6073/03

WyrokETPCz2005-07-15ECLI:CE:ECHR:2005:0715JUD000607303

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, w kontekście wysokiej inflacji, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje ugruntowane orzecznictwo dotyczące opóźnień w wypłacie odszkodowania za wywłaszczenie. Stwierdził, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania, w połączeniu z wysoką inflacją w Turcji, spowodowało znaczną utratę wartości pieniędzy i nałożyło na skarżącego nadmierne i nieproporcjonalne obciążenie. To naruszyło sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu ogólnego a ochroną prawa własności skarżącego, prowadząc do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
Skarżący, Salih Kaplan, mieszkaniec Gaziantep, miał pięć działek wywłaszczonych w 1999 roku na potrzeby budowy tamy Birecik. W związku z niezgodą na wysokość odszkodowania, wniósł sprawę do sądu krajowego, który orzekł na jego korzyść, nakazując wypłatę dodatkowego odszkodowania. Sąd Najwyższy zatwierdził te decyzje w 2000 roku, ale dodatkowe kwoty zostały wypłacone przez administrację dopiero w listopadzie 2002 roku. Skarżący skarżył się na utratę wartości odszkodowania z powodu opóźnienia i wysokiej inflacji.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: stwierdza, że skarga jest dopuszczalna; stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1; stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi na podstawie art. 6 § 1 Konwencji; stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkody niemajątkowe; zasądza 15 270 EUR tytułem odszkodowania materialnego; odrzuca pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   SALİH KAPLAN - TÜRKİYE DAVASI (No:2)   (Başvuru no: 6073/03)   NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRASBOURG   Temmuz 2005   İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup   şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (6073/03) başvuru no’lu davanın nedeni, bu   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   ülke vatandaşı Salih Kaplan’ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 7   Şubat 2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca   yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Gaziantep   Barosu avukatlarından M. Türkmen tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Davanın Koşulları   Başvuran 1945 doğumlu olup Gaziantep’te ikamet etmektedir.   yılında Birecik Barajı’nın yapımı için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (İdare)   başvurana ait beş araziyi kamulaştırmıştır.   İdare tarafından ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğunca, başvuran 22 Şubat 1999   tarihinde, Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi’ne her parsel için kamulaştırma bedelinin   artırılması talebiyle başvuruda bulunmuştur.   Asliye Hukuk Mahkemesi İdarenin başvurana ek bedel ödemesini kararlaştırmıştır.   Yargıtay 6 Kasım 2000 tarihinde bu kararları onamıştır.   Kasım 2002 tarihinde İdare tarafından başvurana ek istimlak bedelleri ödenmiştir, ayrıtılar   tabloda gösterilmektedir:   PARSELLER EK   İSTİMLAK   YARGITAY   KARARININ İSTİMLAK   TARİHİ   EK   ÖDEME   TARİHİ   ÖDEME   MİKTARI   (TL.)   BEDELİNİN   HESAPLANDIĞI   TARİH   BEDELİNİN   MİKTARI   (TL.)   No: 103/295   No: 103/1248   No: 103/1249   No: 103/1296   No: 110/772   26.2.1999   6.11.2000   6.11.2000   6.11.2000   6.11.2000   6.11.2000   1.824.625.000   22.11.2002 5.552.151.413   22.11.2002 6.498.537.258   22.11.2002 27.029.055.030   22.11.2002 4.589.037.352   22.11.2002 16.294.872.462   26.2.1999   26.2.1999   26.2.1999   28.2.1999   2.135.639.442   8.882.662.930   1.508.113.100   5.359.979.100   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   HAKKINDA   Başvuran, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi   nedeniyle ek bedelin değer kaybettiğinden şikayetçi olmakta ve bu itibarla 1 No’lu Ek   Protokolün 1. maddesine gönderme yapmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   Hükümete göre başvuran tarafından icra takibi başlatılmadığı için AİHS’nin 35. maddesinde   öngörüldüğü gibi iç hukuk yolları tüketilmemiştir.   AİHM, adli bir süreç sonunda Devlet karşısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin tazminat   alabilmesi için icra takibi başlatmasının şart koşulmasının, Mahkeme içtihatlarınca uygun   bulunmadığını hatırlatır (Metaxas-Yunanistan, no: 8415/02, § 19, 27 Mayıs 2004, ve   Karahalios – Yunanistan, no: 62503/00, § 23,11 Aralık 2003). Sonuç olarak Hükümet’in bu   itirazı kabuledilemez bulunmuştur.   AİHM, yerleşik içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle Akkuş, adıgeçen karar)   ve elindeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, başvurunun esastan incelenmesi   gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile   karşılaşılmadığını tespit etmiştir.   B. Esas Hakkında   AİHM daha önce bu davadakine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da incelemiş   ve I No’lu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz., Akkuş,   adıgeçen karar, s. 1317, §§ 31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).   AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespiti ve delili sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre   kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın   ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara   daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresi ile daha da artan bu gecikme,   AİHM’yi, başvuranın genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması   arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke   katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.   Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.   II. AİHS’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA   Başvuran yürütülen yargı sürecinin uzunluğunun AİHS’nin 6 § 1 maddesini ihlal ettiğinden   şikayetçi olmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   AİHM sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35 § 3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun ilan   edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi   bulunmamaktadır.   B. Esas Hakkında   No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate alındığında, AİHM   şikayetin ayrıca Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına karar   vermiştir.   III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Maddi ve manevi tazminat   Başvuran 16.000 Euro’ya denk düşen maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürmektedir.   Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.   Akkuş (sözü edilen karar, s.1311, §§ 35-36 ve 39) kararında kabul edilen hesaplama yöntemi   ve ekonomik kayıplar dikkate alındığında, AİHM başvurana 15.270 Euro ödenmesini   kararlaştırmıştır.   Manevi zarara gelince, AİHM olayların mevcut koşulları göz önünde bulundurulduğunda ihlal   kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olacağını kaydetmektedir.   B. Masraf ve harcamalar   Başvuran masraf ve harcamalara dair talepte bulunmamıştır.   Mahkemeye sunulan unsurlar ve bu yöndeki içtihadı doğrultusunda AİHM, başvurana bu   başlık altında bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.   C. Gecikme faizi   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3   puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,   1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2.1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AİHS’nin 6 § 1 maddesine dayanan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;   4. Mevcut kararın adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna;   5. a) Savunmacı Devletin, AİHS’nin 44 § 2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten   itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf olarak, ödeme tarihinde   döviz kurundan T.L.’ye çevrilmek üzere başvurana maddi tazminat olarak 15.270 (on beş bin   iki yüz yetmiş) Euro’yu ödemesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez   Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin   uygulanmasına;   6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3 maddelerine   uygun olarak 15 Temmuz 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło