67483/01

WyrokETPCz2007-01-16ECLI:CE:ECHR:2007:0116JUD006748301

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy obecność sędziego wojskowego w Sądzie Bezpieczeństwa Państwa, orzekającego w sprawie cywila, naruszyła prawo do niezawisłego i bezstronnego sądu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał, powołując się na swoje wcześniejsze orzecznictwo (m.in. Öcalan v. Turcja), uznał, że obecność sędziego wojskowego w składzie orzekającym sądu karnego, nawet przez część postępowania, w sprawie cywila, poważnie podważa zaufanie publiczne do sądów w społeczeństwie demokratycznym i narusza zasadę niezawisłości i bezstronności sądu. ETPCz stwierdził, że późna zmiana składu sądu (zastąpienie sędziego wojskowego cywilnym) tuż przed wydaniem wyroku, bez wznowienia postępowania, nie była wystarczająca do usunięcia uzasadnionych wątpliwości skarżącego co do niezawisłości i bezstronności sądu. W konsekwencji, doszło do naruszenia art. 6 ust. 1 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Halil Gündoğan, urodzony w 1960 roku, został aresztowany 17 października 1995 roku i oskarżony o przynależność do nielegalnej organizacji TKP/ML-TİKKO. Był sądzony przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa (DGM) w Erzurum, w którego składzie przez znaczną część postępowania zasiadał sędzia wojskowy. Mimo zmiany przepisów w czerwcu 1999 roku, która wyeliminowała sędziów wojskowych z DGM, postępowanie nie zostało wznowione. 12 listopada 1999 roku DGM skazał skarżącego na dożywotnie więzienie za próbę obalenia porządku konstytucyjnego. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny 25 września 2000 roku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza, że pozostała część skargi jest dopuszczalna. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 § 1 Konwencji z powodu braku niezawisłości i bezstronności Sądu Bezpieczeństwa Państwa w Erzurum. 3. Stwierdza, że nie ma potrzeby badania innych zarzutów dotyczących art. 6 § 1 Konwencji. 4. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi sprawiedliwe zadośćuczynienie za doznaną szkodę niemajątkową. 5. Zasądza na rzecz skarżącego 1.000 (tysiąc) euro tytułem kosztów i wydatków, płatne w lirach tureckich po kursie wymiany w dniu płatności, wolne od wszelkich podatków, w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami prostymi równymi stopie procentowej Europejskiego Banku Centralnego powiększonej o trzy punkty procentowe, od upływu tego terminu do dnia zapłaty. 6. Odrzuca pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   HALĐL GÜNDOĞAN (no 2)- TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 67483/01)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ocak 2007   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup,   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (67483/01) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀı Halil Gündoğan’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 23 Ocak 2001   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin Temel Đnsan Haklarını güvence altına alan 34.   maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi   (AĐHM) önünde Đstanbul barosu avukatlarından E. Çıtak tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   doğumlu baꢀvuran Erzurum’da ikamet etmektedir.   Baꢀvuran 17 Ekim 1995 tarihinde Erzincan polisi tarafından yakalanarak gözaltına alınmıꢀtır.   Baꢀvuran özellikle yasadıꢀı örgüt TKP/ML-TĐKKO üyesi olmakla suçlanmıꢀtır.   Baꢀvuran 26 Ekim 1995 tarihinde Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet   Savcısı tarafından dinlenmiꢀ, adı geçen elde edilen delil unsurlarının inanılabilirliğine itiraz   etmiꢀ, buna karꢀın yasadıꢀı örgütle olan bağlantısını kabul etmiꢀtir.   Baꢀvuran aynı gün DGM yetkili hakimi karꢀısına çıkarılmıꢀ, hakim hakkında tutuklu   yargılanma kararı vermiꢀtir.   Cumhuriyet Savcısı 26 Aralık 1995 tarihli bir iddianame ile baꢀvuranı ve diğer üç kiꢀiyi   yasadıꢀı bir örgüte yardım ve yataklık etme, Türkiye Cumhuriyeti anayasal düzenini silah   yoluyla yıkmaya teꢀebbüs suçları ile itham etmiꢀ, TCK’nın 146 § 1. maddesi uyarınca   baꢀvuranın mahkumiyetini talep etmiꢀtir.   DGM 21 Mart 1996–2 ꢁubat 1999 tarihleri arasında çeꢀitli duruꢀmalar gerçekleꢀtirmiꢀtir.   Türkiye Büyük Millet Meclisi 18 Haziran 1999 tarihinde Anayasa’nın 143. maddesinde bir   değiꢀikliğe giderek DGM’lerdeki askeri hakimin varlığına son vermiꢀtir. Aynı bağlamda   Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yapısına iliꢀkin 22 Haziran 1999 tarihli Kanun’da   gerçekleꢀtirilen değiꢀiklikler ile baꢀvuranın davasına bakan askeri hakim yerini sivil hakime   bırakmıꢀtır.   Üç sivil hakimden oluꢀan DGM heyeti 12 Kasım 1999 tarihli duruꢀmada baꢀvuranı silah   yoluyla Türkiye Cumhuriyeti Anayasal düzenini yıkma teꢀebbüsünde bulunma ithamından   suçlu bulmuꢀ ve adı geçeni TCK’nın 146 § 1. maddesi gereğince müebbet hapis cezasına   çarptırmıꢀtır.   Yargıtay 12 Kasım 1999 tarihli kararı 25 Eylül 2000’de onamıꢀ, bu karar baꢀvurana 4 Ekim   tarihinde tebliğ edilmiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi’ndeki yargı sürecinin bir bölümünde yer alan   askeri hakim nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanmadığını ileri   sürmekte ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın temyiz esası hakkındaki görüꢀüne   karꢀılık verme olanağının bulunmaması ölçüsünde davasının Yargıtay önünde hakkaniyete   uygun ꢀekilde ele alınmadığından ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin   ihlal edildiğini öne sürmektedir.   A. Kabuledilebilirlik üzerine   AĐHM bu ꢀikayetlerin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığı   tespitini yapmaktadır. Ayrıca baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.   Baꢀvuru kabuledilmelidir.   B. Esas hakkında   1. Bağımsızlık ve tarafsızlık   Hükümet AĐHM’den baꢀvuranın ꢀikayetlerini reddetmesi talebinde bulunmaktadır.   Baꢀvuran iddialarını yinelemiꢀtir.   AĐHM, Öcalan-Türkiye davasını hatırlatarak yargı sürecinin bir bölümüne dahi olsa askeri bir   heyet karꢀısına sivil bir kimsenin çıkarılmasının demokratik bir toplumda mahkemelere olan   güveni ciddi biçimde zedeleyeceğine itibar etmektedir. Ayrıca yargının her üç aꢀamasının-   soruꢀturma, dava ve hüküm- yasama ve yürütme erklerinden bağımsız olması gerektiğinin   altını çizen AĐHM, askeri hakimin bir veya birden fazla ceza davalarında hazır bulunduğunda   bu ꢀüpheler yeterince dağıtılmadığı sürece sanığın makul olarak sürecin bütününün meꢀruluğu   hakkında ꢀüphe duyabileceği kanısına varmaktadır.   Bu baꢀvuruda AĐHM, heyet içinde askeri bir hakimin de bulunduğu Devlet Güvenlik   Mahkemesi önünde baꢀvuran aleyhinde ceza davasının açıldığını hatırlatmaktadır. Bununla   birlikte, baꢀvuran hakkında hüküm kararı verilmeden kısa bir süre önce 22 Haziran 1999   tarihinde askeri hakim sivil bir hakim ile yer değiꢀtirmiꢀ, bu uzun süreçte mahkeme pek çok   iꢀlem ve duruꢀma gerçekleꢀtirmiꢀtir.   Sonuç olarak AĐHM Öcalan kararında da not ettiği üzere, mahkeme yapısı gecikmeli olarak   değiꢀmiꢀ ve bu değiꢀimin ardından yargı süreci yenilenmemiꢀ ise, yargı süreci sona ermeden   evvel askeri hakimin yer değiꢀtirmesi baꢀvuranın kendisini yargılayan mahkemenin   bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkındaki ꢀüphelerini uzaklaꢀtırmasına yeterli olmamaktadır.   Bu nedenle AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   2. Baꢀsavcının görüꢀünün tebliğ edilmemesi   Hükümet AĐHM’den baꢀvuranın ꢀikayetlerini reddetmesi talebinde bulunmaktadır.   Baꢀvuran iddialarını tekrarlamıꢀtır.   AĐHM, daha önce benzer kararlarda verdiği hükümleri hatırlatarak bağımsızlıktan ve   tarafsızlıktan yoksun bir mahkemenin her halükarda kendi yargısına tabi kiꢀilere adil bir   yargılama sunamayacağını hatırlatmaktadır (Bkz. özellikle Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim   1998).   Baꢀvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği tespiti   ıꢀığında, AĐHM bu ꢀikayeti ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir (Bkz. Canevi vd.-   Türkiye kararı 28 Ekim 1998).   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   A. Tazminat   Baꢀvuran 300.000 Euro manevi tazminat talep etmekte, maddi zarar hususunu AĐHM’nin   takdirine bırakmaktadır.   Hükümet bu miktara karꢀı çıkmıꢀtır.   AĐHM, mahkemenin bağımsızlık ve tarafsızlık hakkındaki yerleꢀik içtihadına uygun olarak   AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlalinin tespitinin öne sürülen manevi zarar için adil bir tazmini   oluꢀturduğuna itibar etmektedir.   Sözleꢀme tarafından öngörülen bağımsızlık ve tarafsızlık koꢀullarını yerine getirmeyen bir   mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında, ilgilinin talebi doğrultusunda yeni bir   sürecin ya da yargılamanın baꢀlatılması ilke olarak tespit edilen ihlalin giderilmesi   bakımından uygun bir yöntemi oluꢀturur (Bkz. Öcalan kararı).   B. Masraf ve harcamalar   Đstanbul barosunun avukatlık ücreti tarifesine göndermede bulunan baꢀvuran rakam   belirtmeden AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu harcamaların giderilmesi talebinde bulunmaktadır.   Hükümet buna itirazda bulunmuꢀtur.   AĐHM hakkaniyete uygun olarak baꢀvurana bu doğrultuda 1.000 Euro ödenmesini   kararlaꢀtırmıꢀtır.   C. Gecikme Faizi   Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   faiz oranına 3 puanlık bir artıꢀ eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;   2. Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun olması   nedeniyle AĐHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. AĐHS’nin 6 § 1. maddesi hakkındaki diğer ꢀikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına;   4. Baꢀvuranın maruz kaldığı manevi zarar için mevcut kararın baꢀlı baꢀına bir adil tazmini   oluꢀturduğuna;   5. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf   tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin baꢀvurana yargı giderleri için 1.000 (bin) Euro   ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez   Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faizin   uygulanmasına;   6. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 16 Ocak 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło