63183/00

WyrokETPCz2005-12-22ECLI:CE:ECHR:2005:1222JUD006318300

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy obecność sędziego wojskowego w składzie tureckiego Sądu Bezpieczeństwa Państwa naruszała prawo do niezawisłego i bezstronnego sądu zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał, powołując się na swoje wcześniejsze orzecznictwo, stwierdził, że obecność sędziego wojskowego w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa, który orzekał w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego, budziła uzasadnione wątpliwości co do niezależności i bezstronności tego sądu. Skarżący mieli prawo obawiać się, że sąd mógł opierać swoje decyzje na pozasądowych przesłankach, co naruszało ich prawo do rzetelnego procesu. Trybunał podkreślił, że brak niezależności i bezstronności sądu stanowi fundamentalne naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Bedri Aslan (ur. 1982) i Reşit Aslan (ur. 1972), zostali aresztowani 5 września 1998 r. po starciu z siłami bezpieczeństwa i oskarżeni o rekrutowanie bojowników dla PKK. Prokurator Sądu Bezpieczeństwa Państwa w Diyarbakırze oskarżył ich o pomoc i wspieranie PKK na podstawie art. 169 Tureckiego Kodeksu Karnego. Sąd Bezpieczeństwa Państwa skazał ich 25 maja 1999 r. na kary pozbawienia wolności (dwa lata i sześć miesięcy dla pierwszego skarżącego, trzy lata i dziewięć miesięcy dla drugiego) oraz skonfiskował pojazd użyty do transportu. Wyrok został zatwierdzony przez Sąd Kasacyjny 31 stycznia 2000 r.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie stwierdził naruszenie art. 6 § 1 Konwencji. Trybunał uznał, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Trybunał odrzucił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   BEDRĐ VE REꢀĐT ASLAN - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no: 63183/00)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Aralık 2005   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (63183/00) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀları Bedri Aslan ve Reꢀit Aslan’ın (baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne   Temmuz 2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) Temel Đnsan   Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuranlar,   Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından S.   Tanrıkulu tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Baꢀvuranlar sırasıyla 1982 ve 1972 doğumlu olup Batman’da ikamet etmektedirler.   Baꢀvuranlar 5 Eylül 1998 tarihinde güvenlik güçleri ile çıkan çatıꢀmada yaralı olarak ele   geçirilmiꢀler ve PKK’ya yeni militanlar getirmek suçuyla itham edilmiꢀlerdir.   Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı 24 Eylül 1998 tarihinde   TCK’nın 169. maddesine dayalı olarak baꢀvuranları PKK’ya yardım ve yataklık etmek suçu   ile itham etmiꢀtir.   DGM, 25 Mayıs 1999 tarihinde baꢀvuranları haklarında yapılan suçlamalardan suçlu bulmuꢀ   ve ilk baꢀvuranı iki yıl altı ay, ikinci baꢀvuranı üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırmıꢀ ve   nakil amaçlı kullanılan araca el konmuꢀtur.   Yargıtay 31 Ocak 2000 tarihinde bu kararı onamıꢀtır.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar kendilerini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,   bünyesindeki askeri hakimin varlığı nedeniyle «bağımsız ve tarafsız olmadığını» ve adil bir   yargılamayı sağlayamayacağını iddia etmekte, bu yönde AĐHS’nin 6 § 1.maddesini ileri   sürmektedirler.   AĐHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların   AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir. (Bkz. söz edilen Özel   kararı, §§ 33-34, ve Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§ 35-36, 6 ꢁubat 2003).   AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer   aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karꢀısında baꢀvuranların «ulusal güvenliğe» dayalı   suçlardan yargılanması konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu tespitinde   bulunmaktadır. Baꢀvuranlar, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin   kararını davaya yabancı gerekçelere dayandırdığı ꢀüphesini duyabilir. Bu nedenle   baꢀvuranların bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki ꢀüphelerinin   dikkate alınması gerekir. (sözü edilen Incal kararı s. 1573, § 72 ).   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   A. Maddi ve manevi tazminat   Baꢀvuranların her biri 160.000 Y.TL’ye ulaꢀan maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri   sürmektedirler.   Hükümet bu miktarlara karꢀı çıkmaktadır.   Đddia edilen maddi tazminata iliꢀkin AĐHM, Sözleꢀme ihlali olmasaydı DGM tarafından   yapılan yargılamanın sonucunda ne olacağına iliꢀkin bir spekülasyon yapamayacağından,   baꢀvuranlara bu yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığını ifade etmektedir. (Findlay-   Đngiltere kararı, 25 ꢁubat 1997, s.284, § 85).   AĐHM, olayların mevcut koꢀulları dikkate alındığında, ihlal kararının tespitinin manevi   tazminat için baꢀlı baꢀına yeterli olacağına itibar etmektedir (Bkz. sözü edilen Çıraklar kararı,   s. 3074, § 49).   AĐHM, bir baꢀvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6 § 1 maddesine göre tarafsız ve   bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği görüꢀüne vardığında, prensip olarak en   uygun tazminin, zamanında, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından baꢀvuranı yeniden   yargılamanın olacağı kanaatine varmaktadır (Bkz. sözü edilen Gençel kararı, § 27).   B. Masraf ve harcamalar   Baꢀvuranlar masraf ve harcamalar için hiçbir rakam telaffuz etmemiꢀlerdir.   Bu nedenle bu yönde bir ödeme yapılması gerekli görülmemektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;   2. Mevcut kararın baꢀlı baꢀına manevi bir tazmini oluꢀturduğuna;   3. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 22 Aralık 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło