67112/01

WyrokETPCz2006-08-10ECLI:CE:ECHR:2006:0810JUD006711201

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, w kontekście wysokiej inflacji, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje ugruntowane orzecznictwo dotyczące opóźnień w wypłacie odszkodowania za wywłaszczenie. Stwierdził, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania, które było spowodowane przez organ wywłaszczający, stanowiło dodatkowe obciążenie dla właścicieli nieruchomości. To opóźnienie, w połączeniu z ogólną długością postępowania, naruszyło sprawiedliwą równowagę między interesem publicznym a prawem do poszanowania mienia, nakładając na skarżących indywidualne i nadmierne obciążenie.
Stan faktyczny
Skarżący, Dudu Acun i Ahmet Yumak, mieli swoją ziemię wywłaszczoną przez Państwową Dyrekcję Generalną Portów Lotniczych w dniu 10 grudnia 1997 r. Po otrzymaniu początkowego odszkodowania, wnieśli pozew o dodatkowe odszkodowanie. Sąd krajowy przyznał im dodatkowe odszkodowanie w wysokości 8 185 550 750 lir tureckich (około 5 100 euro) wraz z odsetkami, ale wypłata nastąpiła ponad trzy lata po złożeniu pozwu, w dniu 12 stycznia 2001 r. Skarżący twierdzili, że opóźnienie to, w połączeniu z wysoką inflacją w Turcji, znacznie obniżyło realną wartość otrzymanego odszkodowania.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza dopuszczalność skargi. 2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 4. Zasądza na rzecz skarżących 4 400 euro tytułem szkody majątkowej oraz 500 euro tytułem kosztów i wydatków. 5. Oddala pozostałą część żądania słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   BEꢀĐNCĐ DAĐRE   ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE   (B a ꢀvuru no. 67112/01)   KARAR   STRAZBURG   Ağustos 2006   Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen ꢀartlarda kesinlik kazanacaktır.   Ancak, ꢀekle iliꢀkin değiꢀiklik yapılabilir.   ____________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları   Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıꢀ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam   olarak belirtilmiꢀ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koꢀulu ile Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa   Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla   alıntılanabilir.   ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE KARARI   USUL   Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34. maddesi   uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Dudu Acun ve Ahmet Yumak (“baꢀvuranlar”) isimli   Türk vatandaꢀları tarafından, 26 Ocak 2001 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne   yapılan baꢀvurudan (no. 67112/01) kaynaklanmaktadır.   OLAYLAR   DAVA OLAYLARI   Baꢀvuranlar sırasıyla 1944 ve 1951 doğumludur ve Antalya’da ikamet etmektedir.   Aralık 1997 tarihinde Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü baꢀvuranlara ait bir   arsayı kamulaꢀtırmıꢀtır. Bir bilirkiꢀi heyeti arsanın değerini tayin etmiꢀ ve ilgili miktar   kamulaꢀtırmanın gerçekleꢀtiği zaman baꢀvuranlara ödenmiꢀtir.   Aralık 1997 tarihinde baꢀvuranlar Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinde bir dava   açarak ek tazminat talep etmiꢀlerdir. 20 Nisan 1998 tarihinde Birinci Derece Mahkemesi yasal   faiziyle birlikte ek tazminat ödenmesine karar vermiꢀtir.   ꢁubat 2000 tarihinde Yargıtay tazminat miktarını çok fazla bularak Antalya Asliye   Hukuk Mahkemesinin kararını bozmuꢀtur.   Aralık 2000 tarihinde Antalya Hukuk Mahkemesi arsanın tapu sicilinin devredildiği   Aralık 1997 tarihinden baꢀlamak üzere karar tarihinde geçerli yasal faiziyle birlikte   baꢀvuranlara 8,185,550,750 Türk Lirası (yaklaꢀık 5,100 Euro) ek tazminat ödenmesine karar   vermiꢀtir. Mahkemenin kararı 18 Ocak 2001 tarihinde kesinleꢀmiꢀtir.   Ocak 2001 tarihinde yetkililer baꢀvuranlara faiz dahil toplam 21,896,872,000 Türk   Lirası (yaklaꢀık 13,700 Euro) ödemiꢀtir.   HUKUK   I. 1 NO’LU PROTOKOLÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar ancak üç yıllık mahkeme sürecinden sonra yetkililerden alabildikleri ek   tazminatın değerinin, ödenen yasal faizin Türkiye’deki çok yüksek enflasyon ile orantılı   olmaması nedeniyle düꢀmüꢀ olmasından ꢀikayetçi olmuꢀtur. Đlgili kısmı aꢀağıda çıkarılan 1   No’lu Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmuꢀlardır:   “Her gerçek ve tüzel kiꢀinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.   Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koꢀullara ve uluslararası hukukun   genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”   ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE KARARI   A. Kabuledilebilirlik   Hükümet Mahkemeden öncelikle baꢀvuranların mağduriyet için gerekli koꢀulları   sağlayamamaları nedeniyle baꢀvuruyu reddetmesini talep etmiꢀtir. Ek tazminat, kararın   kesinleꢀmesinden sadece 21 gün sonra ödendiği için baꢀvuranların gecikme yaꢀamadığını   iddia etmiꢀlerdir. Ayrıca baꢀvuranların ek tazminatın düꢀük olması iddiasıyla Yargıtay’a   baꢀvurmamaları nedeniyle mevcut iç hukuk yollarını tüketmediklerini ileri sürmüꢀlerdir.   Mahkeme, baꢀvuranların ꢀikayetinin arsanın kamulaꢀtırılması ile ek tazminatın   ödenmesi arasında geçen süreden kaynaklandığını dikkate alır. Baꢀvuruları sonucunda yerel   mahkemelerin baꢀvuranlara, arsanın kamulaꢀtırılmasını müteakip makul bir süre içinde   ödenmiꢀ olsaydı tatmin edici olabilecek bir ek tazminat ödenmesine karar verdiğini   gözlemler. Baꢀvuranların 30 Aralık 1997 tarihinde yerel mahkemelerde dava açmıꢀ olması   dikkate alındığında ek tazminatın baꢀvuranlara taleplerinden üç yıldan fazla bir süre sonra   ödendiği görülmektedir.   Baꢀvuranların 22 Aralık 2000 tarihli karara itiraz etmemeleriyle ilgili olarak Mahkeme,   kendi lehlerinde olan bir karara itiraz etmelerinin baꢀvuranlardan beklenemeyeceği   kanaatindedir. Ayrıca Mahkeme baꢀvuranların ek tazminat miktarından ꢀikayetçi   olmadıklarını gözlemlemektedir. Daha ziyade ek tazminat ödemesinin gecikmesi nedeniyle   uğradıkları zarardan ꢀikayetçi olmuꢀlardır.   Bu değerlendirmeler ıꢀığında Mahkeme, baꢀvuranların mağduriyet durumuna iliꢀkin   Hükümetin itirazlarını reddeder.   Son olarak Hükümet, Borçlar Kanununun 105. maddesinde yer alan yolu tam olarak   kullanamamaları nedeniyle baꢀvuranların AĐHS’nin 35. maddesinin zorunlu kıldığı iç hukuk   yollarını tüketmediklerini öne sürmüꢀtür. Bu hükümle ek tazminatın ödenmesindeki gecikme   nedeniyle oluꢀan zararın yasal faiz oranını aꢀtığını tespit ettirebilseler iddia ettikleri zararın   tazmini mümkün olabilecekti.   Mahkeme, Aka – Türkiye (Raporlar 1997-VI) davasında benzer bir itirazı reddetmiꢀ   olduğunu gözlemlemektedir. Mahkeme, sözkonusu davada baꢀka bir uygulama yapmak için   sebep görmemekte ve bu yüzden Hükümet’in itirazlarını reddetmektedir.   Bu nedenle içtihadında yerleꢀmiꢀ ilkeler (bkz. diğer içtihatların yanında Aka – Türkiye,   yukarıda anılan) ve sunulan tüm deliller ıꢀığında Mahkeme baꢀvurunun esaslar hakkında bir   inceleme gerektirdiği ve baꢀvurunun kabuledilmez olduğuna dair baꢀka dayanak bulunmadığı   kanaatindedir.   B. Esaslar   Mahkeme, buradakine benzer unsurları ortaya çıkaran birtakım davalarda 1 No’lu   Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. Aka, yukarıda anılan).   Hükümetçe sunulan olay ve delilleri inceleyerek Mahkeme, önceki davalardaki varmıꢀ   olduğu tespitlerinden baꢀka bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir. Ödenmesine   yerel mahkemeler tarafından karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin   kamulaꢀtıran kurumdan kaynaklanmıꢀ olduğunu ve mal sahiplerine kamulaꢀtırılan arsalarına   ek bir zarar oluꢀturduğunu değerlendirmektedir. Sözkonusu gecikme ve iꢀlemlerin tamamının   ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE KARARI   süresinin uzunluğunun sonucu olarak Mahkeme baꢀvuranların kamu yararı ile mal ve mülkün   dokunulmazlığı hakkı arasında tesis edilmesi gereken adil dengeyi bozan ferdi ve aꢀırı bir yük   altında kaldıklarını tespit etmiꢀtir.   Dolayısıyla 1 No’lu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci   Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete   uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A. Maddi ve manevi tazminat   Baꢀvuranlar toplam 5,292 ABD Doları maddi tazminat talep etmiꢀlerdir. Manevi   tazminat için ise 10,000 ABD Doları talep etmiꢀlerdir.   Hükümet, taleplere itiraz etmiꢀtir.   Aka (yukarıda anılan) kararındaki hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik   bilgileri dikkate alarak Mahkeme, baꢀvuranlara maddi tazminat için talep ettikleri miktarın   tamamı olan 4,440 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   Mahkeme, baꢀvuranların uğradığı herhangi bir manevi zararla ilgili olarak 1 No’lu   Protokolün 1. maddesinin ihlalinin tespitinin kendi içinde yeterli tazmin sağladığını   değerlendirmektedir.   B. Mahkeme masrafları   Baꢀvuranlar ayrıca AĐHM’deki masraf ve harcamalara karꢀılık olarak 900 ABD Doları   talep etmiꢀtir.   Hükümet, iddialara itiraz etmiꢀtir.   Mevcut bilgilere dayanarak kendi hesabını oluꢀturan Mahkeme, baꢀvuranlara 500 Euro   ödenmesinin makul olacağını değerlendirmektedir.   C. Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere   uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiꢀtir.   ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE KARARI   YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. 1 No’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Đhlalin tespitinin kendi içinde baꢀvuranların uğradığı manevi zararın adil tazmini için   yeterli olduğuna;   4. (a) Sorumlu Devlet’in baꢀvurana, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği   tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günü uygulanabilecek her tür vergi ve damga   vergisi miktara eklenmek üzere, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk   Lirası’na çevrilerek:   (i) 4,400 Euro (dört bin dört yüz Euro) maddi tazminat;   (ii) Mahkeme masrafları için 500 Euro (beꢀ yüz Euro) ödenmesine;   (b) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için   Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan   eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   5. Baꢀvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đngilizce hazırlanmıꢀ, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 10   Ağustos 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Claudia WESTERDIEK   Peer LORENZEN   Yazı Đꢀleri Müdürü   Baꢀkan   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło