64438/01

WyrokETPCz2006-03-23ECLI:CE:ECHR:2006:0323JUD006443801

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłe opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, wraz z niewystarczającymi odsetkami w warunkach wysokiej inflacji, narusza prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że roszczenie o odszkodowanie za wywłaszczoną nieruchomość, potwierdzone prawomocnym orzeczeniem sądu krajowego, stanowi „mienie” w rozumieniu art. 1 Protokołu nr 1. Opóźnienie w wypłacie tego odszkodowania przez władze państwowe, trwające ponad cztery lata od daty wywłaszczenia i ponad rok od prawomocnego wyroku, oraz zastosowanie stóp procentowych, które nie rekompensowały utraty wartości pieniądza w warunkach wysokiej inflacji, stanowiło nieproporcjonalną ingerencję w prawo skarżących do poszanowania mienia. Państwo nie przedstawiło żadnego uzasadnienia dla tego opóźnienia.
Stan faktyczny
Skarżący byli właścicielami gruntów w Gölbaşı, które zostały wywłaszczone przez Generalną Dyrekcję Dróg w grudniu 1995 roku. Otrzymali początkowe odszkodowanie, ale wnieśli sprawę o dodatkowe odszkodowanie. Sąd krajowy przyznał im dodatkową kwotę wraz z odsetkami w lutym 1998 roku, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny w październiku 1998 roku. Administracja wypłaciła należną kwotę wraz z odsetkami dopiero w kwietniu 2000 roku. Skarżący twierdzili, że opóźnienie i niewystarczające odsetki w warunkach wysokiej inflacji naruszyły ich prawa.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza dopuszczalność skargi. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Stwierdza, że nie ma potrzeby badania skargi na podstawie art. 14 Konwencji. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Zasądza 25 000 EUR łącznie na rzecz skarżących tytułem szkody majątkowej. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   ÜLKER VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no: 64438 / 01)   Kararın Özet Çevirisi   STRAZBURG   Mart 2006   İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup   şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (64438 /01) başvuru no’lu davanın nedeni bu   ülke vatandaşları İbrahim Ülker, Veli Ülker, Meliha Yılmaz, Türkan Altınok, Medina Ülker   ve Nuran Altınok’un (Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 19 Ekim 2000   tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34.   maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi   (AİHM) önünde Ankara Barosu avukatlarından I. Ezerbolat tarafından temsil edilmektedirler.   OLAYLAR   Başvuranlar sırasıyla 1977, 1951, 1974, 1939, 1972 ve 1941 doğumlu olup Ankara’da ikamet   etmektedirler.   Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) 12 Aralık 1995 tarihinde başvuranlara ait Gölbaşı’nda   bulunan arsalar istimlak etmiştir. Kamulaştırma bedeli başvuranlara arsaların devredildiği   tarihte ödenmiştir.   Başvuranlar 22 Aralık 1995 tarihinde ek bedel istemiyle Gölbaşı Asliye Hukuk   Mahkemesi’ne başvurmuşlardır.   Asliye Hukuk Mahkemesi 5 Şubat 1998 tarihli bir kararla, 6 Ocak 1996 tarihinden itibaren   hesaplanacak yıllık % 30’luk yasal faiz oranıyla birlikte başvuranlara 14.802.500.000 TL. ek   bedel ödenmesini kararlaştırmıştır.   Yargıtay, İlk derece mahkemesinin kararını 5 Ekim 1998 tarihinde onamıştır.   İdare 19 Nisan 2000 tarihinde 31 Aralık 1997 tarihine dek % 30 ve sonraki dönem için % 50   yasal faiz oranıyla birlikte başvuranlara 41.272.820.000 TL. ek bedel ödemiştir.   HUKUKA DAİR   I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİYLE BİRLİKTE VE AYRI AİHS’NİN   14. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA   Başvuranlar bir yanda yargı kararıyla belirlenen bedelin İdare tarafından geç ödendiğinden   diğer yanda Devletin borçlarına uyguladığı faiz oranının Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı   karşısında yetersiz kaldığından şikayetçi olmakta, bu bağlamda Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.   maddesiyle birlikte ve ayrı olarak AİHS’nin 14. maddesi’nin ihlal edildiğini ileri   sürmektedirler.   A. Kabuledilebilirliğe ilişkin   AİHM, Mahkeme’nin bu yöndeki yerleşik içtihadı (Bkz. özellikle Akkuş kararı) ve sunulan   deliller ışığında başvurunun esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir. Başvurunun   kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe tespit edilmemiştir.   B. Esas hakkında   AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu   Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuş   kararı, s. 1317, §§ 30–31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50–51).   AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir.   AİHM, bu yöndeki yerleşik içtihada göre bir «alacak» Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi   uyarınca gerektiği gibi ödenmediğinde «mal» değeri oluşur (Bkz. Stran Yunan Rafinerileri ve   Stratis Andreadis-Yunanistan kararı, 9 Aralık 1994, seri: A no: 301-B, s. 84, § 59, ve   Bourdov-Rusya kararı no: 59498/00, § 40, AİHM 2002-II). Tıpkı bu başvuruda olduğu gibi.   AİHM, bir Yüksek Sözleşmeci tarafın yapacağı ödemedeki gecikmenin sonucu itibariyle,   özellikle bazı Devletlerde paranın değer kaybettiği dikkate alındığında «alacaklı» konumunda   mali kayba uğramış bir kişinin durumunu daha belirsiz bir hale getirebileceğinin altını   çizmektedir (Bkz. Akkuş kararı, s. 1310, § 29).   Mevcut başvuruda AİHM, iç hukuk mercileri tarafından hükmedilen tazminatın ve yasal   faizin başvuranlara ödenmesindeki gecikmenin İdare’ye yüklenebileceğini gözlemlemektedir.   Bu bağlamda Hükümet, bu gecikmeyi haklı gösterir hiçbir açıklama yapmamıştır.   Sonuç olarak, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   Bu ihlal kararının tespiti ışığında AİHM, AİHS’nin 14. maddesine dair şikayetin   incelenmesini gerekli görmemektedir.   II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI   A. Zarar   Başvuranlar 168.902 Amerikan Doları maddi zarara uğradıklarını ileri sürmektedirler.   Hükümet bu miktarları aşırı ve ispat edilmemiş olarak değerlendirmektedir.   AİHM, Akkuş kararında (sözü edilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) belirlenen ilgili ekonomik   hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvuranlara birlikte   maddi zarar için 25.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.   Manevi zararla ilgili olarak AİHM, ihlal kararının tespitinin başlı başına bir adil tazmini   oluşturduğu kanısındadır.   B. Masraf ve harcamalar   Başvuranlar AİHM önünde yapmış oldukları yargı giderleri için ayrıca bir miktar   belirtmemiştir.   AİHM bu durumda bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.   C. Gecikme Faizi   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3   puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,   Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AİHS’nin 14. maddesine yönelik şikayetin Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesiyle birlikte   ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;   4. Mevcut kararın manevi zarar için tek başına adil bir tazmini oluşturduğuna;   5. a) AİHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf   tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin başvuranlara birlikte maddi zarar için toplam 25.000   (yirmi beş bin) Euro ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez   Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin   uygulanmasına;   6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 23 Mart 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło