61353/00
WyrokETPCz2006-10-10ECLI:CE:ECHR:2006:1010JUD006135300
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy rozwiązanie stowarzyszenia z powodu wypowiedzi jego członków, uznanych za polityczne i sprzeczne z jego statutowym celem, stanowiło naruszenie prawa do wolności zrzeszania się (art. 11 Konwencji)?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że rozwiązanie stowarzyszenia, choć przewidziane prawem i mające na celu ochronę bezpieczeństwa narodowego, było środkiem nadmiernie surowym i nieproporcjonalnym do osiągnięcia tego celu w demokratycznym społeczeństwie. Podkreślono, że pluralizm i różnorodność są kluczowe dla demokracji, a ograniczenia wolności zrzeszania się wymagają przekonujących i naglących powodów. W tym przypadku sąd krajowy rozwiązał stowarzyszenie, mimo że postępowanie karne dotyczyło indywidualnych członków, a nie samego stowarzyszenia jako podmiotu przestępstwa, co czyniło interwencję nieproporcjonalną.Stan faktyczny
Stowarzyszenie Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneği zostało rozwiązane przez tureckie sądy po tym, jak podczas jego kongresu w 1996 roku wygłoszono oświadczenia uznane za polityczne i sprzeczne z jego statutowym celem. Prokurator wszczął postępowanie karne przeciwko członkom zarządu. Sąd Karny w Fatih skazał dziewięciu członków (w tym prezesa) na karę więzienia i grzywnę, a także orzekł o rozwiązaniu stowarzyszenia na podstawie ustawy nr 2908. Decyzja ta została częściowo utrzymana przez Sąd Kasacyjny, co doprowadziło do likwidacji majątku stowarzyszenia.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie uznał skargę za dopuszczalną. Stwierdził naruszenie art. 11 Konwencji (sześcioma głosami do jednego). Uznał, że nie ma potrzeby odrębnego badania skarg na podstawie art. 6 i 13 Konwencji oraz art. 1 Protokołu nr 1. Orzekł, że stwierdzenie naruszenia jest wystarczające dla zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową. Zasądził na rzecz skarżącego 3110 euro tytułem zwrotu kosztów i wydatków (sześcioma głosami do jednego) i odrzucił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYİ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
TUNCELĐ KÜLTÜR VE DAYANIꢀMA DERNEĞĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢁvuru no: 61353/00)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Ekim 2006
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
bazı düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ( 61353/00) baꢀvuru no’lu davanın nedeni, bu
ülkede faaliyet gösteren Tunceli Kültür ve Dayanıꢀma Derneği’ nin (baꢀvuran) 20 Temmuz tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca Avrupa
Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (Mahkeme) yasal temsilcisi aracılığıyla yapmıꢀ olduğu
baꢀvurudur.
Baꢀvuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından Ö. Kılıç tarafından temsil
edilmektedir.
OLAYLAR
DAVA KOꢁULLARI Eylül 1995 tarihinde Tunceli Kültür ve Dayanıꢀma Derneği (buradan itibaren
‘dernek’) yönetim kurulu, dernek baꢀkanı Yeꢀilgöz’ü derneğe karꢀı açılan ya da dernek
tarafından açılacak her türlü davada derneği temsil etmekle yetkili kılmıꢀtır. Kasım 1996 tarihinde derneğin yönetim kurulu kongreyle toplanmıꢀtır. Kasım 1996 tarihinde, bu toplantıya nezaret etmekle sorumlu polisler tarafından bir
rapor hazırlanmıꢀtır. Katılımcılar tarafından kongre esnasında yapılan açıklamalar Dernekler
Bürosu Müdürlüğü’ne iletilmiꢀtir. Aralık 1996, 26 Mayıs 1997 ve 21 Nisan 1998 tarihlerinde Cumhuriyet Savcısı,
baꢀkan, iki büro görevlisi ve on bir yönetim kurulu üyesi hakkında, tartıꢀmalı kongrede
derneğin sosyal amacına aykırı olmasına rağmen siyasi içerikli açıklamalar yapmak ya da
yapılmasına izin vermek suçlamasında bulunmuꢀ ve 2908 no’lu Dernekler Kanunu’nun 5 § 6
ve 76. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerini talep etmiꢀtir. Kasım 1998 tarihinde Fatih Ceza Mahkemesi, suçlananlardan beꢀinin beraatine
karar verirken; Yeꢀilgöz’ ün de aralarında bulunduğu dernek yönetim kurulu üyesi dokuz
kiꢀiyi bir yıl hapis ve 1 890 000 TL ( yaklaꢀık 5 Euro) para cezasına çarptırmıꢀtır. Bu cezalar,
mahkumların ikisi hariç tamamı için ertelemeye uğramıꢀtır. Bunun dıꢀında Mahkeme, 2908
no’lu kanunun 76 § 1. maddesi uyarınca derneğin feshine hükmetmiꢀtir. aralık 1998 tarihinde, dernek üyesi dokuz mahkum Yargıtay’a baꢀvuruda
bulunmuꢀlardır. Dilekçelerinde, kanunun ve dava kurallarının ceza mahkemesi tarafından
çiğnendiğini anımsatarak duruꢀmaların yeniden yapılması talebinde bulunmuꢀlardır.
Yargıtay Baꢀsavcısı, 24 Ocak 2000 tarihinde baꢀvurunun esasına iliꢀkin mütalaasını
sunmuꢀtur. Baꢀsavcı mütalaasında, baꢀkan ve bir yönetim kurulu üyesi hakkında ilk derece
mahkemesi tarafından verilen kararın onanmasını ve diğer üyeler hakkında verilen kararın
bozulmasını talep etmiꢀtir.
Bu mütalaa dernek üyelerine bildirilmemiꢀtir.
Yargıtay, 14 ꢁubat 2000 tarihinde, Baꢀsavcı’nın mütalaasını göz önünde bulundurarak,
ilk derece mahkemesinin iki mahkum (dernek baꢀkanı ve bir yönetim kurulu üyesi) hakkında
verdiği kararı onayarak, diğerleri hakkında verilen kararı delil yetersizliği gerekçesiyle
bozmuꢀtur.
Akabinde, dernek feshedilerek malvarlıkları tasfiye edilmiꢀtir.
Böylelikle, 9 Mart 2000 tarihinde Ümraniye Đlçesi Kaymakamlığı baꢀvuranı derneğin
Ümraniye ꢀubesinin adli tasfiyesi için tutanak hazırlandığı konusunda bilgilendirmiꢀtir. Mart 2000 tarihinde derneğin Kartal ꢀubesinin tasfiyesine iliꢀkin tutanak
hazırlanmıꢀtır.
Aynı ꢀekilde, 22 Mart 2000 tarihinde, derneğin Beyoğlu ꢀubesinin tasfiyesi için
tutanak hazırlanmıꢀtır.
HUKUK AÇISINDAN
KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK HAKKINDA
AĐHM, baꢀvurunun, AĐHS’nin 35§3. maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun
olduğu ilan edilemeyeceğini tespit etmektedir. Baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi
bulunmamaktadır. Bu nedenle baꢀvuru, kabuledilebilirdir.
AĐHS’ NĐN 11. MADDESĐNĐN ĐHLALĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, üyelerince yapılmıꢀ açıklamalar nedeniyle feshedilerek, AĐHS’ nin 10 ve
11. maddelerinde tanımlanmıꢀ dernek kurma özgürlüğü ve ifade özgürlüğü haklarının ihlal
edildiği iddiasındadır. Baꢀvuran, aynı olgulara istinaden, AĐHS’ nin 1. maddesine atıfta
bulunmaktadır. AĐHM, bu ꢀikayetlerin 11. maddenin uygun düꢀen bölümü yönünden
incelenmesine karar vermektedir.
1. Müdahalenin varlığı hakkında
Hükümet ve baꢀvuran derneğin feshinin dernek kurma özgürlüğüne bir müdahale
olarak yorumlanacağını kabul etmektedirler. Bu, aynı zamanda AĐHM’ nin de görüꢀüdür.
2. Müdahalenin gerekçesi hakkında
a) << yasa tarafından öngörülen>>
Taraflar, müdahalenin <<yasa tarafından öngörüldüğü>> hususunda birleꢀmektedirler.
Fatih Ceza Mahkemesi tarafından alınan tartıꢀmalı tedbir, 2908 no’lu eski yasanın 5, 37 ve 76.
maddelerine dayanmaktaydı. AĐHM, bu tahlili gözardı etmek için hiçbir neden
görmemektedir.
b) Meꢀru amaç
Hükümet, bu tartıꢀmalı müdahalenin, ulusal güvenliğin korunması, kamu düzeninin
ayakta tutulması, suçun önlenmesi gibi 11 § 2. madde bakımından meꢀru bir hedefi gözettiğini
ve zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaca cevap verdiğinden gerekli olduğunu iddia etmektedir.
Baꢀvuran, görüꢀ belirtmemektedir.
AĐHM, tartıꢀmalı tedbirin, 11. maddenin 2. paragrafı anlamında ulusal güvenliğin
korunmasını amacını taꢀıdığı için en azından meꢀru amaçlardan birini gözetmiꢀ olarak kabul
edilebileceğini takdir etmektedir.
c) << Demokratik bir toplumda gerekli olan>>
Hükümet, tartıꢀmalı tedbirin demokratik bir toplumda gerekli olduğu ve zorlayıcı bir
toplumsal ihtiyaca cevap verdiğini ve meꢀru bir amaç taꢀıdığını ileri sürmektedir. Hükümet
ayrıca, Dernekler Kanunu’nun değiꢀtiğini belirtmektedir.
Baꢀvuran, iddialarını yinelemektedir.
AĐHM, 11. madde bağlamında siyasi partilerin çoğulculuk ve demokrasi açısından
oynadıkları temel role sık sık vurgu yapmıꢀtır. Ancak, özellikle kültürel ve manevi mirasın
korunması, bir dinin tebliği ve öğretimi, etnik kimlik arayıꢀı, yahut azınlık bilincinin ortaya
konulması gibi baꢀka türde sosyal ve ekonomik amaçlar güden, baꢀka amaçlar için kurulmuꢀ
dernekler de demokrasinin düzgün iꢀleyiꢀi için aynı derecede önemlidirler. Aslında
çoğulculuk, çeꢀitliliğe, kültürel geleneklerin dinamiğine, etnik ve kültürel kimliklere, dini
inanıꢀlara, sanatsal, edebi, toplumsal ve ekonomik düꢀünce ve anlayıꢀlara karꢀı saygıya ve
tüm bunların kabulüne dayanır. Farklı kimliklere sahip kiꢀi ve gruplar arasındaki uyumlu
etkileꢀim, toplumsal bütünlüğün sağlanmasının esasıdır. Sivil bir toplum düzgün bir biçimde
iꢀlediğinde, vatandaꢀların geniꢀ ölçüde demokratik sürece, baꢀkalarıyla biraraya gelerek, ortak
hedefler etrafında birlikte hareket eden dernekler aracılığıyla katılmaları tamamen doğaldır
(bkz. Gorzelik ve diğerleri- Polonya no: 44158/98).
AĐHM, demokrasi ve çoğulculuk arasındaki doğrudan iliꢀkiye defaaten vurgu yaptığını
ve ancak ve ancak ikna edici ve buyurucu nedenlerle bu özgürlüğe kısıtlama getirilebileceği
ilkesini ortaya koyduğunu hatırlatmaktadır (bkz. sözgelimi IPSD ve diğerleri – Türkiye no:
35832/97, § 35, 25 Ekim 2005, Sidiropulos ve diğerleri – Yunanistan 10 Temmuz 1998 tarihli
karar).
AĐHM, derneğin sosyal amacına aykırı olmasına rağmen siyasi içerikli açıklamalar
yapmak suçlamasıyla derneğin yönetici ve üyelerine karꢀı ceza davası açıldığını
gözlemlemiꢀtir. Oysa ceza mahkemesi gerekçeli kararında, derneğin değil haklarında dava
açılmıꢀ kiꢀilerin cezai sorumluluğu bulunduğunu takdir etmiꢀtir. Buna rağmen mahkeme,
yalnızca yöneticileri mahkum etmemiꢀ, ceza davasına konu olmadığı halde 2908 no’lu eski
yasanın 5 ve 76. maddeleri uyarınca derneği de feshetmiꢀtir. Dernek, derhal ve kesin olarak
feshedilmiꢀtir. AĐHM, alınan tartıꢀmalı tedbirin aꢀırı derecede ağır olduğunu tespit etmiꢀtir.
AĐHM, bu bakımdan verilmiꢀ cezaların cinsi ve ağırlığı gibi unsurların da
müdahalenin orantılılığı ölçmek gerektiğinde dikkate alınması gerektiğini ifade etmektedir.
Yukarıda belirtilen hususlar gözönüne alındığında, AĐHM, Fatih Ceza Mahkemesi’nce
derneğe verilen cezanın Hükümet tarafından zikredilen herhangi bir meꢀru amaçla orantılı
olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varmıꢀtır. Bu yüzden AĐHM, derneğin feshinin
‘zorlayıcı toplumsal bir sebebe’ makul bir biçimde cevap veremeyeceğini ve bu nedenle
‘demokratik bir toplumda gerekli’ olmadığını takdir etmektedir (bkz. mutatis mutandis,
Türkiye Birleꢀik Komünist Partisi ve diğerleri - Türkiye 30 Ocak 1998 tarihli karar).
Bu nedenlerle, mevcut davada 11. madde ihlal edilmiꢀtir.
AĐHS’ NĐN 6 VE 13. VE 1 NO’ LU EK PROTOKOL’ ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLALĐ
ĐDDĐALARI HAKKINDA
Baꢀvuran, ulusal mahkemeler önünde adil bir yargılamadan yararlanamadığını ve 2908
no’ lu yasanın değiꢀtirilmesi yahut yürürlükten kaldırılması amacıyla bir hukuk yoluna sahip
olmadığından yakınmaktadır. Ayrıca, feshi sonucunda aidat, yardım ve bağıꢀların kesilmesi
nedeniyle ortaya çıkan maddi sonuçlardan yakınmaktadır. Baꢀvuran, AĐHS’ nin 6 ve 13. ve 1
No ‘lu Ek Protokol’ ün 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir.
AĐHM, AĐHS’ nin 11. maddesinin ihlali tespitine neden olan gerekçeleri gözönünde
bulundurarak, söz konusu maddelerin ihlal edilip edilmediğini incelemeye gerek olmadığı
kanaatindedir.
Tazminat
Baꢀvuran, maddi tazminat olarak 5 000 Euro talep etmektedir. Feshi nedeniyle, ꢀahsi
mallarından, üye ve sempatizanlarının aidatlarından ve kamu yardımlarından
yararlanamadığını iddia etmektedir.
Yönetim kurulu üyelerinin her biri için 2 000 Euro ve baꢀkanı Yeꢀilgöz içinde 4 000
Euro olmak üzere toplam olarak 20 000 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.
AĐHM, söz konusu talebin, Dernekler Kanunu’nda yer alan derneklere yardım
yapılmasını belirli ꢀartlara bağlayan düzenlemelerin itibari bir ugulamasına dayandığını
kaydetmektedir. Aynı ꢀekilde, üye ve sempatizanların aidatları da bir tahmine dayanmaktadır.
Oysa, ne muhtemel aidatların miktarı ne de sözü edilen düzenlemelerin dernek için
uygulanması üzerine tahmin yürütülemez. Sonuç olarak, bu talep reddedilmelidir (bkz.
mutatis mutandis, Türkiye Birleꢀik Komünist Partisi ve diğerleri adıgeçen,§ 69)
AĐHM, baꢀvuranın manevi zarara uğradığını kabul etmektedir. Ancak bu zararın
tazmini için, 11. maddenin ihlali tespitinin yeterli olduğu kanaatindedir.
Masraf ve harcamalar
Baꢀvuran, AĐHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 3 110 Euro talep
etmektedir.
Hükümet bu rakama itiraz etmektedir.
Dava unsurlarını göz önünde bulunduran AĐHM, kendi önünde yapılmıꢀ masraf ve
harcamalar için talep edilen rakamı makul bulmaktadır. AĐHM, hakkaniyete uygun olarak
talep edilen rakamın tamamının ödenmesi gerektiğine karar vermiꢀtir.
Gecikme faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna oybirliğiyle;
2. Bire karꢀı altı oyla, AĐHS’ nin 11. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 6 ve 13. maddeleri ve Ek Protokol’ ün 1. maddesi yönünden yapılan ꢀikayetlerin
ayrıca incelenmesine gerek olmadığına oybirliğiyle;
4. Đhlal kararının tespitinin manevi tazmin için yeterli olacağına oybirliğiyle;
5. Bire karꢀı altı oyla,
a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü
vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana masraf ve harcamalar için Euro ( üç bin yüz on) ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;
6. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine oybirliğiyle;
karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.
maddelerine uygun olarak 10 Ekim 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło