65914/01

WyrokETPCz2006-07-04ECLI:CE:ECHR:2006:0704JUD006591401

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy zbyt niskie stopy procentowe i opóźnienia w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał, odwołując się do swojego wcześniejszego orzecznictwa w podobnych sprawach, uznał, że opóźnienie w wypłacie odszkodowania, niskie stopy procentowe oraz czas trwania postępowania krajowego spowodowały, że skarżący poniósł indywidualne i nadmierne obciążenie. To obciążenie zakłóciło sprawiedliwą równowagę, która powinna być zachowana między wymogami interesu ogólnego a ochroną prawa do poszanowania mienia. W związku z tym Trybunał stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
W 1997 roku gmina Bakırköy wywłaszczyła należące do skarżącego Hüseyina Hikmeta Kutlu grunty w Stambule. Skarżący otrzymał początkowe odszkodowanie, a następnie wniósł dwie oddzielne sprawy do sądu cywilnego o dodatkowe odszkodowanie. Sądy krajowe przyznały dodatkowe kwoty wraz z odsetkami, a Sąd Kasacyjny podtrzymał te decyzje. Gmina wypłaciła skarżącemu łączną kwotę (dodatkowe odszkodowanie, odsetki, koszty) w kwietniu 1999 roku.
Rozstrzygnięcie
1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. 2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. 3. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 4. Zasądza na rzecz skarżącego 26 490 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków, powiększone o odsetki za zwłokę. 5. Odrzuca pozostałą część żądania słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   İKİNCİ DAİRE   KUTLU/TÜRKİYE   (Başvuru no. 65914/01)   KARAR   STRAZBURG   Temmuz 2006   Sözkonusu karar AİHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,şekle ilişkin   değişiklik yapılabilir.   __________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USULİ İŞLEMLER   Davanın nedeni, Türk vatandaşı Hüseyin Hikmet Kutlu’nun (“başvuran”), 23 Haziran   tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşme’nin   (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne   yaptığı başvurudur (başvuru no. 65914/01).   OLAYLAR   I. DAVA OLAYLARI   Başvuran, 1922 doğumludur ve İstanbul’da yaşamaktadır.   senesinde Bakırköy Belediyesi, İstanbul’da bulunan ve başvurana ait toprağı   (parsel no. 154/36 ve 154/3) kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi komitesi, toprağın değerini tayin   etmiş ve ilgili miktar, kamulaştırmanın gerçekleştiği tarihte başvurana ödenmiştir.   Ocak 1997 tarihinde başvuran, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ek tazminat   için iki ayrı dava açmıştır.   Asliye Hukuk Mahkemesi, 154/36 no.lu parsel hususunda, 16 Ekim 1997 tarihinde   başvurana, 10 Ocak 1997 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere Mahkeme’nin kararını   verdiği tarihte uygulanabilir yasal oran üzerinden işleyecek faiz ile birlikte 1,768,970,000   Türk Lirası (TRL) (yaklaşık 8,840 Euro) ek tazminat ödenmesine karar vermiştir. 31 Mart   tarihinde Yargıtay, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını onamıştır. 21 Ekim 1998   tarihinde Belediye’nin kararın düzeltilmesine ilişkin talebi, Yargıtay tarafından reddedilmiştir.   Sözkonusu ikinci karar, 30 Kasım 1998 tarihinde başvurana bildirilmiştir.   154/3 no.lu parsel hususunda Asliye Hukuk Mahkemesi, 20 Mayıs 1998 tarihinde   başvurana, 9 Ocak 1997 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere Mahkeme’nin kararını   verdiği tarihte uygulanabilir yasal oran üzerinden işleyecek faiz ile birlikte 6,487,209,968   Türk Lirası (TRL) (yaklaşık 23,000 Euro) ek tazminat ödenmesine karar vermiştir. 1 Aralık   tarihinde Yargıtay, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını onamıştır. 10 Haziran 1999   tarihinde Belediye’nin kararın düzeltilmesine ilişkin talebi, Yargıtay tarafından reddedilmiştir.   Sözkonusu ikinci karar, 2 Ağustos 1999 tarihinde başvurana bildirilmiştir.   Nisan 1999 tarihinde Belediye başvurana, ek tazminat, faiz, masraf ve harcamaları   kapsamak üzere toplam 15,972,726,000 TRL (yaklaşık 39,438 Euro) ödemiştir.   HUKUK   I. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   Başvuran, kamulaştırma için ödenen ek tazminat ile birlikte ödenecek gecikme faizi   oranının, çok düşük olduğu ve kamulaştırmadan sorumlu makamın, ilgili miktarları   belirlemeyi geciktirdiği hususunda şikayette bulunmuştur. Şikayetini, 1 No.lu Protokol’ün   aşağıda kaydedilen 1. maddesine dayandırmıştır:   “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.   Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun   genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.   Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek   veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli   gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”   A. Kabuledilebilirlik   Hükümet, şikayetini yerel Mahkemeler huzurunda sunmamış ve Borçlar Kanunu’nun   105. maddesi uyarınca mevcut iç hukuk yoluna başvurmamış olması nedeniyle başvuranın,   AİHS’nin 35 § 1. maddesince öngörüldüğü üzere iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu   ileri sürmüştür. Hükümet ayrıca, başvuranın altı-ay kuralına uymamış olduğunu da iddia   etmiştir. Bu bağlamda, Yargıtay’ın kararını takip eden altı ay içerisinde başvuranın, şikayetini   Mahkeme’ye sunmuş olması gerektiğini belirtmiştir.   Başvuran, Hükümet’in iddialarını yalanlamıştır.   Mahkeme, daha önceleri de Hükümet’in benzer ön itirazlarını incelemiş ve reddetmiş   olduğunu yineler (bkz., özellikle, Acar/Türkiye, no. 52133/99, §§ 13-14, 13 Eylül 2005, ve   Kelali ve Diğerleri/Türkiye, no. 67585/01, §§ 12-13, 24 Ocak 2006). Mahkeme, sözkonusu   davada, yukarıda anılan davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmasına neden   olacak özel bir durum görmemektedir. Sonuç olarak Mahkeme, Hükümet’in ön itirazlarını   reddeder.   İçtihatında ortaya koyduğu ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında, Akkuş ve Aka) ve   huzurunda sunulan deliller ışığında, sözkonusu şikayetin esaslarına ilişkin olarak incelenmesi   gerektiği ve kabuledilemez olduğuna karar vermek için gerekçe olmadığı sonucuna varmıştır.   B. Esaslar   AİHM, sözkonusu davada ortaya konan meselelere benzer meselelerin incelendiği   birçok davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (bkz.,   özellikle, Akkuş, § 31, ve Aka, § 50-51).   Hükümet ve başvuran tarafından sunulan olayları ve iddiaları değerlendiren AİHM,   daha önceki davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için neden   görmemektedir. Tazminatın ödenmesindeki gecikmenin, düşük faiz oranlarının ve dava   sürelerinin genel bir sonucu olarak başvuranın, umumi menfaat talepleri ve mal ve mülk   dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında korunması   gereken hassas dengenin bozulmasına yol açan kişisel ve haddinden fazla bir yüke maruz   bırakıldığı kanısındadır.   Sonuç olarak, 1 no.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI   AİHS’nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:   “Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci   Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun   bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A. Zarar   Başvuran, maddi ve manevi zarar için sırasıyla 34,258 Amerikan Doları (yaklaşık   26,490 Euro) ve 1,000 Amerikan Doları (yaklaşık 773 Euro) tazminat talep etmiştir.   Hükümet, sözkonusu taleplere itiraz etmiştir.   Aka ve Akkuş kararlarında kullanılan hesaplama yöntemlerini kullanan (sırasıyla §§   55-56, ve §§ 35-36 ve 39) ve ilgili ekonomik veri ile başvuranın talebini gözönünde   bulunduran AİHM, maddi zarar için başvurana talep miktarın tamamının ödenmesine karar   vermiştir.   AİHM, ihlal tespitinin başlıbaşına, başvuranın maruz kaldığı manevi zarar için   tazminat teşkil ettiği kanısındadır.   B. Mahkeme Masrafları   Başvuran, yerel Mahkemeler ve AİHM huzurunda maruz kaldığı masraf ve harcamalar   için 2,000 Dolar (yaklaşık 1,547 Euro) tazminat talep etmiştir.   Hükümet, başvuranın talebine itiraz etmiştir.   AİHM içtihatına göre başvuran, gerçekten gerekli olduğu için maruz bırakıldığını ve   meblağın makul olduğunu kanıtlayabilirse masraf ve harcamaların telafisine hak kazanır.   Sözkonusu davada, kendisine sunulan bilgileri ve yukarıda kaydedilen kriterleri gözönüne   alan AİHM, tüm masraflara kapsamak üzere 1,000 Euro ödenmesinin makul olduğu sonucuna   varmıştır.   C. Gecikme Faizi   AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına üç   puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın benimsenmesinin uygun olduğu kanısındadır.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM,   1. Başvurunun, kabuledilebilir olduğuna,   2. AİHS’ye ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,   3. İhlal tespitinin başlıbaşına, manevi zarar için tazminat teşkil ettiğine,   4. (a) Sorumlu Devlet’in, başvurana, AİHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği   tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na   çevrilmek üzere aşağıda kaydedilen miktarları ödemesine;   (i)   (ii)   maddi zarar için 26,490 Euro (yirmi altı bin dört yüz doksan Euro),   Mahkeme masrafları için 1,000 Euro (bin Euro),   (iii) Yukarıda kaydedilen miktarlara uygulanabilecek her tür vergi,   (b) yukarıda değinilen üç ayın bitiminden ödemeye kadar, basit faizin Avrupa Merkez   Bankası’nın gecikme süresi boyunca marjinal ödünç verme oranına üç yüzdelik puan   eklenerek yukarıdaki miktarların üzerine ödenmesine karar vermiş,   5. Adil tazmin talebinin kalan kısmını reddetmiştir.   İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup 4 Temmuz 2007 tarihinde, İçtüzüğün 77.   Maddesi’nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.   S. DOLLÉ   J.-P. COSTA   Yazı İşleri Müdürü   Başkan

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło