6194/04

WyrokETPCz2009-10-13ECLI:CE:ECHR:2009:1013JUD000619404

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość tymczasowego aresztowania, trwającego ponad 11 lat i 2 miesiące, naruszyła prawo do wolności i bezpieczeństwa osobistego, w szczególności do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie lub zwolnienia na czas postępowania, zgodnie z art. 5 ust. 3 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że łączny okres tymczasowego aresztowania skarżącego, wynoszący ponad 11 lat i 2 miesiące, był nadmierny i niezgodny z wymogiem 'rozsądnego terminu' przewidzianym w art. 5 ust. 3 Konwencji. ETPCz odwołał się do swojego ugruntowanego orzecznictwa w podobnych sprawach przeciwko Turcji i stwierdził, że Rząd nie przedstawił żadnych przekonujących argumentów ani dowodów, które uzasadniałyby tak długi okres pozbawienia wolności. Trybunał podkreślił, że władze krajowe mają obowiązek zapewnić, aby tymczasowe aresztowanie nie przekraczało rozsądnego czasu.
Stan faktyczny
Skarżący, Ezgin Engin, urodzony w 1975 roku, został zatrzymany 7 maja 1997 roku pod zarzutem udziału w nielegalnej organizacji DHKP-C i aresztowany 10 maja 1997 roku. 20 maja 1997 roku został oskarżony o próbę naruszenia porządku konstytucyjnego. 27 września 2001 roku DGM w Stambule skazał go na karę śmierci, ale 14 maja 2002 roku Sąd Kasacyjny uchylił ten wyrok. 25 grudnia 2003 roku DGM ponownie skazał go, tym razem na dożywocie, co również zostało uchylone przez Sąd Kasacyjny 5 lipca 2004 roku. Po zniesieniu sądów bezpieczeństwa państwa w 2004 roku, sprawa została przekazana do Sądu Karnego Ciężkiego w Stambule i nadal jest w toku, a skarżący pozostaje w areszcie.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznaje skargę za dopuszczalną; 2. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji; 3. Zasądza skarżącemu 9 200 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1 000 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków, powiększone o odsetki za zwłokę; 4. Oddala pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   OF EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   ENGĐN – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no. 6194/04)   KARAR   STRAZBURG   Ekim 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecektir. ꢁekli düzeltmelere tâbi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   ENGĐN – TÜRKĐYE KARARI   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 6194/04 no’lu davanın nedeni Ezgin Engin adlı   T.C. vatandaꢀının (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) 5 Ocak 2004   tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đliꢀkin Sözleꢀme’nin (“AĐHS”)   34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından M. A. Kırdök ve M. Kırdök   tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   DAVA KOꢁULLARI   Baꢀvuran 1975 doğumludur ve halen Kocaeli F Tipi Cezaevi’nde tutukludur. 7 Mayıs   tarihinde yasadıꢀı DHKP-C örgütünün faaliyetlerinde yer aldığı ꢀüphesiyle yakalanarak   gözaltına alınmıꢀ, 10 Mayıs 1997 tarihinde Đstanbul DGM hakimi tutuklanmasına karar   vermiꢀtir.   Mayıs 1997 tarihinde Đstanbul DGM savcısı baꢀvuranı baꢀka bir sanıkla birlikte, eski   TCK’nın 146/1 maddesi uyarınca Anayasal düzeni bozmaya teꢀebbüsle suçlayan bir   iddianame sunmuꢀtur.   Eylül 2001 tarihinde Đstanbul DGM baꢀvuranı suçlandığı üzere mahkûm etmiꢀ ve   ölüm cezasına çarptırmıꢀtır.   Mayıs 2002 tarihinde Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararını bozmuꢀ, karar yeniden   görüꢀülmek üzere DGM’ye gönderilmiꢀtir.   Aralık 2003 tarihinde Đstanbul DGM baꢀvuranı ikinci kez aynı suçtan mahkûm etmiꢀ   ve ömür boyu hapis cezasına çarptırmıꢀ, karar 5 Temmuz 2004 tarihinde Yargıtay tarafından   tekrar bozulmuꢀtur.   sayılı ve 16 Haziran 2004 tarihli yasanın 30 Haziran 2004 tarihinde Resmi   Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle birlikte devlet güvenlik mahkemeleri   kaldırılmıꢀ, baꢀvuran hakkındaki dava dosyası Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne   gönderilmiꢀtir.   Dava dosyasında yer alan bilgilere göre, dava halen Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde   derdesttir.   Yargılama boyunca ilk derece mahkemeleri baꢀvuranın tutukluluk halini her duruꢀma   sonunda, kendi gerek görmeleri ya da baꢀvuranın talebi üzerine incelemiꢀ, ancak delillerin   durumu ve dava dosyası içeriğini dikkate alarak tutukluluğun devamına karar vermiꢀlerdir.   ENGĐN – TÜRKĐYE KARARI   HUKUK   I. AĐHS’nin 5/3 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuran, AĐHS'nin 5/3 maddesine dayanarak hakkında yürütülen yargılama süresinin   haddinden fazla olduğunu öne sürmüꢀtür.   Hükümet baꢀvuranın görüꢀüne karꢀı çıkmıꢀ ve baꢀvurunun AĐHS'nin 35/1 maddesi   uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmemiꢀ olması nedeniyle reddedilmesini talep etmiꢀtir.   Hükümet bu bağlamda, baꢀvuranın tutukluluk halinin devamına itiraz etmediğini   savunmuꢀtur.   Baꢀvuran, etkisiz olduğunu düꢀündüğü için sözkonusu yola baꢀvurmadığını ifade   etmiꢀtir.   AĐHM ayrıca daha önce benzer davalarda Hükümetin sözkonusu itirazını inceleyip   reddettiğini kaydeder (bkz. özellikle Koꢀti vd. – Türkiye, no. 74321/01; Mehmet ꢁah Çelik –   Türkiye, no. 48545/99; Tamamboğa ve Gül – Türkiye, no. 1636/02). AĐHM sözkonusu davada   bu içtihadından ayrılmasını gerektirecek özel koꢀullar tespit etmemiꢀtir. Dolayısıyla   Hükümetin itirazını reddeder.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun açıkça dayanaktan   yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da   kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir   niteliktedir.   Baꢀvurunun esasına iliꢀkin olarak Hükümet, özellikle baꢀvuranın kaçma ve baꢀka suçlar   iꢀleme tehlikesi göz önüne alındığında baꢀvuranın tutuklu yargılanma süresinin makul   olduğunu savunmuꢀtur.   Baꢀvuran iddialarında ısrarcı olmuꢀtur.   AĐHM, sözkonusu davada üç tutukluluk dönemi bulunduğunu gözlemler. Birinci dönem   baꢀvuranın gözaltına alındığı 7 Mayıs 1997 tarihinde baꢀlayıp Đstanbul DGM’nin 27 Eylül   tarihli mahkûmiyet kararıyla sona ermiꢀtir. Sözkonusu tarihten Yargıtay’ın 14 Mayıs   tarihli bozma kararına kadar olan süreyi baꢀvuran, AĐHS’nin 5/1 (a) maddesi   bağlamında “yetkili bir mahkemece mahkûm edildikten sonra” hükümlü olarak geçirmiꢀtir.   Buna göre birinci dönem yaklaꢀık 4 yıl 5 ay sürmüꢀtür. Đkinci dönem Yargıtay’ın ilk derece   mahkemesi kararını bozduğu 14 Mayıs 2002 tarihinde baꢀlayıp Đstanbul DGM’nin baꢀvuranı   ikinci kez mahkûm ettiği 25 Aralık 2003 tarihinde sona ermiꢀtir. Buna göre ikinci dönem   yaklaꢀık 1 yıl 7 ay sürmüꢀtür. Üçüncü tutukluluk dönemi Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi   kararını tekrar bozduğu 5 Temmuz 2004 tarihinde baꢀlamıꢀ olup, dava dosyasındaki bilgilere   göre baꢀvuran halen tutuklu durumdadır. Buna göre üçüncü dönem hâlihazırda 5 yıl 2 aydan   fazla sürmüꢀtür. Dolayısıyla baꢀvuranın toplam tutukluluk süresi 11 yıl 2 ayı geçmiꢀtir.   AĐHM, somut baꢀvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla   AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. Tutar – Türkiye, no. 11798/03;   Solmaz – Türkiye, no. 27561/02).   ENGĐN – TÜRKĐYE KARARI   Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen AĐHM, somut davada farklı bir sonuca   ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı   kanaatindedir. Konu ile ilgili içtihadını dikkate alarak somut davada baꢀvuranın tutuklu   yargılanma süresinin aꢀırı olduğu ve AĐHS’nin 5/3 maddesine aykırı olduğu görüꢀündedir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   A. Tazminat ve yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran 20,000 Euro manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuꢀtur. Ayrıca   avukatlık ücreti olarak 5,900 TL (yaklaꢀık 2,680 Euro) ve AĐHM önündeki davada yapılan   kırtasiye, tercüme ve posta gibi giderlere karꢀılık olarak 260 TL (120 Euro) talep etmiꢀtir.   Temsilcisine yaptığı ödemenin faturasını ibraz etmiꢀ, ancak diğer masraf ve harcamaları   belgelendirmemiꢀtir.   Hükümet taleplere itiraz etmiꢀtir.   AĐHM, baꢀvuranın sadece ihlal tespiti ile yeterli olarak tazmin edilemeyecek manevi   zarara uğradığını kabul etmektedir. Dava koꢀulları ve içtihadını dikkate alarak baꢀvurana   9,200 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun bulmaktadır.   Ayrıca, taraflarca sunulan bilgilere göre baꢀvuran hakkında yürütülen yargılama halen   devam etmektedir. Bu koꢀullar altında AĐHM, tespit ettiği ihlale son verilmesi için uygun   yolun, adaletin düzgün iꢀletilmesinin gerekleri dikkate alınarak baꢀvuran hakkında devam   eden yargılamanın mümkün olan en ivedi ꢀekilde sonuçlandırılması ve/veya baꢀvuranın   sözkonusu yargılamada karar verilene kadar tahliye edilmesi olacağı kanaatindedir (bkz.   mutatis mutandis, Yakıꢀan – Türkiye, no. 11339/03; Batmaz – Türkiye, no. 34497/06).   Yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin olarak AĐHM, içtihadına göre bir baꢀvuranın,   ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıꢀ   ise bunları geri almaya hak kazandığını kaydeder. Sözkonusu davada elindeki bilgileri göz   önünde bulundurarak baꢀvurana bu baꢀlık altında 1,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.   B. Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine   uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiꢀtir.   ENGĐN – TÜRKĐYE KARARI   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;   3. (a) Savunmacı devletin baꢀvurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği   tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına   çevrilmek üzere:   (i) 9,200 (dokuz bin iki yüz) Euro manevi tazminat;   (ii) 1,000 (bin) Euro yargılama masraf ve giderleri;   (iii) bu miktarlara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;   (b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa   Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle   elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragrafları uyarınca 13 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło