64962/01

WyrokETPCz2010-05-18ECLI:CE:ECHR:2010:0518JUD006496201

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy nieobecność prokuratora podczas rozprawy karnej przed sądem pierwszej instancji, w połączeniu z aktywną rolą sądu w przedstawianiu dowodów obciążających, naruszyła prawo skarżącego do bezstronnego sądu zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że w sytuacji, gdy prokuratura wnioskowała o udział w rozprawie, a sąd pierwszej instancji podjął decyzję o prowadzeniu sprawy bez prokuratora, a następnie aktywnie przejął funkcje prokuratorskie (czytając akt oskarżenia, z urzędu powołując i przesłuchując świadka obciążającego oraz zmieniając podstawę dowodową), doszło do obiektywnie uzasadnionych wątpliwości co do bezstronności sądu. Trybunał podkreślił, że takie pomieszanie ról sędziego i prokuratora jest sprzeczne z zasadą niezależności i bezstronności sądownictwa, a także z zasadą kontradyktoryjności postępowania karnego. Brak skutecznego środka odwoławczego w postępowaniu krajowym oraz niemożność zrzeczenia się prawa do bezstronnego sądu w sprawach o fundamentalnym znaczeniu dla interesu publicznego potwierdziły naruszenie.
Stan faktyczny
Skarżący, Sergey Sergeyevich Ozerov, został oskarżony o dwa przestępstwa w Rosji. Mimo że prokuratura wnioskowała o udział prokuratora w rozprawie przed moskiewskim Sądem Rejonowym Savelovskiy, prokurator był nieobecny z nieznanych przyczyn. Sąd, po stwierdzeniu braku sprzeciwu ze strony obecnych stron, kontynuował rozprawę, czytając akt oskarżenia, a następnie z urzędu powołał i przesłuchał świadka obciążającego, którego zeznania stały się podstawą skazania. Sąd uznał skarżącego za winnego i wymierzył mu karę pozbawienia wolności. Sąd Miejski w Moskwie, rozpatrując apelację, nie odniósł się do zarzutu nieobecności prokuratora, choć później zmienił kwalifikację prawną czynu i obniżył karę.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Oddala wstępny zarzut Rządu. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 § 1 Konwencji. 3. Zasądza na rzecz skarżącego 2 600 euro tytułem szkody niemajątkowej oraz 1 850 euro tytułem kosztów i wydatków, powiększone o wszelkie należne podatki. 4. Oddala pozostałe roszczenia skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM   OZEROV/RUSYA DAVASI   (Başvuru no. 64962/01)   NĠHAĠ KARAR   STRAZBURG   May 2010   İşbu karar Sözleşme’nin 44/2 maddesi çerçevesinde kesinleşmiştir. Şekli   düzeltmeler tabi tutulabilir.   __________________________________________________________________________________________   © T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayriresmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler   Genel Müdürlüğü, Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığı tarafından yapılmıĢ olup, Mahkeme‟yi bağlamamaktadır. Bu   çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiĢ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koĢulu ile   Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler Genel Müdürlüğü, Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığına atıfta   bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   OZEROV/RUSYA KARARI   Ozerov/Rusya davasında,   Başkan,   Josep Casadevall,   Yargıçlar,   Boštjan M. Zupančič,   Anatoly Kovler,   Alvina Gyulumyan,   Ineta Ziemele,   Luis López Guerra,   Ann Power,   ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Santiago Quesada‟nın katılımıyla Daire   halinde toplanan Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi (Ġkinci Bölüm), 27   Nisan 2010 tarihinde yapılan kapalı müzakereler sonrasında, aynı tarihte   aĢağıdaki kararı vermiĢtir.   USUL   1. Rusya Federasyonu aleyhine açılan (64962/01 no‟lu) davanın   temelinde, Rus vatandaĢı Sergey Sergeyevich Ozerov‟un (“baĢvuran”)   (“baĢvuran”) Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi‟ne (“AĠHM” veya   “Mahkeme”) 12 Temmuz 2000 tarihinde, Avrupa Ġnsan Hakları   SözleĢmesi‟nin (“SözleĢme”) 34. maddesi uyarınca yapmıĢ olduğu baĢvuru   bulunmaktadır.   2. Mahkeme önünde baĢvuran, Moskova‟da görev yapan avukat M.N.   Stepanov tarafından temsil edilmiĢtir. Rus Hükümeti ise (“Hükümet”)   Rusya Federasyonu Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi eski temsilcisi P.A.   Laptev tarafından temsil edilmiĢtir.   OZEROV/RUSYA KARARI   3. BaĢvuran, yargılanmasının tarafsız bir mahkeme tarafından   gerçekleĢtirilmediğini, savcının yokluğunda yapıldığını iddia etmiĢtir.   4. Mahkeme, 3 Kasım 2005 tarihinde, baĢvurunun kısmen kabul   edilebilir olduğunu beyan etmiĢtir.   5. BaĢvuran ve Hükümet, daha geniĢ kapsamlı görüĢlerini yazılı olarak   bildirmiĢlerdir (Mahkeme Ġçtüzüğünün 59/1. maddesi).   OLAYLAR   I. DAVANIN KOŞULLARI   6. BaĢvuran 1969 doğumlu olup, Moskova‟da ikamet etmektedir.   7. 1999 yılında baĢvuran aleyhine iki suça iliĢkin olarak ceza   yargılamaları baĢlatılmıĢtır. Bu suçların biri 1999 senesinin Haziran ayında   iĢlenen ve fiziki yaralanmayla sonuçlanan bir trafik suçu olup, diğeri ise   senesinin Ağustos ayında iĢlenen bir hırsızlık suçudur.   8. Moskova Savcılığı, 6 Ekim 1999 tarihinde, davayı Moskova   Savelovskiy Bölge Mahkemesi‟ne nakletmiĢ, duruĢmadan haberdar   edilmeyi ve bir savcının katılımı ile davayı incelemeyi talep etmiĢtir.   9. Moskova Savelovskiy Bölge Mahkemesi yargıcı F., 12 Ekim 1999   tarihinde, baĢvuranın davasının, bir savcısının ve müdafinin katılımıyla 26   Ekim 1999 tarihinde inceleneceğini ilan etmiĢtir.   10. Yargıç F. ve iki asistan yargıçtan oluĢan Savelovskiy Bölge   Mahkemesi heyeti, 25 Kasım 1999 tarihinde bir açık duruĢma   gerçekleĢtirmiĢtir. BaĢvuran, baĢvuranın avukatı ve mağdurlar duruĢmada   olmalarına rağmen, savcı bilinmeyen sebeplerden ötürü duruĢmada   bulunmamıĢtır.   11. DuruĢma tutanaklarına göre mahkeme, duruĢmada bulunanlara,   herhangi bir talepleri olup olmadığı sormuĢtur. Katılımcıların herhangi bir   OZEROV/RUSYA KARARI   talebi olmamıĢtır. Ardından mahkeme, hazır bulunan kiĢilerle incelemeye   baĢlamanın mümkün olup olmadığını sormuĢ, aldığı olumlu yanıt üzerine   müzakere ederek davayı incelemeye karar vermiĢtir.   12. DuruĢmada iddianame okunmuĢtur. BaĢvuran, Ceza Kanunu‟nun 264/1   maddesi uyarınca, yaralanmayla sonuçlanan trafik kuralları ihlali ve yine   aynı kanunun 158/2 maddesi uyarınca, birden fazla kiĢi ile önemli zarara   neden olan hırsızlıkla suçlanmıĢtır.   13. BaĢvurana kendisine yöneltilen suçlamaları anlayıp anlamadığı ve   bu suçları kabul edip etmediği sorulmuĢtur. BaĢvuran, suçlamaları anladığı,   trafik suçunu kabul ettiği ancak hırsızlıkta suçsuz olduğu cevabını vermiĢtir.   Bunun üzerine, hazır bulunan kiĢilere delillerin incelenmesinin sırası   hakkındaki görüĢleri sorulmuĢ ve hazır bulunan kiĢiler bu kararı   mahkemenin takdirine bırakmıĢtır. Mahkeme önce baĢvuranı, ardından   mağdurları dinlemeye, sonrasında ise yazılı delilleri değerlendirmeye ve   mağdur L.‟nin beyanlarını almaya karar vermiĢtir.   14. Mahkeme, müzakere ettikten sonra resen, baĢvuranı suç mahallinde   yakalayan polis memuru Y.‟nin de tanıklığına baĢvurmuĢtur. 40 dakika   aradan sonra gelip ifade veren polis memuru, ifadesinde, olay yerine devriye   arabası ile ve diğer polis memurlarıyla geldiğini, orada bir adam görüp   kovaladıklarını ancak adamın kaçtığını, kendilerinin açık bir araba   bulduklarını ve bir süre sonra arabaya yaklaĢan ve kovaladıkları adama   benzeyen baĢvuranı yakaladıklarını dile getirmiĢtir. BaĢvuran, hırsızlıkla   hiçbir ilgisi olmadığını iddia etmiĢ, o esnada arkadaĢlarını ziyaret ettiğini   belirtmiĢ ancak arkadaĢlarının adlarını veya adreslerini verememiĢtir.   15. Ardından Mahkeme, hazır bulunan kiĢilerle soruĢturmayı   sonuçlandırmanın mümkün olup olmadığını sormuĢtur. Hazır bulunan   kiĢilerin olumlu yanıtının ardından mahkeme savunmalara geçmiĢ ve   bilhassa baĢvuranın avukatının beyanlarını dinlemiĢtir.   16. Savelovskiy Bölge Mahkemesi, 26 Kasım 1999 tarihinde, baĢvuranı,   Ceza Kanununun, yaralanmayla sonuçlanan trafik ihlali suçlarına iliĢkin   OZEROV/RUSYA KARARI   264. maddesi ve birden fazla kiĢi ile önemli zarara neden olan hırsızlık   suçuna iliĢkin 154. maddesi uyarınca suçlu bulmuĢ ve kendisine 3 yıl 6 ay   hapis ve para cezası vermiĢtir.   17. BaĢvuranın hırsızlık suçundan mahkumiyetinde; mağdur V., tanık L. ve   üç kiĢiyi arabadan çıkarken gördüğünü, biri bahçede beklerken diğer   ikisinin demir bir levyeyi andıran bir aletle binaya doğru yaklaĢtığını   söyleyen bir güvenlik görevlisinin ifadeleri temel alınmıĢtır. L. metal   kazıma sesleri duymuĢ ve polisi aramıĢtır. Mahkumiyet daha geniĢ olarak   Y‟nin; suç mahallinde polis tarafından bulunan çalıntı bir eĢyaya dair bir   rapor ve o eĢyanın da bir demir levye olduğuna dair diğer bir rapor üzerine   kurulmuĢtur. Mahkeme, baĢvuranın, arabasını, çalınan eĢyanın taĢınmasına   tahsis etmek Ģeklinde suça iĢtirak ettiği, diğerleri pencere parmaklıklarını   zorlarken onun gözcülük yaptığı sonucuna varmıĢtır. Sunulan kesin yazılı   delil ise hukuka aykırı elde edildiği için geçersiz sayılmıĢtır.   Mahkumiyet ayrıca, tanık Y.‟nin ifadesi, suç mahalinde polis tarafından   bulunan ve mağdur tarafından teĢhis edilen bir çalıntı mala iliĢkin inceleme   raporu ve yine suç mahalinde bulunan bir levyeye iliĢkin inceleme raporları   üzerine kurulmuĢtur. Mahkeme, baĢvuranın diğer suç ortaklarını arabasıyla   suç mahaline götürdüğü, çalıntı malın taĢınması için arabasını tahsis ettiği   ve diğerleri pencere parmaklıklarını zorlarken kendisinin etrafı gözetlediği   sonucuna varmıĢtır. Bölge Mahkemesi belli yazılı delillerin, hukuka aykırı   olarak elde edilmesinden dolayı geçersiz olduğunu beyan etmiĢtir.   18. BaĢvuranın avukatı, müvekkilinin hırsızlığa iĢtirak ettiğine iliĢkin   herhangi bir delil bulunmadığını ileri sürerek, suçlamaları reddetmiĢtir.   Avukat ayrıca, dava dosyasında duruĢma için savcıya yapılan herhangi bir   tebligat olmadığına ve savcının neden duruĢmaya iĢtirak etmediğine dair bir   gerekçe de bulunmadığına dikkat çekmiĢtir. Ġlk derece mahkemesi, savcının   yokluğunda iĢlem tesis etmiĢ, böylece savcının iĢlevini de yerine getirmiĢtir.   Mahkeme, aynı anda baĢvuranı suçlayan ve yargılayarak, suçlayıcı adalet   OZEROV/RUSYA KARARI   anlayıĢında olduğu gibi, anayasal ilkeler olan; mahkemenin tarafsızlığı,   tarafların eĢiliği ve nizalı yargı kurallarını ihlal etmiĢtir.   19. Moskova ġehir Mahkemesi, 27 Ocak 2000 tarihinde açık duruĢma   gerçekleĢtirmiĢtir. Mahkeme, baĢvuranın avukatını ve yargılamanın geçerli   kılınması gerektiğini ileri süren savcının beyanlarını almıĢ, temyizi   reddetmiĢ ve kararı onamıĢtır.   20. ġehir Mahkemesi kararında, baĢvuranın hırsızlığa iĢtirak etmediği   yönündeki iddiasını kabul edemeyeceğini, davada elde edilen delillerin bu   iddiayı çürüttüğünü belirtmiĢtir. ġehir Mahkemesi ayrıca, kararı iptal etmeyi   gerektirecek, esaslı bir ceza muhakemesi kanunu ihlali bulunmadığına karar   vermiĢtir. Mahkeme, kararında, baĢvuranın avukatının, ilk derece   mahkemesi tarafından yapılan duruĢmada savcının bulunmadığına iliĢkin   Ģikayeti hakkında ise görüĢ bildirmemiĢtir.   21. Moskova ġehir Mahkemesi baĢkanlık heyeti, 19 Ekim 2000   tarihinde, baĢvuranın davasını yeniden incelemiĢ ve hırsızlık olan suçun   niteliğini 33/5 ve 158/2 maddeleri uyarınca, hırsızlığa yardım ve yataklık   etmek olarak değiĢtirerek ve cezayı iki yıl üç ay hapis ve para cezasına   düĢürmüĢtür.   22. BaĢvuran, belirtilmeyen bir tarihte genel af ile serbest bırakılmıĢtır.   II. ĠLGĠLĠ ĠÇ HUKUK   A. İç Hukuk   1. 1960 Tarihli Rusya Federal Sosyalist Cumhuriyeti Ceza   Muhakemesi Kanunu   23. Söz konusu zamanda yürürlükte olan 1960 tarihli Rusya Federal   Sosyalist Cumhuriyeti Ceza Muhakemesi Kanunu‟nun (“Kanun”) 20.   maddesine göre, davanın tüm koĢullarının kapsamlı, dikkatli ve objektif   OZEROV/RUSYA KARARI   olarak incelenmesi için mahkemelerin bütün hukuki ölçütleri göz önünde   bulundurması ve mahkumiyet ve beraat gibi ağırlaĢtırıcı ve hafifletici   nedenleri saptaması gerekmektedir.   24. Kanunun 228. maddesine göre, davanın hazırlık aĢaması boyunca, bir   hâkim, savcının yargılamada yer alıp almayacağına karar vermek   zorundadır. Eğer yargıç, savcının da davada yer alması gerektiğine karar   verirse, bu karar savcıyı bağlar. Savcı, dosyayı mahkemeye gönderdiği   sırada uygulanacak cezalar konusundaki kanaatini mahkemeyi bildirmiĢse,   mahkeme artık baĢka türlü karar veremez.   25. Kanunun 251 ve 277. maddeleri uyarınca, savcının duruĢmada yer   almaması halinde mahkeme, hazır bulunan kiĢileri dinledikten sonra,   davanın savcının yokluğunda incelenmesinin mümkün olup olmadığına ya   da duruĢmanın ertelenmesi gerekip gerekmediğine karar verir. Söz konusu   karar, üst mahkeme önünde temyiz edilemez (Kanunun 331. maddesi).   26. Yargılama sürecinde savcı, devlet adına sanığa sorular yöneltir,   delillerin incelenmesinde görev alır ve bilhassa sanığa uygulanması gereken   kanun ve cezaya iliĢkin kararını ve beyanlarını açıklar. Eğer savcı,   soruĢturma sırasında sanığın aleyhine olan suçlamaların daha fazla   desteklenemeyeceği sonucuna ulaĢırsa, bu durumu gerekçeleri ile   mahkemeye bildirip soruĢturmaya son verir (Kanunun 248. maddesi).   27. Rusya Anayasa Mahkemesi, görev dağılımı sorunu içeren birçok   vakada, Rusya Federal Sosyalist Cumhuriyeti‟nin Ceza Muhakamesi   Kanunu‟na göre mahkemenin görevinin özellikle bağımsız, tarafsız   (Anayasa‟nın 120. maddesi) ve ceza yargılamasının ruhuna uygun Ģekilde   (Anayasa‟nın 123/3 maddesi) yargılamanın yürütülmesi olduğunu   belirlemiĢtir. Anayasa Mahkemesi, yargıca yüklenmiĢ olan aĢağıdaki   görevleri, söz konusu ilkelere aykırı bulmuĢtur.   Ceza kovuĢturmasını ve cezaları Kanunun 418. maddesine göre kurmak   (28 Kasım 1996 tarihli bir kararı ile); ceza kovuĢturmasını özellikle yeni bir   OZEROV/RUSYA KARARI   kiĢi aleyhine kurmak ve yine o kiĢi aleyhine 3, 108/1, 109/1,2,3, 112, 115,   23271 ve 256/1,2,4 maddelerine gore koruyucu bir tedbir uygulamak (14   Ocak 2000 tarihli karar); 248/4 maddesine göre savcı, cezadan vazgeçtiği   halde ceza vermek (20 Nisan 1999 tarihli bir kararı) ; 232/1 ve 258/1   maddeleri gereğince özellikle delil kanuna aykırı olarak elde edildiğinde ya   da davanın gerekçesinde sanık aleyhine daha ağır veya yeni cezalar   verilmesi gereken durumlarda, soruĢturmada telafisi imkansız eksiklikler   gördüğünde bir ceza davası dosyasını, ek soruĢturma için savcıya resen geri   göndermek (20 Nisan 1999 ve 3 ġubat 2000 tarihli kararlar).   Anayasa Mahkemesi‟ne göre, cezaların hesaplanması ve uygulanması   mahkemeye bırakılmamalı; bu görevler savcı tarafından yerine   getirilmelidir. Anayasa Mahkemesi, özellikle, 20 Nisan 1999 tarihli   kararında, ceza yargılamaları, yargısal görevlerin katı ayrımı anlamına gelen   ilkeler olan nizalı dava ve tarafların eĢitliği ilkelerine ve farklı aktörler   tarafından yerine getirilen soruĢturma temeline dayanacağına hükmetmiĢtir.   Cezai yargılamaların çekiĢmeli yapısı, ceza kovuĢturmasının ve cezaların   formüle edilmesinin mahkeme safhasından önce gerçekleĢmesinin, yetkili   kurumlar ve yetkililer gibi mağdurların da garanti altına alınmasını   sağlayacağına iĢaret etmektedir. Mahkemeye herhangi bir Ģekilde söz   konusu kurumların ve kiĢilerin soruĢturma faaliyetlerini yerine getirmesi   yükümlülüğünü getirmek, hem Anayasa‟nın 123/3 maddesine hem de Ġnsan   Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması SözleĢmesinin 6. maddesine ve   Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası SözleĢmesinin 14. maddesine aykırı   olup, Anayasa‟nın 120/1 maddesinde hükmolunan yargılamanın bağımsız   ve tarafsız gerçekleĢtirilmesi Ģartının oluĢmasını engeller.   28. Kanunun 278/1 maddesine göre kovuĢturma, iddianamenin açıkça   okunması ile baĢlar. Anayasa Mahkemesi, kanunda, iddianamenin mahkeme   tarafından açıkça okunmasını zorunlu kılan bir iĢaret olmadığına   hükmetmiĢtir. Dolayısıyla, mahkemenin anayasal görevi olan kovuĢturma   sırasındaki çekiĢmeli ceza yargılaması ve tarafların eĢitliği ilkelerine aykırı   OZEROV/RUSYA KARARI   olacağından ötürü, mahkemenin sanık aleyhine cezaları belirleme, kabul   etme ya da onları kanıtlama gibi herhangi bir iĢlev üstlenmek zorunda   olduğu sonucu çıkmamaktadır. Eğer duruĢma hakimi, savcının, duruĢmada   iddianameyi açıkça okumasını emretmiĢse, savcının bunu reddetme Ģansı   yoktur (21 Aralık 2000 tarihli bir karar).   29. 1960 tarihli Kanuna göre, savcının jüri bulunan yargılamalarda davaya   katılması zorunludur. (428. madde).   30. Temyiz mahkemesi, ilk derece mahkemesinin hükmünün hukuka   uygunluğunu ve sağlam dayanakları bulunup bulunmadığını, dava   dosyasındaki belgeler ve yeni ibraz edilen belgelere dayalı olarak inceler.   Temyiz mahkemesi, temyiz gerekçeleri ile bağlı olmadığı gibi davayı   yeniden tam olarak değerlendirmeye de yetkilidir (332. madde). Kanunun   -341. maddeleri uyarınca temyiz mahkemesi, ilk derece   mahkemesinin hükmünü bozabilir, onayabilir, yargılamayı iptal edebilir,   yeni bir soruĢturma ya da yeni bir kovuĢturma için dosyayı geri gönderebilir   ya da yargılamayı değiĢtirebilir.   31. Kanunun 342. maddesi aĢağıdaki gibidir:   [Temyizde] Yargılamayı İptal Etme veya Değiştirme Gerekçeleri   “Temyiz aĢamasında yargılamayı iptal etme veya değiĢtirme gerekçeleri aĢağıdaki   gibidir:   (i) önyargılı veya eksik tahkikat, soruĢturma veya mahkeme incelemesi;   (ii) davaya konu olaylar ve mahkemenin ulaĢtığı sonuç arasındaki tutarsızlık;   (iii) usule hukukunun ağır ihlali;   (iv) yürürlükteki kanunun hatalı uygulanması;   (v) mahkumun kiĢiliği veya suçun ciddiyeti ile ceza arasındaki tutarsızlık.”   OZEROV/RUSYA KARARI   2. 2001 Tarihli Ceza Muhakemesi Kanunu   32. 2002 tarihinde yürürlüğe giren 2001 tarihli yeni Ceza Muhakemesi   Kanunu‟nun 246. maddesi uyarınca, devlet savcısının tüm kamu   davalarındaki yargılamalara katılması zorunludur.   B. İlgili Uluslararası Hukuk Kaynakları   1. Avrupa Konseyi   33. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi‟nin Kamu Savcılarının Cezai   Yargılama Sistemindeki Rolüne iliĢkin Üye Devletlere Tavsiyesi‟ne göre   (Tavsiye (2000)19) Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 6 Ekim   tarihinde 724. oturumda kabul edilmiĢtir), tüm Avrupa ceza   sistemlerinde savcıların görevleri, ceza belirlemek ya da soruĢturmaya   kovuĢturma safhasından önce son vermek ve tüm veya belirli mahkeme   kararlarını temyiz etmektir. Bazı ceza sistemlerinde savcı ayrıca,   soruĢturmayı yönetir, gözetler ve denetler; mağdurlara yasal destekte   bulunur veya soruĢturma için alternatif tedbirlere karar verir (2 ve 3). Kamu   savcıları ile yargıçların yasal iliĢkileri konusunda da Tavsiye, aĢağıdaki   ifadelere yer vermiĢtir:   “17. Devletler, kamu savcılarının kanunla belirlenmiĢ olan yetkilerini,   muhakemedeki rollerini ve yasal konumlarını güvence altına alacak uygun tedbirler   almalıdır ki mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili en ufak bir meĢruiyet   Ģüphesi olmasın. Bazı ülkeler, ayrıca bir kiĢinin hem mahkeme yargıcı hem de kamu   savcısı olarak görev ve sorumluluk alamayacağını da garanti etmelidir.”   2. Birleşmiş Milletler   34. BirleĢmiĢ Milletler savcıların rolü ile ilgili Suçun Önlenmesi ve   Suçluların ĠyileĢtirilmesi (Havana, Küba, 27 Ağustos – 7 Eylül 1990) 8.   BirleĢmiĢ Milletler Kongresi‟nde birtakım rehberler yayımlamıĢtır. Ceza     OZEROV/RUSYA KARARI   yargılamalarında savcıların rolüne iliĢkin 10. Rehber‟de, “savcılıkların   yargısal fonksiyonlardan mutlak surette ayrılması gerektiği”   belirtilmektedir.   HUKUKĠ DEĞERLENDĠRME   I. SÖZLEġME‟NĠN 6. MADDESĠNĠN ĠHLAL EDĠLDĠĞĠ ĠDDĠASI   HAKKINDA   35. BaĢvuran, Moskova Savelovskiy Bölge Mahkemesi önünde bir savcı   bulunmaksızın yargılanmasından ötürü tarafsız bir yargılamaya tabi   tutulmadığından Ģikayetçi olmuĢtur. BaĢvuran, ilgili kısmı aĢağıdaki gibi   olan SözleĢme‟nin 6/1 maddesine dayanmıĢtır:   “Herkes davasının, cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda   karar verecek olan, yasayla kurulmuĢ, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından   görülmesini isteme hakkına sahiptir.”   A. Hükümet’in İlk İtirazı   36. Hükümet, yargılamanın baĢlangıcında baĢvuranın ve avukatının,   davanın savcının yokluğunda görülmesine itiraz etmediklerini ileri   sürmüĢtür.   37. BaĢvuran, mahkeme incelemesine “hazır bulunan kiĢilerle”   baĢlamanın ve incelemeyi sonuçlandırmanın mümkün olup olmadığı   sorusunun tanıkların hazır bulunmasıyla ilgili olduğunu değerlendirdiğinden   ve bazı iĢtirakçıların yokluğunda, bir üst mahkemeye aleyhe bir temyiz   imkanı olmaksızın karar verilmesinin tamamen mahkemenin takdirinde   olduğunu düĢündüğünden itiraz etmediğini belirtmiĢtir (Bk. yukarıda 25.   paragraf).   OZEROV/RUSYA KARARI     38. Mahkeme, baĢvurunun kabul edilebilirliği hakkında karar verirken,   Hükümet‟in itirazının baĢvuranın Ģikayetinin özü ile yakından bağlantılı   olduğunu kabul etmiĢtir. Dolayısıyla Mahkeme, iki iddiayı dayanakları ile   birlikte inceleyecektir.   B. Şikayetin Esası   1. Tarafların ibrazları   (a) Hükümet   39. Hükümet, RSFSC Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu uyarınca,   savcıların ceza davalarına katılmaları, jurili yargılamalar dıĢında, mecburi   olmadığını belirtmiĢtir.   40. Hükümet, savcının, katılımıyla 26 Ekim 1999 tarihinde   gerçekleĢtirilmesinin planlandığı 12 Ekim 1999 tarihli mahkeme kararına   iliĢkin gereğince bilgilendirilip bilgilendirilmediğini tespit etmenin   imkansız olduğunu belirtmiĢtir. Dava dosyasında bu duruma iĢaret eden   herhangi bir belge bulunmamaktadır. Fakat, her halükarda, Savelovskiy   Bölge Mahkemesi, iç hukuk uyarınca, savcının katılmadığı gerekçesiyle   yargılamayı erteleme mecburiyeti yoktur.   41. Bölge Mahkemesi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 251 § 1   maddesinin gerektirdiği üzere, savcı hazır bulunmadan,mahkeme   soruĢturmasını baĢlatma olanağını tartıĢmıĢtır.BaĢvuran, temsilcisi ve   yargılama iĢlemlerinin diğer katılımcıları itiraz etmemiĢlerdir.Savunmaları   dinlemeden once, mahkeme, ayrıca, mahkeme soruĢturmasının savcı hazır   bulunmadan sona erdirilmesi olanağını tartıĢmıĢtır.Kimse itirazda   bulunmamıĢtır.Mahkeme soruĢturması sırasında, savcının duruĢmaya   katılmamasına   dayanarak,   yargılamanın   ertelenmesi   talebinde   bulunulmamıĢtır.     OZEROV/RUSYA KARARI   42. Hükümet, Bölge Mahkemesi‟nin iddia makamı gibi davranmadığını   iddia etmiĢtir. Ġddia makamı, mahkeme önünde savcının ve geniĢ usuli   haklardan faydalanan mağdurların onayladığı iddianame ile temsil   edilmiĢtir. Mahkeme, iddianameyi ve iddianamede yer alan suçları   incelemiĢtir. Yargılamada, baĢvuranın aleyhinde yeni suçlamalar ortaya   atılmamıĢtır. Bu nedenle, Bölge Mahkemesi, soruĢturma makamının   sunduğu   delillerin   incelenmesinden   baĢka   bir   iĢlem   gerçekleĢtirmemiĢtir.Yargılama, Bölge Mahkemesi‟nin, savcının iĢlevlerini   üstlenmeksizin, davanın bütün koĢullarının kapsamlı, titiz ve nesnel bir   Ģekilde incelenmesi için bütün kanuni önlemleri almasını ve cezayı   ağırlaĢtırıcı ve hafifleĢtirici olanların yanı sıra, suçlayıcı ve beraat ettirici   koĢulları tespit etmesini gerektiren ve o dönemde yürülükte olan özellikle   Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 20. maddesine uygun olarak   gerçekleĢtirilmiĢtir. Bölge Mahkemesi‟nin, masumiyete iliĢkin kanıt yükünü   baĢvurana yüklediğine dair herhangi bir gösterge yoktur. Savcının   yargılama için sunduğu deliller incelendiğinde, Bölge Mahkemesi‟nin   delillerin bir kısmının kanunlara aykırı bir Ģekilde elde edildiğine   hükmederek kabul edilemez olarak nitelendirdiği özellikle belirtilmelidir.   43. Bu nedenle, baĢvuranın, Savelovskiy Bölge Mahkemesi‟nin tarafsız   olmadığına dair endiĢeleri, nesnel bir Ģekilde gerekçelendirilmemiĢtir.   (b) Başvuran   44. BaĢvuran, savcının yargılamaya katılma ve suçlamaları destekleme   istediğini dile getirdiğini belirtmiĢtir. Bölge Mahkemesi, yargılamanın   savcının katılımıyla gerçekleĢmesine karar vermiĢtir. Bu nedenle, mahkeme,   Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 228 ve 251 maddeleri uyarınca,   savcının yargılamaya katılmama nedeni hakkında bilgi sahibi olunulmadığı   ve savcının yokluğunda ilerleme talebi olmadığından savcının hazır   bulunmayıĢı gerekçesiyle yargılamayı ertelemeliydi. Yargılamanın baĢında   mahkemece tartıĢılan, o sırada hazır bulunan kiĢilerle yargılamanın   OZEROV/RUSYA KARARI     gerçekleĢtirilmesinin mümkün olup olmadığı sorusu, savcının yokluğu ile   değil, tanık L.‟nin hazır bulunmayıĢı ile ilgilidir. Ayrıca, Ceza   Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 331. maddesi gereğince, katılımcıların   bazılarının yokluğunda yargılama yapmaya iliĢkin ilk derece mahkemesinin   kararına itiraz etmek mümkün değildir.   45. BaĢvuran, bir ceza davasında yargılamanın adil bir Ģekilde   yürütülebilmesi için iki tarafın da, iddia makamı ve savunma, yer alması   gerektiğiniiddia etmiĢtir.Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu‟nun 248.   maddesine ve “Rusya Federasyonu‟nda Savcılığa Dair” 2202-1 sayılı 17   Ocak 1992 tarihli Federal Kanunun 35. maddesine göre, mahkemede iddia   makamının görevi sadece bir savcı tarafından yerine getirilebilir. BaĢvuran,   ayrıca, Anayasa Mahkemesi‟nin 20 Nisan 1999 tarihli kararına da atıfta   bulunmuĢtur.   46. Yargılamayı, savcının yokluğunda gerçekleĢtiren Savelovskiy Bölge   Mahkemesi, savcının Ģu iĢlevlerini üstlenmiĢtir: Mahkeme cezanın   hesaplanmasını gerçekleĢtirerek cezaya hükmetmiĢ; bu cezayı bütün   yargılama boyunca devam ettirmiĢ; bu cezayı desteklemek için bir iddia   makamı tanığı olan Bay. Y.‟yi çağırıp sorgulamıĢ ve bu ifadeyi hükme   dayanak kabul etmiĢtir   2. Mahkemenin değerlendirmesi   47. Mahkeme, 6 § 1 maddenin amacına uygun olarak, tarafsızlığın   varlığının hem nesnel hem de öznel bir kritere göre belirlenmesi gerektiğini   hatırlatmaktadır.Öznel kriter, görülen davada belirli bir hakimin kiĢisel   kanaati temeline dayanır.Nesnel kriter ise, tarafsızlığın varlığının hiç bir   meĢruiyet Ģüphesi olmadan hakim tarafından yeterli derecede ortaya   çıkarılmasıdır. (bk. Hauschildt / Danimarka, 24 Mayıs 1989, 46, Seri A no.   154)   48. Öznel kritere göre, baĢvuran, yargılanmasının kiĢisel kanaatlerine   göre hareket eden hâkimler tarafından yürütüldüğünü iddia etmemiĢtir.     OZEROV/RUSYA KARARI   Aksini ispatlayan bir kanıt olmadıkça hâkimin kiĢisel tarafsızlığının varlığı   her durumda kabul edilmelidir ve bu davada aksini ispatlayan bir kanıt da   yoktur.   49. Nesnel kritere göre ise, hâkimin kiĢisel davranıĢından farklı olarak,   onun tarafsızlığına Ģüphe düĢürecek, kabul edilebilir gerçekler olup   olmadığı saptanmalıdır. Bu bağlamda, dıĢarıdan görünüĢ dahi belli bir   öneme sahip olabilir.Demokratik toplumda tehlikede olan, cezai prosedürle   ilgili olarak suçlama sırasında, kamuya telkin edilmesi gereken   güvendir.Bundan nedenle, her hâkim, tarafsızlığının yokluğuna dair meĢru   bir neden var olduğunda çekilmelidir.Bu kural, belirli bir davada özellikle   bir hâkimin tarafsızlığının varlığına Ģüphe düĢürecek meĢru bir neden olup   olmadığına karar verilirken de uygulanır.Suçluya bakıĢ açısı önemlidir   ancak belirleyici değildir. Belirleyici olan bu kaygının nesnel olarak haklı   ve yerinde bulunup bulunmadığıdır.(aynı yerde, § 48)   50. Mahkeme, 6 § 1 madde ile bağlantılı olarak 5 § 3 madde   bağlamında, savcı ve hakimin görevleri arasında bir karmaĢanın var olduğu   yerde, nesnel olarak tarafsızlığa dair haklı Ģüpheler tespit ettiğini   hatırlatmaktadır (6§1 madde ile ilgili olarak bz., mutatis mutandis, Daktaras   / Litvanya, no. 4 2095/98, §§ 35-38, AĠHM 2000-X, ve 5 §3 madde ile ilgili,   Brincat / İtalya, 26 Kasım 1992, Seri A no. 249 a, sf.11-12, §§ 20-22;   Huber / İsviçre, 23 Ekim 1990, Seri A no. 188, sf. 17-18, §§ 41-43 ; ve   Assenov ve Diğerleri / Bulgaristan, 28 Ekim 1998, Raporlar 1998 VIII, sf.   3298-99, §§ 146-50). Mahkeme, 6 § 1 madde uyarınca, mahkemeye   saygısızlıkla ilgili, soruĢturma kararı alan ve kısa bir yargılama ile davayı   sonuçlandıran kiĢilerin aynı hâkimler olduğu ve bunun da mahkemeye   saygısızlık olarak ortaya çıktığı Kyprianou davasında da aynı sonuca   varmıĢtır. (bk. Kyprianou / Kıbrıs [BD], no. 73797/01, §127, AĠHM 2005-   XIII).   OZEROV/RUSYA KARARI     51. Bu dava ile benzer olan Thorgeir Thorgeirson / İrlanda davasında,   bir yargılamada savcının yokluğu meselesi ortaya çıkmıĢ, Mahkeme, 6 § 1   maddesine iliĢkin herhangi bir ihlal tespit etmemiĢtir.BaĢvuranın,   tarafsızlığın yokluğuna dair Ģüpheleri, savcının, ilk derece mahkemesince   davanın esası ile ilgili soruĢturmayı yürütmek üzere zaten çağrıda   bulunulmayan bir duruĢmada yer almaması üzerine kurmuĢsa ve iddia   makamı tarafından yerine getirilebilecek hiç bir fonksiyon mahkemece   üstlenilmemiĢse, nesnel olarak gerekçelendirilemez. (bz. Thorgeir   Thorgeirson / İzlanda, 25 Haziran 1992, Seri A no. 239, sf. 22-24, §§ 46-   54).   52. Mevcut dava, Thorgeir Thorgeirson davasından, savcının ilk derece   mahkemesinden önceki tüm yargılama safhasındaki yokluğu noktasında   ayrılır. Dava dosyası yargılama için Savelovkskiy Bölge Mahkemesi‟ne   gönderildiğinde, Moskova Savcılık Bürosu, davanın bir savcının katılımı ile   incelenmesini talep etmiĢtir. Hâkim yargılamanın bir kamu savcısının   katılımı ile yürütülmesine karar vermiĢtir.Dava dosyasında, savcının   duruĢma hakkında bilgilendirilip bilgilendirilmediği ve neden duruĢmaya   katılmadığı hakkında bir veri yoktur. Fakat bölge mahkemesi davayı   savcının yokluğunda görmeye karar vermiĢtir. Mahkeme, Rusya Anayasa   Mahkemesi‟nin, Ceza Muhakemeleri Kanunu‟nun değiĢik maddeleriyle   bağlantılı olarak, soruĢturma için asıl olan fonksiyonlar olan,   kovuĢturmadan önce, cezai soruĢturmayı yürütme, cezayı formüle etme ve   onu tasdik etmenin öyle ya da böyle mahkeme tarafından   gerçekleĢtirilmesini, mahkemenin yargılamayı, Anayasanın 120 § 1 ve   SözleĢme‟nin 6. maddesinde öngörüldüğü Ģekilde bağımsız ve tarafsız bir   Ģekilde yürütme görevinin ihlali olacağı yönündeki görüĢünü dikkate   almıĢtır (bz. yukarıdaki 27-28. paragraflar).   53. Mahkeme, Bölge Mahkemesi‟nin, iddia makamı tarafından sunulan   iddianameyi duruĢmada okuduğunu, ardından baĢvuranın hırsızlık suçunu   kabul etmediği yönündeki beyanını dinlediğini gözlemlemektedir. Bölge     OZEROV/RUSYA KARARI   Mahkemesi, ayrıca mağdurlar ve tanıkların da ifadelerine baĢvurmuĢtur.   Özellikle, hırsızlık suçu ile ilgili olarak resen, baĢvuranı suçlayıcı nitelikte   delil öne süren Bay.Y.‟yi çağırıp sorgulamıĢ ve hükmünü bu delil üzerine   kurmuĢtur. Bölge Mahkemesi, dahası, diğer delilleri de incelemiĢ ve   soruĢturma dosyasını destekleyen ve yasa dıĢı elde edilmiĢ olan kesin bir   yazılı delili açıklamıĢtır. Bu doğrultusunda, Mahkeme,Hükümet‟in, Bölge   Mahkemesi‟nin yargılama için iddia makamı tarafından hazırlanmıĢ olan   delilleri incelemek dıĢında baĢka bir Ģey yapmadığına dair beyanını kabul   edemez. Gerçekte, Bölge Mahkemesi‟nin, baĢvuranın mahkûmiyetinde   temel aldığı delillerin yapısı, mahkemenin resen yeni suçlayıcı delillere   baĢvurması ve iddia makamı tarafından hazırlanan iddianamedeki bazı kesin   delillerin çıkarılması yoluyla değiĢtirilmiĢtir. Ayrıca, tüm bu değiĢiklikler   savcının yokluğunda ve onun beyanı alınmaksızın yapılmıĢtır.   54. Eğer savcı duruĢmada hazır bulunsaydı, özellikle de, delillerin   değerlendirilmesinde yer alsaydı, görüĢlerini beyan edebilirdi. Savcının   münhasır rolü, hem sanık aleyhine olan cezaları kovuĢturmadan önce   belirlemek hem de öne sürdüğü delillerin kovuĢturma safhasına artık   desteklenmediğine kanaat etmek olurdu (bk. yukarıdaki paragraf   26).Yargılamadan önce hazırlanan iddianame Ģüphesiz ki çok önemlidir.   Ancak Bölge Mahkemesi‟nden önceki duruĢmada, savcı, sanık aleyhine   cezanın belirlenmesinde ya da değiĢtirilmesinde yahut delillerin yapısının   değiĢtirilmesinde yer alabilirdi. Savcının önerisi ne olursa olsun sanık için   yargılamanın nasıl etkileneceği bu durumda bilinmemektedir. Ayrıca, söz   konusu durum bu dava için önemli değildir. Önemli olan savcının   yokluğunda yargılamanın yürütülmesi ve sanığın mahkûm edilmesinde   Bölge Mahkemesi hâkimleri ile savcının rollerinin karıĢtırılması ve bundan   dolayı da tarafsızlığına dair meĢruiyet Ģüphesinin ortaya çıkmasıdır.   Mağdurların duruĢma esnasında orada olmaları durumu etkilemez, çünkü bu   bir kamu davasıdır ve Ģahsi bir takibat değildir.   OZEROV/RUSYA KARARI     55. Mahkeme bundan dolayı, baĢvuranın, savcının yokluğu durumunda   Saveloyskiy Bölge Mahkemesi‟nin tarafsızlığına dair kaygısını nesnel   olarak haklı bulmuĢtur.   56. Daha kapsamlı bir inceleme yapıldığı savunması, söz konusu eksiğin   giderilmesi için bir çare değildir. Hükümet‟in iddiasına göre, Bölge   Mahkemesi kararını verirken cezai prosedürde iç hukukun emredici   hükümlerini eksiksiz bir biçimde uygulamıĢtır. Dava bu Ģekilde   sonlandırılabilir, dolayısıyla, Moskova ġehir Mahkemesi‟nin temyiz   makamı olarak, kararı usul hukuku ihlali temelinde bozması söz konusu   değildir (bz. temyiz mahkemesinin yargılaması paragraf 30 ve 31). Temyiz   mahkemesinin, bu kararı, Savelovskiy Bölge Mahkemesi‟nin tarafsız   olmadığı gerekçesi ile bozmasının mümkün olduğu varsayılsa dahi,   mahkeme bunu yapmamıĢ, hükmü bozmamıĢtır. Moskova ġehir   Mahkemesi, baĢvuranın savcının yokluğuna dair itirazı hususunda da ayrı   bir yorum yapmamıĢtır. Ayrıca mahkemenin söz konusu eksikliği   iyileĢtirdiğine dair herhangi bir iĢaret de yoktur. Moskova ġehir   Mahkemesi, temyiz incelemesi sonucu, hükmü ve cezayı değiĢtirmiĢtir.   Bundan baĢka temyiz incelemesinin söz konusu eksikliği giderdiğine dair   Mahkeme önünde herhangi bir kanıt yoktur.   57. Son olarak, Hükümet‟in, baĢvuranın, savcının yokluğu konusundaki   itiraz hakkını kaybettiğine dair iddiası Mahkeme tarafından ikna edici   bulunmamıĢtır. Hükümet‟e göre, savcının yargılamada yer alması iç hukuka   göre zorunlu değildir, Bölge Mahkemesi‟nin savcının katılmadığı   duruĢmayı ertelemek gibi bir mecburiyeti yoktur ve Moskova ġehir   Mahkemesi de yargılamaya dair esaslı bir usul hatası görmemiĢtir. Ancak   Hükümet‟in iddia ettiği gibi baĢvuranın duruĢmada savcı olmadığına dair   itirazından vazgeçtiği düĢünülse dahi, Mahkemeye gore, feragat edilmiĢ de   olsa, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkı gibi kamu   yararını ilgilendiren temel haklar 6. madde ile garanti altına alınmıĢ olup,   kullanılmaları temel önemi haiz bulunan yerde, tarafların iradesine bağlı     OZEROV/RUSYA KARARI   değildir. Bağımsızlık ve tarafsızlık beklentisi, yargı sistemine güven   açısından çok önemlidir. (bk. Pfeifer ve Plankl / Avusturya, 25 ġubat 1992,   §§ 38-39, Seri A no. 227; Bulut / Avusturya, 22 ġubat 1996; ve Colozza /   İtalya, 12 ġubat 1985, Seri A no. 89, § 29).Bu nedenle, Hükümet‟in itirazı   reddedilmelidir.   58. Buna göre, 6 § 1. madde ihlal edilmiĢtir.   III. SÖZLEġMENĠN 41 MADDESĠNĠN UYGULANMASI   59. SözleĢme‟nin 41. maddesi uyarınca:   „‟Mahkeme iĢbu sözleĢme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar   verirse ve ilgili yüksek sözleĢmeci tarafın iç hukuku, bu ihlali ancak kısmen   telafi edebiliyorsa, mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir   surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.‟‟   A. Zarar   60. BaĢvuran, manevi zararın karĢılanması için 90,000 rus rublesi talep   etmiĢtir   61. Hükümet, bu talebi nedensiz ve aĢırı bulmuĢ, ihlal tespit edilmesinin   yeterli olduğunu savunmuĢtur.   62. Mahkeme ise, sadece ihlal tespit edilip de layıkıyla tazmin   edilmezse, baĢvuranın bu durumdan manevi olarak zarar göreceği sonucuna   varmıĢtır. davada var olan ihlalin yapısıyla ilgili olarak ve eĢitlik temelinde   yapılan değerlendirme sonucu, mahkeme, baĢvurana bu baĢlık altında,   miktar üzerinden her türlü vergiye tabi 2,600 avro tazminat ödenmesine   karar vermiĢtir.   OZEROV/RUSYA KARARI     B. Yargılama giderleri ve masraflar   63. BaĢvuran, yargılama öncesi posta ve tercüme masrafları olan 8,729.8   rus rublesi ve 96,000 rus rublesini ve strazburg‟taki yasal temsilcisi için   ödediği günlük 4,000 rus rublesinden yirmi dört günlük ücretin kendisine   geri ödenmesini talep etmiĢtir.   64. Devlet bu taleplere itiraz etmiĢ, özellikle de baĢvuranın gerçekten de   hukuki masraflarda bulunduğuna dair bir kanıt olmadığını iddia etmiĢtir.   65. Mahkemenin uygulamalarına göre, baĢvuran, yaptığı masrafların   gerçek ve gerekli olduğunu gösterirse bunları geri almaya hakkı olur. bu   davada, harcamaların dava ile ilgili olması ve yukarıdaki kritere uyması   yönünden, mahkeme, baĢvurana posta ve tercüme giderlerine karĢılık miktar   üzerinden her türlü vergiye tabi olmak üzere 250 euro ve avukatlık ücreti   olarak da 1600 euro ödenmesine karar verilmiĢtir.   C. Gecikme Faizi   66. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası‟nın kısa   vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle   elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiĢtir.   BU NEDENLERLE, MAHKEME OYBĠRLĠĞĠYLE,   1. Hükümet‟in ilk itirazını reddeder;   2. SözleĢme‟nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine hükmeder;   3. (a) SözleĢme‟nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleĢtiği tarihten   itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Rus   rublesine çevrilmek üzere davalı Devlet tarafından baĢvuranlara aĢağıda   kaydedilen meblağların ödenmesine;     OZEROV/RUSYA KARARI   (i) BaĢvurana manevi tazminat olarak, 2,600 avro ve bu miktar   üzerinden alınabilecek her türlü vergi,   (ii) BaĢvurana yargılama masraf ve giderleri için, 1,850 euro ve bu   miktar üzerinden alınabilecek her türlü vergi,   (b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren   ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem   için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına   eĢit oranda basit faiz uygulanmasına karar verir.   4. BaĢvuranın adil tazmine iliĢkin taleplerinin geri kalanını reddeder.   ĠĢbu karar, Ġngilizce olarak hazırlanmıĢ ve Mahkeme Ġçtüzüğü‟nün 77 §§ 2.   ve 3. maddeleri uyarınca, 18 Mayıs 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ   edilmiĢtir.   SantiagoQuesada   Josep Casadevall   Daire Yazı ĠĢleri Müdürü   BaĢkan

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło