀa 7.500 Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmektedir.
B. Masraf ve Harcamalar
Baꢀvuranlar masraf ve harcamalar adı altında 5.110 Euro istemektedirler. Baꢀvuranlar
kanıt olarak masraflara iliꢀkin makbuzları ve avukatlarının ücret makbuzunu sunmaktadırlar.
Hükümet iddialara itiraz etmektedir.
AĐHM, hakkaniyete uygun olarak, 1.500 Euro’dan Avrupa Konseyi’nin adli yardım
adı altında ödediği 685 Euro düꢀürülerek, kalan miktarın ödenmesinin makul olduğuna kanaat
getirmektedir.
C. Gecikme Faizi
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;
2. AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine;
3. . a) Bu kararın, AĐHS’nin 44§2 maddesine göre kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet’in
baꢀvuranlara,
i. manevi tazminat için 7.500 (yedi bin beꢀ yüz) Euro;
ii. masraf ve harcamalar için 1.500 (bin beꢀ yüz ) Euro’dan adli yardım adı altında
alınan 685 Euro düꢀürülerek kalan miktarı ödemesine;
iii. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödemesine;
b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda
belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası’nın kredi faiz oranına üç puan eklemek suretiyle
gecikme faizi uygulanmasına;
4. Hakkaniyete uygun tazminata iliꢀkin diğer taleplerin reddine karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve 11 Nisan 2006 tarihinde, Đçtüzüğün 77.
maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło