6749/03

WyrokETPCz2007-07-24ECLI:CE:ECHR:2007:0724JUD000674903

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania cywilnego dotyczącego praw autorskich, trwającego ponad sześć i pół roku, naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji oraz czy w prawie krajowym istniał skuteczny środek odwoławczy w odniesieniu do tej przewlekłości, zgodnie z art. 13 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że okres postępowania trwający sześć i pół roku, w tym ponad pięć lat w pierwszej instancji, był nadmierny i nie spełniał wymogu 'rozsądnego terminu' z art. 6 ust. 1 Konwencji, biorąc pod uwagę kryteria takie jak złożoność sprawy, zachowanie stron i władz. Ponadto, Trybunał stwierdził naruszenie art. 13 Konwencji, ponieważ w prawie krajowym Turcji w momencie złożenia skargi nie istniał skuteczny środek odwoławczy, który pozwoliłby skarżącym na dochodzenie roszczeń związanych z przewlekłością postępowania, odrzucając argumenty rządu w tej kwestii.
Stan faktyczny
Skarżący są spadkobiercami Ali Rıza Yıldız, autora wiersza. W 1996 roku Ali Rıza Yıldız wniósł pozew o odszkodowanie przeciwko firmom muzycznym i piosenkarzowi za wykorzystanie jego wiersza bez zezwolenia. Po jego śmierci w 2001 roku, skarżący kontynuowali sprawę. Postępowanie w sądach krajowych trwało od 6 września 1996 roku do 5 marca 2003 roku, czyli ponad sześć i pół roku, zanim sąd krajowy ostatecznie przyznał skarżącym odszkodowanie materialne i moralne.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. uznał skargę za dopuszczalną; 2. stwierdził naruszenie art. 6 § 1 Konwencji; 3. stwierdził naruszenie art. 13 Konwencji; 4. zasądził skarżącym łącznie 3 000 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 500 euro tytułem zwrotu kosztów i wydatków, wraz z odsetkami; 5. oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   YILDIZ VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:6749/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Temmuz 2007   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup bazı   ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (6749/03) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀları olan ꢁadan Kemal Yıldız, Ayꢀegül Kesriklioğlu, Ümit Toprak, Hülya Bayrak ve   Türkay Yıldız’ın (baꢀvuranlar), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 17 Ocak 2003   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin Temel Đnsan Haklarını güvence altına alan 34.   maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar AĐHM önünde Ankara Barosu avukatlarından O. Öneren tarafından temsil   edilmektedirler.   OLAYLAR   DAVA KOꢀULLARI   Baꢀvuranlar sırasıyla 1961, 1966, 1959, 1958 ve 1938 doğumlu olup Trabzon, Konya   ve Ankara’da ikamet etmektedirler.   Baꢀvuranlar, “Baba (ahirete mektup)” adlı ꢀiirin yazarı olan Ali Rıza Yıldız’ın   murisleridir. Bu ꢀiir, sahibinden izin alınmaksızın “Raks Müzik” ve “Marꢀ Müzik”   ꢀirketlerine bağlı olan Adnan ꢁenses tarafından seslendirilmiꢀtir.   Ali Rıza Yıldız, 6 Eylül 1996 tarihinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’ne   baꢀvurarak ꢀarkıcı ve müzik ꢀirketleri aleyhinde tazminat davası açmıꢀtır. Ali Rıza Yıldız,   maddi ve manevi tazminat olarak 500.000.000 Türk Lirası talep etmiꢀtir.   Ali Rıza Yıldız tarafından açılan dava, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından   incelenmiꢀtir.   Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi, 25 Haziran 1998 tarihinde talep edilen tazminat   bedelinin tespit edilmesi amacıyla bir bilirkiꢀi atamıꢀtır.   yılında Ali Rıza vefat etmiꢀ ve murisleri mahkeme önünde görülen davaya   mirasçı olarak devam etmiꢀlerdir.   Baꢀvuranlar, 30 Nisan 2001 tarihinde ek olarak 1.526.922.000 Türk Lirası tutarında   maddi tazminat talep etmiꢀlerdir.   Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi, 8 Kasım 2001 tarihli bir kararla Ali Rıza Yıldız’ın   dava konusu ꢀiirin yazarı olduğuna ve kendisine maddi tazminat olarak 500.000.000 Türk   Lirası ve manevi tazminat olarak 300.000.000 Türk Lirası ödenmesine karar vermiꢀtir.   Yargıtay 1 Ekim 2002 tarihli bir kararla baꢀvuranlar tarafından yapılan ek talebi   değerlendirmediği gerekçesiyle bu kararı bozmuꢀtur.   Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi, Yargıtay kararına uyarak 10 Nisan 2003 tarihinde   kesinleꢀen 5 Mart 2003 tarihli bir kararla dava konusu ꢀiirin baꢀvuranların babası olan Ali   Rıza Yıldız’a ait olduğuna karar vermiꢀ ve baꢀvuranların ek taleplerini kabul etmiꢀtir. Ankara   Asliye Ticaret Mahkemesi, karꢀı tarafı baꢀvuranlara 2.025.922.000 Türk Lirası tutarında   maddi ve 300.000.000 Türk Lirası tutarında manevi tazminat ödemeye mahkum etmiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar yargılama süresinin, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ile öngörülen “makul süre”   ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedirler.   Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.   AĐHM değerlendirmeye alınacak sürenin 6 Eylül 1996 tarihinde baꢀladığını ve 5 Mart   tarihinde sona erdiğini tespit etmektedir. O halde yargılama iki aꢀamalı olarak altı buçuk   yıl sürmüꢀtür. Yalnızca Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi önündeki yargılama ise beꢀ yıl iki   ay sürmüꢀtür.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   AĐHM bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi bakımından açıkça dayanaktan yoksun   olmadığını tespit etmektedir. AĐHM baꢀvuruda baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi tespit   etmemektedir.   B. Esas Hakkında   AĐHM yargılama süresinin makul yönünün dava koꢀullarına göre ve özellikle davanın   karmaꢀıklığı, baꢀvuranların ve yetkili makamların tutumlarının yanı sıra dava koꢀulları gibi   AĐHM içtihadı tarafından yer verilen kriterler göz önüne alınarak değerlendirildiğini   hatırlatmaktadır (Bkz., diğer birçokları arasında, Frydlender-Fransa [Büyük Daire], no:   30979/96; Hatun Güven ve diğerleri-Türkiye, no: 42778/98, 8 ꢁubat 2005 tarihli karar).   AĐHM buna benzer soruların gündeme geldiği birçok dava incelemiꢀ ve AĐHS’nin 6 §   1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (Bkz. Frydlender kararı).   AĐHM kendisine sunulan unsurları incelemiꢀ ve Hükümet’in halihazırda davayı farklı   ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir olgu ve delil sunmadığına kanaat getirmektedir. Bu konudaki   içtihadını dikkate alan AĐHM, mevcut davada yargılama süresinin aꢀırı uzun olduğuna ve   “makul süre” ilkesini karꢀılamadığına kanaat getirmektedir.   II. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar ayrıca Türkiye’de, yargılama süresinin uzun olması sebebiyle   ꢀikayetlerini dile getirebilecekleri hiçbir mahkemenin bulunmadığını ileri sürmekte ve   AĐHS’nin 13. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.   Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir. Hükümet, baꢀvuranların Cumhuriyet Baꢀsavcısı   önünde dava açma ya da görevlerini ihmal ettikleri gerekçesiyle adli personel aleyhinde dava   açma imkanlarının bulunduğunu belirtmektedir.   AĐHM bu ꢀikayetin yukarıda incelenen ꢀikayetle ilgili olduğunu ve bu nedenle bu   ꢀikayetin de kabuledilebilir ilan edilmesi gerektiğini tespit etmektedir.   AĐHM, AĐHS’nin 13. maddesinin, 6 § 1. madde ile öngörülen davaların makul süre   içersisinde görülmesine iliꢀkin zorunluluğun yerine getirilmemesi nedeniyle ulusal   mahkemeler önünde ꢀikayetin dile getirilmesini sağlayan etkili baꢀvuru yolunu güvence altına   aldığını hatırlatmaktadır (Bkz. Kulda-Polonya [Büyük Daire], no: 30210/96). AĐHM,   Hükümet tarafından dile getirilen itirazların daha önce reddedildiğini tespit etmektedir (Bkz.   Ebru ve Tayfun Engin Çolak-Türkiye, no: 60176/00, 30 Mayıs 2006) ve mevut durumda   farklı bir karar almasını gerektirecek bir neden görememektedir.   Bu nedenle AĐHM mevcut davada baꢀvurunun yapıldığı tarihte, iç hukukta   baꢀvuranların davasının AĐHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca makul süre içerisinde görülmesini   sağlayacak etkili bir baꢀvuru yolunun bulunmaması sebebiyle AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal   edildiğine kanaat getirmektedir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANAMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuranlar maddi tazminat olarak 22.002 Euro talep etmektedir. Manevi tazminat   olarak ise her biri 10.000 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.   AĐHM tespit edilen ihlalle talep edilen tazminat arasında bir nedensellik bağı tespit   edememekte ve bu nedenle sözkonusu talebi reddetmektedir. Buna karꢀın baꢀvuranların   manevi olarak zarar gördüklerine kanaat getirmektedir. AĐHM hakkaniyete uygun olarak   baꢀvuranlara toplu olarak 3.000 Euro ödenmesinin uygun olacağı kanaatindedir.   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuranlar ayrıca tercüme masrafları için 188 Yeni Türk Lirası (yaklaꢀık 105 Euro),   fotokopi ve posta masrafları için ise 400 Euro talep etmektedir. AĐHM önünde yapılan masraf   ve harcamaları ise AĐHM’nin takdirine bırakmaktadırlar.   Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.   AĐHM’nin içtihadı uyarınca ancak gerçekten yapılan ve makul miktardaki masraf ve   harcamalar geri ödenebilmektedir. Mevcut davada AĐHM elindeki mevcut unsurları ve   yukarıda ifade edilen hususları dikkate almıꢀ ve masraf ve harcamalar için baꢀvuranlara toplu   olarak 500 Euro ödenmesinin makul olacağına kanaat getirmiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine;   4. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay   içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek   üzere ve her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından   baꢀvuranlara toplu olarak manevi tazminat için 3.000 Euro (üç bin), masraf ve   harcamalar için 500 Euro (beꢀ yüz) ödenmesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar,   Hükümet’in, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının   üç puan fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   5. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine;   Karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi   gereğince 24 Temmuz 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło