64277/01

WyrokETPCz2006-06-13ECLI:CE:ECHR:2006:0613JUD006427701

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy Państwowy Sąd Bezpieczeństwa (DGM), który skazał skarżącego, był niezawisłym i bezstronnym sądem w rozumieniu art. 6 ust. 1 Konwencji, biorąc pod uwagę obecność sędziego wojskowego w jego składzie?
Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoje ugruntowane orzecznictwo, zgodnie z którym obecność sędziego wojskowego w składzie Państwowych Sądów Bezpieczeństwa (DGM) narusza wymóg niezawisłości i bezstronności sądu, przewidziany w art. 6 ust. 1 Konwencji. ETPCz nie znalazł w niniejszej sprawie żadnych faktów ani dowodów, które uzasadniałyby odstąpienie od tej zasady. W konsekwencji, Trybunał uznał, że DGM, który osądził i skazał skarżącego, nie spełniał standardów niezawisłego i bezstronnego sądu.
Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Ata Baꢀboğa, urodzony w 1966 roku, został aresztowany 20 lutego 1998 roku przez policję w Izmirze pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji zbrojnej PKK. 27 lutego 1998 roku został tymczasowo aresztowany. 24 marca 1998 roku prokurator wniósł akt oskarżenia o pomoc i podżeganie do nielegalnej organizacji zbrojnej. Państwowy Sąd Bezpieczeństwa (DGM) skazał skarżącego 11 listopada 1998 roku na pięć lat więzienia, a wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny 11 listopada 1999 roku. W składzie DGM znajdował się sędzia wojskowy.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza dopuszczalność skargi w zakresie zarzutu dotyczącego obecności sędziego wojskowego w składzie sądu, a pozostałą część skargi uznaje za niedopuszczalną. Stwierdza naruszenie art. 6 § 1 Konwencji z powodu braku niezawisłości i bezstronności Państwowego Sądu Bezpieczeństwa w Izmirze. Stwierdza, że samo niniejsze orzeczenie stanowi wystarczające słuszne zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Zasądza na rzecz skarżącego 1.000 Euro tytułem kosztów i wydatków. Oddala pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   BAꢀBOĞA- TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no: 64277/01)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2006   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (64277/01) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu   ülke vatandaꢀı olan Mehmet Ata Baꢀboğa’nın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi’ne (AĐHM) 6 Ocak 2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin Temel   Đnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, AĐHM önünde Đzmir Barosu avukatlarından S. Çetinkaya tarafından temsil   edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVA KOꢀULLARI   Baꢀvuran, 1966 doğumlu olup, baꢀvuru sırasında Aydın Cezaevi’nde bulunmaktadır.   Baꢀvuran, 20 ꢁubat 1998 tarihinde, Đzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele   ꢁubesi’nde görevli polisler tarafından yakalanmıꢀ ve gözaltına alınmıꢀtır. Baꢀvuranın,   yasadıꢀı silahlı örgüt olan PKK’ya üye olduğundan ꢀüphe edilmiꢀtir.   ꢁubat 1998 tarihinde, Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Yedek Hakimi   tarafından baꢀvuran hakkında tutuklama kararı verilmiꢀtir.   Mart 1998 tarihli iddianame ile Cumhuriyet Baꢀsavcısı Türk Ceza Kanunu’un   (TCK) 169. maddesi ve Terörle Mücadele Kanunu’un 5. maddesi uyarınca, yasadıꢀı silahlı   örgüte yardım ve yataklık etmek suçundan baꢀvuran hakkında kamu davası açmıꢀtır.   Aralarında asker kökenli hakimin de bulunduğu DGM, 11 Kasım 1998 tarihli kararla,   baꢀvuranı suçlu bularak beꢀ yıl hapis cezasına mahkum etmiꢀtir.   Yargıtay, baꢀvuran tarafından temyiz edilen kararı 11 Kasım 1999 tarihli bir kararla   onamıꢀtır.   HUKUK AÇISINDAN   I. KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK HAKKINDA   Baꢀvuran, kendisini yargılayıp mahkum eden Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,   bünyesinde askeri bir hakim bulunmasından ve yargılamasına, beꢀ hakimden, Adalet   Bakanı’ndan ve sekreterinden oluꢀan Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu tarafından seçilen   sivil hakimlerin katılmasından dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını iddia   etmektedir. Bu hakimler, bünyesinde Adalet Bakanı’nın bulunması nedeniyle yürütme erkine   olan bu Kurul   Bu itibarla, baꢀvuran AĐHS’nin 6 § 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.   Hükümet, altı ay kuralına uyulmadığı itirazını yöneltmektedir. Hükümet, DGM’nin   bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliği taꢀımadığı yapılan ꢀikayetle ilgili verilen nihai iç   hukuk kararının, bu Mahkeme tarafından verilen karar olduğunu belirtmektedir. Bununla ilgili   olarak, olayların meydana geldiği sırada DGM’lerin kuruluꢀ ve iꢀleyiꢀinin iç hukukta   düzenlenmesi nedeniyle, ne DGM’nin ne de Yargıtay’ın bu ꢀikayet konusunda görüꢀ bildirme   yetkisinin bulunmadığını ifade etmektedir. Hükümet son olarak, baꢀvuranın iç hukuk   yollarının etkisiz olduğunu fark ettiği tarihten itibaren altı ay içinde yani DGM’nin kararını   verdiği 11 Kasım 1999 tarihinden itibaren baꢀvurusunu yapması gerektiğini belirtmektedir.   Oysa baꢀvuru, 6 Ocak 2000 tarihinde yapılmıꢀtır.   AĐHM, daha önce buna benzer bir itirazı 6 ꢁubat 2003 tarihli Özdemir-Türkiye no:   59659/00, § 26 davasında reddettiğini hatırlatmaktadır. Mevcut davada bu kararından   ayrılmasını gerektirecek bir neden bulunmamaktadır.   Sonuç olarak AĐHM, Hükümet’in itirazını reddetmektedir.   AĐHM, DGM’de bulunan sivil hakimlerin yararlandığı anayasal ve yasal güvenceleri   dikkate alarak ve Mahkemenin bu konudaki içtihadı ıꢀığında (Bkz. özellikle Đmrek-Türkiye   (karar), no: 57175/00, yayınlanmamıꢀ), baꢀvurunun bu kısmının AĐHS’nin 35 §§ 3 ve 4.   maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine   kanaat getirmiꢀtir.   AĐHM, içtihatlarından doğan kriterler uyarınca ve elindeki mevcut unsurları dikkate   alarak baꢀvurunun DGM bünyesinde askeri hakim bulunmasına iliꢀkin ꢀikayetinin esastan   incelenmesi gerektiğine karar vermiꢀtir. Baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi   bulunmamaktadır.   II. ESAS HAKKINDA   AĐHM, daha önce buna benzer ꢀikayetlerin dile getirildiği birçok dava incelediğini ve   bunların AĐHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlali yönünde sonuçlandığını ortaya koymaktadır (bkz.   adıgeçen Özel, § § 33-34, ve adıgeçen Özdemir,§§ 35-36, ve Đncal-Türkiye, 9 Haziran 1998,   Derleme 1998-IV, s. 1573, § 72 in fine).   AĐHM mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak   hiçbir olgu ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır.   AĐHM, baꢀvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,   AĐHS’nin 6 § 1 maddesinde öngörülen bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taꢀımadığı   sonucuna varmıꢀtır.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuran maddi tazminat adı altında herhangi bir talepte bulunmamaktadır. Manevi   tazminat olarak 30 Euro (otuz) talep etmektedir.   Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   Manevi tazminata iliꢀkin olarak ise AĐHM mevcut davada ihlal tespitinin, adil tazmin   için baꢀlı baꢀına yeterli olduğu kanaatine varmıꢀtır (Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).   Sözleꢀme tarafından öngörülen bağımsızlık ve tarafsızlık koꢀullarını yerine getirmeyen   bir mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında, ilgilinin talebi doğrultusunda yeni bir   sürecin ya da yargılamanın baꢀlatılması ilke olarak tespit edilen ihlalin giderilmesi   bakımından uygun bir yöntemi oluꢀturur (Bkz. Öcalan-Türkiye [GC], no: 46221/99, § 210,   CEDH 2005-..., ve adıgeçen Gençel, § 27).   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuran ayrıca yerel mahkemeler ve AĐHM nezdinde yaptığı masraf ve harcamalar   için 4.000 Euro talep etmektedir. Baꢀvuran bununla ilgili olarak herhangi bir belge   sunmamaktadır.   Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda, AĐHM,   baꢀvurana 1.000 (bin) Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Bünyesinde askeri bir hakim bulunması nedeniyle, AĐHS’nin 6 § 1. maddesine   iliꢀkin olarak yapılan ꢀikayetin kabuledilebilir olduğuna ve baꢀvurunun geri kalanının   kabuledilemez olduğuna;   2. Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun   olması nedeniyle AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Mevcut kararın kendisinin manevi zararın adil tazmini için yeterli olduğuna;   4. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay   içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek   her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana masraf   ve harcamalar için 1.000 Euro (bin) ödenmesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar   Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz   oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   5. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3   maddesine uygun olarak 13 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło