61856/00
WyrokETPCz2007-11-27ECLI:CE:ECHR:2007:1127JUD006185600
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy długotrwałe zatrzymanie bez natychmiastowego postawienia przed sędzią oraz brak skutecznego środka odwoławczego w prawie krajowym naruszyły prawo do wolności i bezpieczeństwa osobistego z art. 5 ust. 3 i 5 ust. 4 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że zatrzymanie skarżących na 8-9 dni bez postawienia ich przed sędzią naruszyło art. 5 ust. 3 Konwencji, powołując się na precedens Brogan, który ustalił, że nawet 4 dni i 6 godzin przekracza rozsądny termin. Ponadto, Trybunał stwierdził naruszenie art. 5 ust. 4, ponieważ krajowe środki odwoławcze nie zapewniały skutecznej kontroli legalności zatrzymania, gdyż sędziowie nie wydawali nakazów zwolnienia, a postępowanie odbywało się na podstawie akt, bez obecności zatrzymanego.Stan faktyczny
Trzech obywateli Turcji, Medine Yakut, Sebiha Zengin i Hüseyin Utanç, zostało zatrzymanych w styczniu i lutym 2000 roku pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji PKK. Byli przetrzymywani w areszcie policyjnym przez 8 lub 9 dni, zanim zostali postawieni przed sędzią, który następnie zarządził ich aresztowanie. Skarżący twierdzili, że ich zatrzymanie było zbyt długie i że nie mieli skutecznego środka odwoławczego do zakwestionowania jego legalności.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Łączy zarzut wstępny Rządu dotyczący wyczerpania środków krajowych z istotą skargi z art. 5 ust. 4 i uznaje pozostałą część skargi za dopuszczalną.
2. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji.
3. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 4 Konwencji i oddala zarzut wstępny Rządu.
4. Zasądza Medine Yakut i Sebiha Zengin po 2 500 EUR, a Hüseyinowi Utançowi 2 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe.
5. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
DÖRDÜNCÜ DAĐRE
YAKUT VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 61856/00 )
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Kasım 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup bazı
ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (61856/00) no’lu davanın nedeni (T.C.
vatandaꢀları) Medine Yakut (M.Y.), Sebiha Zengin (S.Z.), ve Hüseyin Utanç (H.U.)’ın
(baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 10 Mayıs 2000 tarihinde Avrupa
Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi
uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.
Baꢀvuranlar, AĐHM önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından E. Talay ve S. Akbaꢀ tarafından
temsil edilmektedirler.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢀULLARI
Türk vatandaꢀı olan baꢀvuranlar M.Y., H.U. ve S.Z. sırasıyla 1949, 1956 ve 1977
doğumludurlar.
M.Y., H.U. ve S.Z. yakalanarak sırasıyla 16 Ocak 2000, 23 Ocak 2000 ve 8 ꢁubat 2000
tarihlerinde Diyarbakır Đl Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alınmıꢀlardır. Baꢀvuranlar
yasadıꢀı PKK örgütüne üye olmakla suçlanmaktaydılar.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcısının talebi üzerine DGM nöbetçi
hâkimi baꢀvuranların gözaltı sürelerini, gıyaplarında, 20–22 Ocak 2000 (M.Y.), 12 ꢁubat (S.Z.) ve 25–27 ꢁubat 2000 tarihlerine kadar uzatmıꢀtır.
M.Y., H.U. ve S.Z. sırasıyla 25 Ocak 2000, 31 Ocak 2000 ve 17 ꢁubat tarihlerinde nöbetçi
hakim karꢀısına çıkarılmıꢀlardır. Nöbetçi hâkim baꢀvuranların tutuklanmasına karar vermiꢀtir.
Savcı 3 Mart 2000 tarihli iddianamesinde baꢀvuranları TCK’nın 168. maddesiyle yasaklanan
silahlı bir çeteye yardım ve yataklık etmek suçuyla itham etmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 5. MADDESĐNĐN 3. VE 4. FIKRALARININ ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Baꢀvuranlar yakalandıktan hemen sonra bir hâkim karꢀısına çıkarılmadıklarından ve bu
tedbirin kanuna uygunluğuna karar verilmesi için iç hukukta bir baꢀvuru yolu
bulunmadığından ꢀikâyetçi olmaktadırlar.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
1. Đç hukuk yollarının tüketilmesi
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır. Hükümet bu çerçevede,
gözaltına alma iꢀleminin yasaya uygunluğu hakkında karar verilmesi için davaya bakan
hâkime baꢀvurabilmeye ya da gözaltı süresinin uzatılmasına yönelik savcılık kararlarına itiraz
edebilmeye imkân tanıyan CMUK’un 128/4 maddesine atıfta bulunmaktadır. Hükümet,
baꢀvuranların gözaltı sürelerinin uzatılması kararı karꢀısında sözkonusu baꢀvuru yolunu
kullanmayı ihmal ettikleri görüꢀündedir.
Baꢀvuranlar, Hükümet tarafından iꢀaret edilen baꢀvuru yolunun mevcut dava koꢀullarında
uygun olmadığını savunmaktadırlar.
AĐHM, Hükümetin itirazının AĐHS’nin 5. maddesinin 4. fıkrası yönünden yapılan ꢀikayetin
esasıyla sıkı sıkıya irtibatlı olduğu kanaatindedir. Bu nedenle iç hukuk yollarının tüketilip
tüketilmediği meselesi esas incelemesi sırasında ele alınmalıdır (Öcalan – Türkiye, no:
46221/99, 14 Aralık 2000, Kılıçoğlu – Türkiye, no: 41136/98, 28 Eylül 2004).
2. Diğer kabuledilebilirlik kıstasları
AĐHM bu ꢀikâyetlerin AĐHS’nin 35/3 maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun
olmadıklarını tespit etmektedir. AĐHM ayrıca, sözkonusu ꢀikâyetlerin baꢀka herhangi bir
kabuledilemezlik gerekçelerinin bulunmadığını tespit etmektedir. Bu itibarla ꢀikâyetlerin
kabuledilebilir ilan edilmeleri yerinde olacaktır.
B. Esasa iliꢁkin
AĐHM, iç hukuktaki baꢀvuru yollarının tüketilmediği yönünden yapılan itirazın, 5. maddenin
4. fıkrası çerçevesinde yapılan ꢀikâyetin esasıyla ilintili olduğunu anımsatır. Dolayısıyla
AĐHM bu itirazı 5/4 maddesi yönünden yapılan ꢀikâyet çerçevesinde öncelikli olarak ele
alacaktır (bkz. Öcalan – Türkiye, no: 46221/99, prg. 61).
1. AĐHS’nin 5/4 maddesi
Öcalan (adıgeçen, prg. 66–70) kararında AĐHM, ilgililerin tutuklanmasının yasaya
uygunluğuna iliꢀkin ulusal yargıç tarafından verilen kararın olayların meydana geldiği
dönemde AĐHS’nin 5. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen koꢀulları yerine getirmediği
hükmüne varmıꢀtı. Bu çerçevede Hükümet tarafından verilen karar örneklerini inceleyen
AĐHM, yargıcın bu kararların hiçbirinde ilgililerin serbest bırakılmaları talimatı vermediğini
ve ilgilileri tutuklama kararı veren hâkime sevk etmekle yetindiğini ve ayrıca bu
yargılamaların hiçbirinde gözaltındaki sanığın hâkim huzuruna çıkarılmadığını, ilgili avukatın
baꢀvurusu üzerine yalnızca dosya üzerinden bir inceleme yapıldığını tespit etmiꢀtir.
AĐHM, mevcut davada bu kararından ayrılmak için herhangi bir gerekçe görmemektedir. Bu
itibarla Hükümetin ön itirazını reddeden AĐHM, AĐHS’nin 5/4 maddesinin ihlal edildiği
sonucuna varmaktadır.
2. AĐHS’nin 5/3 maddesi
Hükümet baꢀvuranların gözaltı sürelerinin ilgili ulusal mevzuata uygun olduğuna dikkat
çekmektedir. Hükümete göre M.Y., H.U. ve S.Z. sırasıyla 10, 8 ve 9 gün süreyle gözaltında
tutulmuꢀlardır.
AĐHM ihtilaflı gözaltı sürelerinin baꢀvuranların yakalanmasıyla baꢀlayıp tutuklanmalarıyla
sona erdiğini tespit etmektedir. Netice olarak H.U. 8 gün, M.Y. ve S.Z. ise 9 gün süreyle
gözaltında kalmıꢀlardır.
AĐHM, Brogan ve diğerleri kararında (29 Kasım 1988 tarihli karar, no: 145-B, prg. 62)
ilgilinin dört gün altı saat süreyle gözaltında tutulmasının AĐHS’nin 5/3 maddesinde
belirlenen katı zaman sınırını aꢀtığına hükmettiğini anımsatmaktadır.
Bu nedenle AĐHM, baꢀvuranların ‘bir hâkim karꢀısına çıkarılmaksızın’ sekiz ya da dokuz gün
boyunca gözaltında tutulmalarının gerekli olduğunu kabul edemez.
Bu nedenle AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuranlar herhangi bir maddi tazminat talebinde bulunmamıꢀlardır. Manevi tazminat olarak
ise baꢀvuranların her biri 10.000 Euro talep etmektedirler.
AĐHM, baꢀvuranların adli müdahalenin olmadığı uzun gözaltı süresi ve ꢀikâyetlerini gündeme
getirmeleri için iç hukukta etkili bir baꢀvuru yolunun bulunmaması sebebiyle manevi bir
zarara uğradıklarını ve ulusal mahkemelerin bu zararın tazmini yoluna gitmediklerini tespit
etmektedir.
Mevcut davadaki muhtelif unsurları dikkate alarak 41. maddeye uygun bir surette
hakkaniyetli bir karara varan AĐHM, Medine Yakut ve Sebiha Zengin’e 2.500’er Euro,
Hüseyin Utanç’a ise 2.000 Euro ödenmesine hükmeder.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuranlar yargılama masraf ve giderleri ve avukatlık ücretleri için 2.783 Euro talep
etmektedirler. Bu taleplerine iliꢀkin olarak baꢀvuranlar herhangi bir fatura ya da avukatlık
ücret sözleꢀmesi göstermemektedirler.
AĐHM’nin yerleꢀik içtihadı uyarınca yargılama masraf ve giderlerinin iadesi ancak bu masraf
ve giderlerin gerçekliği, gerekliliği ve de makul oranda olduğu ortaya konulduğu müddetçe
mümkündür (Đatridis – Yunanistan (adil tatmin), no: 31107/96, prg. 54).
AĐHM baꢀvuranların yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin taleplerinin gerekli belgelerle
desteklenmediğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla bu talebin reddedilmesi yerinde olacaktır.
C. Gecikme faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç
puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Hükümetin ön itirazının, 5/4 maddesi yönünden yapılan ꢀikayetin esasıyla
birleꢀtirilmesine ve baꢀvurunun geriye kalanının kabuledilebilir ilan edilmesine ;
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine ;
3. AĐHS’nin 5/4 maddesinin ihlal edildiğine ve Hükümetin ön itirazının reddedilmesine ;
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmek üzere, miktara yansıtılabilecek
her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından, Medine Yakut’a 2.500
Euro (iki bin beꢀ yüz Euro), Sebiha Zengin’e 2.500 Euro (iki bin beꢀ yüz Euro), Hüseyin
Utanç’a ise 2.000 Euro (iki bin Euro) manevi tazminat ödenmesine ;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
Karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 27 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło