62226/00

WyrokETPCz2006-02-21ECLI:CE:ECHR:2006:0221JUD006222600

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak możliwości odpowiedzi na opinię Prokuratora Generalnego przed Sądem Kasacyjnym naruszył zasadę kontradyktoryjności i równości broni z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoje ugruntowane orzecznictwo, zgodnie z którym brak możliwości ustosunkowania się przez skarżącego do opinii Prokuratora Generalnego przed Sądem Kasacyjnym stanowi naruszenie zasady kontradyktoryjności i równości broni, gwarantowanych przez art. 6 ust. 1 Konwencji. Rząd nie przedstawił żadnych nowych ustaleń ani dowodów, które mogłyby doprowadzić do odmiennego wniosku. W konsekwencji, Trybunał uznał, że doszło do naruszenia Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Fehmi Işık, został aresztowany 5 stycznia 1999 r. przez policję antyterrorystyczną w Stambule, a następnie przekazany do Izmirskiego Sądu Bezpieczeństwa Państwa. Przyznał się do działalności w PKK. 13 stycznia 1999 r. prokurator oskarżył go o działania zbrojne mające na celu naruszenie integralności terytorialnej. 12 sierpnia 1999 r. Sąd Bezpieczeństwa Państwa skazał go na dożywotnie ciężkie więzienie na podstawie art. 125 Tureckiego Kodeksu Karnego. Odwołanie skarżącego zostało odrzucone przez Sąd Kasacyjny 13 grudnia 1999 r. Wcześniej, 18 czerwca 1999 r., zmieniono art. 143 Konstytucji, eliminując sędziów wojskowych z Sądów Bezpieczeństwa Państwa, a sprawa skarżącego była rozpatrywana przez skład trzech sędziów cywilnych po tej zmianie.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał pozostałą część skargi za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Zasądził na rzecz skarżącego 1000 EUR na pokrycie kosztów i wydatków. 4. Stwierdził, że samo stwierdzenie naruszenia jest wystarczającym zadośćuczynieniem za szkodę niemajątkową. 5. Oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   MEHMET FEHMĐ IꢀIK - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no: 62226/00)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   ꢀubat 2006   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup,   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (62226/00) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀı Mehmet Fehmi Iꢀık’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 5 Haziran   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin Temel Đnsan Haklarını güvence altına   alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi (AĐHM) önünde Đzmir barosu avukatlarından T. Aslan tarafından temsil   edilmektedir.   OLAYLAR   Baꢀvuran, 5 Ocak 1999 tarihinde Đstanbul Terörle Mücadele polisleri tarafından yakalanarak   gözaltına alınmıꢀ, daha sonra Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Terörle Mücadele ꢁubesi’ne   gönderilmiꢀtir.   Ocak 1999 tarihinde Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) yetkili hakimi karꢀısına   çıkarılan baꢀvuran, sorgulaması sırasında vermiꢀ olduğu ifadeleri doğrulamıꢀ ve PKK   bünyesinde 1991 yılından bu yana sürdürdüğü silahlı faaliyetleri ve adam öldürme eylemleri   hakkında bilgiler vermiꢀtir. Baꢀvuran aynı zamanda gözaltında baskı görmediğini belirtmiꢀtir.   Cumhuriyet Savcısı, 13 Ocak 1999 tarihinde baꢀvuranı ulusal toprak bütünlüğünü bozmaya   yönelik silahlı eylemlerde bulunma suçu ile itham etmiꢀ ve TCK’nın 125. ve 36. maddeleri   uyarınca baꢀvuranın mahkumiyetini talep etmiꢀtir.   TBMM, 18 Haziran 1999 tarihinde Anayasa’nın 143. maddesinde değiꢀikliğe giderek   DGM’lerdeki askeri hakimin varlığına son vermiꢀtir. Bu değiꢀikliğin ardından, 22 Haziran   tarihinde DGM’de askeri hakim olmaksızın baꢀvuranın davası esastan incelenmiꢀtir.   Üç sivil üyeden oluꢀan DGM heyeti 12 Ağustos 1999 tarihinde, bölücülük eylemleri yaptığı   gerekçesiyle TCK’nın 125. maddesi uyarınca baꢀvuranı müebbet ağır hapis cezasına   çarptırmıꢀtır.   Baꢀvuran 17 Ağustos 1999 tarihinde temyize gitmiꢀtir.   Yargıtay bu talebi reddetmiꢀ ve 13 Aralık 1999 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını   onamıꢀtır.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   1. Kabuledilebilirlik hakkında   AĐHM, yapılan ꢀikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığı ve   kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçenin olmadığı tespitinde bulunmaktadır. O halde   baꢀvuru kabuledilebilir bulunmalıdır.   2. Esas hakkında   Baꢀvuran, Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın görüꢀüne hiçbir zaman yanıt verememesi   nedeniyle Yargıtay önündeki süreçte vicahilik ve silahların eꢀitliği ilkesinin ihlal edildiğini   savunmaktadır.   AĐHM, baꢀvuranınkine benzer bir ꢀikayetin daha önce incelendiğini ve Yargıtay Cumhuriyet   Baꢀsavcısı’nın görüꢀünün tebliğ edilmemesi ve bunlara yazılı olarak yanıt verilmesinin   olanaksız olmasını doğrular görüꢀlerin bulunmadığını dikkate aldığında AĐHS’nin 6 § 1.   maddesinin ihlal edildiği sonucuna varıldığını kaydetmektedir (Bkz. Göç kararı, § 55, ve   Abdullah Aydın-Türkiye kararı, (no2), no: 63739/00, § 30, 10 Kasım 2005).   AĐHM, mevcut baꢀvuruyu incelemiꢀ ve Hükümetin davanın seyrini farklı sonuçlandıracak   hiçbir tespiti ve delili sunmadığına itibar etmiꢀtir.   Bu nedenle, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi bu açıdan ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   A. Tazminat   Baꢀvuran, 2.000 Euro’ya denk düꢀen manevi zararının tazmin edilmesini talep etmektedir.   Hükümet, bu miktarlara karꢀı çıkmıꢀtır.   Benzer davalarda tespit edilen yerleꢀik içtihada göre AĐHM, AĐHS’nin ihlal edildiği tespitinin   baꢀvuran açısından manevi bir tazmin için yeterli olduğuna itibar etmektedir (Bkz. Reinhardt   ve Slimane-Kaid-Fransa kararı, 31 Mart 1998, 1998-II, s. 668).   B. Masraf ve harcamalar   Baꢀvuran, AĐHM nezdinde yapmıꢀ olduğu yargı giderleri için 2.500 Euro talep etmektedir.   Baꢀvuran bu yönde hiçbir kanıtlayıcı belge sunmamıꢀtır.   AĐHM, 41. madde uyarınca hakkaniyete uygun olarak baꢀvurana masraf ve harcamalar için   1.000 Euro ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3   puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin   baꢀvurana;   i.   ii.   masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro ödemesine;   belirtilen miktarın her türlü vergiden muaf tutulmasına;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez   Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faizin   uygulanmasına;   4. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 21 ꢁubat 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło