64741/01
WyrokETPCz2005-12-22ECLI:CE:ECHR:2005:1222JUD006474101
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy 10-dniowe zatrzymanie w areszcie policyjnym bez postawienia przed sędzią lub innym urzędnikiem uprawnionym do wykonywania funkcji sądowych narusza prawo do niezwłocznego postawienia przed sędzią, zgodnie z art. 5 ust. 3 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że zatrzymanie skarżącego na 10 dni w areszcie policyjnym bez postawienia go przed sędzią lub innym urzędnikiem uprawnionym do wykonywania funkcji sądowych stanowiło naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. Podkreślono, że nawet w sprawach dotyczących terroryzmu, gdzie władze napotykają na znaczne trudności, art. 5 nie daje nieograniczonej swobody w zatrzymywaniu podejrzanych bez kontroli sądowej. Trybunał powołał się na swoje wcześniejsze orzecznictwo, które ustaliło, że nawet krótsze okresy zatrzymania bez kontroli sądowej są niezgodne z Konwencją.Stan faktyczny
Skarżący, Mahmut Bulduç, urodzony w 1964 roku, został zatrzymany 21 marca 2000 roku w Şırnak przez funkcjonariuszy Wydziału Antyterrorystycznego Policji pod zarzutem członkostwa w PKK. Był przetrzymywany w areszcie policyjnym przez 10 dni, do 31 marca 2000 roku, bez postawienia przed sędzią. W tym czasie prokurator i sąd rejonowy wydawali decyzje o przedłużeniu jego aresztu policyjnego. 31 marca 2000 roku został postawiony przed prokuratorem, a następnie sąd nakazał jego areszt tymczasowy. Postępowanie karne przeciwko niemu nadal trwało w Sądzie Karnym w Diyarbakır.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: uznaje pozostałą część skargi za dopuszczalną; stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji; zasądza na rzecz skarżącego 2 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków; odrzuca pozostałą część roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYİ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ÜÇÜNCÜ DAĐRE
BULDUꢀ – TÜRKĐYE
(Baꢁvuru no. 64741/01)
KARAR
STRAZBURG Aralık 2005
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen ꢀartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, ꢀekle
iliꢀkin değiꢀiklik yapılabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Bulduꢁ – Türkiye davasında,
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü Daire),
Baꢀkan B.M. ZUPANČIČ,
Yargıçlar J. HEDIGAN,
L. CAFLISCH,
R. TÜRMEN,
C. BÎRSAN,
A. GYULUMYAN,
R. JAEGER,
Bölüm Sekreteri V. BERGER’in katılımı ile kapalı oturumda 1 Aralık 2005 tarihinde
toplanmıꢀ ve anılan tarihte izleyen kararı vermiꢀtir:
USUL
1. Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34.
maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Mahmut Bulduꢀ tarafından, 11 Eylül 2000
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan baꢀvurudan (no. 64741/01)
kaynaklanmaktadır.
2. Baꢀvuran, Diyarbakır Barosu’na bağlı avukatlar Mesut Beꢀtaꢀ ve Meral Beꢀtaꢀ
tarafından temsil edilmiꢀtir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) AĐHM huzurundaki iꢀlemler için bir
Ajan tayin etmemiꢀtir.
3. 1 Haziran 2004 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Đkinci Daire),
baꢀvurunun kısmen kabuledilmez olduğuna karar vermiꢀ ve baꢀvuranın bir yargıcın önüne
çıkartılmadan polis nezaretindeki on günlük tutukluluğuna iliꢀkin ꢀikayeti Hükümet’e
bildirmeye karar vermiꢀtir. AĐHS’nin 29 § 3. maddesi uyarınca, AĐHM, baꢀvurunun esaslarını
kabuledilebilirliği ile birlikte incelemeye karar vermiꢀtir.
4. 1 Kasım 2004 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, Daire’lerinin yapısını
değiꢀtirmiꢀtir ( Đç Tüzük 25 § 1. madde). Bu dava, yeni oluꢀturulmuꢀ Üçüncü Daire’ye
verilmiꢀtir (Đç Tüzük 52 § 1. madde).
5. Baꢀvuran ve Hükümet kabuledilebilirlik ve esaslara iliꢀkin görüꢀ bildirmiꢀlerdir (Đç
Tüzük 59 § 1. madde).
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
6. Baꢀvuran 1964 doğumludur ve ꢀu anda Midyat cezaevinde tutulmaktadır.
7. 21 Mart 2000 tarihinde, baꢀvuran, PKK’ya (Kürt Đꢀçi Partisi) üye olma ꢀüphesi
üzerine ꢁırnak Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ꢁubesi mensupları tarafından ꢁırnak’ta
yakalanmıꢀtır.
8. 22 Mart 2000 tarihli bir yazıyla, ꢁırnak Emniyet Müdürlüğü, ꢁırnak Cumhuriyet
Savcısı’ndan, sekiz diğer kiꢀiyle birlikte baꢀvuranın tutukluluk süresini 25 Mart 2000 tarihine
kadar uzatmasını talep etmiꢀtir. Aynı tarihte, sanıkların sayısını ve delil toplamanın güçlüğünü
gözönünde tutarak, Cumhuriyet Savcısı, talep edildiği gibi tutukluk süresini uzatma yetkisi
vermiꢀtir.
9. 24 Mart 2000 tarihinde, ꢁırnak Asliye Ceza Mahkemesi, sorgulama sürecinin henüz
tamamlanmamıꢀ olduğu gerekçesiyle baꢀvuranın tutukluğunun altı gün daha uzatılması emrini
vermiꢀtir.
10. 31 Mart 2000 tarihinde, baꢀvuran Cumhuriyet Savcısı’nın huzuruna çıkartılmıꢀtır.
Aynı tarihte, Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesi, baꢀvuranın tutuklu yargılanmasını
emretmiꢀtir.
11. 20 Nisan 2000 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı,
baꢀvuranı Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca bir terör örgütüne yardım, yataklık ve
üyelikle suçlayan bir iddianame sunmuꢀtur.
12. Baꢀvuran aleyhindeki cezai yargılama ꢀu anda Diyarbakır Ağır Ceza
Mahkemesi’nde devam etmektedir.
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK
13. Đç hukukun tam açıklaması Öcalan – Türkiye [BD] kararında (baꢀvuru no.
46221/99, § 55, AĐHM 2005) bulunabilir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 5 § 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
14. Baꢀvuran, AĐHS’nin 5 § 3. maddesinde öngörüldüğü gibi, bir yargıç veya adli
görev yapmaya yasayla yetkili kılınmıꢀ diğer bir görevli önüne çıkarılmadan, on gün polis
nezaretinde tutulduğundan ꢀikayetçi olmuꢀtur. AĐHS’nin 5 § 3. maddesi ꢀöyledir:
“Bu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koꢀullara uyarınca yakalanan veya tutulu durumda bulunan
herkes hemen bir yargıç veya adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmıꢀ diğer bir görevli önüne
çıkarılır; kendisinin makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuꢀturma sırasında serbest
bırakılmaya hakkı vardır. Salıverilme, ilgilinin duruꢀmada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminata
bağlanabilir.”
A. Kabuledilebilirlik
15. Hükümet, her durumda sözkonusu talepleri inceleyecek olan yerel Mahkemeler
huzurunda ꢀikayetlerini sunmadığı ve AĐHS’nin ihlal edilmiꢀ olduğunu iddia etmediği için
baꢀvuranın, iç hukuk yollarını tüketmemiꢀ olduğunu belirtmiꢀtir. Tutuklu kiꢀilerin,
alıkonmalarının yasallığı veya Cumhuriyet Savcısı’nın gözaltı sürelerinin uzatılmasına iliꢀkin
kararı halinde bölge hakimine baꢀvurma hakkına sahip olduğunu öngören ve baꢀvuranın
yakalandığı sırada yürürlükte olan CMK’nın 128 § 4. maddesine değinmiꢀlerdir. Hükümet
ayrıca bölge hakiminin, baꢀvuranın polis gözetiminde tutulmasına son verme ve Cumhuriyet
Savcısı huzuruna çıkmasını öngörme hakkına sahip olduğunu belirtmiꢀtir. Son olarak, 6 Mart tarihli düzeltme ardından, sözkonusu maddenin dördüncü paragrafınca öngörülen
prosedürün, Devlet Güvenlik Mahkemeleri huzurunda karara bağlanacak suçlara
uygulanabilir bir hal almıꢀ olduğunu ileri sürmüꢀtür.
16. Baꢀvuran, Hükümet tarafından önerilen iç hukuk yolunun, kendi davasında etkin
olmadığını ileri sürmüꢀtür. Gözaltında tutulma süresi, yakalandığı tarihte uygulanan yerel
hukukla uyumlu olmadığı için CMK’nın 128. maddesi bağlamında yapılan her tür
uygulamanın faydasız kaldığını belirtmiꢀtir.
17. Sözkonusu davada AĐHM, Devlet Güvenlik Mahkemeleri huzurundaki davalarda
“polis gözetiminde tutulduğu sırada alıkonmasının yasallığı hususunda karar vermesi ya da
serbest bırakılması için bir hakime baꢀvuran bir kiꢀi örneği” bulunmadığını yineler. Ancak,
Hükümet’in ileri sürdüğü gibi, CMK’nın 128. maddesine getirilen 1997 tarihli bir
düzeltmenin, Türk hukuku uyarınca, Mahkemelerde bir ꢀüpheliyi polis gözetiminde tutma
kararlarına itiraz etme hakkını tesis ettiğini gözlemler. Bu tür bir iç hukuk yolu, teoride
mevcuttur. Sözkonusu yolun pratikte nasıl iꢀlediğine iliꢀkin AĐHM, Hükümetin, Cumhuriyet
Savcısı’nın, ꢀüphelinin polis gözetiminde tutulmasına iliꢀkin emrinin, dördüncü günün
bitiminden önce (Cumhuriyet Savcısı’nın, ꢀüphelilerin polis gözetiminde tutulmasını
emredebileceği sürenin kanuni zaman aꢀımı süresi) feshedildiği bir Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nce verilen bir kararın örneğini ortaya koymamıꢀ olduğunu belirtmektedir (bkz.
Öcalan/Türkiye [BD], No 46221/99, CEDH 2005, §§ 66-69).
18. AĐHM, içtihatı (bkz., özellikle, Sakık ve diğerleri/Türkiye, 26 Kasım 1997 tarihli
karar, Raporlar 1997-VII, sayfa 2623-2624, § 44) ıꢀığında, Hükümet’in itirazını
reddetmektedir.
19. AĐHM baꢀvurunun, AĐHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden yoksun
olmadığını belirtmektedir. Ayrıca, kabuledilemez olduğu hususunda bir dayanak yoktur. Bu
nedenle, kabuledilebilir olduğuna karar verilmelidir.
B. Esaslar
20. Hükümet, baꢀvuranın yakalanmasının, terörist bir suç iꢀlediğine iliꢀkin ꢀüpheler
hususunda güvenilir dayanakların mevcut olmasının, gözaltı tedbirlerinin, yetkili merci
tarafından öngörülmesinin ve ilgili tarihte uygulanabilir yasa tarafından öngörülen gereklerle
uyumlu olarak sözkonusu merci tarafından yürürlüğe konmasının bir sonucu olduğunu ileri
sürmüꢀtür. Đlgili yasanın, o zamandan beri, AĐHM içtihatıyla uyumlu olarak düzenlendiğini ve
bu nedenle, baꢀvuranın iddialarının bir gerekçeye dayanmadığını yinelemiꢀtir.
21. AĐHM, terörist suçların soruꢀturulmasının, birçok defa yetkili makamları önemli
sorunlara maruz bıraktığını kabul etmiꢀtir (bkz. Brogan ve Diğerleri, sayfa 33, § 61, Murray,
sayfa 27, § 58, Aksoy/Türkiye, 18 Aralık 1996 tarihli karar, Raporlar 1996-VI, sayfa 2282, §
78, Demir ve Diğerleri, 23 Eylül 1998 tarihli karar, Raporlar 1998-IV, sayfa 2653, § 41, ve
Sakık ve Diğerleri/Türkiye, 26 Kasım 1997 tarihli karar, Raporlar 1997-VII, sayfa 2623, §
44). Ancak bu husus, yetkili makamların, terörizmin sözkonusu olduğuna kanaat getirdikleri
her durumda, yerel Mahkemelerin ve AĐHS’nin denetleyici organlarının kontrolünden
bağımsız olarak ꢀüphelileri, sorguya çekmek üzere yakalamak için 5. madde uyarınca kayıtsız
ꢀartsız yetki sahibi oldukları anlamına gelmez (bkz. Murray, sayfa 27, § 58).
22. AĐHM, baꢀvuranın 21 Mart – 31 Mart 2000 tarihleri arası on gün boyunca polis
gözetiminde kalmıꢀ olduğunu gözlemlemiꢀtir. Brogan ve Diğerleri davasında, adli kontrol
olmaksızın dört gün altı saat süren polis gözetiminde alıkonma süresinin, amacı toplumu bir
bütün olarak terörizme karꢀı korumak da olsa, AĐHS’nin 5 § 3. maddesince süreye iliꢀkin
öngörülen kesin kısıtlamalara uymadığını hatırlatmaktadır (bkz. Brogan ve Diğerleri, sayfa
33, § 62).
23. Baꢀvuranın itham edildiği eylemler, terörist bir tehdit öğesi içerse dahi, AĐHM
baꢀvuranın, adli müdahale olmadan on gün boyunca alıkonmasını kabul edemez.
24. Dolayısıyla, AĐHS’nin 5 § 3. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II.AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
25.AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A.Tazminat
26.Baꢀvuran, maddi ve manevi tazminat miktarlarının belirlenmesini AĐHM’nin takdirine
bırakmıꢀtır.
27.Hükümet görüꢀ bildirmemiꢀtir.
28.Baꢀvuranların maruz kaldığı iddia edilen maddi tazminata iliꢀkin olarak, AĐHM,
baꢀvuranların iddialarını destekleyecek belgeler sunmadığını not eder, buna göre AĐHM bu
talebi reddeder.
29.Manevi tazminata iliꢀkin olarak AĐHM, baꢀvuranın, bir ihlal tespitiyle yeterli derecede
tazmin edilemeyecek olan, kanuni niteliğini sorgulama imkanının olmadığı, on gün tutuklu
bulundurulmasından kaynaklanan belirli bir sıkıntı yaꢀamıꢀ olabileceğinin düꢀünülebileceğini
gözlemler. AĐHS’nin 41. maddesinin gerektirdiği üzere, eꢀitlik temelinde yaptığı
değerlendirme sonucunda, AĐHM baꢀvurana 2.000 Euro manevi tazminat ödenmesine karar
vermiꢀtir.
B. Mahkeme masrafları
30.Baꢀvuran, yerel mercilerden ve AĐHM önünde yapılan masrafların miktarını AĐHM’nin
belirlemesini talep etmiꢀtir.
31.Hükümet görüꢀ bildirmemiꢀtir.
32. AĐHM’nin, içtihadına göre, bir baꢀvuran, gerçekten ve gerektiği için yapılmıꢀ ve miktar
açısından makul olduğu sürece, masraflarının ödenmesine hak kazanır. Bu davada, elindeki
bilgiler ve yukarıdaki ölçütler temelinde, AĐHM, baꢀvuranın, yapılmıꢀ masrafları
belgelendiremediğinden, iddiasını tamamıyla ispatlayamadığı kanısındadır. Ancak, davanın
koꢀulları içinde, baꢀvurana bu baꢀlık altında 1.000 Euro ödenmesi makuldür.
C.Gecikme faizi
33. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı
faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiꢀtir
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1.Baꢀvurunun kalan kısmın kabulüne;
2.AĐHS’nin 5 § 3. maddesinin ihlal edildiğine;
3.(a)sorumlu Devlet’in baꢀvurana, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği
tarihten itibaren üç ay içinde, 2.000 Euro manevi tazminat (iki bin Euro), mahkeme masrafları
için 1.000 Euro (bin Euro), ve uygulanabilecek her türlü vergiyi ödeme tarihinde geçerli olan
kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilerek ödemesine;
(b) yukarıda anılan üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa
Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
4. Baꢀvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đngilizce hazırlanmıꢀ, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 22
Aralık 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
Vincent BERGER
Sekreter
Bostjan ZUPANCIC
Baꢀkan
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło