60853/00

WyrokETPCz2007-06-14ECLI:CE:ECHR:2007:0614JUD006085300

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy obecność sędziego wojskowego w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa, który sądził skarżącego w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego, naruszyła prawo do niezawisłego i bezstronnego sądu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że obecność sędziego wojskowego w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa, który sądził skarżącego w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego, budziła uzasadnione wątpliwości co do niezawisłości i bezstronności tego sądu. W konsekwencji, Trybunał stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji, powołując się na swoje ugruntowane orzecznictwo w podobnych sprawach przeciwko Turcji. Stwierdzenie tego fundamentalnego naruszenia sprawiło, że Trybunał uznał za zbędne badanie innych zarzutów dotyczących rzetelności procesu.
Stan faktyczny
Skarżący, Đbrahim Güllü, został aresztowany 17 grudnia 1997 r. podczas nielegalnej demonstracji i oskarżony o przynależność do nielegalnej organizacji oraz atakowanie policji. W trakcie przesłuchania w areszcie przyznał się do zarzucanych czynów. Został skazany przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa (DGM), w którego skład wchodził sędzia wojskowy, na 10 lat i 10 miesięcy więzienia. Wyrok został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny, a skarżącemu nie doręczono opinii Prokuratora Generalnego Sądu Kasacyjnego.
Rozstrzygnięcie
ETPCz jednogłośnie: 1. Uznaje skargi dotyczące art. 6 Konwencji za dopuszczalne, a pozostałe za niedopuszczalne. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 Konwencji w zakresie niezawisłości i bezstronności Sądu Bezpieczeństwa Państwa. 3. Uznaje, że nie ma potrzeby badania pozostałych zarzutów z art. 6 ust. 1 i 3 lit. b Konwencji. 4. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 5. Zasądza na rzecz skarżącego 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. 6. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐBRAHĐM GÜLLÜ - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 60853/00)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2007   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup,   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (60853/00) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀı Đbrahim Güllü’nün (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 29 Mayıs 2000   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) Temel Đnsan Haklarını güvence altına   alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi (AĐHM) önünde Ankara barosu avukatlarından Kazım Genç tarafından temsil   edilmektedir.   OLAYLAR   Aralık 1997 tarihinde izinsiz yapılan bir gösteri sırasında baꢀvuran yakalanarak gözaltına   alınmıꢀtır. Baꢀvuran polise saldırma, polis araçlarını taꢀlama gibi suçlarla itham edilmiꢀtir.   Gözaltı sırasında sorgulanan baꢀvuran yasadıꢀı örgüt Devrimci Sosyalist Đꢀçi Hareketi üyesi   olduğunu, gösterinin yapıldığı gün polise karꢀı geldiğini, araçlara taꢀ attığını itiraf etmiꢀtir.   Baꢀvuran 23 Aralık 1997 tarihinde yetkili hakim karꢀısına çıkarılmıꢀ, hakim tutuklu   yargılanmasına karar vermiꢀtir.   Cumhuriyet Savcısı 22 Ocak 1998 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) önünde   itham etmiꢀ ve TCK’nın 146 § 1. maddesinin uygulanmasını talep etmiꢀtir.   DGM, 14 Nisan 1999 tarihli bir kararla baꢀvuranı yasadıꢀı bir örgütün mensubu olmak ve   polise ꢀiddetle karꢀılık vermek suçlarından suçlu bulmuꢀ ve 3713 sayılı Kanun’un 7. ve   TCK’nın 495. maddesi uyarınca adı geçeni on yıl on ay hapis cezasına çarptırmıꢀtır.   Yargıtay 8 Kasım 1999 tarihinde bu kararı onamıꢀtır.   Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın esas hakkındaki mütalaası baꢀvurana tebliğ edilmemiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bünyesinde   askeri bir hakimi bulundurması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını iddia   etmektedir. Baꢀvuran aynı zamanda ceza mahkemelerinin gözaltında zorla alınan itirafları ve   hükümleri dikkate almasından ve Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın görüꢀünün zamanında   kendisine tebliğ edilmemesi ile adil yargılanma hakkından mahrum bırakıldığından ꢀikayetçi   olmaktadır. Baꢀvuran bu doğrultuda AĐHS’nin 6. maddesini öne sürmektedir.   A. Kabuledilebilirlik hakkında   Hükümet AĐHS’nin 35. maddesi uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmediğini, bu bağlamda   baꢀvuranın iç hukuktaki yargı sürecinde Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve   tarafsızlığı hakkındaki ꢀikayetini hiçbir surette dile getirmediğini savunmaktadır.   AĐHM daha önce Özel kararında buna benzer bir ꢀikayetin dile getirildiğini ve reddedildiğini   hatırlatmaktadır. Bu sonucu değiꢀtirecek hiçbir gerekçe yer almamaktadır ve Hükümetin   itirazı reddedilmektedir.   AĐHM yerleꢀik içtihadından ileri gelen kıstaslar ıꢀığında ve mahkemeye sunulan delillerin   değerlendirilmesinden baꢀvuranın ꢀikayetlerinin esastan incelenmesi gerektiğine itibar   etmektedir (Bkz. Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998 ve Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim   1998). Mahkeme ayrıca hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi tespit etmemiꢀtir.   B. Esas hakkında   1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkında   AĐHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların   AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir. (Bkz. söz edilen Özel   kararı, §§ 33-34, ve Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§ 35-36, 6 ꢁubat 2003).   AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer   aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karꢀısında baꢀvuranın «ulusal güvenliğe» dayalı suçlardan   yargılanması konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır.   Baꢀvuranlar, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını yabancı   gerekçelere dayandırdığı ꢀüphesini duyabilir. Bu nedenle baꢀvuranın bu yargı makamının   tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki ꢀüphelerinin dikkate alınması gerekir. (Bkz. Incal   kararı, § 72 ).   AĐHM, baꢀvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 6 § 1. madde   uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı neticesine varmaktadır.   2. Ceza sürecinin adilliği hakkında   Hükümet bir ihlalin varlığına karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, daha önceki benzer davalarda, tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir   mahkemenin, her halükârda kendi yargısına tabi kiꢀilere hakkaniyetli bir yargı   sağlayamayacağı hükmüne varıldığını hatırlatmaktadır.   Baꢀvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlalinin tespiti ıꢀığında   AĐHM, mevcut ꢀikayetin incelenmesini gerekli görmemektedir (Bkz. diğerleri arasında,   Çıraklar-Türkiye davası, Iꢀık kararı ve Akkaꢀ-Türkiye kararı, 23 Ekim 2003).   II. AĐHS’NĐN 10. MADDESĐYLE BĐRLĐKTE 14. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ   ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran cezaya çarptırılması ve güvenlik güçlerinin müdahalesi nedeniyle ifade   özgürlüğünün ihlal edildiğinden yakınmaktadır. Baꢀvuran ayrıca Arap kökenli olması, dini   inanç ve görüꢀleri nedeniyle mahkum edildiğini ileri sürerek bu yönde AĐHS’nin 10.   maddesiyle birlikte 14. maddesine atıfta bulunmaktadır.   Hükümet bu iddiaya karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM ulusal mahkemelerin baꢀvuranın eylemlerini genel bir değerlendirmeyle, ilgili   kanıtların dikkate alınmasının ardından baꢀvuranın yasadıꢀı bir örgüte mensup olduğuna ve   güvenlik güçleri ile çatıꢀmaya girdiğine kanaat getirdiklerini not etmektedir. Bu saptama   ıꢀığında AĐHM ilk olarak baꢀvuranın görüꢀlerini dile getirmesinden veya bir gösteriye   katılmasından dolayı değil yasadıꢀı bir örgüte üye olmak ve sözkonusu gösteri sırasında   polisle silahlı çatıꢀmaya girmek suçundan mahkum edildiğini gözlemlemektedir. Bu nedenle   ilgilinin mahkumiyeti 10. maddede yer alan bir hakkın ihlalini teꢀkil etmemektedir (Bkz.   diğerleri arasında, Kılıç-Türkiye kararı, no: 48498/98, 8 Temmuz 2003, Aksaç-Türkiye no:   41956/98, 15 Ocak 2004 ve ꢁirin-Türkiye kararı, no: 47328/99, 27 Nisan 2004).   14. madde açısından belirleyici hiçbir sorun yer almamaktadır.   Baꢀvurunun bu kısmı dayanaktan yoksundur ve AĐHS’nin 35 §§ 3. ve 4. maddesinin   uygulanmasına istinaden reddedilmesi gerekmektedir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   A. Tazminat   Baꢀvuran 28.963 Euro 20 Sent maddi, 50.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.   Hükümet bu miktarlara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, olayların mevcut koꢀulları dikkate alındığında, ihlal kararının tespitinin manevi   tazmin için baꢀlı baꢀına yeterli olacağına itibar etmektedir (Bkz. sözü edilen Çıraklar kararı, s.   3074, § 49).   AĐHM, bir baꢀvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6 § 1 maddesine göre tarafsız ve   bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği görüꢀüne vardığında, prensip olarak en   uygun tazminin, zamanında, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından baꢀvuranı yeniden   yargılamanın olacağı kanaatine varmaktadır (Bkz. Öcalan-Türkiye no: 46221/99 ve Gençel   kararı, § 27).   B. Masraf ve harcamalar   Baꢀvuran iç hukukta ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu harcamalar için 5.663 Euro talep   etmektedir.   Hükümet bu miktarın aꢀırı olduğunu belirtmektedir.   AĐHM, mahkemeye sunulan deliller ve bu yöndeki yerleꢀik içtihat ıꢀığında masraf ve   harcamalar için baꢀvurana 1.000 Euro ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.   C. Gecikme Faizi   Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   faiz oranına 3 puanlık bir artıꢀ eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. AĐHS’nin 6. maddesi hakkındaki ꢀikayetlerin kabuledilebilir, bunun dıꢀında kalanların   kabuledilemez olduğuna;   2. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı ꢀikayetine   dair AĐHS’nin 6. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AĐHS’nin 6 § 1. ve 3 b) maddesi hakkındaki diğer ꢀikayetlerin incelenmesine gerek   olmadığına;   4. Mevcut kararın manevi tazminat bakımından baꢀlı baꢀına bir adil tazmini oluꢀturduğuna;   a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf   tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin baꢀvurana yargı giderleri için 1.000 (bin) Euro   ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez   Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faizin   uygulanmasına;   6. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 14 Haziran 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło