60848/00

WyrokETPCz2007-11-29ECLI:CE:ECHR:2007:1129JUD006084800

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy postępowanie przed tureckim Sądem Bezpieczeństwa Państwa (DGM), w skład którego wchodził sędzia wojskowy, naruszyło prawo skarżącego do rzetelnego procesu przed niezawisłym i bezstronnym sądem, zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym tureckie Sądy Bezpieczeństwa Państwa, w skład których wchodzili sędziowie wojskowi, nie spełniały wymogów niezależności i bezstronności określonych w art. 6 ust. 1 Konwencji. Obecność sędziego wojskowego w składzie orzekającym budziła uzasadnione obawy co do bezstronności sądu, zwłaszcza w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego. W konsekwencji, Trybunał uznał, że skarżący nie miał zapewnionego prawa do rzetelnego procesu przed niezawisłym i bezstronnym sądem.
Stan faktyczny
Skarżący, Bülent Zengin, obywatel Turcji urodzony w 1975 roku, został zatrzymany 30 czerwca 1994 roku przez policję antyterrorystyczną w Stambule pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji terrorystycznej THKP/C. 11 lipca 1994 roku przed prokuratorem DGM i sędzią dyżurnym DGM skarżący zakwestionował zeznania złożone na policji, twierdząc, że zostały uzyskane pod przymusem. 18 grudnia 1998 roku DGM skazał skarżącego na dwanaście lat i sześć miesięcy ciężkiego więzienia. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny 23 listopada 1999 roku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza dopuszczalność skargi w zakresie art. 6 ust. 1 Konwencji, a pozostałych skarg – niedopuszczalność. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu braku niezależności i bezstronności Stambułskiego Sądu Bezpieczeństwa Państwa. 3. Nie uznaje za konieczne badania pozostałych skarg dotyczących rzetelności postępowania na podstawie art. 6 Konwencji. 4. Oddala pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ÜÇÜNCÜ DAĐRE   BÜLENT ZENGĐN - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 60848/00)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Kasım 2007   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup,   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 60848/00 baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀı Bülent Zengin’in (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 28   Mayıs 2000 tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına Avrupa Đnsan   Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢀULLARI   Baꢀvuran Bülent Zengin T.C. vatandaꢀı olup 1975 doğumludur ve Đsviçre Bern’de ikamet   etmektedir.   Baꢀvuran 30 Haziran 1994 tarihinde Đstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ꢁubesi   polisleri tarafından yakalanarak gözaltına alınmıꢀtır. Baꢀvuran yasadıꢀı terör örgütü THKP/C   (Türkiye Halk Kurtuluꢀ Partisi/Cephe) mensubu olmakla suçlanmıꢀtır.   Temmuz 1994 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı   tarafından dinlenen baꢀvuran gözaltında vermiꢀ olduğu ifadenin baskı yoluyla alındığını ileri   sürerek buna karꢀı çıkmıꢀtır. Aynı tarihte düzenlenen sağlık raporuna göre baꢀvuranda   herhangi bir darp veya yaralanma izine rastlanmamıꢀtır. Baꢀvuran yine aynı tarih olan 11   Temmuz 1994’te DGM nöbetçi hakimi karꢀısına çıkarılmıꢀtır. Baꢀvuran nöbetçi hakim   karꢀısında Cumhuriyet Savcısı’na vermiꢀ olduğu ifadeleri yinelemiꢀtir. Nöbetçi hakim   baꢀvuranın tutuksuz yargılanmasına karar vermiꢀtir.   DGM Cumhuriyet Savcısı 29 Temmuz 1994 tarihinde sunmuꢀ olduğu iddianame ile Türk   Ceza Kanunu’nun 168/2. maddesine dayalı olarak silahlı bir örgütün mensubu olmakla itham   ettiği baꢀvuran hakkında ceza davası açmıꢀtır.   DGM, 18 Aralık 1998 tarihli bir kararla baꢀvuranı hakkında yapılan ithamlardan suçlu bulmuꢀ   ve on iki yıl altı ay ağır hapis cezasına çarptırmıꢀtır. DGM baꢀvuranın cezasının tespitinde   bulunurken baꢀvuranın ve yargı sürecinin farklı aꢀamalarında kendisiyle birlikte   yargılanmakta olanların ifadelerini, yakalama tutanakları gibi dava dosyasında yer alan delil   unsurlarının tamamını dikkate almıꢀtır.   Yargıtay 23 Kasım 1999 tarihinde vermiꢀ olduğu nihai kararla ilk derece mahkemesinin   kararını onamıꢀtır.   Bu karar 8 Aralık 1999 tarihinde baꢀvurana tebliğ edilmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bünyesinde   askeri bir hakimin yer alması nedeniyle «bağımsız ve tarafsız» bir mahkeme olmadığını ileri   sürmektedir. Baꢀvuran ayrıca hakkında verilen mahkumiyet kararının gözaltı sırasında avukatı   bulunmadan polis baskısıyla alınan ifadesine dayanması nedeniyle bu mahkeme önünde   hakkaniyete uygun yargılanmadığından ꢀikayetçidir. Baꢀvuran ayrıca mahkumiyet kararı   yasal olarak kesinleꢀmeden basında kendisinden terörist olarak söz edilmesiyle masumiyet   karinesine yönelik bir ihlalin yapıldığından yakınmakta, bu yönde AĐHS’nin 6. maddesine   atıfta bulunmaktadır.   A. Kabuledilebilirliğe dair   Hükümet baꢀvuranın masumiyet karinesine yönelik bir ihlalin yapıldığı iddiası karꢀısında iç   hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabuledilemezlik itirazında bulunmaktadır.   Baꢀvuran AĐHS’nin 6/2. maddesi hakkındaki ꢀikayetini iç hukuk mercileri önünde dile   getirmemiꢀtir.   AĐHM, baꢀvuranın iddialarını doğrulayacak bahse konu basın özetinin bir örneğini veya   herhangi bir delili sunmadığı tespitini yapmaktadır. Yapılan bu ꢀikayet dayanaktan yoksun   bulunmaktadır ve AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafına uygun olarak reddedilmelidir.   Baꢀvuranın diğer ꢀikayetlerinin AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde   dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da   kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayetler kabuledilebilir   niteliktedir.   B. Esas hakkında   1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı üzerine   AĐHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların   AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir (Bkz. Özel kararı ve   Özdemir-Türkiye kararı no: 59659/00 6 ꢁubat 2003).   AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer   aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karꢀısında baꢀvuranın «ulusal güvenliğe» dayalı suçlardan   yargılanması konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır.   Baꢀvuran, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını davanın esasına   iliꢀkin olmayan gerekçelere dayandırdığı yönünde bir ꢀüphe duyabilir. Bu nedenle baꢀvuranın   bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki ꢀüphelerinin dikkate alınması   gerekir. (Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998).   AĐHM baꢀvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 6 § 1. madde   uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.   2. Yargı sürecinin adilliği   Hükümet ihlalin varlığına karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, benzer davalarda da dile getirildiği üzere tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir   mahkemenin her halükârda adil ve hakkaniyete uygun bir yargılama sürecini garanti altına   alamayacağını hatırlatmaktadır.   Baꢀvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede davasının görülme hakkının ihlal edildiğinin   tespiti ıꢀığında Mahkeme, yargılamanın adilliğine iliꢀkin ꢀikayetin kalan kısmını incelemeye   gerek duymamaktadır (Bkz. diğerleri arasında, sözü edilen Incal kararı ve son olarak Seçkin   vd.-Türkiye kararı, no: 56016/00, 3 Mayıs 2007).   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine   karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi   edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil   tatminine hükmeder.”   Baꢀvuran hapis yattığı yıllarda uğramıꢀ olduğu gelir kaybına, avukatlık ve sağlık giderlerine   karꢀılık 37.525 Đsviçre Frangı (yaklaꢀık 23.000 Euro) maddi tazminat, 50.000 Đsviçre Frangı   (yaklaꢀık 30.000 Euro) manevi tazminat talep etmektedir.   Hükümet bu miktarlara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, ihlal tespiti ile öne sürülen maddi tazminat arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını   belirtmekte ve bu talebi reddetmektedir. AĐHM, ayrıca dava koꢀullarında ihlal tespitinin   manevi zararın giderilmesi bakımından adil bir tatmini oluꢀturduğunu belirtmektedir.   Sözleꢀme tarafından öngörülen bağımsızlık ve tarafsızlık koꢀullarını yerine getirmeyen bir   mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında, ilgilinin talebi doğrultusunda yeni bir   sürecin ya da yargılamanın baꢀlatılması ilke olarak tespit edilen ihlalin giderilmesi   bakımından uygun bir yöntemi oluꢀturur (Bkz. Öcalan kararı).   Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran, kanıtlayıcı belge olmaksızın yapmıꢀ olduğu yargı giderleri için 7.000 Đsviçre Frangı   (yaklaꢀık 4.000 Euro) talep etmektedir.   Hükümet bu meblağı aꢀırı olarak nitelendirmektedir.   AĐHM’nin yerleꢀik içtihadına göre bir baꢀvuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul   miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. Bu baꢀvuruda AĐHM, baꢀvuranın öne sürdüğü   yargı giderlerini kanıtlayıcı hiçbir belgeyi sunmadığı tespitini yapmakta, baꢀvurana bu yönde   bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. AĐHS’nin 6/1. maddesi hakkındaki ꢀikayetlere iliꢀkin baꢀvurunun kabuledilebilir, bunun   dıꢀında kalanların kabuledilemez olduğuna;   2. Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun   bulunması nedeniyle AĐHS’nin 6 / 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Yargılamanın adilliği hakkında AĐHS’nin 6. maddesine yönelik diğer ꢀikayetlerin   incelenmesine gerek olmadığına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 / 2. ve 3. maddelerine   uygun olarak 29 Kasım 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło