67252/01
WyrokETPCz2005-11-29ECLI:CE:ECHR:2005:1129JUD006725201
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczone mienie, w kontekście wysokiej inflacji i niewystarczających odsetek za zwłokę, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczone mienie, przypisywalne władzom wywłaszczającym, spowodowało, że skarżący poniósł stratę dodatkowo do utraty wywłaszczonej ziemi. To opóźnienie oraz ogólna długość postępowania naruszyły sprawiedliwą równowagę, która musi być zachowana między wymogami interesu publicznego a prawem do poszanowania mienia. Skarżący został obciążony indywidualnym i nadmiernym ciężarem, co doprowadziło do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1.Stan faktyczny
Skarżący, Ali Seydi Keltaş, mieszkaniec Mersin w Turcji, miał dwie działki wywłaszczone przez Dyrekcję Dróg Państwowych w marcu 1996 roku na potrzeby budowy autostrady. Otrzymał początkowe odszkodowanie, ale domagał się dodatkowego. Sąd krajowy przyznał mu dodatkowe odszkodowanie w grudniu 1996 roku, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny w czerwcu 1998 roku. Jednakże, dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami zostało wypłacone dopiero w maju 2000 roku. Skarżący twierdził, że z powodu wysokiej inflacji i niewystarczających odsetek, odszkodowanie straciło na wartości.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną; 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji; 3. Uznał, że nie ma potrzeby oddzielnego badania skargi na podstawie art. 6 ust. 1 Konwencji; 4. Stwierdził, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające słuszne zadośćuczynienie za wszelką szkodę niemajątkową; 5. Zasądził na rzecz skarżącego 1 958 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 35 EUR tytułem kosztów i wydatków, powiększone o odsetki za zwłokę; 6. Oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ DAİRE
KELTAŞ – TÜRKİYE
(Başvuru no. 67252/01)
KARAR
STRAZBURG Kasım 2005
Bu karar AİHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle
ilişkin değişiklik yapılabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Keltaş – Türkiye davasında,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire),
Başkan J.-P. COSTA,
Yargıçlar A.B. BAKA,
R. TÜRMEN,
K. JUNGWIERT,
M. UGREKHELIDZE,
A. MULARONI,
E. FURA-SANDSTRÖM ve
Bölüm Sekreter Yardımcısı S. NAISMITH’in katılımı ile kapalı oturumda 8 Kasım 2005
tarihinde toplanmış ve anılan tarihte izleyen kararı vermiştir:
USUL
1. Dava, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi’nin (“Sözleşme”) 34.
maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Ali Seydi Keltaş (“başvuran”) tarafından, Kasım 2000 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvurudan (no.
67252/01) kaynaklanmaktadır.
2. Başvuran, Mersin Barosu’na bağlı avukat Mahmut Akdoğan tarafından temsil
edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) AİHM huzurundaki işlemler için bir Ajan tayin
etmemiştir.
3. 15 Eylül 2004 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvuruyu Hükümet’e
bildirmeye karar vermiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, AİHS’nin 29 § 3. maddesi
hükümleri uyarınca, başvurunun esaslarını kabuledilebilirliği ile birlikte incelemeye karar
vermiştir.
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
4. Başvuran 1947 doğumludur ve Mersin’de ikamet etmektedir.
5. 12 Mart 1996 tarihinde, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, otoyol inşa etmek
için Mersin’de başvurana ait olan iki arsayı kamulaştırmıştır. Bir uzmanlar kurulu arsaların
değerini takdir etmiş ve ilgili miktar kamulaştırma gerçekleştiğinde başvurana ödenmiştir.
6. Başvuranın artan kamulaştırma tazminatı talebine müteakiben, 30 Aralık 1996
tarihinde, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurana, tapu senetlerinin devredilme tarihi
olan 12 Mart 1996 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 962.996.880 Türk Lirası (TL) ek
kamulaştırma tazminatı artı mahkemenin karar tarihinde uygulanan yasal oranda faizin
ödenmesine karar vermiştir.
7. 29 Haziran 1998 tarihinde, Yargıtay, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını
onaylamıştır.
8. 16 Mayıs 2000 tarihinde, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, başvurana, faizle
birlikte 2.861.840.000 TL ödemiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
9. İlgili iç hukuk ve uygulama Akkuş – Türkiye kararında (9 Temmuz 1997 tarihli
karar, Reports of Judgments and Decisions 1997-IV) ortaya konmaktadır.
HUKUK
1. 1 NO.’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
10. Başvuran, yetkililerden ancak iki yıl ve üç ay süren mahkeme işlemlerinden sonra
almış olduğu ek kamulaştırma tazminatının, ödenebilir gecikme faizinin Türkiye’deki çok
yüksek enflasyon oranına ayak uydurmamış olması dolayısıyla, değer kaybetmiş olduğundan
şikayetçi olmuştur. Başvuran, 1 No. ’lu Protokol’ün 1. maddesine istinat etmiştir, sözkonusu
maddenin ilgili kısmı şöyledir:
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun
genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”
A. Kabuledilebilirlik
11. Hükümet, AİHM’den, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 35 § 1. maddesi
uyarınca altı ay kuralına uymadığı için başvuruyu reddetmesini talep etmiştir. Bu hüküm
açısından, süre 29 Haziran 1998 tarihinden itibaren işlemeye başlamıştır. Ancak, başvuran,
AİHM’ye, 15 Kasım 2000 tarihine kadar başvurusunu yapmamıştır ve bu nihai yerel karar
tarihinden iki yıl ve dört aydan fazla bir süre sonradır.
12. AİHM, elindeki şikayetin, yalnızca, yetkililerin ek kamulaştırma tazminatını
ödemekte gecikmesine ve sonucunda başvuran tarafından maruz kalınan zarara ilişkin
olduğunu kaydeder.
13. Ödeme yetkililer tarafından en sonunda 16 Mayıs 2000 tarihinde yapılmıştır.
Başvuran, 15 Kasım 2000 tarihinde AİHM’ye başvurusunu yaparak, AİHS’nin 35 § 1.
maddesinde ortaya konan şarta uymuştur. Hükümet’in ön itirazı, dolayısıyla, reddedilmelidir.
14. AİHM, içtihadında kabul ettiği ilkelerin (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, yukarıda
belirtilen, Akkuş) ve elindeki bütün delillerin ışığında, bu şikayetin, esaslara ilişkin inceleme
gerektirdiği ve şikayeti kabuledilmez ilan etmek için bir gerekçe olmadığı kararını verir.
B. Esaslar
15. AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1
No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz., yukarıda anılan, Akkuş
s. 1317, § 31).
16. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları inceleyen AİHM, önceki
davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir şey olmadığını değerlendirir. AİHM,
yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma tazminatının
ödemesindeki gecikmenin, kamulaştırma makamına isnat olunabileceğine ve mal sahibinin
kamulaştırılmış arsanın kaybına ek olarak kayba maruz kalmasına sebep olduğuna karar verir.
Bu gecikmenin ve işlemlerin süresinin bütün olarak sonucunda, AİHM, başvuranın, kamu
yararı gerekleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının
korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil dengeyi bozan, kişisel ve haddinden fazla
sıkıntı yaşamak zorunda kalmış olduğuna karar verir.
17. Sonuç olarak, 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
18. Başvuran, aynı zamanda, AİHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca, mahkeme
işlemlerinin makul olmayan süresinden şikayetçi olmuştur.
A. Kabuledilebilirlik
19. Hükümet, AİHM’den, altı ay kuralına uymama gerekçesiyle bu şikayeti
kabuledilmez ilan etmesini talep etmiştir, zira Yargıtay, birinci derece mahkemesinin kararını Kasım 1998 tarihinde onaylamıştır, oysa başvuru, AİHM’ye 15 Kasım 2000 tarihinde
yapılmıştır, bu iç hukukta nihai kararın verilmesinden altı aydan fazla bir süre sonradır.
20. AİHM, işlemlerin süresi hakkındaki davalarda, herhangi bir mahkeme tarafından
verilen bir kararın uygulanmasının 6. maddenin maksatları açısından “yargılama”nın ayrılmaz
bir parçası olarak sayılması gerektiği ilkesini kabul ettiğini yineler (bkz. Di Pede – İtalya, 26
Eylül 1996 tarihli karar, Reports 1996-IV, ss. 1383-1384, §§ 20-24 ve Zappia – İtalya, 26
Eylül 1996 tarihli karar, Reports 1996-IV, ss. 1410-1411, §§ 16-20).
21. AİHM, yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma
tazminatının, başvurana, 17 Mayıs 2000 tarihinde ödenmiş olduğunu gözlemler. Dolayısıyla,
6. maddenin anlamı dahilinde “karar”ın yukarıda belirtilen tarihte sona erdiğini değerlendirir.
AİHM, başvurunun 15 Kasım 2000 tarihinde yapıldığını kaydeder, bu da ödemenin yapıldığı
tarihten itibaren altı ay içindedir.
22. Yukarıda belirtilenlerin ışığında, AİHM, Hükümet’in ön itirazını reddeder.
23. AİHM, bu şikayetin AİHS’nin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde, temelsiz
olmadığını kaydeder. Ayrıca, başka açılardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder.
B. Esaslar
24. 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi hususundaki tespitleri ışığında, AİHM, davanın, 6
§ 1. madde uyarınca ayrı bir incelemesinin gerekli olmadığını değerlendirir.
III.
AVRUPA
İNSAN
HAKLARI
SÖZLEŞMESİ’NİN
41.
MADDESİNİN
UYGULANMASI
25. AİHS’nin 41. maddesi şöyledir:
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Maddi ve manevi tazminat
26. Başvuran, maddi zarar karşılığında 6.298 Amerikan Doları (yaklaşık 5.088 Euro)
tazminat talep etmiştir. Ayrıca, 5.000 Amerikan Doları (yaklaşık 4.043 Euro) manevi zarar
tazminatı talep etmiştir.
27. Hükümet onun taleplerine itiraz etmiştir.
28. AİHM, Akkuş kararında (yukarıda anılan, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) olduğu gibi
aynı hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde tutarak,
başvurana, 1.958 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.
29. AİHM, başvuranın uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, 1 No.’lu Protokol’ün
1. maddesinin ihlalinin tespitinin başlı başına yeterli adil tazmin oluşturduğunu değerlendirir.
B. Mahkeme masrafları
30. Başvuran, ayrıca, yerel mahkemelerde yapılan mahkeme masraflarına karşılık
419,92 Amerikan Doları (yaklaşık 339 Euro) ve AİHM’de yapılan mahkeme masraflarına
karşılık 42 Amerikan Doları (yaklaşık 35 Euro) talep etmiştir.
31. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, başvuran, ancak mahkeme
masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı
durumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu
bilgileri ve yukarıdaki kriterleri göz önünde tutan AİHM, yerel işlemlerdeki mahkeme
masrafları talebini reddeder ve AİHM’deki işlemler karşılığında 35 Euro tazminat
ödenmesine karar vermeyi makul değerlendirir.
C. Gecikme faizi
33. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere
uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun
olduğuna karar verir.
BU SEBEPLERLE, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHS’nin 1 No.’lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca olan şikayeti ayrı olarak incelemenin gerekli olmadığına;
4. Başvuran tarafından maruz kalınan herhangi bir manevi zarara karşı ihlal tespitinin başlı
başına yeterli adil tazmin oluşturduğuna;
5. a) Sorumlu Devlet’in, başvurana, aşağıdaki miktarları, AİHS’nin 44 § 2. maddesine göre
kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni
Türk Lirası’na dönüştürmek üzere ödemesine:
(i) 1.958 Euro (bin dokuz yüz elli sekiz Euro) maddi tazminat;
(ii) 35 Euro (otuz beş Euro) mahkeme masrafları;
(iii) yukarıdaki miktarlara tabi olabilecek her türlü vergi;
b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için
yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan
fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Başvuranın adil tazmin talebinin kalanının reddine
KARAR VERİR.
İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi
uyarınca 29 Kasım 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
S. NAISMITH
Sekreter Yardımcısı
J.-P. COSTA
Başkan
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło